Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Nûh’u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan) kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Nûh da bundan önce hani nidâ etmişti de duâsını kabûl etmiştik, onu ve âilesini, yürekleri bile yakan pek büyük bir dertten kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Nuh'u da hatırla, hani O, İbrahim ve Lût'dan çok önce bize yakarmıştı ve biz de O'nun bu yakarışına cevap vermiş, O'nu ve O'nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Adem Uğur = Daha önce Nuh da dua etmiş, biz onun duasını kabul etmiştik. Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ahmed Hulusi = Nuh. . . Hani daha önce bize yönelmişti de, Ona icabet etmiş; (böylece) Onu ve ehlini o aziym sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ahmet Tekin = Nûh’u da hatırlayarak insanlara anlat. Hani Nûh, daha önce niyaz etmişti. Onun duasını kabul edip, dileğini yerine getirdik. Kendisini, ailesini, iman edenleri büyük sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ahmet Varol = Nuh da daha önce yakarmıştı. Biz onun duasını kabul etmiş, böylece onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ali Bulaç = Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ali Fikri Yavuz = Nûh’u da hatırla ki, daha önce o dua etmişti de, biz duasını kabul etmiştik. Böylece kendisini ve ona bağlıları, o büyük âfetten (Tufan’dan) kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ali Ünal = Nuh’u da söz konusu önderlerden kıldık. O, (İbrahim’den ve Lût’tan da) önce yaşamış ve Bize yakarmıştı. Biz de, yakarışını kabul buyurup, O’nu ve ev halkıyla birlikte kavminden de kendisine iman ederek gerçek ve has ailesi içine dahil olanları o çok büyük âfetten kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Bayraktar Bayraklı = Nûh da, daha önce yalvarmıştı; onun da duasını kabul etmiştik. Kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.[330]

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Bekir Sadak = Nuh da daha onceleri Bize yalvarmisti, onun duasini kabul edip, kendisini ve ailesini buyuk sikintidan kurtardik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Celal Yıldırım = Nuh'u da hatırla, hani o bir duâ etmişti de duasını kabul edip onu da, ev halkını da büyük bir felâket ve sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Cemal Külünkoğlu = (76-77) Nuh'u da hatırla! Hani o bir dua etmişti de duasını kabul edip onu da, ev halkını da büyük bir felâket ve sıkıntıdan kurtarmıştık. Ayetlerimizi yalanlayanlara karşı ona yardım etmiştik. Şüphesiz onlar kötü bir toplumdu. Bu yüzden biz de onları topyekûn suda boğduk.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Diyanet İşleri (eski) = Nuh da daha önceleri Bize yalvarmıştı, onun duasını kabul edip, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Diyanet Vakfi = Nuh'u da (hatırla). Hani o dua etmiş, biz onun duasını kabul etmiştik. Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Edip Yüksel = Daha önce Nuh da bizi çağırmıştı. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtararak duasına cevap verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Nuhu da, zira mukaddemâ nidâ etmişti, biz de duâsını kabul ettik de kendisini ve ehlini büyük bir sıkıntıdan kurtardık

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Nuh'u da. Zira daha önce dua etmişti. Biz de onun duasını kabul ettik; kendisini ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Nuh da daha önceleri bize yalvarmıştı; biz de onun duasını kabul ettik, kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Gültekin Onan = Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ehlini (ailesini) büyük bir üzüntüden kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Harun Yıldırım = Daha önce Nuh da dua etmiş, biz onun duasını kabul etmiştik. Böylece, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Hasan Basri Çantay = Nuuhu da (hatırla). Çünkü o, daha evvel düâ etmişdi de biz onu kabul eylemişdik. Nihayet kendisini de, ehlini de o büyük sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Nûh’u da (an)! Hani daha önce (o da) duâ etmişti de onun duâsını kabûl edip, kendisini ve (îmân eden) ehlini o büyük sıkıntıdan (tûfandan)kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 İbni Kesir = Nuh'u da. Hani daha önceleri Bize niyaz etmişti. Onun duasını kabul edip kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Kadri Çelik = Nuh'u da (hatırla). Hani o dua etmiş de böylece biz onun duasını kabul etmiştik. Ardından, kendisini ve (iman eden) yakınlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Muhammed Esed = Ve Nuh(u da hatırla); hani, o (İbrahim ve Lut'tan) çok önce (Bize) yakarmıştı ve Biz de o'nun (bu yakarışına) cevap vermiş, o'nu ve o'nunla beraber olanları büyük bir felaketten kurtarmıştık;

