Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fe uzkurû
Diyanet İşleri = Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Abdulbaki Gölpınarlı = Namazı kıldıktan sonra ayaktayken, otururken ve yanınıza yaslanınca Allah'ı anın, tam emniyete ve huzura ulaşınca da namazı dosdoğru kılın, çünkü namaz, müminlere muayyen vakitlerde kılınmak üzere farz edilmiştir.
fe uzkurû
Abdullah Parlıyan = Namazınızı bitirdiğinizde ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerine uzanarak Allah'ı anın, güvenliğinizi sağladığınızda namazlarınızı eksiltmeksizin tam kılın. Çünkü namaz belirli vakitlerde mü'minler üzerine farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Adem Uğur = Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.
fe uzkurû
Ahmed Hulusi = (Endişeli ortamda) salâtın edâsından sonra, ayakta veya otururken ya da yanlarınız üzere uzanmışken (sürekli) Allâh'ı zikredin. Zikrettiğinizle doyuma ulaştığınızda salâtı ikame edin (yaşayın - yönelişin tam hakkını verin, zikirle girmiş olduğunuz hissediş ile). Kesinlikle salâtın, belli vakitlerde yaşanması, iman edenlere yazılmıştır.
fe uzkurû
Ahmet Tekin = Namazı kıldıktan sonra, ayakta, yürürken, meclislerde otururken, yanlarınız üzerinde yataklarınızda yatarken, Allah’ı zikre, şükre devam edin. Huzura kavuşunca da, namazı âdâbına, riayet ederek, aksatmadan kılın. Namaz, mü’minlere yazılı bir emir halinde, vakitleri belli bir farzdır.
fe uzkurû
Ahmet Varol = Namazınızı kıldıktan sonra ayakta, oturarak ve yanüstü yatarken Allah'ı anın. Güvene kavuştuğunuz zaman ise namazı gereğince kılın. Namaz mü'minlerin üzerine belli vakitlerde yerine getirilmek üzere farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Ali Bulaç = Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.
fe uzkurû
Ali Fikri Yavuz = O korkulu zamanda namazı kılıp bitirdikten sonra ayakta iken, otururken, yanlarınız üzere yatarken hep Allah’ı anın. Sükûn ve emniyet haline geldiğiniz vakit, namazı tam erkânı ile kılın. Çünkü namaz, mü’minler üzerine, vakitleri belirli bir farz olmuştur.
fe uzkurû
Ali Ünal = Namaz kılmayı tamamladığınız zaman, (bilhassa sefer ve korku hali sebebiyle namazda kısaltma yaptığınızı dikkate alarak) gerek ayakta, gerek oturarak, gerekse yanlarınız üzerinde uzanmış halde iken, (hattâ savaş esnasında) Allah’ı anın (O’nu kalbinizden hiç çıkarmadığınız gibi dilinizden de bırakmayın). Sefer ve bilhassa korku hali geçip de güvene erdiğinizde, artık namazı bütün şartlarını yerine getirerek tam kılın (ve sıcak çatışma ortamında kılamadıklarınızı güzelce kaza edin). Bilin ki, (en önemli bir ibadet olarak) namaz, mü’minler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Bayraktar Bayraklı = Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerine yatarken Allah'ı anınız. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılınız; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.
fe uzkurû
Bekir Sadak = Namazi kildiktan baska, Allah'i ayakta iken, otururken, yan yatarken de anin. Emniyete kavustugunuzda, namazi geregince kilin. Namaz suphesiz, inananlara belirli vakitlere farz kilinmistir.
fe uzkurû
Celal Yıldırım = Namazı kıldınızmı, gerek ayakta, gerek oturarak, gerekse yanlarınız üzerine bulunurken Allah'ı anın, (korkuyu atıp) kalbiniz yatışınca da tam olarak namazı kılın. Çünkü namaz belirli vakitlerde mü'minler üzerine farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Cemal Külünkoğlu = Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken Allah'ı anmaya devam edin. Emniyete kavuştuğunuzda da namazı dosdoğru (tam) kılın. Çünkü namaz mü'minler üzerine vakitleri belli (zamanında eda edilmesi gereken) bir farzdır.
fe uzkurû
Diyanet İşleri (eski) = Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı gereğince kılın. Namaz şüphesiz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Diyanet Vakfi = Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır.
fe uzkurû
Edip Yüksel = Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın. Güvene kavuştuğunuzda namazı gözetiniz. Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Elmalılı Hamdi Yazır = O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta ve gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allahı zikredin, derken korkudan ıtmi'nan buldunuz mu o vakıt namazı tam erkâniyle eda edin çünkü namaz mü'minler üzerine muayyen vakıtlarla yazılı bir farz bulunuyor
fe uzkurû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarken hep Allah'ı anın. Korkudan kurtulduğunuz da namazı tam erkanı ile eda edin. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.
