Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fe zâdet-hum
Diyanet İşleri = Herhangi bir sûre indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) “Bu hanginizin imanını artırdı?” diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sûre onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler.
fe zâdet-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Bir sûre indirilince içlerinden bu hanginizin imanını artırdı diyen de var. Fakat inen sûreler, inananların inançlarını artırır ve onlar birbirlerini müjdelerler.
fe zâdet-hum
Abdullah Parlıyan = Ne zaman bir sûre indirilse, münafıklar arasından: “Bu haber hanginizin imanını pekiştirip artırdı” diye küçümseyerek soran birileri, çıkar. Ama iman edenlere gelince inen sûreler, onların imanlarını artırır ve onlar Allah'ın kendilerine ulaştırdığı müjdenin sevincini duyarlar.
fe zâdet-hum
Adem Uğur = Herhangi bir sûre indirildiği zaman onlardan bir kısmı der ki: "Bu sizin hanginizin imanını artırdı?" İman edenlere gelince (bu sûre) onların imanlarını artırır ve onlar sevinirler.
fe zâdet-hum
Ahmed Hulusi = Bir sûre inzâl edildiğinde, onlardan kimi: "Bu hanginizin imanını arttırdı (ne yararı oldu)?" der. . . İman etmiş olanlara gelince, onların imanını artırmıştır, onlar müjdeleşip seviniyorlar.
fe zâdet-hum
Ahmet Tekin = Herhangi bir sûre indirildiği zaman, onlardan bir kısmı:'Bu, sizin hanginizin imanını artırdı?' derler. İman edenlerin imanını artırmıştır. Mü’minler, inen sûreler sebebiyle birbirlerini müjdeleyerek sevinirler.
fe zâdet-hum
Ahmet Varol = Bir sure indirildiğinde onlardan bazıları: 'Bu, hanginizin imanını artırdı' der. İman edenlere gelince, bu onların imanlarını artırmıştır ve onlar buna sevinip müjdeleşirler.
fe zâdet-hum
Ali Bulaç = Bir sûre indirildiğinde onlardan bazısı: "Bu, hanginizin imanını arttırdı?" der. Ancak iman edenlere gelince; onların imanını arttırmıştır ve onlar müjdeleşmektedirler.
fe zâdet-hum
Ali Fikri Yavuz = Bir sûre indirildiği zaman, münafıklar alay yollu birbirine; “- Bu sûre hanginizin imanını artırdı? “der. Fakat müminlere gelince; Her inen sûre, onların imanını artırmıştır ve onlar (Bundan) sevinip müjdeleşirler.
fe zâdet-hum
Ali Ünal = Ne zaman yeni bir sûre indirilse, münafıklardan bazıları alaylı alaylı, “Şimdi bu hanginizin imanına katkıda bulundu?” diye sorarlar. O iman edenler var ya, bu işte onların imanına katkıda bulunmuştur ve onlar, sevinç içinde birbirlerini kutlar ve aldıkları müjdeden dolayı hoşnutturlar.
fe zâdet-hum
Bayraktar Bayraklı = Herhangi bir sûre indirildiği zaman onlardan bir kısmı der ki: “Bu sizin hanginizin imanını arttırdı?” Müminlere gelince, işte bu sûre onların imanlarını arttırır ve onlar sevinirler.
fe zâdet-hum
Bekir Sadak = Bir sure inince, aralarinda «Bu, hanginizin imanini artirdi?» diyen ikiyuzluler vardir. Inananlarin ise imanini artirmistir; onlar birbirlerine bunu mujdelemek isterler.
fe zâdet-hum
Celal Yıldırım = Bir sûre indirildiğinde, içlerinden kimisi, «bu sûre hanginizin imânını artırdı ?» diyerek (ilâhî vahyi küçümserler), imân edenlerin ise imânını artırmıştır ve onlar (bununla) sevinip müjdelenirler.
fe zâdet-hum
Cemal Külünkoğlu = Her ne zaman yeni bir sure indirilse münafıklardan bazıları (alaylı bir şekilde): “Bu sure hanginizin imanını artırdı?” diye sorarlar. Gerçek şu ki, o sure inananların imanını artırmış (kuvvetlendirmiştir) ve onlar (her inen vahiyle sevinip) müjdeleşirler.
fe zâdet-hum
Diyanet İşleri (eski) = Bir sure inince, aralarında 'Bu, hanginizin imanını artırdı?' diyen ikiyüzlüler vardır. İnananların ise imanını artırmıştır; onlar birbirlerine bunu müjdelemek isterler.
fe zâdet-hum
Diyanet Vakfi = Herhangi bir sûre indirildiği zaman onlardan bir kısmı der ki: «Bu sizin hanginizin imanını artırdı?» İman edenlere gelince (bu sûre) onların imanlarını artırır ve onlar sevinirler.
