Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Diyanet İşleri = Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat Rablerinden çekinenleredir kıyılarından ırmaklar akan cennetler, orada ebedî kalış, Allah katından ziyâfetler ve Allah katında, iyi kişilere daha da hayırlı şeyler var.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Abdullah Parlıyan = Ama yollarını Rableri ve kitabıyla bulmaya çalışanlar, Allah tarafından bir ikram olarak içinden ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır, Allah tarafından bir ikram olarak. Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Adem Uğur = Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. İyi kişiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ahmed Hulusi = Fakat Rablerinden korunanlara gelince, onlara altlarında nehirler akan cennetler vardır. Orada sonsuza dek yaşarlar Allâh indînden inzâl olan ile (hakikatleri olan Allâh Esmâ'sının bilinçlerine inzâl {boyutsal geçiş} ettiği kuvveler ile). Allâh indînde olanlar, Ebrâr (Allâh'a ermişler) için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ahmet Tekin = Fakat Rablerine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananlara, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minlere, altlarından ırmaklar akan cennet konakları vardır. Orada ebedî yaşarlar. Allah tarafından ağırlanırlar, misafir edilirler. İyiler, kâmil insanlar, müslümanlar için Allah katındakiler daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ahmet Varol = Ancak Rablerine karşı gelmekten sakınanlara, Allah tarafından bir ağırlama, bir ihsan olarak, içerisinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetler vardır. İyiler için Allah katında olanlar daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ali Bulaç = Ama Rablerinden korkup sakınanlar; onlar için Allah katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır. İyilik yapanlar için, Allah'ın katında olanlar daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ali Fikri Yavuz = Fakat Rablerinden korkanlar (var ya), onlar için altlarından ırmaklar akar cennetler var; orada ebedî olarak kalıcıdırlar, Allah tarafından hediyelerle konukludurlar. Allah’ın katındaki nimetler ise iyi kimseler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ali Ünal = Buna karşılık, (kendilerini yaratan, besleyip büyüten, terbiye eden ve hayatlarını tanzim adına en güzel kanunları Din olarak gönderen) Rabbilerine karşı gelmekten sakınıp takvaya riayet edenler için ise, (ağaçlarının arasından ve köşklerinin) altından ırmaklar akan cennetler vardır, hem de içlerinde sonsuzca kalmak üzere ve Allah katından bir ağırlama, ikram ve ziyafet olarak. Allah katında olan her şey, o kâmil iyilik ve fazilet sahibi mü’minler için elbette daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Bayraktar Bayraklı = Fakat Rabblerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, içinden ırmaklar akan ve içlerinde uzun süre kalacakları cennetlere kavuşacaklardır. Allah'tan ne güzel bir karşılama! Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Bekir Sadak = Fakat Rablerinden sakinanlara, Allah katindan konukluklar bulunan, iclerinden irmaklar akan, icinde temelli kalacaklari cennetler vardir. Allah katindaki seyler, iyi olanlar icin daha hayirlidir.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Celal Yıldırım = Ama Rablerinden (üstün saygı ile) korkanlar için altlarından ırmaklar akan, ebedî kalacakları Cennetler, Allah tarafından konaklar vardır. Allah katındaki (nimetler), iyi ve temiz bir hayat yaşayanlar için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Cemal Külünkoğlu = Ama Rablerine karşı sorumluluklarının bilinciyle yaşayanlar, altından ırmaklar akan cennetlere kavuşacaklardır. Onlar Allah'ın konukları olarak orada süresiz kalacaklardır. Allah'ın iyi kullara yönelik mükâfatı daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Diyanet İşleri (eski) = Fakat Rablerinden sakınanlara, Allah katından konukluklar bulunan, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah katındaki şeyler, iyi olanlar için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Diyanet Vakfi = Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. İyi kişiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Edip Yüksel = Rab'lerini dinleyenler için içlerinde ırmaklar akan cennetler var. ALLAH tarafından bir konut olarak orada ebedi kalacaklar. İyiler için ALLAH'ın yanında bulunanlar daha hayırlıdır

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Lâkin o Allahdan korkan, korunan kullar, onlar için cennetler var altından ırmaklar akar, içlerinde kalmak üzere onlar, Allah tarafından konukluklar, Allah yanındaki ise ermişler için daha hayırlıdır