fe uzkurû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.
fe uzkurû
Gültekin Onan = Namazı bitirdiğinizde, Tanrı'yı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğu kılın. Çünkü namaz, inançlılar üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.
fe uzkurû
Harun Yıldırım = Namazı bitirdiğiniz zaman da ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde Allah’ı zikredin. Güvenlikte olduğunuz zaman da namazı dosdoğru kılın. Muhakkak ki namaz mü’minlere vakitleri belirlenerek yazılmıştır.
fe uzkurû
Hasan Basri Çantay = Artık namazı bitirdiğiniz vakit ayakda iken, otururken ve yanlarınız üzerindeyken Allahı anın. Sükûn ve emniyyet haaline geldiğiniz vakit ise namazı dosdoğru kılın.. Çünkü namaz mü'minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuşdur.
fe uzkurû
Hayrat Neşriyat = (O korku anında) namazı bitirince de, artık ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerine (yatar) iken Allah’ı zikredin! Fakat (korkudan) emîn olduğunuz zaman, artık namazı (bildiğiniz şekilde) hakkıyla edâ edin! Muhakkak ki namaz, mü’minler üzerine vakitleri belirli (bir farz) olarak yazılıdır.
fe uzkurû
İbni Kesir = Namazı kıldıktan sonra; ayakta iken, otururken, yanlarınız üstü yatarken de Allah'ı anın. Emniyete kavuştuğunuzda; namazı dosdoğru kılın. Namaz; şüphesiz mü'minler üzerine vakitleri belli bir farz olmuştur.
fe uzkurû
Kadri Çelik = Namazı bitirdiğinizde; Allah'ı ayakta iken, otururken ve yan yatarken (her halinizde) anın. Emniyete kavuştuğunuzda, namazı (dosdoğru) kılın. Namaz şüphesiz iman edenlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Muhammed Esed = Namazınızı bitirdiğinizde Allahı anın ayakta iken, otururken ve uzanmış halde ve yeniden güvenliğinizi sağladığınızda namazlarınızı (eksiksiz) eda edin. Namaz, bütün müminler için (günün) belli zamanları ile kayıtlı kutsal bir yükümlülüktür.
fe uzkurû
Mustafa İslamoğlu = Namazınızı eda ettiğinizde, ayaktayken, otururken ve uzanmış bir haldeyken Allah'ı anın ve güvenlik içindeyken namazlarınızı (eksiksiz) kılın; çünkü namaz bütün mü'minler için belirli zamanlarda kayıtlı bir vecibedir.
fe uzkurû
Ömer Nasuhi Bilmen = İmdi namazı kılıp bitirdiğiniz zaman ayakta iken ve otururken ve yanlarınız üzerinde iken Allah Teâlâ'yı zikrediniz. Vaktâ ki emniyet haline gelirsiniz, artık namazı tamamıyla eda ediniz. Şüphe yok ki namaz, mü'minlerin üzerine muayyen vakitlerde bir fariza olmuştur.
fe uzkurû
Ömer Öngüt = Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken Allah'ı zikredin. Emniyete kavuştuğunuzda ise, namazı gereği gibi kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Şaban Piriş = Namazı tamamladıktan sonra, ayakta, otururken ve yatarken de Allah’ı zikredin. Emniyete ve sükuna kavuştuğunuz zaman namazı dosdoğru kılın. Kuşkusuz namaz, belirli vakitlerde müminler üzerine bir farzdır.
fe uzkurû
Sadık Türkmen = Namazı kıldınız mı; gerek ayakta, gerek otururken ve gerekse yan yatarak hep Allah’ı anın/hatırlayın! Güvene kavuştunuz mu, namazı gereği gibi/tam olarak kılın. Çünkü namaz, müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Seyyid Kutub = Namazı bitirdikten sonra ayaktayken, otururken ve yere uzanmışken Allah'ın adını anınız. Tehlikeyi savuşturup güvene kavuştuğunuzda namazı tam olarak kılınız. Zira namaz müminlere, vakitleri belirli bir farzdır.
fe uzkurû
Suat Yıldırım = Namazı tamamladıktan sonra, gerek ayakta durarak, gerek oturarak ve gerek yanlarınız üzerinde uzanarak hep Allah’ı zikredin. Derken, korkudan güvene kavuştunuz mu, o vakit namazı tam erkâniyle eda edin.Çünkü namaz belirli vakitlerde müminlere farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Süleyman Ateş = Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak) Allâh'ı anın; güvene kavuştunuz mu namazı (tam) kılın. Çünkü namaz, mü'minlere vakitli olarak farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Tefhim-ul Kuran = Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken de, otururken de ve yan yatarken de zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.
