Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Diyanet İşleri = “Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?” diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve derler ki: Gerçekseniz bu vait ne zaman yerine gelecek

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Buna rağmen yine de, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye çalışanlar, “Kıyametle alakalı söz, ne zaman gerçekleşecek? Eğer doğru sözlü kimselerseniz, buna cevap verin ey inananlar!” diye sorup duruyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Adem Uğur = Doğru iseniz bu vaad (azap) ne zamandır? diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ahmed Hulusi = "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu vaat (haşr) ne zaman?" derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Eğer doğru söylüyorsanız, bu tehdit, bu nihaî yargı ne zaman gerçekleşecek?' diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ahmet Varol = 'Eğer doğru sözlü iseniz bu vaad edilen şey ne zaman gelecek?' diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ali Bulaç = Derler ki: "Eğer doğru sözlüyseniz, bu belirttiğiniz süre (va'd) ne zamanmış?"

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Kâfirler, alay yollu şöyle derler: “Eğer sadık kimselerseniz, bu azabın veya kıyametin vâdi ne zaman?”

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ali Ünal = (Fakat onlar, bu gerçeğe inançsızlık içinde) “Eğer dediğiniz doğru ise, peki bu va’d ne zaman gerçekleşecek?” diyerek, inkârlarını ortaya koymaktadırlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Bayraktar Bayraklı = Diyorlar ki: “Doğru iseniz bu vaad ne zaman?”

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Bekir Sadak = «Bu iddiada samimi iseniz, bu azabin gerceklesmesi ne zamandir? soyle» derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Celal Yıldırım = Bu va'd(edilen azâb) ne zaman ? Eğer doğrulardan iseniz (bize haber verin) derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar: “Eğer dediğiniz doğru ise, peki bu vaat(edilen azap) ne zaman (gerçekleşecek)?” derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Bu iddiada samimi iseniz, bu azabın gerçekleşmesi ne zamandır? söyle' derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Diyanet Vakfi = Doğru iseniz bu vaad (azap) ne zamandır? diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Edip Yüksel = 'Bu söz ne zaman gerçekleşecek,' diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ne zaman bu va'd? Sadıksanız diyorlar

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (48-49) «Ne zamandır bu va'dedilen (azap); eğer doğru söylüyorsanız?» diyorlar. De ki: «Ben Allah'ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir yarar, ne de bir zarara malikim!» Her ümmetin bir eceli vardır; ecelleri gelince artık bir an geride kalamazlar, ileri de gidemezler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar, «Eğer doğru söylüyorsanız bu vaad ne zaman yerine gelecek?» diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Gültekin Onan = Derler ki: "Eğer doğru sözlüyseniz, bu belirttiğiniz süre (va'd) ne zamanmış?"

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Harun Yıldırım = Derler ki: “Eğer doğru sözlüyseniz bu va’d ne zamanmış?”

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Hasan Basri Çantay = «Eğer (İddianızda) doğrucu iseniz bu va'd (ve tehdîdin tehakkuku) ne zaman? (Söyleyin)» derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Hayrat Neşriyat = 'Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen azab) ne zaman?' diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 İbni Kesir = Derler ki: Doğru sözlülerden iseniz bu vaad ne zamanmış?

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Kadri Çelik = “Eğer doğru sözlüler iseniz, bu sözünüz (azap vaadiniz) ne zaman” derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Muhammed Esed = Buna rağmen yine de (hakkı inkar edenler:) "(kıyamet ve (nihai) yargı hakkındaki) bu söz ne zaman gerçekleşecek? Eğer doğru sözlü kimselerseniz (buna cevap verin, ey siz inananlar)!" diye sorup duruyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Mustafa İslamoğlu = Buna rağmen bir de kalkıp "Bu tehdit ne zaman gerçekleşecekmiş? Eğer doğru söylüyorsanız (cevap verin de görelim)!" diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve derler ki: «Eğer siz sâdık kimseler iseniz bu vaad ne zamandır?»

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ömer Öngüt = Onlar: “Eğer doğru sözlü iseniz bu vaad ne zaman gerçekleşecek?” derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Şaban Piriş = -Doğru söylüyorsanız bu vaat ne zaman gerçekleşecektir? derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Sadık Türkmen = Diyorlar ki: “Eğer doğru söylüyor iseniz bu söz ne zamandır?”

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Seyyid Kutub = Onlar, «Eğer doğru söylüyorsanız vadettiğiniz bu ceza ne zaman gerçekleşecek?» derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Suat Yıldırım = Onlar: "Eğer dediğiniz doğru ise, peki bu vaadin ne zaman gerçekleşeceğini söyleyin!" derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Süleyman Ateş = "Doğru iseniz bu bizi tehdid(ettiğiniz) azâb ne zaman?" diyorlar.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Tefhim-ul Kuran = Derler ki: «Eğer doğru sözlüler iseniz, bu belirttiğiniz süre (va'd) ne zamanmış?»

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Ümit Şimşek = Bir de diyorlar ki: Doğru söylüyorsanız, bu vaad ne zaman gerçekleşecek?

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Diyorlar ki: "Doğru sözlülerseniz bu vaat ne zaman?"

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 İskender Ali Mihr = Ve: “Eğer siz, sözünüzde sadıklarsanız bu vaad, ne zaman?” derler.

hâza el va’du

  Yûnus / 48 -

 İlyas Yorulmaz = (Elçilere) “Eğer doğru sözlülerden iseniz, bize vaat ettikleriniz ne zaman başımıza gelecek” derler.