Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Diyanet İşleri = Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sizden, kötülükte bulunanlar olursa iki tarafı da incitin. Tövbe ederler ve hallerini düzeltirlerse vazgeçin onlardan, şüphe yok ki Allah, tövbeleri kabul eder, rahîmdir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Abdullah Parlıyan = Ve içinizden fuhuş yapan her iki erkeğe de el ve dil ile eziyet edin; eğer tevbe edip durumlarını düzeltirlerse, onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir ve çok acıyandır.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Adem Uğur = İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlara ceza verip eziyet etmekten vazgeçin; çünkü Allah tövbeleri çok kabul eden ve çok esirgeyendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ahmed Hulusi = Onu sizden iki erkek yaparsa, onlara eziyet verin. Şayet tövbe edip düzelirlerse, artık onları kendi hâllerine bırakın. Çünkü Allâh Tevvab'dır, Rahıym'dir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ahmet Tekin = İçinizden sapık, eşcinsel ilişkilerde bulunan erkeklerden her ikisine de caydırıcı cezalar verin. Eğer tevbe ederler, sapık ilişkiden vazgeçip, Allah’a itaate yönelerek uslanırlarsa, artık onlarla ilgili tedbirler alarak ceza vermekten vazgeçin. Allah insanları tevbeye, itaate sevkeder, tevbeleri kabul eder, engin merhamet sahibidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ahmet Varol = İçinizden fuhuş yapan iki kişiye de eziyet edin. Eğer tevbe eder de durumlarını düzeltirlerse artık onları bırakın. Şüphesiz Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ali Bulaç = Sizlerden fuhuş yapanların, her ikisine eziyet edin. Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa artık onlardan vazgeçin. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = Sizden zina edenlerin her ikisini de eziyetlendirin (döğün ve azarlayın). Eğer onlar tevbe edip islâh olursa, eziyet etmeyin. Allah tevbeleri ziyadesiyle kabul edicidir, çok esirgeyicidir. (Müfessirlere göre bu âyet-i kerimenin hükmü mensuhtur. (kaldırılmıştır). Bazılarına göre de, zina hakkında değil, livata yapanlar hakkında nâzil olmuştur. Bu itibarla zina işliyenlere dair esas hüküm şudur: Eğer ikisi de bekârsalar cezaları yalnız yüz kırbaç dayaktır. Evli iseler taşlamak suretiyle ölüm cezasıdır. Biri evli ve diğeri bekâr ise, evliye taşla öldürme, bekâra dayak cezası vardır.)

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ali Ünal = İçinizde eğer bir çift o çirkin fiili işlemiş olursa, onlara kınama, azarlama, dövme tarzında ceza verin. Bununla birlikte, tam bir pişmanlıkla yaptıklarından vazgeçer ve artık hallerini ıslah ederlerse, bu takdirde onları daha fazla cezalandırmaktan vazgeçin. Şüphesiz Allah, kullarına tevbe nasip eden ve onların tevbesini fazlasıyla kabul buyurandır; inanmış ve Kendisi’ne yönelmiş kullarına hususî rahmet ve merhameti pek bol olandır.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = İçinizden iki erkek fuhuş/livata yaparsa onlara eziyet ediniz; eğer tövbe edip uslanırlarsa, artık onlara eziyetten vazgeçiniz. Çünkü Allah, tövbeleri kabul edendir, merhamet sahibidir.[71]

