Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fealtum
Diyanet İşleri = Yûsuf dedi ki: “Siz (henüz) cahil kimseler iken Yûsuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?”
fealtum
Abdulbaki Gölpınarlı = Dedi ki: Bilgisiz olduğunuz çağlarda Yûsuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?
fealtum
Abdullah Parlıyan = Yûsuf dedi ki: “Siz henüz cahil kimseler iken, Yûsuf'a ve kardeşi Bünyamin'e neler yaptığınızı biliyor musunuz?”
fealtum
Adem Uğur = Yusuf dedi ki: Siz, cahilliğiniz yüzünden Yusuf ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz?
fealtum
Ahmed Hulusi = (Yusuf) dedi ki: "Hani siz toyken, Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı hatırlar mısınız?"
fealtum
Ahmet Tekin = Yûsuf:'Bilgi ve muhakemeden yoksunluğunuz, ihtirasınız, cahilliğiniz yüzünden Yûsuf’a ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz?' dedi.
fealtum
Ahmet Varol = (Yusuf) dedi ki: 'Siz cahil iken Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?.'
fealtum
Ali Bulaç = (Yusuf) Dedi ki: "Sizler, cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?"
fealtum
Ali Fikri Yavuz = Yûsuf, onlara dedi ki; “- Siz, cahil kimselerken Yûsuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?”
fealtum
Ali Ünal = Yusuf ise, “Hani o bilmezlik vaktinizde Yusuf’a ve kardeşine yaptıklarınızın farkındasınız değil mi?” deyiverdi.
fealtum
Bayraktar Bayraklı = Yûsuf dedi ki: “Sizler cahil iken, Yûsuf'a ve kardeşine yaptıklarınızı hatırlıyor musunuz?”
fealtum
Bekir Sadak = «iz, Yusuf ve kardesine bilmeden neler yaptiginizin farkinda misiniz?» dedi.
fealtum
Celal Yıldırım = Yûsuf onlara: «Cahillik (günlerin)de Yûsuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı bilir misiniz ?» diye sordu.
fealtum
Cemal Külünkoğlu = (Yusuf) dedi ki: “Siz (henüz) cahil kimseler iken Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?”
fealtum
Diyanet İşleri (eski) = 'Siz, Yusuf ve kardeşine bilmeden neler yaptığınızın farkında mısınız?' dedi.
fealtum
Diyanet Vakfi = Yusuf dedi ki: Siz, cahilliğiniz yüzünden Yusuf ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz?
fealtum
Edip Yüksel = 'Sizler cahiller iken, Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz,' dedi.
fealtum
Elmalılı Hamdi Yazır = Siz, dedi, biliyor musunuz? Cahilliğiniz de Yusüfe ve kardeşine ne yaptınız?
fealtum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dedi ki: «Cahilliğinizde siz Yusuf ile kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?»
fealtum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O dedi ki: «Siz cahilliğinizde Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?»
fealtum
Gültekin Onan = (Yusuf) Dedi ki: "Sizler, cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınizı biliyor musunuz?"
fealtum
Harun Yıldırım = Dedi ki: “Sizler, cahiller iken Yusuf’a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?”
fealtum
Hasan Basri Çantay = (Yuusuf şöyle) dedi: «Siz (henüz) câhil kimseler iken Yuusufa ve kardeşine neler yapdığınız) biliyor musunuz»?.
fealtum
Hayrat Neşriyat = (Yûsuf) dedi ki: 'Siz câhil kimseler iken Yûsuf’a ve kardeşine neler yaptığınızı bildiniz mi?'
fealtum
İbni Kesir = Siz, cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz? dedi.
fealtum
Kadri Çelik = “Siz cahiller iken, Yusuf ve kardeşine neler yaptığınızın farkında mısınız?” dedi.
fealtum
Muhammed Esed = (Yusuf:) "Hatırlıyor musunuz" diye karşılık verdi, "(doğrudan, eğriden) henüz habersiz olduğunuz zaman Yusuf'a ve o'nun kardeşine neler yapmıştınız?"
fealtum
Mustafa İslamoğlu = (Yusuf) dedi ki: "Siz henüz cahilken, Yusuf'a ve kardeşine yaptıklarınızı hatırlıyor musunuz?"
