Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Diyanet İşleri = Firavun, “Eğer benden başka bir ilâh edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim.”

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Firavun, eğer dedi, benden başka bir mâbut kabûl edersen seni mutlaka zindana atılmışlara katarım, hapsederim.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Abdullah Parlıyan = Firavun: “Bak” dedi. “Eğer benden başka bir ilah benimsersen, seni mutlaka hapse attırırım.”

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Adem Uğur = Firavun: Benden başkasını tanrı edinirsen, andolsun ki seni zindanlıklardan ederim! dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ahmed Hulusi = (Firavun) dedi ki: "Andolsun ki, eğer benim gayrımı tanrı edinirsen, seni zindana attırırım!"

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ahmet Tekin = Firavun: 'Benden başka tanrı edinirsen eğer, kesinlikle seni zindana kapatılanların arasına koyarım' dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ahmet Varol = (Firavun): 'Andolsun eğer benden başka ilâh edinirsen seni mutlaka zindana atılanlardan eyleyeceğim' dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ali Bulaç = (Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım."

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ali Fikri Yavuz = Firavun şöyle dedi: “- Yemin ederim ki, eğer benden başka bir ilâh edinirsen, mutlak ve muhakkak seni zindanda bulunan kimselerden yaparım.”

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ali Ünal = Firavun, tehdide başvurdu: “(Bak Musa,) eğer benden başka bir ilâh edinecek olursan, var ya, hiç şüphen olmasın ki seni zindana tıkarım.”

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Bayraktar Bayraklı = Firavun, “Eğer benden başka tanrı edinirsen, seni kesinlikle hapsederim” dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Bekir Sadak = Firavun: «Benden baskasini tanri edinirsen, and olsun ki seni zindanlik ederim» dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Celal Yıldırım = Fir'avn, «eğer benden başka ilâh edinirsen, elbette seni zindanlıklardan ederim» dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Cemal Külünkoğlu = (Firavun:) “Eğer benden başka bir ilah edinirsen yemin ederim ki, seni hapse attırırım” dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Diyanet İşleri (eski) = Firavun: 'Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim' dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Diyanet Vakfi = Firavun: Benden başkasını tanrı edinirsen, andolsun ki seni zindanlıklardan ederim! dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Edip Yüksel = Dedi ki, 'Benden başka bir tanrı (otorite) edinirsen seni hapis cezasına çarpacağım.'

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yemin ederim ki dedi: eğer benden başka bir ilâh tutarsan seni mutlak ve muhakkak zindandakilerden ederim

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Firavun): «Andolsun ki, eğer benden başkasını tanrı edinirsen, seni kesinlikle zindana kapatılmışlardan ederim?» dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Firavun: «Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim» dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Gültekin Onan = (Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir tanrı edinecek olursan seni mutlaka hapse atacağım."

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Harun Yıldırım = Firavun: Benden başkasını tanrı edinirsen, andolsun ki seni zindanlıklardan ederim! dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Hasan Basri Çantay = (Fir'avn): «Andolsun, dedi, eğer benden başka bir Tanrı edinirsen seni muhakkak ve muhakkak zindana girenlerden ederim».

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Hayrat Neşriyat = (Fir'avun:) 'Yemin olsun ki benden başkasını ilâh edinirsen, seni mutlaka zindana atılanlardan ederim!' dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 İbni Kesir = Firavun dedi ki: Benden başka bir tanrı edinirsen; şüphesiz seni hapse atılanlardan kılarım.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Kadri Çelik = (Firavun) Dedi ki: “Şüphesiz benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım.”

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Muhammed Esed = (Firavun:) "Bak", dedi, eğer benden başka bir tanrı benimsersen, seni mutlaka hapse attırırım!"

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Mustafa İslamoğlu = (Firavun) dedi ki: "Eğer sen benden başka bir ilahta ısrar edersen, seni kesinlikle mahpuslar arasına katarım!"

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (Fir'avun) Dedi ki: «Andolsun, eğer benden başka ilâh ittihaz etmiş oldun isen elbette seni zindana atılmışlardan kılarım.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ömer Öngüt = Firavun: “Benden başkasını ilâh edinirsen, andolsun ki seni zindanlık ederim. ” dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Şaban Piriş = -Eğer benden başka bir ilah edinirsen, seni elbette zindana atılanlardan edeceğim! dedi (Firavun).

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Sadık Türkmen = (Firavun) dedi ki: “Şayet, benden başka bir ilâh/tanrı edinirsen, seni hapsedilenlerden yapacağım.”

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Seyyid Kutub = Firavun «Eğer benden başka bir ilah edinirsen yemin ederim ki, seni hapse attırırım» dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Suat Yıldırım = Firavun, Mûsâ’ya cevaben: "Eğer benden başka tanrı kabul edersen mutlaka seni zindanlık ederim!" dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Süleyman Ateş = (Fir'avn ey Mûsâ): "Andolsun ki benden başka tanrı edinirsen, seni mutlaka zindana atılanlardan yapacağım" dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Tefhim-ul Kuran = (Firavun) Dedi ki: «Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım.»

