KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Diyanet İşleri = Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve andolsun ki biz, onların içinden, korkutucular göndermiştik onlara.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Abdullah Parlıyan = Halbuki kendilerine uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Adem Uğur = Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ahmed Hulusi = Andolsun ki onların da içinde uyarıcılar irsâl ettik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ahmet Tekin = Biz de onlara, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar, peygamberler göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ahmet Varol = Andolsun ki biz onların içlerinde uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ali Bulaç = Andolsun, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biz onlara, azabla korkutucu peygamberler de gönderdik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ali Ünal = And olsun ki, iclerine uyaricilar gondermistik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Bayraktar Bayraklı = Şüphesiz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Bekir Sadak = And olsun ki, iclerine uyaricilar gondermistik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Celal Yıldırım = And olsun ki, biz onlara uyarıcı peygamberler göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Cemal Külünkoğlu = (72-73) Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik. Şimdi bak, uyarılıp ta yola gelmeyenlerin sonu ne oldu?
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Diyanet Vakfi = Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Edip Yüksel = İçlerinden uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Elmalılı Hamdi Yazır = Celâlim hakkı için içlerinde inzar edici Peygamberler de gönderdik
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Andolsun ki, içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik,
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Gültekin Onan = Andolsun, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Harun Yıldırım = Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Hasan Basri Çantay = Yemîn ederim ki biz içlerinde (kötü hareketlerinin encamından) korkutucu (peygamberler) de göndermişizdir.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Hayrat Neşriyat = (Ve yine) and olsun ki, onların içlerinde de (Allah’ın azâbından haber veren)korkutucu (peygamber)ler göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
İbni Kesir = Ve andolsun ki; onlara, uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Kadri Çelik = Şüphesiz biz onlara uyarıp korkutucular göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Muhammed Esed = halbuki kendilerine uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Mustafa İslamoğlu = Ve elbette onların arasına da uyarıcılar göndermiştik:
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ömer Nasuhi Bilmen = (72-74) Yemin olsun ki, onların içinde korkutucular göndermiş idik. Artık bak, o korkutulmuş olanların akibetleri nasıl oluverdi? Allah'ın ihlâsa erdirilmiş olan kulları müstesna.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ömer Öngüt = Ululuğum hakkı için biz onlara, uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Şaban Piriş = İçlerinden uyarıcılar gönderdik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Sadık Türkmen = Ant olsun ki, onların içine uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Seyyid Kutub = Biz onların içine de uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Suat Yıldırım = (71-72) Daha önce yaşayan insanların ekserisi de yoldan sapmışlardı. Biz de onları uyarıp gerçeği gösteren peygamberler göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Süleyman Ateş = Biz onların içine de uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz onlara uyarıcı-korkutucular göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Ümit Şimşek = Biz ise onların içinden de uyarıcılar göndermiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, onların içlerinde uyarıcılar görevlendirmiştik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
İskender Ali Mihr = Ve andolsun ki, onlara nezirler (uyarıcılar) gönderdik.
fî him
Sâffât / 72 -
onların arasına, onlara
İlyas Yorulmaz = Onlara uyarıcılar göndermiştik.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Diyanet İşleri = İçlerinde akan iki pınar vardır.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Abdulbaki Gölpınarlı = İkisinde de iki ırmak var, akar.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Abdullah Parlıyan = O iki cennette de, akıp duran iki pınar vardır.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Adem Uğur = İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Ahmed Hulusi = İkisinde de iki kaynak akıp gider!
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Ahmet Tekin = İkisinde de, akıp giden iki pınar vardır.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Ahmet Varol = Onların içlerinde akar halde iki pınar vardır.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Ali Bulaç = İkisinde de akmakta olan iki pınar vardır.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Ali Fikri Yavuz = O cennetlerde akar iki kaynak var.
fî himâ
Rahmân / 50 -
ikisinde vardır
Ali Ünal = Onlarda akıp giden iki pınar bulunur.