Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Diyanet İşleri = (Firavun’un imana yanaşmaması üzerine) Mûsâ’ya, “Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır’dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç” diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki biz Mûsâ'ya, kullarımla geceleyin yola çık, onlara denizde kuru bir yol aç, düşmanların yetişmelerinden, denizde boğulmadan korkma diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun ki biz Musa'ya, kullarımla geceleyin yola çık, onlara denizde kuru bir yol aç, düşmanların yetişmelerinden ve denizde boğulmaktan da korkma diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Adem Uğur = Andolsun ki biz Musa'ya: Kullarımla birlikte geceleyin yola çık da (size) yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, Musa'ya (şunu) vahyettik: "Kullarımı geceleyin yürüt. . . Onlar için denizde asanla vurarak kuru bir yol aç! Yetişilmekten korkmaksızın ve (denizde boğulmaktan) dehşet duymaksızın (yürüsünler)!"

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ahmet Tekin = Andolsun biz Mûsâ’ya:'Kullarımla birlikte geceleyin yola çık. Firavun’un size yetişmesinden endişe etmeden, asânı vurarak onlara denizde kuru bir yol aç. Boğulmaktan ve Firavun’dan korkma.' diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ahmet Varol = Andolsun ki Musa'ya: 'Kullarımı geceleyin yürüt ve (düşmanlarının) yetişmelerinden korkmaksızın ve endişeye kapılmaksızın onlar için denizden kuru bir yol aç' diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ali Bulaç = Andolsun, biz Musa'ya vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan."

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten Mûsa’ya şöyle vahy ettik: “- Kullarımla geceleyin yürü (Mısır’dan çık) de (asanı vurarak) onlara denizde kuru bir yol yap; böylece (Firavun tarafından) yetişilmekten korkmazsın ve (boğulmaktan) endişe de etmezsin.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ali Ünal = (Hadiseler bir noktaya geldi ve) Musa’ ya, “Kullarımı gece yola çıkar!” diye, (Firavun ordusuyla onları takip ederken denize ulaştıklarında) “Asanla denize vur ve kullarım için bir yol aç!” diye, (suyun içinde açılmış yolda giderlerken) “Artık ne Firavun’un yetişmesinden korkun, ne de boğulmaktan endişen edin!” diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Bayraktar Bayraklı = Mûsâ'ya şöyle vahyetmiştik: “Kullarımla beraber geceleyin yola çık ve onlara denizin ortasında kupkuru bir yol tutuver; arkanızdan yetişirler diye korkup kaygılanma!”[317]

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Bekir Sadak = And olsun ki Musa'ya: «Kullarimi geceleyin yurut, denizde onlara kuru bir yol ac, batmaktan ve dusmanlarin yetismesinden korkma, endise etme» diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Celal Yıldırım = Şanıma and olsun ki, Musâ' ya, kullarımı geceleyin yürüt de de nizde onlara kuru bir yol aç; (Fir'avn'ın size) yetişmesinden korkma, (boğulacağız diye) endişe etme, diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Cemal Külünkoğlu = Andolsun ki; Musa'ya şöyle vahyettik: “Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. (düşmanların yetişmesinden) korkma, (ve boğulmaktan da) endişe etme!”

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki Musa'ya: 'Kullarımı geceleyin yürüt, denizde onlara kuru bir yol aç, batmaktan ve düşmanların yetişmesinden korkma, endişe etme' diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun ki biz Musa'ya: Kullarımla birlikte geceleyin yola çık da (size) yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Edip Yüksel = Musa'ya: 'Kullarımı geceleyin yürüyüşe çıkar ve onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkma, endişe etme,' diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve filhakıka Musâya şöyle vahyettik: kullarımla geceleyin yürü de onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmazsın ve perva etmezsin

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Doğrusu Musa'ya şöyle vahyettik: «Kullarımla geceleyin yürü de onlara denizde kuru bir yol aç; yetişilmekten korkmaz ve endişe etmezsin.»

