Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
hasbiye allâhu
Diyanet İşleri = Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.”
hasbiye allâhu
Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat döner, yüz çevirirlerse hemen de ki: Allah yeter bana, yoktur ondan başka tapacak, ona dayandım ve odur büyük arşın sâhibi.
hasbiye allâhu
Abdullah Parlıyan = Fakat bütün bunlara rağmen, onlar yine de inanmaktan ve senden yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter, O'ndan başka gerçek ilah yok, hep O'na dayanıp, O'na güvendim. Çünkü O'dur en yüce hükümranlığın Rabbi.”
hasbiye allâhu
Adem Uğur = (Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir.
hasbiye allâhu
Ahmed Hulusi = Eğer yüz çevirirler ise de ki: "Allâh bana yeter! Tanrı yoktur sadece 'HÛ'! O'na tevekkül ettim. . . Arş-ı Aziym'in Rabbi 'HÛ'dur!"
hasbiye allâhu
Ahmet Tekin = Eğer onlar senin peygamberliğine imandan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı yönlendirmeye devam ederlerse:'Allah bana yeter. Hak ilâh yalnızca O’dur. Ona dayanıp, güvendim, işlerimi O’na havale ettim. O, yüce arşın, sınırsız kudret ve iktidar makamının Rabbidir' de.
hasbiye allâhu
Ahmet Varol = Eğer yüz çevirirlerse de ki: 'Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na güvendim. O, büyük Arş'ın Rabbidir.'
hasbiye allâhu
Ali Bulaç = Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur."
hasbiye allâhu
Ali Fikri Yavuz = Ey Rasûlüm, eğer senden yüz çevirirlerse (sana iman etmezler ve emirlerini dinlemezlerse) de ki: “- Bana Allah yeter, ondan başka hiç bir ilâh yoktur. Ben, ancak ona güvendim ve o büyük ARŞ’ın sâhibidir.”
hasbiye allâhu
Ali Ünal = (Ey Rasûlüm! Sen böyle onların üzerine titrerken) onlar halâ senden ve yolundan yüz çevirecek olurlarsa de ki: “Bana (yardımcı ve destekçi olarak) Allah kâfidir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben O’na dayandım, O’na güvendim ve O, (bütün kâinatın, bütün varlıkların idare merkezi olan) Büyük Arş’ın Rabbi, (bütün kâinatın mutlak Sultanı, bütün varlıkların yegâne sığınağı, besleyip yaşatanı, koruyup gözetenidir).”
hasbiye allâhu
Bayraktar Bayraklı = Yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter; O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O, yüce arşın sahibidir.”[187]
hasbiye allâhu
Bekir Sadak = Eger yuz cevirirlerse de ki: «Allah bana yeter; O'ndan baska tanri yoktur, yalniz O'na guveniyorum; O buyuk arsin Rabbidir."*
hasbiye allâhu
Celal Yıldırım = Buna rağmen yüzçevirirlerse, de ki: Allah bana yeter; O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur; ancak O'na güvenip dayanırım. O, büyük Arş'ın sahibidir.
hasbiye allâhu
Cemal Külünkoğlu = Buna rağmen sana inanmaktan yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur; ancak O'na güvenip dayanırım. Çünkü O'dur en yüce hükümranlığın Rabbi.”
hasbiye allâhu
Diyanet İşleri (eski) = Eğer yüz çevirirlerse de ki: 'Allah bana yeter; O'ndan başka tanrı yoktur, yalnız O'na güveniyorum; O büyük arşın Rabbidir.'
hasbiye allâhu
Diyanet Vakfi = (Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir.
hasbiye allâhu
Edip Yüksel = Yüz çevirirlerse de ki: 'Tanrı bana yeter! O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım; O büyük Arş'ın sahibidir.
hasbiye allâhu
Elmalılı Hamdi Yazır = Eğer aldırmazlarsa deki: bana Allah yetişir ondan başka ilâh yoktur, ben ona dayanmaktayım ve o, o büyük Arşın sahibidir
hasbiye allâhu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Eğer aldırmazlarsa de ki: «Bana Allah yeter! O'ndan başka ilah yoktur! Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın sahibidir!»
hasbiye allâhu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Eğer aldırmazlarsa onlara de ki: Bana Allah yeter. O'ndan başka ilâh yoktur. Ben O'na dayanmaktayım ve O, o büyük Arş'ın Rabbidir.
hasbiye allâhu
Gültekin Onan = Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Tanrı yeter. O'ndan başka tanrı yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın rabbi O'dur."
hasbiye allâhu
Harun Yıldırım = Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim ve büyük Arş’ın Rabbi O’dur.”