fe zâdet-hum
Edip Yüksel = Her ne zaman bir sure inse, 'Bu sure hanginizin inancını arttırdı,' diye soranlar var. Gerçekten inananların inancını arttırmıştır, ve onlar (her surenin inişiyle) sevinip birbirlerini müjdelerler.
fe zâdet-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir sûre indirildimi içlerinden biri çıkar «bu hanginizin iymanını artırdı bakalım?» der, evet, iymanı olanların iymanını artırmıştır ve onlar müjdelenib duruyorlar
fe zâdet-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir sure indirildiğinde, içlerinden biri çıkar: «Bu hanginizin imanını artırdı bakalım?» der. Evet imanı olanların imanını artırmıştır ve onlar müjdelenip duruyorlar.
fe zâdet-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bir sûre indirildiği zaman, içlerinden biri çıkar, «Bu sûre hanginizin imanını arttırdı?» der. Fakat müminlere gelince, aslında her inen sûre onların imanını arttırmıştır ve onlar sürekli olarak müjdelenip duruyorlar.
fe zâdet-hum
Gültekin Onan = Bir sure indirildiğinde onlardan bazısı: "Bu hanginizin inancını arttırdı?" der. Ancak inananlara gelince; onların inancını arttırmıştır ve onlar müjdeleşmektedirler.
fe zâdet-hum
Harun Yıldırım = Bir sûre indirildiği zaman içlerinden bazıları: “Bu hanginizin imanını artırdı?” derler. İman edenlere gelince; onların imanını artırmıştır ve onlar birbirleriyle müjdeleşirler.
fe zâdet-hum
Hasan Basri Çantay = Bir sûre indirildiği zaman içlerinden kimi: «Bu (sûre) hanginizin îmaanını artırdı?» der. İman etmiş olanlara gelince: (Her inen sûre) dâima onların îmanını artırmışdır ve onlar (Kur'an indikçe sevinçlerinden) birbiriyle müjdeleşirler.
fe zâdet-hum
Hayrat Neşriyat = Hem bir sûre indirildiği zaman, bunun üzerine onlardan (o münâfıklardan) bazısı: 'Bu, hanginizin îmânını artırdı?' der. Fakat îmân edenlere gelince, işte (her inen sûre)onların îmanlarını artırır ve onlar (bunu müjde kabûl ederek) sevinirler.
fe zâdet-hum
İbni Kesir = Bir sure indirilince; onlardan kimi: Bu, hanginizin imanını artırdı? der. İman etmiş olanlara gelince; onların imanını artırmıştır. Ve onlar, birbirleri ile müjdeleşirler.
fe zâdet-hum
Kadri Çelik = Bir sure indirildiğinde onlardan bazısı, “Bu, hanginizin imanını arttırdı?” der. Ancak iman edenlere gelince (Allah), onların imanını arttırmıştır ve onlar müjdeleşmektedirler.
fe zâdet-hum
Muhammed Esed = Ne zaman bir sure indirilse, o hakkı inkar edenlerin arasından "Bu (haber) hanginizin imanını pekiştirdi?" diye (küçümseyerek) soran birileri çıkar. Ama imana erişmiş olanlara gelince, bu onların imanlarını pekiştirir ve onlar (Allah'ın kendilerine ulaştırdığı) müjdenin sevincini duyarlar.
fe zâdet-hum
Mustafa İslamoğlu = Ne zaman Kur'an'dan bir bölüm indirilse, hemen onlardan birileri: "Bu hanginizin imanını artırdı?" derler. Hani iman edenler var ya: bu onların imanlarını tabii ki artırmıştır; ve elbet onlar bunun sevincini ve müjdesini paylaşırlar.
fe zâdet-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve ne zaman bir sûre indirilmiş olunca, onlardan kimi der ki: «Bu hanginizin imânını arttırdı?» Fakat o kimseler ki, imân etmişlerdir, artık onlara imânı arttırmıştır ve onlar müjdelenirler.
fe zâdet-hum
Ömer Öngüt = Ne zaman bir sûre indirilse, onlardan (münafıklardan) bazıları: “Bu sûre hanginizin imanını artırdı?” derler. Halbuki o, iman edenlerin imanını artırmıştır ve onlar birbirleriyle müjdeleşirler.
fe zâdet-hum
Şaban Piriş = Bir sûre indirilince, aralarında: -Bu hanginizin imanını artırdı? diyen kimseler vardır. O, iman eden kimselerin imanını artırmıştır. Onlar, bunu birbirlerine müjdelerler.