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Bekir Sadak = Icinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tevbe edip duzeltirlerse onlari birakin, Dogrusu Allah tevbeleri daima kabul ve merhamet eder.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Celal Yıldırım = Sizlerden fuhuşa sapanların (zina edenlerin) ikisine de eziyette bulunun (onları ayıplayıp, kınayın). Tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, artık vazgeçin. Şüphesiz ki, Allah tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olandır.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = İçinizden fuhuş yapan her iki tarafa ceza verin; ama eğer ikisi de tevbe eder ve gidişatlarını düzeltirlerse, onları kendi hallerine bırakın. Çünkü Allah tövbeleri kabul edendir, çok bağışlayandır.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = İçinizden zina eden iki kimseye eziyet edin, tevbe edip düzeltirlerse onları bırakın. Doğrusu Allah tevbeleri daima kabul ve merhamet eder.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Diyanet Vakfi = İçinizden fuhuş yapan erkekleri cezalandırın tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, merhamet edendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Edip Yüksel = Sizden zina işleyen çifti cezalandırın. Tevbe edip düzelirlerse onlardan vazgeçin. ALLAH yönelişleri kabul edendir, Rahim'dir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Zina suçu işleyen çiftin her ikisini de eziyetli cezaya çarptırınız. Fakat eğer tevbe eder de uslanırlarsa artık yakalarını bırakınız. Çünkü Allah tevbeleri kabul eder ve merhametlidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sizlerden zina edenlerin ikisine de eziyet edin. Eğer tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları cezalandırmaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tevbeleri kabul eden, daima merhamet edendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Gültekin Onan = Sizlerden fuhuş yapanlardan, her ikisine eziyet edin. Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa artık onlardan vazgeçin. Şüphesiz, Allah, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Harun Yıldırım = Fuhuş irtikâp eden çiftlere ise eziyet edin. Eğer tevbe eder ve ıslah olurlarsa artık üzerlerine varmayın. Gerçekten de Allah tevbeleri çok kabul edici ve çok merhamet edicidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Hasan Basri Çantay = Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb'dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm'dir, merhametine sınır yoktur.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Hayrat Neşriyat = İçinizden onu (zinâyı) işleyenlere gelince, ikisini de (azarlayarak) rencide edin! Fakat tevbe edip (hâllerini) ıslâh ederlerse, artık onları bırakın! Şübhesiz ki Allah, Tevvâb(tevbeleri çok kabûl eden)dir, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 İbni Kesir = Sizden fuhuş yapanların her ikisine de eziyet edin. Tevbe edip ıslah olurlarsa; artık onlardan vazgeçin. Çünkü Allah, Tevvab, Rahim olandır.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Kadri Çelik = İçinizden iki erkek fuhuş yaparsa (birbiriyle oynaşıp kırıştırırsa) bu durumda onlara eziyet verin; Sonuçta tevbe edip kendilerini düzeltirlerse onları bırakın. Doğrusu Allah tevbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Muhammed Esed = Suçluların her ikisini de (böyle) cezalandırın; ama eğer ikisi de tevbe eder ve gidişatlarını düzeltirlerse, onları kendi hallerine bırakın: çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, rahmet kaynağıdır.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve aranızdan bu işi yapan her iki erkeği de cezalandırın! Eğer o ikisi tevbe eder ve durumlarını düzeltirse, onları cezalandırmaktan vazgeçin! Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, sınırsız merhamet sahibidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Sizden onu irtikab edenlerin her ikisine de eziyet veriniz. Eğer tevbe eder ve ıslah-ı halde bulunurlarsa onlardan vazgeçiniz. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ tevbeleri çok kabul edendir. Çok merhametlidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ömer Öngüt = İçinizden fuhuş yapanların her ikisine de eziyet edin. Eğer tevbe eder, hallerini düzeltirlerse, onlara eziyet etmekten vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Şaban Piriş = İçinizden fuhuş yapan erkekleri cezalandırın tevbe edip kendilerini düzeltirlerse, onları bırakın. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, merhamet edendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Sadık Türkmen = Sizlerden fuhuş yapanların, her ikisini de azarlayıp dışlayın/kınayın. Eğer onlar, tövbe edip ıslah olurlarsa/durumlarını düzeltirlerse, onları azarlayıp kınamaktan/dışlamaktan vazgeçin. Çünkü Allah tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Seyyid Kutub = Zina suçu işleyen çiftin her ikisini de eziyetli cezaya çarptırınız. Fakat eğer tevbe eder de uslanırlarsa artık yakalarını bırakınız. Çünkü Allah tevbeleri kabul eder ve merhametlidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Suat Yıldırım = Sizden iki kişi fuhuş yaparsa onlara eziyet edin. Eğer tövbe edip hallerini ıslah ederlerse onları cezalandırmaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tevvab ve rahîmdir: (tövbeleri kabul eder ve çok merhametlidir).