hasbiye allâhu
Hasan Basri Çantay = (Habîbim, sana îman etmekden) yüz çevirirlerse de ki: «Bana Allah yeter. Ondan başka hiçbir Tanrı yok. Ben ancak Ona güvenib dayandım. O, büyük arşın saahibidir».
hasbiye allâhu
Hayrat Neşriyat = (Ey şefkatli Resûl!) Eğer (seni dinlemeyip senden) yüz çevirirlerse, artık de ki: 'Allah bana kâfîdir! O’ndan başka ilâh yoktur! (Ben) O’na tevekkül ettim ve O, büyük arşın Rabbidir!'
hasbiye allâhu
İbni Kesir = Eğer yüz çevirirlerse; de ki: Allah, bana yeter. O'ndan başka hiç bir ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve O, büyük Arş'ın Rabbıdır.
hasbiye allâhu
Kadri Çelik = Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter; O'ndan başka ilah yoktur, yalnız O'na güveniyorum ve O büyük bir hükümranlık sahibidir.”
hasbiye allâhu
Muhammed Esed = Fakat (bütün bunlara rağmen) onlar yine de yüz çevirirlerse de ki: "Allah bana yeter! O'ndan başka tanrı yok. Hep O'na dayanmış O'na güvenmişimdir ben; çünkü O'dur en yüce hükümranlığın Rabbi".
hasbiye allâhu
Mustafa İslamoğlu = (Bu gerçek ortadayken) yine de onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yok, ben hep O'na güvenmişimdir; çünkü O en yüce hükümranlık makamının Rabbidir!"
hasbiye allâhu
Ömer Nasuhi Bilmen = Eğer yüz çevirirlerse artık de ki: «Allah Teâlâ bana kâfidir. O'ndan başka mâbûd yoktur. Ben ancak O'na tevekkül ettim ve O, pek büyük olan Arş'ın sahibidir.»
hasbiye allâhu
Ömer Öngüt = Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter! O'ndan başka ilâh yoktur, O'na tevekkül ederim. O, büyük Arş'ın sahibidir. ”
hasbiye allâhu
Şaban Piriş = Eğer imandan yüz çevirirlerse de ki: -Bana Allah yeter, O’ndan başka ilah yoktur. Yalnız O’na güveniyorum. O, büyük arşın Rabbidir.
hasbiye allâhu
Sadık Türkmen = Eğer yüz çevirirlerse, de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ediyorum/sığınıyorum. O, yüce Arşın sahibidir.”
hasbiye allâhu
Seyyid Kutub = Eğer sana sırt çevirirlerse de ki, Allah bana yeter, O'ndan başka ilah yoktur ben sırf O'na dayandım, O, yüce Arş'ın sahibidir.
hasbiye allâhu
Suat Yıldırım = Buna rağmen aldırmaz, yüz çevirirlerse, ey Resulüm! de ki:"Allah bana yeter. O’ndan başka tanrı yoktur. Ben yalnız O’na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın, muazzam hükümranlığın sahibidir."
hasbiye allâhu
Süleyman Ateş = Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Allâh bana yeter! O'ndan başka tanrı yoktur. O'na dayandım, O büyük Arş'ın sâhibidir!"
hasbiye allâhu
Tefhim-ul Kuran = Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: «Bana Allah yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur.»
hasbiye allâhu
Ümit Şimşek = Yine de insanlar yüz çevirecek olurlarsa, sen de ki: Bana Allah yeter. Ondan başka tanrı yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Büyük Arş'ın Rabbi de Odur.
hasbiye allâhu
Yaşar Nuri Öztürk = Eğer çekip giderlerse de ki: "Allah bana yeter. İlah yok O'ndan başka. Yalnız O'na dayandım ben; büyük arşın sahibi O'dur."
hasbiye allâhu
İskender Ali Mihr = Bundan sonra eğer onlar dönerlerse, o zaman onlara şöyle de: “Bana, Allah yeter (kâfidir), O’ndan başka ilâh yoktur. Ben, Allah’a tevekkül ettim (güvendim). Ve O, azîm arşın Rabbidir.”
hasbiye allâhu
İlyas Yorulmaz = Eğer (İnananlara bu derece düşkün olan bu elçiden) yüz çevirirlerse, onlara deki “Kendisinden başka ilah olmayan Allah bana yeter. Ben güvenip, O na teslim oldum. Büyük arşın sahibi de O dur. ”
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Diyanet İşleri = Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan elbette, “Allah”, derler. De ki: “Peki söyleyin bakalım? Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah’ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O’nun rahmetini engelleyebilirler mi?” De ki: “Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O’na tevekkül ederler.”