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Ümit Şimşek = Firavun 'Benden başka tanrı edinirsen seni hapse tıkarım' dedi.

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dedi: "Benden başka ilah edinirsen, yemin olsun seni zındanlıklar arasına atarım."

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 İskender Ali Mihr = (Firavun): “Eğer gerçekten benden başka bir ilâh edinirsen, seni mutlaka zindana atılanlardan kılarım.”

gayrî

  Şu’arâ / 29 -

 İlyas Yorulmaz = Firavun Musa ya “Eğer benden başka bir ilah edinirsen, seni hapishanelere attırırım” dedi

gayrî

  Kasas / 38 -

 Diyanet İşleri = Firavun, “Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Mûsâ’nın ilâhına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum” dedi.

gayrî

  Kasas / 38 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Firavun, ey ileri gelenler dedi, ben, benden başka bir mâbûdunuz olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân, balçığa bir ateş yak da tuğla yap bana ve yüksek bir köşk kur, belki oraya çıkar, Mûsâ'nın mâbûdunu anlarım ve gene de şüphe yok ki ben yalancılardan sanıyorum onu.

gayrî

  Kasas / 38 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun üzerine Firavun: “Ey ileri gelenler!” dedi. “Ben sizin için, benden başka ilah tanımıyorum. Bunun içindir ki, ey Hâmân! Benim için bir tuğla ocağını tutuştur ve bana öyle yüksek bir kule yap ki, çıkıp Musa'nın şu tanrısını bir göreyim. Çünkü ben, Musa'yı yalancılardan sanıyorum.”

gayrî

  Kasas / 38 -

 Adem Uğur = Firavun: Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân! Haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki Musa'nın tanrısına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir, dedi.

gayrî

  Kasas / 38 -

 Ahmed Hulusi = Firavun dedi ki: "Ey önderler. . . Sizin için benden gayrı bir tanrı bilmemekteyim! Ey Haman, tuğla ocağı yak da (tuğladan) bir kule inşa et, belki tepesine çıkar Musa'nın her şeyin üstündeki Tanrısını görürüm! Doğrusu ben Onun yalancılardan olduğunu düşünüyorum!" (Kadim Hakikat bilgisini elde eden Firavun, bunu şuurun sınırsız kuşatıcılığıyla tüm varlıkta müşahede yerine; birimselliğine hasrederek bedenselliğine vermiş ve bedenselliğinde dilediğini yapma noktasına, nefs-i emmâre yaşamına düşmüştü. Bu yüzdendir ki Musa a. s. ona hakikat bilgisini aktarmak yerine yani Allâh'a iman yerine, Rabb-ül âlemîn'e iman noktasına çekerek, uyarı yapmıştı. Yani Tüm varlıkta tedbir eden Esmâ mertebesine dikkatini çekerek hayalindeki vahdeti bedenselliğinde yaşamak yerine tüm varlığa yaygın Esmâ mânâları çıkışına iman etmesini teklif etmişti. A. H. )

gayrî

  Kasas / 38 -

 Ahmet Tekin = Firavun:'Ey soylular, sizin benden başka bir tanrınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân, benim için, tuğla ocağındaki ateşi yakarak, kerpiç halindeki tuğlaları pişir, tuğla imal et. Bana bir kule yap. Mûsâ’nın ilâhı ile ilgili bilgi sahibi olayım. Onun kesinkes yalancılardan olduğunu düşünüyorum.' dedi.

gayrî

  Kasas / 38 -

 Ahmet Varol = Firavun dedi ki: 'Ey ileri gelenler! Ben sizin benden başka ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Haydi benim için çamurun üzerinde ateş yak da bana bir kule yap. Belki Musa'nın ilahına çıkarım. Bununla birlikte ben onu yalancılardan sanıyorum.'

gayrî

  Kasas / 38 -

 Ali Bulaç = Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum."

gayrî

  Kasas / 38 -

 Ali Fikri Yavuz = Firavun dedi ki: “- Ey millet! Ben sizin için benden başka bir ilâh bilmiyorum. Haydi, bana çamurdan kerpiç pişir, ey Hâmân!... Sonra bana bir kule yap, olur ki ben, yukarı çıkar Mûsa’nın ilâhına bakarım. Doğrusu ben, Mûsa’yı yalancılardan sanıyorum.

gayrî

  Kasas / 38 -

 Ali Ünal = Firavun, (ileri gelen yetkililerine) dönerek, “Ey benim devlet adamlarım ve danışmanlarım!” diye seslendi: “Ben, sizin benden başka bir ilâhınız olduğunu bilmiyorum. Sen, ey Hâmân, benim için tuğla ocağını tutuştur, balçığı pişir ve tuğlalardan bana öyle bir kule yap ki, gökleri tarayayım da, bakarsın Musa’nın İlâhı’nı görürüm. Gerçi O’nun yalancının biri olduğuna eminim ya, neyse!”