Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Diyanet İşleri = Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmişizdir.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona, benden başka yoktur tapacak, bana kulluk edin ancak diye vahyetmeyelim.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Abdullah Parlıyan = Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona: “Benden başka gerçek ilah yoktur, şu halde bana kulluk edin!” diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Adem Uğur = Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona: "Benden başka İlâh yoktur; şu halde bana kulluk edin" diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ahmed Hulusi = Senden önce bir Rasûl irsâl etmedik ki Ona: "Tanrı yoktur, sadece Ben! O hâlde bana kullukta olduğunuzu fark edin" diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ahmet Tekin = Senden önce özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirdiğimiz her rasule, kesinlikle:'Yalnızca ben hak ilâhım. Beni ilâh tanıyın, candan müslüman olarak bana bağlanın, saygıyla bana kulluk ve ibadet edin, yalnızca benim şeriatıma bağlanın, bana bo-yun eğin.' diye vahyetmeye devam ettik, hala da ediyoruz.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ahmet Varol = Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona: 'Benden başka ilah yoktur; şu halde bana kulluk edin' diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ali Bulaç = Senden önce hiç bir elçi göndermedik ki, ona şunu vahyetmiş olmayalım: "Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana ibadet edin."

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = Senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki, ona şöyle vahyetmiş olmıyalım: “- Gerçek şu ki, benden başka İlâh yoktur. Onun için bana ibadet edin.”

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ali Ünal = Senden önce hiçbir rasûl göndermedik ki ona, “Ben’den başka ilâh yoktur, öyleyse yalnız Bana ibadet edin!” diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Bayraktar Bayraklı = Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona “Benden başka ilâh yoktur, o halde bana kulluk ediniz” diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Bekir Sadak = Senden once gonderdigimiz her peygambere: «Benden baska tanri yoktur, Bana kulluk edin» diye vahyetmisizdir.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Celal Yıldırım = Senden önce gönderdiğimiz, istisnasız her peygambere şöyle vahyettik : Şüphesiz ki benden başka ilâh yoktur, artık bana ibâdet edin.,

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Cemal Külünkoğlu = Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona: “Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin!” diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Diyanet İşleri (eski) = Senden önce gönderdiğimiz her peygambere: 'Benden başka tanrı yoktur, Bana kulluk edin' diye vahyetmişizdir.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Diyanet Vakfi = Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona: «Benden başka İlâh yoktur; şu halde bana kulluk edin» diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Edip Yüksel = Senden önce bir elçi göndermedik ki kendisine, 'Benden başka tanrı yoktur; sadece Bana kulluk ediniz,' diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Senden evvel hiç bir Resul göndermedik ki ona şöyle vahyetmiş olmıyalım: hakikat bu: benden başka ilâh yoktur, onun için hep bana ıbadet edin

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona şöyle vahyetmiş olmayalım: «Gerçek şu ki, Benden başka ilah yoktur; onun için hep Bana ibadet edin.»

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona şöyle vahyetmiş olmayalım: «Gerçek şu ki benden başka ilâh yoktur. Onun için bana ibadet edin.»

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Gültekin Onan = Senden önce hiç bir elçi göndermedik ki, ona şunu vahyetmiş olmayalım: "Benden başka tanrı yoktur, öyleyse bana ibadet edin."

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Harun Yıldırım = Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona: "Benden başka İlâh yoktur; şu halde bana kulluk edin" diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Hasan Basri Çantay = Biz senden evvel hiç bir peygamber göndermedik (ya'ni hiç biri müstesna değildir) ki ille ona şu hakikati vahy etmişizdir: «Benden başka hiç bir Tanrı yok. O halde bana ibâdet «din».

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Hayrat Neşriyat = Senden önce hiçbir peygamber de göndermedik ki, ona: 'Şu muhakkak ki, benden başka ilâh yoktur; öyle ise bana kulluk edin!' diye vahyeder olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 İbni Kesir = Senden önce gönderdiğimiz her peygambere mutlaka: Ben'den başka tanrı yoktur. Bana kulluk edin, diye vahyetmişizdir.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Kadri Çelik = Senden önce, “Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana ibadet edin” diye vahyetmiş olmadığımız hiç bir peygamber göndermedik.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Muhammed Esed = Oysa, Biz senden önce de peygamberleri yalnızca: "Benden başka tanrı yok, öyleyse (yalnızca) Bana kulluk edin!" diye vahyederek gönderdik.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Mustafa İslamoğlu = Halbuki Biz, senden önce gönderdiğimiz peygamberlerin tümüne her mesajı ısrarla ilettik; o da şu: "Benden başka ilah yok, o halde yalnız Bana kulluk edin!"