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gerçekten Musa'ya şöyle vahyettik: «Kullarımla geceleyin yürü (Mısır'dan çık) de (asânı vurarak) onlara denizde kuru bir yol aç; (artık firavun tarafından) yetişilmekten korkmazsın ve (boğulmaktan) endişe de etmezsin.»

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Gültekin Onan = Andolsun, biz Musa'ya vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan."

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Harun Yıldırım = Andolsun ki biz Musa'ya: Kullarımla birlikte geceleyin yola çık da (size) yetişilmesinden korkmaksızın ve (boğulmaktan) endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç, diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun ki biz Musâya: «Kullarımla geceleyin yola çık da — (düşmanların) yetişme (sin) den korkmayarak, (boğulmanızdan da) endîşe etmeyerek — onlara denizde kuru bir yol aç» diye vahy etmişizdir.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Hayrat Neşriyat = And olsun ki Mûsâ’ya şöyle vahyetmiştik: 'Kullarımı geceleyin (Mısır’dan) yola çıkar; (size) yetişilmesinden korkmadan ve (boğulmaktan) endişe etmeden, denizde onlara kuru bir yol (açmak) için (asân ile denize) vur!'

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 İbni Kesir = Andolsun ki; Musa'ya şöyle vahyettik: Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. Batmaktan ve düşmanların yetişmesinden korkma, endişe etme.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz biz Musa'ya, “(Size) Yetişilmesinden korkmadan ve endişeye kapılmadan kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir ve onlara denizde kuru bir yol aç” diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Muhammed Esed = Ve Gerçek şu ki, (zamanı gelince) Musa'ya: "Kullarımla beraber geceleyin yola çık ve onlara denizin ortasında kupkuru (güvenli) bir yol tutuver; arkanızdan yetişirler diye korkup kaygılanma" diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve doğrusu Biz Musa'ya şöyle vahyetmiştik: "Kullarımla birlikte geceleyin yola koyul, onları denizin ortasında kuru bir yola vur; arkanızdan yetişirler diye endişe etme, hepsinden öte (Allah'tan gayrı kimseden) korkma!"

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve andolsun ki, Mûsa'ya şöyle vahyettik: «Kullarım ile beraber geceleyin yürü ve onlara denizde kuru bir yol aç, yetişilmekten korkmazsın ve havf eder olma.»

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ömer Öngüt = Andolsun ki biz Musa'ya şöyle vahyettik: “Kullarımı geceleyin yürüt. Denizde onlara kuru bir yol aç. Düşmanların yetişmesinden de batmaktan da korkma, endişe etme!”

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Şaban Piriş = Musa’ya: -Kullarımı geceleyin yola çıkar, onlara denizde kuru bir yol aç, (batmaktan ve düşmanların yetişmesinden) korkma, endişen olmasın! diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Sadık Türkmen = Ant olsun/gerçek şu ki, Musa’ya şöyle vahyetmiştik: “Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, sonra; (asanla vurarak) denizde onlara kupkuru bir yol aç, yetişilmekten/yakalanmaktan korkmadan ve endişe etmeden.”

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Seyyid Kutub = Musa'ya «Kullarımı geceleyin yola çıkar, denize değneğini vurarak onlar için kuru bir yol aç, ne yakalanmaktan kork ve ne de boğulmaktan çekin» diye vahyettik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Suat Yıldırım = Biz Mûsâ’ya şöyle vahyettik: Kullarımla geceleyin Mısır’dan yola çık. Asanı vurarak denizde onlara kuru bir yol aç! Firavun’un size ulaşmasından ve boğulmanızdan endişe edip korkmayın!

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Süleyman Ateş = Andolsun biz Mûsâ'ya: "Kullarımı geceleyin (Mısır'dan çıkarıp) yürüt; (asânla suya) vur, denizde onlar için kuru bir yol (aç). (Fir'avn'ın sana) yetişme(sin)den korkma, (boğulmaktan) endişe etme." diye vahyetmiştik.