fe zâdet-hum
Sadık Türkmen = Herhangi bir Sûre indirildiğinde, içlerinden (alaylı bir şekilde); “Bu hanginizin imanını artırdı?” diyenler var. İman etmiş olanlara gelince, inen Sûre onların imanını artırmıştır. Onlar bunu(n inişini) birbirlerine müjdelerler.
fe zâdet-hum
Seyyid Kutub = Her yeni sure indirilişinde kimi münafıklar, «Bu sure hanginizin imanını arttırdı?» diye sorarlar. Gerçek şu ki, o sure mü'minlerin imanını arttırmıştır, onlar bu yüzden sevinç duyarlar.
fe zâdet-hum
Suat Yıldırım = Yeni bir sûre indirildiğinde onlardan bazıları: "Bu inen kısım hanginizin imanını artırdı acaba?" diyerek vahyi küçümserler. Ama bu, iman edenlerin imanını, yakinini artırır ve onlar sevinip birbirlerini müjdelerler.
fe zâdet-hum
Süleyman Ateş = Ne zaman bir sûre indirilse onlardan kimi: "Bu, hanginizin imanını artırdı?" der. Bu, inananların imanını artırır, onlar sevinirler.
fe zâdet-hum
Tefhim-ul Kuran = Bir sure indirildiğinde onlardan bazısı: «Bu, hanginizin imanını arttırdı?» der. Ancak iman edenlere gelince; onların imanını arttırmıştır ve onlar müjdeleşmektedirler.
fe zâdet-hum
Ümit Şimşek = Yeni bir sûre indirildiğinde, onlardan 'Bu sûre hanginizin imanını arttırdı?' diyenler olur. İman edenlere gelince, bu sûre gerçekten onların imanını arttırmıştır; onlar bununla sevinç duyarlar.
fe zâdet-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Ne zaman bir sure indirilse içlerinden biri, "Bu hanginizin imanını artırdı?" diye konuşur. İmanı olanların imanını artırmıştır. İşte sevinip duruyorlar!
fe zâdet-hum
İskender Ali Mihr = Ve sure olarak bir şey indirildiği zaman onlardan birisi: “Bu hanginizin îmânını arttırdı?” der. Ama âmenû olan (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyen) kimseler; (var ya, bu sureler) onların îmânını arttırır ve onlar, birbirlerini müjdelerler (sevinirler).
fe zâdet-hum
İlyas Yorulmaz = Ne zaman bir sure indirilse, hemen onlardan birileri “Bu sure ile hanginizin imanı arttı” diye konuşurlar. Elbetteki bu inen sure Allah’a iman edenlerin imanlarını artırmış ve inişinden de sevinç duymuşlardır.
fe zâdet-hum
Diyanet İşleri = Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.
fe zâdet-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ama gönüllerinde hastalık olanların pisliklerine pislik katarak küfürlerini artırır ve onlar, kâfir olarak ölüp giderler.
fe zâdet-hum
Abdullah Parlıyan = Öte yandan kalplerinde bir hastalık bulunanlarınsa, her yeni haber inançsızlıklarına inançsızlık katar ve böylece Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eder bir yaşantıyla ölüp giderler.
fe zâdet-hum
Adem Uğur = Kalplerinde hastalık (kâfirlik ve münafıklık) olanlara gelince, onların da inkârlarını büsbütün artırır ve onlar artık kâfir olarak ölürler.
fe zâdet-hum
Ahmed Hulusi = Hastalıklı düşünce sahiplerine gelince; onların pisliğine pislik katıp arttırmış; onlar hakikat bilgisini inkâr edenler olarak ölmüşlerdir.
fe zâdet-hum
Ahmet Tekin = İnen sûreler, kalpleri kararmış, aklından zoru olanların, hasta ruhluların da şüphelerini, küfürlerini ve nifaklarını artırır, üzerlerindeki lâneti, gazabı, azabı çoğaltır. Onlar artık kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir olarak ölürler.
fe zâdet-hum
Ahmet Varol = Kalplerinde hastalık olanlarınsa pisliklerine pislik katmıştır [8] ve onlar kâfir olarak ölmüşlerdir.
fe zâdet-hum
Ali Bulaç = Kalblerinde hastalık olanların ise, iğrençliklerine iğrençlik (murdarlık) ekleyip arttırmış ve onlar kâfir kimseler olarak ölmüşlerdir.
fe zâdet-hum
Ali Fikri Yavuz = Kalblerinde bir hastalık (küfür ve nifak) olanların ise, bu sûreler, küfürlerine küfür kattı ve kâfir olarak ölüp gittiler.
fe zâdet-hum
Ali Ünal = Kalblerinin tam merkezinde (manevî hayat kaynaklarını kurutan, idraklerini körelten, karakterlerini bozan) bir hastalık bulunanların ise murdarlıklarına murdarlık ekler ve onlar, öylece kâfir olarak ölür giderler.