Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Diyanet İşleri = Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah yolunda yurtlarından göçenleri, sonra öldürülenleri, yahut ölenleri Allah, mutlaka güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır ve şüphe yok ki Allah, elbette rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Abdullah Parlıyan = Öte yandan zulüm diyarını terkedip, Allah yolunda kavgaya girişip ölen, ya da öldürülen kimselere gelince, muhakkak ki Allah onları, öte dünyada güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah rızıklandıranların en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Adem Uğur = Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen yahut ölenleri hiç şüphesiz Allah güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, evet O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ahmed Hulusi = Allâh yolunda hicret edip, sonra da öldürülmüş yahut ölmüş olanlara gelince; Allâh onları güzel yaşam gıdalarıyla besler! Evet, Allâh elbette "HÛ"dur! En hayırlı yaşam gıdasıyla besleyendir!

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ahmet Tekin = Allah, baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden, özgürce kendisine kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret ettikten sonra öldürülenleri veya ölenleri, elbette izzete, ikrama, sonsuz güzel rızıklara mazhar edecektir. Allah, işte o rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ahmet Varol = Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen veya ölenlere gelince; Allah onları muhakkak güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ali Bulaç = Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah yolunda hicret edip de, sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, elbette Allah onları güzel bir rızıkla (cennetde) rızıklandıracaktır. Çünkü Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ali Ünal = (Mü’min olup da, gerektiğinde) Allah yolunda hicret eden, sonra hicret esnasında bir şekilde öldürülen veya ölenleri Allah, hiç şüphesiz pek güzel bir tarzda rızıklandıracaktır. Doğrusu Allah, O’dur en hayırlı rızkı veren, Kendisinden hayırlı rızkın beklenmesi gereken ve rızık vermede nihaî mertebede hayır sahibi olan.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen veya ölenlere gelince, Allah onları pek güzel rızklarla rızıklandıracaktır. Şüphesiz ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.[348]

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Bekir Sadak = Allah yolunda hicret edenlere, sonra oldurulen veya olenlere Allah, elbette onlara guzel bir rizik verecektir. Rizik verenlerin en hayirlisi yalniz Allah'tir.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Celal Yıldırım = Onlar ki Allah yolunda hicret ettiler, sonra da (yine Allah yolunda) öldürüldüler veya ecelleriyle öldüler, elbette Allah onları güzel bir rızık (ebedî saadetin nimeti) ile rızıklandıracaktır. Şüphesiz ki Allah rızıklandıranların mutlaka en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah yolunda yurtlarından göç ettikten sonra öldürülenlere ya da ölenlere gelince; Allah onlara rızıkların en güzelini verecektir. Hiç kuşkusuz Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah yolunda hicret edenlere, sonra öldürülen veya ölenlere Allah, elbette onlara güzel bir rızık verecektir. Rızık verenlerin en hayırlısı yalnız Allah'tır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Diyanet Vakfi = Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen yahut ölenleri hiç şüphesiz Allah güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, evet O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Edip Yüksel = ALLAH yolunda göç ettikten sonra ölenler veya öldürülenler, ALLAH tarafından güzel bir rızık ile besleneceklerdir. Kuşkusuz ALLAH rızık verenlerin en iyisidir.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Allah yolunda hicret edip de sonra katl edilmiş veya ölmüş olanlar ise elbette Allah, onları muhakkak güzel bir rızk ile merzuk edecektir, ve çünkü Allah, elbette rızk verenlerin en hayırlısı odur

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince elbette Allah onları kesinlikle güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Çünkü Allah elbette rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, elbette Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Çünkü Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Gültekin Onan = Tanrı yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Tanrı, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Tanrı, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Harun Yıldırım = Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen yahut ölenleri hiç şüphesiz Allah güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, evet O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Hasan Basri Çantay = Allah yolunda hicret edib de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlar (a gelince:) Allah onları muhakkak güzel bir rızık ile rızıklandıracakdır. Çünkü rızık verenlerin en hayırlısı muhakkak ki Allahdır, bizzat kendisidir.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Hayrat Neşriyat = Allah yolunda hicret edip, sonra öldürülenler veya ölenler ise, mutlaka Allah onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Muhakkak ki Allah, elbette rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 İbni Kesir = Onlar ki; Allah yolunda hicret edip de sonra ölür veya öldürülürler; Allah onlara elbette güzel bir rızık verecektir. Şüphesiz ki Allah; rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Kadri Çelik = Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenler (var ya), Allah elbette onlara güzel bir rızık verecektir. Hiç şüphe yok Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Muhammed Esed = Öte yandan, zulüm diyarını terk eden (ve) Allah yolunda (kavgaya girişip) ölen ya da öldürülen kimselere gelince: muhakkak ki, Allah onları (öte dünyada) güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır; çünkü, rızık verenlerin en iyisi, şüphesiz Allah'tır;