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Fakat o Allah'tan korkan, korunan kullar için; içlerinde ebedi kalmak ve Allah tarafından konuk edilmek üzere, altından ırmaklar akan cennetler var. Allah katındaki ise ermişler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Fakat Rablerinden gereğince korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklar, Allah katından ağırlanacaklardır. İyiler için Allah katındakiler daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Gültekin Onan = Ama rablerinden korkup sakınanlar; onlar için Tanrı katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır. İyilik yapanlar için, Tanrı'nın katında olanlar daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Harun Yıldırım = Rablerinden sakınanlar için de altından nehirler akan ve içlerinde kalıcı oldukları Cennetler vardır ki bu, Allah katındandır. İyilik yapanlar için Allah katında olan şeyler daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Hasan Basri Çantay = Fakat Rablerinden korkanlar (öyle mi ya)? Altlarından ırmaklar akan cennetler — kendileri içinde ebedî kalmak, Rableri katından verilecek nice ziyafetlere de konmak üzere — hep onların. Allahın nezdinde olan (ni'metler) iyiler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Hayrat Neşriyat = Fakat Rablerinden sakınanlar var ya, onlar için, Allah katından bir ağırlama olarak, altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Allah katında olan(ni'metler) ise, ebrâr (özü sözü tertemiz olan sâlih kullar) için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 İbni Kesir = Fakat Rabblarından korkanlar için; altlarından ırmaklar akan cennetler var. Orada temelli kalacaklar. Allah tarafından ağırlanacaklar. Allah katında olanlar kendileri için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Kadri Çelik = Fakat Rablerinden sakınanlara, Allah katından ilk ikram olarak altlarından ırmaklar akan, içinde temelli kalıcılar oldukları cennetler vardır. Allah katındaki şeyler ise, iyiler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Muhammed Esed = Ama Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar, içinden ırmaklar akan hasbahçelere kavuşacaklardır: Allah'tan ne güzel bir karşılama! Ve Allah katında olan, gerçek erdem sahipleri için en hayırlı olandır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Mustafa İslamoğlu = Fakat Rablerine karşı sorumluluk duyanlar var ya: işte onlarındır zemininden ırmaklar çağlayan cennetler; Allah katından bir ikram olarak, orada yerleşip kalırlar. Zira Allah katında olan, erdemliler için en hayırlı olandır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Fakat o kimseler ki, Rablerinden korkmuşlardır, onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. Orada ebedîyyen kalacaklardır, taraf-ı ilâhî'den verilecek nice ziyafetler olduğu halde. Ve Allah Teâlâ'nın indinde olanlar ise sâlih kullar için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ömer Öngüt = Fakat Rablerinden korkanlar için, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah tarafından ağırlanırlar. Ebrâr (iyiler) için Allah katındakiler ise daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Şaban Piriş = Rab’lerinden korkanlara da altlarından ırmaklar akan ve içinde temelli kalacakları cennetler vardır. Allah katından bir ağırlanmadır / ikramdır. Allah katında olanlar, iyi kimseler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Sadık Türkmen = Fakat rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde sonsuz kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Seyyid Kutub = Fakat Rabblerinden korkanlar için altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır. Onlar Allah'ın konukları olarak orada süresiz kalacaklardır. Allah'ın iyi kullara yönelik mükafatı daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Suat Yıldırım = Lâkin Rabbine karşı gelmekten sakınanlara Allah tarafından bir ikram olarak içinden ırmaklar akan cennetler var. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Allah’ın yanında olan mükâfatlar, elbette o hayırlı ve iyi insanlar için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Süleyman Ateş = Fakat Rablerinden korkanlar için, altlarından ırmaklar akan cennetler var. Orada ebedi kalacaklar, Allâh tarafından ağırlanacaklardır. İyiler için Allâh yanında bulunan ödüller ise (dünyâ varlığından) daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Tefhim-ul Kuran = Ama Rablerinden korkup sakınanlar; onlar için Allah katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi kalacakları- cennetler vardır. İyilik yapanlar için, Allah'ın katında olanlar daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Ümit Şimşek = Rablerinden sakınanlara gelince, Allah katından bir ikram olarak, onlara altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır. Allah'ın katındaki ise, iyiler zümresinden olanlar için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ama Rablerinden korkanlar için altlarından ırmaklar akan cennetler var. Allah katından bir konukseverlikle sürekli kalıcıdırlar orada. Allah katındaki ödüller iyiler için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 İskender Ali Mihr = Fakat Rab’lerine karşı takva sahibi olanlar...Onlar için altlarından nehirler akan, içinde ebediyen kalacakları cennetler, Allah tarafından ziyafet sofraları vardır.Ve Allah’ın katında olan şeyler, ebrar kullar için daha hayırlıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Âl-iİmrân / 198 -

 İlyas Yorulmaz = Fakat Rablerinden sakınanlar için altlarından ırmaklar akan ve sürekli kalacakları, Rablerinden inen bir armağan olarak güzel güzel bahçeler var. Allah’ın katında olan, iyilik yapanlar için en hayırlı olanıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Diyanet İşleri = Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükâfatıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah da onları söyledikleri söz yüzünden, kıyısından ırmaklar akan cennetlere sokarak mükâfatlandırır, orada ebedî olarak kalırlar ve budur işte iyilik edenlerin mükâfatı.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Abdullah Parlıyan = Böyle söyledikleri için, Allah onlara içinde devamlı kalmak üzere, zemininden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İyilik yapanların ödülü işte budur.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Adem Uğur = Söyledikleri (bu) sözden dolayı Allah onlara, içinde devamlı kalmak üzere, zemininden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İyi hareket edenlerin mükâfatı işte budur.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Ahmed Hulusi = Böyle düşünmeleri nedeniyle, Allâh onları içinde ebedî kalacakları, altlarından nehirler akan cennetler ile mükâfatlandırdı. . . İşte budur muhsinlerin cezası! (İhsanın cezası = karşılığı = getirisi = sonucu, ihsandır. )

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Ahmet Tekin = Bu sözleri sebebiyle, Allah onları altlarından ırmaklar akan cennet konaklarıyla mükâfatlandırdı. Orada ebedî yaşarlar. Bu, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan mü’minlerin mükâfatıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Ahmet Varol = Allah da söylediklerine karşılık onlara içinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetler verdi. İşte iyilik edenlerin mükafatları budur.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Ali Bulaç = Böylelikle Allah, dediklerine karşılık olarak içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler verdi. Bu, iyilik yapanların karşılığıdır.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte böyle demelerine karşılık Allah da kendilerine sevap olarak ağaçları altından ırmaklar akan cennetleri verdi ki, içlerinde ebediyyen kalıcı haldedirler. İşte iyilik yapanların mükâfatı budur.

hâlidîne fî-hâ

  Mâide / 85 -

 Ali Ünal = Bu söz ve tavırlarından dolayı Allah onları, hem de içlerinde sonsuzca kalmak üzere, (ağaçlarının arasından ve köşklerinin) altından ırmaklar akan cennetlerle mükâfatlandırmaya (hükmetmiştir). Budur Rabbilerini görürcesine, en azından Rabbilerinin kendilerini gördüğünün şuuru içinde davrananların mükâfatı.