Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
hâffîne
Diyanet İşleri = Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış hâlde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve “Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” denilmiştir.
hâffîne
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve görürsün ki, melekler, Rablerine hamd ederek onu tenzîh edip arşın çevresinde dönmedeler ve aralarında gerçek bir adâletle hükmedilmiştir ve denilmiştir ki: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a.
hâffîne
Abdullah Parlıyan = Ve meleklerin, Rablerinin yüceliğini hamd ile andıklarını ve arşın çevresinde dönmekte olduklarını görürsün. O gün tüm insanlar arasında, gerçek adaletle hükmolunmuştur ve: “Alemlerin Rabbine hamdolsun” denilecektir.
hâffîne
Adem Uğur = Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve "alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" denilmiştir.
hâffîne
Ahmed Hulusi = Melekleri de; Arş'ın (hükümranlık tahtının - El Esmâ özelliklerinin açığa çıkma/seyri makamının) her yanından kuşatmışlar ve Rablerinin hamdini, münezzeh oluşunu dillendirirlerken görürsün. . . Herkes hakkında Hak olarak hükmolunmuş ve: "Hamd, Rabb-ül âlemîn olan Allâh'a aittir" denilmiştir.
hâffîne
Ahmet Tekin = Ey takva sahibi mutlu mü’min! Melekleri, Rablerini hamd ile tesbih ederek, Arş’ın, sınırsız kudret ve iktidar makamının etrafını kuşatmış vaziyettelerken görürsün. Artık, kulları arasında hakkaniyet ve adâletle muhakeme yapılıp hüküm icra edilmiş ve herkes tarafından:'Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’a hamdolsun' denilmiştir.
hâffîne
Ahmet Varol = Meleklerin Arş'ın etrafını çevirmiş olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: 'Hamd alemlerin Rabb'i olan Allah'adır' denmiştir.
hâffîne
Ali Bulaç = Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin Rabbine hamdolsun" denilmiştir.
hâffîne
Ali Fikri Yavuz = Bir de Melekleri görürsün ki, Rablerini hamd ile tesbih ederek arşın etrafını kuşatmışlardır. (Cennetlik ve cehennemlik olan) o kimseler arasında adaletle hüküm verilmiştir de şöyle denilmektedir: “- Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.”
hâffîne
Ali Ünal = (O gün) melekleri (Allah’ın) Arşı’nın etrafını çevrelemiş, Rabbilerini hamd ile tesbih (O’nu O’na has sıfatlarla anıp över ve Kendisi’ne yaraşmayan her türlü sıfattan tenzih) ederken görürsün. (Mü’minler ve kâfirler) arasında hak ve adaletle hüküm verilmiştir ve söylenecek söz, “Bütün hamd, Âlemlerin Rabbi Allah içindir.” sözüdür.
hâffîne
Bayraktar Bayraklı = Sen, meleklerin de, egemenlik tahtının çevresini kuşatarak, Rabblerini hamd ile övdüklerini görürsün. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve “âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun” denilmiştir.[500]
hâffîne
Bekir Sadak = Melekleri, arsin etrafini cevirmis olduklari halde, Rablerini hamd ile overken gorursun. Artik insanlarin aralarinda adaletle hukum olunmustur. «Ovgu, alemlerin Rabbi olan Allah icindir» denir. *
hâffîne
Celal Yıldırım = Meleklerin, Arş'ın etrafını çevirmiş bir halde Rablarını hamd ile tesbîh ettiklerini görürsün. İnsanlar arasında ise hakk ile hükmolunmuştur. Âlemlerin Rabbına hamd olsun ! denilir.
hâffîne
Cemal Külünkoğlu = Melekleri de (Allah'ın) kudret tahtının çevresinde Rablerinin yüceliğini övgüyle anarken görürsün. O zaman herkes hakkında adaletle hükmedilir ve (şu) sözler telaffuz edilir: “Bütün övgüler âlemlerin Rabbi olan Allah içindir!”
hâffîne
Diyanet İşleri (eski) = Melekleri, arşın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rablerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hüküm olunmuştur. 'Övgü, Alemlerin Rabbi olan Allah içindir' denir.
hâffîne
Diyanet Vakfi = Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve «alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun» denilmiştir.
hâffîne
Edip Yüksel = Melekleri, yönetim merkezinin etrafını çevirmiş halde Rab'lerini överek yüceltirken görürsün. Aralarında gerçeğe göre hüküm verilmiştir ve 'Evrenin Rabbi ALLAH'a övgüler olsun,' denir.
hâffîne
Elmalılı Hamdi Yazır = Melâikeyi de görürsün Arşı etrafından donatmışlar rablarına hamd ile tesbih ediyorlardır ve halk arasında hakk ile huküm icra edilip denilmektedir: «elhamdulillahi rabbil alemîn»
hâffîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Melekleri de Arş'ı etrafından donatmış olarak Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Halk arasında adaletle hüküm verilmekte ve «alemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun!» denilmektedir.
hâffîne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Meleklerin de arşın etrafını kuşatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Artık halk arasında hak ile hüküm icra edilip «âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun» denilmektedir.
hâffîne
Gültekin Onan = Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin rabbine hamdolsun" denilmiştir.