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir de, Allah davası uğruna yurdunu yuvasını terk ettikten sonra öldürülen ya da ölen kimseler var; Allah onlara mutlaka tarifsiz güzellikte bir rızık bahşedecektir: zira Allah, evet, elbet O'dur rızık bahşedenlerin en hayırlısı.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o kimseler ki, Allah yolunda muhâcerette bulundular, sonra öldürüldüler veya öldüler, elbette onları Allah güzel bir rızk ile merzûk edecektir. Ve şüphe yok ki, Allah, rızk verenlerin hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ömer Öngüt = Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülen veya ölenlere Allah elbette güzel bir rızık verecektir. Hiç şüphesiz ki Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Şaban Piriş = Allah yolunda hicret edenler, sonra öldürülenler veya ölenler ise, Allah onları elbette güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Çünkü Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Sadık Türkmen = Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, Allah onlara muhakkak güzel bir rızık verecektir. Şüphe yok ki Allah rızık dağıtanların en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Seyyid Kutub = Allah yolunda yurtlarından göçettikten sonra öldürülenlere ya da ölenlere gelince Allah onlara rızıkların en güzelini sunacaktır. Hiç kuşkusuz Allah rızık sunanların en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Suat Yıldırım = Allah yolunda hicret edenleri, sonra da bu uğurda öldürülenleri veya ölenleri ise Allah pek güzel bir tarzda nimetlerine mazhar edecektir. Allah elbette nimet verenlerin en iyisidir.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Süleyman Ateş = Allâh yolunda göç edip sonra öldürülen veya ölenlere gelince, Allâh onları en güzel bir rızıkla besleyecektir. Doğrusu Allâh, rızık verenlerin en iyisidir.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah yolunda hicret edip öldürülen veya ölenlere gelince muhakkak Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Hiç şüphe yok Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Ümit Şimşek = Allah yolunda hicret eden, sonra da bu uğurda ölen yahut öldürülenleri Allah pek güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Muhakkak ki Allah en hayırlı rızık vericidir.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah yolunda hicret edip sonra da öldürülen yahut ölenleri, Allah güzel bir rızıkla mutlaka rızıklandıracaktır. Alah, rızık verenlerin elbette ki en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 İskender Ali Mihr = Ve Allah yolunda hicret edip sonra da öldürülen veya ölen kimseleri Allah, mutlaka güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Ve muhakkak ki Allah, rızık verenlerin mutlaka en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Hac / 58 -

 İlyas Yorulmaz = Allah yolunda hicret edenleri, sonra öldürülen veya (eceliyle) ölenleri, Allah güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz ki Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Diyanet İşleri = Size ne oluyor da, Allah yolunda ve “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ne oluyor size ki zayıf ve âciz erkeklerle kadınlar ve çocuklar, Rabbimiz bizi ahalisi zâlim olan şu şehirden çıkar, bize katından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla deyip dururlarken siz, Allah yolunda savaşmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Abdullah Parlıyan = Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir koruyucu sahip gönder, bize katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan  zayıf bırakılmış ezilenler adına savaşmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Adem Uğur = Size ne oldu da Allah yolunda ve "Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!" diyen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz!

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Ahmed Hulusi = Size ne oluyor da Allâh yolunda, "Rabbimiz, halkı zâlim olan şu yöreden bizi kurtar, ledünnünden bize bir veliyy meydana getir ve ledünnünden bir zafer oluştur" diye yakaran düşkün erkekler, kadınlar ve çocuklar için savaşmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Ahmet Tekin = Nerde kaldı müslümanlığınız, niçin Allah’ın emrinden uzak duruyor:'Ey Rabbimiz, bizleri, idarecileri baskı, zulüm ve işkence yapan bu memleketten çıkar, özgürlüğümüze kavuştur, bize tarafından idareciler, sahipler, koruyucular gönder, bize katından yardım edenler yolla' diye yalvarıp duran, temel hak ve hürriyetleri kısıtlanmış, baskıcı, zâlim idareler altında ezilen çaresiz erkeklerin, kadınların ve çocukların kurtarılması uğrunda, Allah yolunda, İslâm uğrunda ordular yola çıkarmıyor, savaşmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Ahmet Varol = Size ne oluyor da, Allah yolunda ve 'Ey Rabb'imiz! Halkı zalim olan şu kasabadan bizi çıkar; bize kendi katından bir veli (koruyucu, sahip) gönder, bize kendi katından bir yardımcı gönder' diyen zayıf düşürülmüş erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Ali Bulaç = Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Ali Fikri Yavuz = Size ne oluyor ki, Medine’ye hicret edemiyerek, Mekke’de biçare kalıp: “- Ey Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan şu memleketten çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklar uğruna Allah yolunda düşmanla çarpışmıyorsunuz?

fî sebîli allâhi

  Nisâ / 75 -

 Ali Ünal = Hem, Allah yolunda, ayrıca, baskı altına alınıp zayıf bırakılmış ve “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan şu memleketten çıkar; çıkar da katından bize bir sahip, bir koruyucu gönder ve tarafından bize bir yardımcı yolla!” diye yalvaran çaresiz, kimsesiz mazlum erkekler, kadınlar ve çocuklar için neden savaşmayacakmışsınız ki!?