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve andolsun ki onlara, gökleri ve yeryüzünü kim yarattı diye sorsan elbette Allah derler. De ki: Gördünüz mü şu halde, onu bırakıp kimlere kulluk etmedesiniz? Allah, bana bir zarar vermek istese onun zararını giderebilir mi onlar, yahut bana rahmet etmek dilese rahmetini menedebilirler mi? De ki: Yeter bana Allah, ona dayansın dayananlar.
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Abdullah Parlıyan = Allah'tan başka güçleri ilahlaştıranlara: “Gökleri ve yeri yaratan kimdir?” diye sorarsan, “Elbette Allah” derler. De ki: “Allah'ı bırakıp, taptıklarınızın ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Eğer Allah bana bir zarar vermek istese, bu hayali güçler O'nun vereceği zararı önleyebilirler mi? Yahut bana bir rahmet kapısı açmayı dilese, O'nun rahmetini benden yasaklayabilirler mi?” De ki: “Allah bana yeter, O'nun varlığına inananlar, yalnızca O'na sığınıp dayansınlar.”
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Adem Uğur = Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette "Allah'tır" derler. De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana Allah yeter. Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar.
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Ahmed Hulusi = Andolsun ki eğer onlara: "Semâları ve arzı kim yarattı?" diye sorsan, elbette: "Allâh" diyeceklerdir. . . De ki: "(Bu cevabınıza göre) Allâh dûnunda isimlendirdiklerinizin (yerini) gördünüz mü? Eğer Allâh bende bir zarar, sıkıntı irade ederse, O'nun verdiği zararı, sıkıntıyı onlar açıp kaldıracaklar mı? Yahut (Allâh) bende bir rahmet irade ederse, O'nun rahmetini onlar engelleyebilirler mi?". . . De ki: "Allâh bana yeter! Tevekkül edenler O'nu Vekiyl kılar!"
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Ahmet Tekin = Onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye sorsan elbette:'Allah’tır' diyecekler.'Öyleyse bana söyler misiniz? Allah başıma bir felâket, bir sıkıntı getirmek, beni ekonomik darboğaza düşürmek isterse, Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıklarınız, yalvardıklarınız onun getirdiği felâketi, sıkıntıyı, giderebilir mi, ekonomik darboğazdan kurtarabilir mi? Yahut Allah bana bir rahmet, bir hayır murad ederse, onlar Allah’ın rahmetini önleyebilirler mi?' de. 'Allah bana yeter. Tevekkül edenler, yalnız Allah’a dayanıp güvensinler, işlerini Allah’a havale etsinler.' de.
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Ahmet Varol = Andolsun ki, onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye sorsan muhakkak: 'Allah' diyeceklerdir. De ki: 'Öyleyse Allah'tan başka taptıklarınızı gördünüz mü? Allah bana bir zarar dilese onlar O'nun zararını kaldırabilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilese onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi?' De ki: 'Allah bana yeter. Güvenenler (tevekkül edenler) de yalnız O'na güvensinler.'
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Ali Bulaç = Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, elbette "Allah" diyecekler. De ki: "Gördünüz mü, haber verin; Allah'tan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek olsa, O'nun zararını kaldırabilirler mi? Ya da bana bir rahmet vermeyi istese, O'nun rahmetini tutup önleyebilecekler mi" De ki: "Allah, bana yeter. Tevekkül edecek olanlar, O'na tevekkül etsinler."
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), muhakkak ki o müşriklere sorsan: “- Gökleri ve yeri kim yarattı?” Şübhesiz: “- Allah” diyecekler. Sen de ki: “- O halde bana haber verin bakalım: Allah bana bir keder dilerse, sizin Allah’dan başka taptıklarınız O’nun bu zararını giderebilir mi? Yahud Allah, bana bir nimet ve afiyet dilerse, onlar O’nun bu nimetini engelleyebilirler mi?” De ki: “- Allah, bana yeter. Hep tevekkül edenlerin tevekkülü ancak O’nadır.”
hasbiyallâhu (hasbiye allâhu)
Ali Ünal = Onlara “Gökleri ve yeri kim yaratmıştır?” diye soracak olsan, elbette “Allah!” diyeceklerdir. De ki: “Öyleyse, Allah’tan başka ilâh diye yalvardıklarınıza bakmaz mısınız? Eğer Allah benim için bir musibet dileyecek olsa, onlar O’nun takdir buyurduğu bu musibeti giderebilecek varlıklar mıdır? Yok, Allah benim için bir nimet murad buyuracak olsa, onlar O’nun takdir ettiği bu nimetin bana gelmesini önleyebilirler mi?” De ki: “Allah bana yeter. Tevekkülün manâsını ve gerçek merciini bilenler, ancak ve sadece O’na tevekkül eder, (O’na güvenip dayanırlar).