hâffîne
Harun Yıldırım = Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve "alemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" denilmiştir.
hâffîne
Hasan Basri Çantay = Melekleri, görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbîh ederek arşın etrafını kuşatmışlardır. Aralarında hak (ve adalet) le hükmolundu ve (ehl-i cennet tarafından). «Âlemlerin Rabbi olan Allaha hamdolsun» denildi.
hâffîne
Hayrat Neşriyat = Melekleri de arşın etrâfını (tavaf eden) kuşatıcılar olarak, Rablerine hamd ile (O’nu)tesbîh ediyorlar görürsün. Artık (mahlûkatın) aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: 'Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!' denilmiştir.
hâffîne
İbni Kesir = Görürsün ki; melekler de Rabblarına hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık onların arasında hak ile hükmolunmuştur ve denildi ki: Hamd olsun alemlerin Rabbı Allah'a.
hâffîne
Kadri Çelik = Melekleri, egemenlik tahtının etrafını çevirmiş oldukları halde rablerini hamd ile tesbih ederken görürsün. Artık insanların aralarında hak ile hükmedilmiştir. “Bütün övgüler, âlemlerin Rabbi olan Allah içindir” denir.
hâffîne
Muhammed Esed = Ve meleklerin (Allah'ın) kudret tahtının çevresinde toplanıp Rablerinin yüceliğini hamd ile andıklarını göreceksin. (Ölen) herkes hakkında adaletle hükmedilecek ve (şu) sözler telaffuz edilecektir: "Bütün övgüler alemlerin Rabbi olan Allah içindir!"
hâffîne
Mustafa İslamoğlu = Ve sen, meleklerin Allah'ın hükümranlık makanı çevresinde halkalanıp hamd ile Rablerinin sonsuz yüceliğini dile getirdiklerini görürsün. Ki (o gün) herkes hakkında adaletle hüküm verilmekte ve şöyle denilmektedir: "Hamd olsun alemlerin Rabbi olan Allah'a!"
hâffîne
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve melekleri görürsün ki, Arş'ı etrafından kuşatmışlardır. Rablerine hamd ile tesbihte bulunurlar ve aralarında hak ile hükmolunmuştur. «Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun» denilmiştir.
hâffîne
Ömer Öngüt = Melekleri görürsün ki, Rablerini hamd ile tesbih ederek Arş'ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve: "Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun!" denilmiştir.
hâffîne
Şaban Piriş = Orada meleklerin Arşın etrafında Rab’lerini hamd ile tesbih ederek döndüklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: -Hamd, alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur, denilmiştir.
hâffîne
Sadık Türkmen = Ve arş’ın çevresinde dönen melekleri görürsün; Rablerini övgü ile tesbih ederler. Aralarında adaletle hüküm verilmiştir. Ve şöyle denilmiştir: “En güzel övgüler, Evrenin/Alemlerin Sahibi olan Allah’a yapılır.”
hâffîne
Seyyid Kutub = Melekleri, arş'ın etrafını çevirmiş oldukları halde, Rabb'lerini hamd ile överken görürsün. Artık insanların aralarında adaletle hükmedilmiştir. «Övgü, alemlerin Rabb'i olan Allah içindir» denir.
hâffîne
Suat Yıldırım = Sen o gün melekleri de Arş’ın etrafını çevrelemiş Rablerine zikir, tenzih ve hamd eden vaziyette görürsün. Derken, aralarında adaletle hükmolunur ve "Hamd-ü senalar Rabbülâlemin olan Allah’a mahsustur." diye bitirilir.
hâffîne
Süleyman Ateş = Meleklerin de Arşın çevresinde dönerek Rablerini övgü ile andıklarını görürsün. İnsanlar arasında hak ile hükmedilmiş ve: "Hamd âlemlerin Rabbine mahsustur" denilmiştir.
hâffîne
Tefhim-ul Kuran = Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: «Alemlerin Rabbine hamdolsun» denilmiştir.
hâffîne
Ümit Şimşek = Melekleri de görürsün ki, Arş'ın etrafını kuşatmış, Rablerini hamd ile tesbih etmektedirler. Artık aralarında adaletle hükmedilmiş ve 'Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun' denmiştir.
hâffîne
Yaşar Nuri Öztürk = Melekleri de arşın çevresini kuşatarak Rablerinin hamdiyle tespih eder halde görürsün. Aralarında hakla hüküm verilmiştir. Nihayet şöyle denir: "Hamd alemlerin Rabbi'ne özgüdür!"
hâffîne
İskender Ali Mihr = Ve görürsün ki, arşın etrafında onu kuşatan melekler, Rab’lerini hamd ile tesbih ederler. Ve onların (cennetliklerin) aralarında hak ile hüküm verildi. Ve (cennetlikler tarafından): "Âlemlerin Rabbine hamdolsun." denildi.
hâffîne
İlyas Yorulmaz = Kullarının arasında hak ve adaletle hüküm verilmiş olduğu için, o gün Meleklerin Rabbinin arşının etrafında toplanıp onu yücelterek övdüklerini görürsün. Bundan dolayı “Âlemlerin Rabbi Allah, bütün övgü ve yüceltmelere layık olandır” denilir.