fe uzkurû
Ümit Şimşek = Namazı kıldıktan sonra da Allah'ı hem ayaktayken, hem otururken, hem de yatarken anmaya devam edin. Tehlikeden emin olduğunuzda namazı tam olarak kılarsınız. Çünkü namaz mü'minlere belirli vakitlerde kılınmak üzere farz olarak yazılmıştır.
fe uzkurû
Yaşar Nuri Öztürk = Korku halindeki namazı tamamlayınca, artık Allah'ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın. Sükûnet bulduğunuzda, namazı tam bir biçimde yerine getirin. Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.
fe uzkurû
İskender Ali Mihr = Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, "vakitleri belirlenmiş bir farz" olmuştur.
fe uzkurû
İlyas Yorulmaz = Namazı kıldığınızda, Allah’ı ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzere uzanmışken anın. Güvende olduğunuza kanaat getirdiğinizde namazı kılın. Çünkü namaz, belirli vakitlerde mü’minler üzerine farz kılınmıştır.
fe uzkurû
Diyanet İşleri = “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
fe uzkurû
Abdulbaki Gölpınarlı = Sizi korkutmak için içinizden birisine Rabbinizden vahiy gelmesine şaşıyor musunuz? Hatırlayın ki sizi Nûh kavminden sonra hükümdâr etti, boy-pos, kuvvet-kudret bakımından da onlardan üstün etti sizi. Siz de Allah'ın nîmetlerini anın da murâdınıza erin, kurtulun.
fe uzkurû
Abdullah Parlıyan = Sizi uyarabilsin diye, kendi içinizden birinin eliyle, Rabbinizden size bir haber gelmesini mi yadırgıyorsunuz? Hiç değilse sizi, Nuh toplumundan sonra onların yerine getirdiğini, sizi yaratılışta onlardan üstün kıldığını hatırlayın; ve artık Allah'ın nimetlerini anın ki, kurtuluşa erebilesiniz.”
fe uzkurû
Adem Uğur = Sizi uyarmak için içinizden bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki O sizi, Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz."
fe uzkurû
Ahmed Hulusi = "Sizi uyarmak için, sizden bir adama Rabbinizden bir öğüt gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın, düşünün ki sizi, Nuh halkından sonra halifeler kıldı ve sizi, yaratılışta, donanımınız bakımından kat kat fazlalığa kavuşturdu. . . Allâh nimetlerini hatırlayıp değerlendirin ki, kurtuluşa eresiniz. "
fe uzkurû
Ahmet Tekin = 'Sizi uyarmak için, içinizden liyâkatli ve güvenilir bir adama Rabbinizden övünç kaynağı, öğütlerle dolu bir kitap gelmesine mi şaşırdınız yoksa? Düşünün ki, o sizi, Nuh kavminden sonra dünya düzenini kurmaya, ilâhî hükümleri icraya, yeryüzünü imara yetkili halifeler kıldı. Yaratılış, güç, kuvvet itibariyle de size üstünlük sağladı. O halde Allah’ın nimetlerini hatırlayarak şükredin ki, kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa eresiniz.'
fe uzkurû
Ahmet Varol = Sizi uyarması için içinizden bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir uyarı gelmesine hayret mi ettiniz? Düşünün ki Nuh kavminden sonra sizi halifeler kıldı ve sizin yaratılıştaki gücünüzü daha da artırdı. Allah'ın nimetlerini anın; olur ki kurtuluşa erersiniz.'
fe uzkurû
Ali Bulaç = "Sizi uyarmak için aranızdan bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikr'in gelmesine mi şaşırdınız? (Allah'ın) Nuh kavminden sonra sizi halifeler kıldığını ve sizin yaratılışta gelişiminizi arttırdığını (veya üstün kıldığını) hatırlayın. Öyleyse Allah'ın nimetlerini hatırlayın, ki kurtuluş bulasınız."
fe uzkurû
Ali Fikri Yavuz = Sizi (Allah’ın azabıyla) korkutmak için, aranızdan bir adam vasıtasıyla, size Rabbinizden bir ihtar geldiğine inanmıyor da hayret mi ediyorsunuz? Düşünün ki Allah, sizi, Nûh kavminden sonra halifeler yaptı ve yaratılış bakımından size, onlardan ziyade boy ve güç verdi. O halde Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki, kurtulabilesiniz.
fe uzkurû
Ali Ünal = “Sizi (gittiğiniz yolun âkıbeti konusunda) uyarması için kendi içinizden bir adam vasıtasıyla size Rabbinizden bir buyruk, bir öğüt gelmesine mi şaşıyorsunuz? Düşünün ki O, sizi Nuh kavminden sonra yeryüzünde halifeler yaptı ve sizi vücutça daha güçlü– kuvvetli, daha gösterişli kıldı. O halde, Allah’ın nimetlerini hatırınızdan çıkarmayıp ona göre davranın ki, (dünyada da, Âhiret’te de) kurtuluşa ve umduğunuza eresiniz.