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz Musa'ya vahyetmiştik: «Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara denizde kuru bir yol aç, (size) yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan.»

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Ümit Şimşek = Musa'ya 'Kullarımla gece vakti yola çık,' diye vahyettik. 'Denize vur da onlara kuru bir yol açılsın. Yakalanmaktan endişeniz olmasın, boğulmaktan da korkmayın.'

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, Mûsa'ya şöyle vahyetmiştik: "Kullarımı geceleyin yürüt! Denizde onlar için kuru bir yol aç! Size yetişecekler diye korkma, endişelenme.!"

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki Biz, Musa (A.S)’a vahyettik ki: “Kullarımla gece (yola) çıkıp yürü! Sonra da (asanla) vurarak onlar için kuru bir yol aç! (Firavunun size) yetişmesinden korkma ve (suda boğulmaktan da) endişe etme!”

fadrib (fe ıdrib)

  Tâ-Hâ / 77 -

 İlyas Yorulmaz = Biz Musa’ya “Kullarım ile gece içinde yürüyerek çık. Onları deniz içinden kuru bir yola vur (bularak götür). Yetişmelerinden korkma ve endişelenme.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Diyanet İşleri = Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.” Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Eline dedik, bir demet sap al da onunla vur ve yeminini bozma. Şüphe yok ki biz onu, sabırlı bulduk, ne güzel bir kuldu ve şüphe yok ki o, dâimâ Rabbine dönen, tövbe eden bir kuldu.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Abdullah Parlıyan = Hastalığı esnasında, yaptığı bir hatasından dolayı, hanımına yüz değnek vuracağına yemin eden Eyyub'a da sonunda dedik ki: “Şimdi eline bir demet sap al, onunla hanımına vur ve yeminini bozmuş olma, yerine getir!” Gerçekten biz O'nu her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı dirençli bulduk. O ne güzel bir kulumuzdu, daima bize yönelirdi.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Adem Uğur = Eline bir demet sap al da onunla vur, yeminini böyle yerine getir. Gerçekten biz Eyyub'u sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah'a yönelirdi.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Ahmed Hulusi = "Eline bir demet al da onunla vur ki sözün yerine gelsin!" Biz Onu sabırlı bulduk. . . Ne güzel kuldu! Muhakkak ki O, evvab (hakikatini sıkça yaşayan) idi.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Ahmet Tekin = Bir de: 'Eline bir demet ot-çöp al da, onunla eşine vur. Yeminini bozmuş olma.' dedik. Gerçekten biz onu belâlara karşı sabırlı bulmuştuk. O ne iyi, bizi ilâh tanıyan, candan müslüman, saygılı bir kuldu. O daima, samimiyetle itaat ederek Allah’a yönelmekteydi.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Ahmet Varol = 'Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminini bozma.' Gerçekten biz onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kuldu! O (her tutumunda Allah'a) yönelen biriydi.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Ali Bulaç = "Ve eline bir deste (sap) al, böylece onunla vur ve andını bozma." Gerçekten, Biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Ali Fikri Yavuz = (Eyyûb bir işten dolayı karısına kızmış ve hastalıktan kalktığı vakit ona yüz değnek vurmayı yemin etmişti. Hem yemini bozmamak, hem de hafifletmek için Allah ona şöyle buyurdu): “- Eline (yüz başaklı) bir demet sap al da, onunla (zevcene) vur; yemininden durmazlık etme.” Dorusu biz, onu sabırlı bulduk... O ne güzel kuldu! Gerçekten o, tamamen Allah’a teveccüh etmişti.

fadrib (fe ıdrib)

  Sâd / 44 -

 Ali Ünal = (Ayrıca O’na,) “Eline bir demet sap al ve (hanımına) onunla vur ve yemininden dönen duruma düşme!” dedik. Biz O’nu (Eyyûb’u) gerçekten sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu O! Tam bir teslimiyet ve samimiyetle Allah’a sürekli yöneliş halinde idi.