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Süleyman Ateş = İçinizden iki kişi, fuhuş yaparsa, onlara eziyet edin; eğer tevbe eder, uslanırlarsa artık onlardan vazgeçin. Çünkü Allâh, tevbeleri çok kabul edendir, çok esirgeyendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = Sizlerden fuhuş yapanlardan, her ikisine eziyet edin. Eğer tevbe ederler de ıslah olurlarsa artık onlardan vazgeçin. Şüphesiz, Allah, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Ümit Şimşek = Fuhuş irtikâp eden çiftlere ise eziyet edin. Eğer tevbe eder ve ıslah olurlarsa artık üzerlerine varmayın. Gerçekten de Allah tevbeleri çok kabul edici ve çok merhamet edicidir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Eşcinselliği içinizden iki erkek yaparsa onlara eziyet edin. Bu ikisi tövbe eder, durumlarını düzeltirlerse onlara eziyetten vazgeçin. Allah Tevvâb'dır, tövbeleri çok kabul eder; Rahîm'dir, merhametine sınır yoktur.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 İskender Ali Mihr = Ve içinizden onu (fuhşu) yapanların ikisine de artık ezâ ediniz. Fakat, eğer tövbe eder ve ıslâh olurlarsa, o zaman ikisinden de (eziyet etmekten) vazgeçin. Muhakkak ki Allah tövbeleri kabul edendir, Rahîm’dir.

fe a’rıdû

  Nisâ / 16 -

 İlyas Yorulmaz = Aynı şekilde aranızdaki erkeklerden eşcinsel (homoseksüel) ilişki kuranların her ikisine de eziyet edin. Eğer vazgeçer ve durumlarını düzeltirlerse, o ikisine eziyet etmekten vazgeçin. Allah vazgeçenlerin tövbesini kabul eden ve merhametli olandır.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Diyanet İşleri = Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Âyetlerimize dâir münâsebetsiz sözlere daldıklarını görünce bir başka bahse girişinceye dek yüz çevir onlardan. Şeytan, bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra artık zulmeden kavimle oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Abdullah Parlıyan = Şimdi mesajlarımız hakkında ilerigeri konuşan, lakırdı eden kimselere rastladığın zaman, bu kimseler başka konulara geçinceye kadar, onlardan uzak dur; ve eğer şeytan sana yapman gerekeni unutturursa, hiç değilse hatırladıktan sonra, artık açıkça varoluş gayesine aykırı hareket eden böyle bir topluluğun içinde yer alma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Adem Uğur = Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Ahmed Hulusi = İşaretlerimiz hakkında uygunsuz konuşmalara dalanları gördüğünde, başka bir konuya geçene kadar, onlardan yüz çevir. . . Eğer şeytan sana unutturur ise, fark ettiğin zaman artık zâlimler topluluğu ile beraber oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Ahmet Tekin = Âyetlerimizle ilgili, bilgisizce, dalga geçerek, ileri geri konuşmaya dalanları gördüğün zaman, başka bir konuya geçtiklerini görünceye kadar onlardan uzak dur, onların faaliyetlerine engel tedbirler al. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra hemen kalk, inkâr ile, isyan ile, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zâlim kavimle birlikte oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Ahmet Varol = Ayetlerimiz hakkında uygunsuz sözlere dalanları gördüğünde başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir. Eğer şeytan sana unutturacak olursa hatırladıktan sonra artık zalimler topluluğuyla birlikte oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Ali Bulaç = Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Ali Fikri Yavuz = Âyetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördüğün zaman, kendilerinden yüz çevir, yanlarında oturma; tâ ki, Kur’an’dan başka bir söze dalarlar. Eğer onlardan yüz çevirme işini, Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra hemen kalk da, o zalimler kavmi ile beraber oturma.

fe a’rıd

  En’âm / 68 -

 Ali Ünal = Âyetlerimiz hakkında alaylı tavırlarla münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman, onlar başka bir konuya kapılıp gidinceye kadar kendilerinden uzak dur. Ama şeytan bunu sana bir an için unutturur da yanlarında kalacak olursan, hatırladığında derhal kalk ve o zalimler güruhuyla bir arada oturma!