fealtum
Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Bilmiş oldunuz mu, siz câhil kimseler iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı?»
fealtum
Ömer Öngüt = Yusuf dedi ki: “Siz câhil kimselerken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?”
fealtum
Şaban Piriş = -Siz, Yusuf ve kardeşine bilmeden neler yaptığınızı biliyor musunuz? dedi.
fealtum
Sadık Türkmen = (yusuf) dedi ki: “Biliyor musunuz/hatırladınız mı? Yusuf’a ve kardeşine neler yaptığınızı? Sizler cahiller iken!”
fealtum
Seyyid Kutub = Hz. Yusuf kardeşlerine; «Cahillik döneminde Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı hatırlıyor musunuz?» dedi.
fealtum
Suat Yıldırım = Artık zamanı geldiğini düşünerek Yusuf: "Siz, dedi, cahilliğiniz döneminde Yusuf ile kardeşine yaptığınız muameleyi elbette biliyorsunuzdur değil mi?"
fealtum
Süleyman Ateş = (Yûsuf) Dedi: "Sizler câhil iken Yûsuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı bildiniz mi?"
fealtum
Tefhim-ul Kuran = (Yusuf) Dedi ki: «Sizler, cahiller iken Yusuf'a ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?»
fealtum
Ümit Şimşek = Yusuf 'Cahilliğiniz zamanında Yusuf'a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?' dedi.
fealtum
Yaşar Nuri Öztürk = Dedi: "O cahil zamanınızda Yûsuf'a ve kardeşinize ne yaptığınızı biliyorsunuz değil mi?"
fealtum
İskender Ali Mihr = Yusuf (a.s): “Siz cahil iken Yusuf’a ve onun kardeşine yaptığınız şeyi bildiniz mi (hatırladınız mı)?” dedi.
fealtum
İlyas Yorulmaz = Yusuf onlara “Siz bir zamanlar cahil (henüz hiçbir şey bilmez) iken Yusuf ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz?” diye sordu.
fealtum
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.
fealtum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, buyruktan çıkmış biri, size bir haber getirdi mi doğru, yahut yanlış veya yalan olup olmadığını araştırıp iyice bir anlayın, yoksa bir topluluğa, bilgisizlikle bir kötülükte bulunur da yaptığınıza nâdim oluverirsiniz.
fealtum
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Şeriatın koyduğu sınırlardan dışarıya çıkmayı adet haline getiren biri, size bir haber getirirse, ona inanmadan önce, doğru olup olmadığını iyice araştırın, yoksa bir topluluğa yanlışlıkla bilmeden kötülükte bulunur, incitirsiniz de, sonra yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.
fealtum
Adem Uğur = Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
fealtum
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler. . . Eğer bir bozuk inançlı size bir haber getirirse, iyice araştırın. . . (Yoksa) işin doğrusunu bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da yaptığınıza pişmanlık duyarsınız!
fealtum
Ahmet Tekin = Ey iman edenler, doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden bir fâsık, bir bozguncu, kötü niyetli bir âsi size, hükümetinize, emniyet güçlerinize, ordunuza önemli bir haber getirirse, doğruluğunu araştırın. Araştırmadan, ciddî, zarar verici tedbirler almaya kalkarsanız, bilmeden, yanlış bilgilendirme sonucu suçsuz bir kavme, bir topluluğa kötülük yapmış, hoş olmayan bir davranış sergilemiş olabilirsiniz. Sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz.
fealtum
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun aslını araştırın. Yoksa bilmeden bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.
fealtum
Ali Bulaç = Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.
fealtum
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Eğer size bir fâsık, bir haber getirirse, onu araştırın (doğruluğunu anlayıncaya kadar tahkik edin). Değilse bilmiyerek bir kavme sataşırsınız da yaptığınıza pişman olursunuz.
fealtum
Ali Ünal = Ey iman edenler! Bir fasık (Allah’ın emir ve yasaklarını açıktan ve bir endişe, iç burkulması duymadan çiğneyebilen bir kişi) size bir haber getirdiğinde, doğru olup olmadığını tesbit etmek için onu iyice araştırın. Aksi halde, hiçbir gerçeğe dayanmadan bir topluluğa zararınız dokunur da, sonra yaptığınıza pişman olursunuz.