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlardan çok daha önce Nuh da Bize yalvarmış, bunun üzerine Biz de onun duasını kabul etmiş, onu ve onun yakınlarını büyük bir beladan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Nûh'u (da Yâd et)! O vakit ki, o evvelce niyazda bulunmuştu. Biz de O'na icabet etmiş, nihâyet O'nu da, ehlini de pek büyük bir gamdan necâta erdirmiştik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ömer Öngüt = Daha önce Nuh duâ etmiş, biz onun duâsını kabul etmiştik. Böylece kendisini ve âilesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Şaban Piriş = Nuh’u da.. Hani o, daha önce dua etmişti de, biz de ona karşılık vermiştik. Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Sadık Türkmen = Ve nuh’u da hatırla! Hani o, daha önce Bize yalvarmıştı. Biz de onun duasını kabul ettik. Kendisini ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Seyyid Kutub = Nuh'a gelince hani O, daha önce bize yalvarmıştı. Biz de O'nun duasını kabul ederek kendisini ve yakınlarını o büyük afetten kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Suat Yıldırım = Nuh’u da önderlerden kıldık. O İbrâhim ve Lut’dan çok önce, Bize yakarmıştı. Biz de duasını kabul buyurup onu, yakınlarını, evlatlarını ve halkından iman edenleri büyük bir beladan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Süleyman Ateş = Nûh'u da (an), o da bunlardan önce bize yalvarmıştı. Biz de onun du'âsını kabul edip kendisini ve âilesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Tefhim-ul Kuran = Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Ümit Şimşek = Daha önce de Nuh Bize dua ettiğinde onun duasına cevap vermiş, onu ve ailesini o büyük felâketten kurtarmıştık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Nûh'a gelince, o da daha önce bize yakarmıştı. Yakarışına cevap verdik de onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 İskender Ali Mihr = Ve Nuh (A.S), daha önce nida etmişti (seslenmiş, dua etmişti). Bunun üzerine ona icabet ettik (duasını kabul ettik). Böylece onu ve ehlini (ailesini) büyük bir üzüntüden kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 76 -

 İlyas Yorulmaz = Nuh da daha önce bize yardım için seslenmişti. Onun çağrısına icabet ettik, onu ve ailesini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Diyanet İşleri = Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken duâsını kabûl ettik de ne zarara uğradıysa giderdik ve katımızdan rahmet ve ibâdet edenlere ibret olmak üzere ona âilesini ve onlarla berâber daha da bir mislini verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Abdullah Parlıyan = Derken duasını kabul ettik de, O'nu çektiği dertten kurtardık ve katımızdan bir rahmet ve ibadet edenlere bir ibret ve hatıra olmak üzere, O'na ailesini ve onlarla beraber, hastalık dolayısıyla kaybettiklerinin bir mislini de verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Adem Uğur = Bunun üzerine biz, tarafımızdan bir rahmet ve kulluk edenler için bir hatıra olmak üzere onun duasını kabul ettik; kendisinde dert ve sıkıntı olarak ne varsa giderdik ve ona aile efradını, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini daha verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Ahmed Hulusi = Biz de Ona icabet ettik ve hastalığından kurtardık. . . Ayrıca ona, indîmizden bir rahmet ve abidler (yakîn gelene kadar gerekli çalışmaları yapanlar) için hatırlatma olarak, ehlini ve onlarla beraber onların mislini de verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Ahmet Tekin = Onun duasını kabul ettik. Başına gelen dertten, hastalıktan onu kurtardık. Katımızdan bir rahmet, bizi tanımada, candan müslüman olarak bize bağlanmada, saygıyla bize kulluk ve ibadette daim olanlara bir hâtıra, inkâr edenlere de bir uyarı olmak üzere, kaybettiği nüfusunu bir kat artırarak ona yeni bir nesil verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Ahmet Varol = Biz de onun duasını kabul ettik, üzerindeki derdi kaldırdık ve tarafımızdan bir rahmet, ibadet edenler için de bir ibret olarak ona ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Ali Bulaç = Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona katımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz de duasını kabul edip hemen kendisindeki hastalığı giderdik. Tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için de bir hatıra olmak üzere, ona (diriltmek suretiyle) hem ailesini (çoluk çocuğunu), hem onlarla beraber daha bir katını verdik.

festeceb-nâ (fe istecebnâ)

  Enbiyâ / 84 -

 Ali Ünal = Biz de, O’nun bu yalvarışını kabul buyurup, katımızdan bir rahmet ve kendilerini Allah’a ibadete adamışlar için bir ibret olarak dert ve sıkıntılarını giderdiğimiz gibi, kendisine önceki ailesinin yanısıra bir o kadarını daha bağışladık.