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve senden evvel hiçbir peygamber göndermedik ki, illâ ona şöyle vahyetmiştik: «Muhakkak ki, Benden başka ilâh yoktur. Artık Bana ibadet ediniz.»

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ömer Öngüt = Resulüm! Senden evvel gönderdiğimiz her peygambere: “Benden başka ilâh yoktur, bana kulluk edin!” diye vahyetmişizdir.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Şaban Piriş = Senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki ona: -Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana kulluk edin! diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Sadık Türkmen = Senden önce, hiçbir elçi göndermedik ki, ona şöyle vahyetmiş olmayalım: “Şüphesiz ki, Benden başka İlâh yoktur, öyleyse Bana kulluk edin.”

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Seyyid Kutub = Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere «Benden başka ilah yoktur, sırf bana kulluk ediniz» diye vahyettik.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Suat Yıldırım = Nitekim senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki ona: "Benden başka İlah yok, öyleyse yalnız Bana ibadet edin!" diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Süleyman Ateş = Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki ona: "Benden başka tanrı yoktur, bana kulluk edin!" diye vahyetmiş olmayalım.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Tefhim-ul Kuran = Senden önce hiç bir peygamber göndermedik ki, ona şunu vahyetmiş olmayalım: «Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana ibadet edin.»

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Ümit Şimşek = Biz senden önce hangi peygamberi gönderdiysek, ona 'Benden başka tanrı yoktur; sadece Bana kulluk edin' diye vahyetmişizdir.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Senden önce hiçbir resul göndermedik ki ona şöyle vahyetmiş olmayalım: "Gerçek şu: İlah yok benden başka, artık bana kulluk/ibadet edin."

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 İskender Ali Mihr = Ve senden önce: “Benden başka ilâh yoktur.” diye (kendisine) vahyetmediğimiz bir resûl göndermedik. Öyleyse (sadece) Bana kul olun!

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 25 -

 İlyas Yorulmaz = Biz senden önce gönderdiğimiz tüm elçilere “Yalnızca tek ilah benim, benden başka ilah yok. O halde sadece bana kulluk edin” diye vahy etmişizdir.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz bu (İslâm), tek ümmet (din) olarak sizin ümmetiniz (dininiz)dir. Ben de Rabbinizim. Onun için sadece bana kulluk edin.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hiç şüphe yok ki bir tek ümmetsiniz siz ve ben Rabbinizim, bana kulluk edin.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Abdullah Parlıyan = İşte anlatılan tüm bu peygamberler ve onların yolu olan tevhid ve İslâm milleti, sizin de ümmetiniz olan, tek ümmet ve tek din olan İslâm dinidir. Rabbiniz de benim, yalnızca bana kulluk edin.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Adem Uğur = Hakikaten bu (bütün peygamberler ve onlara iman edenler) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise bana kulluk edin.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki bu tek bir ümmet olarak sizin ümmetinizdir! Ben, sizin Rabbinizim! O hâlde bana kulluğunuzun bilincine erin!

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Ahmet Tekin = Bir tek ümmet, yalnızca bu sizin üm-metinizdir. Bir tek din, zamanla değişmeyen tabiî hukuk kurallarını içeren din, yalnızca bu sizin dininiz, bu sizin şeriatınız İslâm’dır. Ben de sizin Rabbinizim. O halde beni ilâh tanıyın, candan müslüman olarak bana teslim olun, saygıyla bana kulluk ve ibadet edin, benim şeriatıma bağlanın, bana boyun eğin.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Ahmet Varol = İşte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana ibadet edin.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Ali Bulaç = Gerçekten, sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, öyleyse bana ibadet ediniz.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte sizin dininiz olan bu İslâm dini (tevhid dini, bütün peygamberlerde) tek bir dindir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde yalnız bana ibadet edin, emirlerime itaat edin.

fa’budûni (fe a’budû-ni)

  Enbiyâ / 92 -

 Ali Ünal = İşte, (bütün bu peygamberler ve onların arkasından giden ümmetler de dahil olmak üzere mü’minler olarak) hepiniz, aynı inanç üzerinde tek bir ümmetsiniz; Ben de, (sizi yaratan, yaşatan, koruyan ve sizi de kâinatı da idaresinde tutan) Rabbinizim; dolayısıyla yalnızca Bana ibadet edin.