Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fî en nehâri
Diyanet İşleri = Bu böyle. Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
fî en nehâri
Abdulbaki Gölpınarlı = Böyledir bu, çünkü Allah, geceyi kısaltır, gecenin bir kısmını gündüz yapar, gündüzü kısaltır, bir kısmını gece yapar ve şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, görür.
fî en nehâri
Abdullah Parlıyan = İşte böylece Allah öylesine sınırsız kudret sahibidir ki, geceyi kısaltır, gecenin bir kısmını gündüz yapar, gündüzü kısaltır, gündüzün bir kısmını gece yapar. Çünkü Allah, olup biten herşeyi görücü ve işiticidir.
fî en nehâri
Adem Uğur = Böylece (Allah, haksızlığa uğrayana yardım edecektir ve buna kadirdir). Çünkü Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar. Şu da muhakkak ki Allah, hakkıyla işiten ve görendir.
fî en nehâri
Ahmed Hulusi = İşte böyle. . . Zira Allâh, geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de geceye (olaylar birbirinin zıddına dönerek devran döner)! Muhakkak ki Allâh Semi'dir, Basıyr'dir.
fî en nehâri
Ahmet Tekin = Bu yardım, Allah’ın, geceyi gündüzün içine sokarak uzatacak, gündüzü de gecenin içine sokarak uzatacak güce, kudrete sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Allah dualara icabet eder, her şeyi bilir, görür, hakkı, doğruyu gösterir.
fî en nehâri
Ahmet Varol = Bu böyledir. Çünkü Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar ve Allah duyandır, görendir.
fî en nehâri
Ali Bulaç = İşte böyle; çünkü Allah, geceyi gündüze bağlayıp katar ve gündüzü geceye bağlayıp katar. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
fî en nehâri
Ali Fikri Yavuz = Mazluma Allah’ın yardım edişi şundan: Çünkü Allah (dilediğine kadirdir) geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Gerçekten Allah, Semi’dir= her şeyi işitir, Basîr’dir= her şeyi görür.
fî en nehâri
Ali Ünal = Böyledir, çünkü Allah, geceyi gündüze katar ve gündüzü de geceye katar; yine Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla görendir.
fî en nehâri
Bayraktar Bayraklı = Bu, kolaydır. Zira Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. Allah her şeyi duyar ve görür.
fî en nehâri
Bekir Sadak = Boyledir; Allah geceyi gunduze katar, gunduzu de geceye katar ve Allah suphesiz isitir ve gorur.
fî en nehâri
Celal Yıldırım = Bu böyledir. Allah geceyi gündüze sokar, gündüzü de geceye sokar ve mutlaka Allah işitendir, görendir.
fî en nehâri
Cemal Külünkoğlu = İşte böyle. Allah (öylesine sınırsız kudret sahibidir ki,) gündüzü kısaltarak geceyi uzatan, geceyi kısaltarak gündüzü uzatan O'dur. Muhakkak Allah olup biten her şeyi gören ve işitendir.
fî en nehâri
Diyanet İşleri (eski) = Böyledir; Allah geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar ve Allah şüphesiz işitir ve görür.
fî en nehâri
Diyanet Vakfi = Böylece (Allah, haksızlığa uğrayana yardım edecektir ve buna kadirdir). Çünkü Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar. Şu da muhakkak ki Allah, hakkıyla işiten ve görendir.
fî en nehâri
Edip Yüksel = Bu gerçekleşecektir. Çünkü ALLAH geceyi gündüze sokar, gündüzü geceye sokar ve ALLAH İşitendir, Bilendir.
fî en nehâri
Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar ve Allah, semi'dir, basîrdir
fî en nehâri
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Ve Allah herşeyi işiten ve herşeyi görendir.
fî en nehâri
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz Allah, Semîdir (herşeyi işitir) Basîrdir (herşeyi görür).
fî en nehâri
Gültekin Onan = İşte böyle; çünkü Tanrı geceyi gündüze bağlayıp katar ve gündüzü geceye bağlayıp katar. Şüphesiz Tanrı, işitendir, görendir.
fî en nehâri
Harun Yıldırım = Böylece (Allah, haksızlığa uğrayana yardım edecektir ve buna kadirdir). Çünkü Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar. Şu da muhakkak ki Allah, hakkıyla işiten ve görendir.
fî en nehâri
Hasan Basri Çantay = Bu, böyledir. Çünkü Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Hakıykat, Allah (her şey'i) kemâliyle işidendir, hakkıyle görendir.
fî en nehâri
Hayrat Neşriyat = İşte böyle! Çünki Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar; hiç şübhesiz Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Basîr (herşeyi gören)dir.
fî en nehâri
İbni Kesir = İşte böyle. Allah; geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Basir'dir.
fî en nehâri
Kadri Çelik = Böylece (Allah, haksızlığa uğrayana yardım edeceğine ve buna kadir bulunduğuna delil olarak) Allah, geceyi gündüzün içine sokar ve gündüzü de gecenin içine girdirir. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.
fî en nehâri
Muhammed Esed = Bu böyledir, çünkü Allah (öylesine sınırsız kudret Sahibidir ki,) gündüzü kısaltarak geceyi uzatan, geceyi kısaltarak gündüzü uzatan O'dur; çünkü Allah olup biten her şeyi görücü, işiticidir.
fî en nehâri
Mustafa İslamoğlu = Bunun (yasası) budur; zira baksanıza Allah gündüzü kısaltıp geceyi uzatıyor, geceyi kısaltıp gündüzü uzatıyor! Ne var ki Allah, her (yardım çağrısını) işitir ve (haksızlığa uğrayan) herkesi görür.
fî en nehâri
Ömer Nasuhi Bilmen = Bu böyledir, çünkü Allah geceyi gündüzün içine girdirir. Ve gündüzü de gecenin içine girdirir. Ve şüphe yok ki Allah, tamamıyla işiticidir, görücüdür.
fî en nehâri
Ömer Öngüt = İşte bu böyledir. Zira Allah geceyi gündüzün içine sokuyor, gündüzü de gecenin içine sokuyor. Allah işitendir, görendir.
fî en nehâri
Şaban Piriş = İşte böyle, çünkü Allah, geceyi gündüze bağlar, gündüzü de geceye bağlar. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
fî en nehâri
Sadık Türkmen = Bu böyle! Çünkü Allah geceyi kısaltıp gündüzü uzatıyor, gündüzü de kısaltıp geceyi uzatıyor. Şüphesiz ki Allah; hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
fî en nehâri
Seyyid Kutub = Bu böyledir. Allah geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de geceye dönüştürür. Hiç şüphesiz Allah her şeyi işitir ve her şeyi görür.
fî en nehâri
Suat Yıldırım = Bu böyle... Çünkü Allah öyle sınırsız kudret sahibidir ki gâh gündüzü kısaltarak geceyi uzatır, gâh geceyi kısaltarak gündüzü uzatır ve çünkü Allah semîdir, basîrdir (her şeyi hakkıyla işitip görmektedir).
fî en nehâri
Süleyman Ateş = İşte böyle. (Allâh), geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü gecenin içine sokar. Doğrusu Allâh, işiten ve görendir.
fî en nehâri
Tefhim-ul Kuran = İşte böyle; çünkü Allah, geceyi gündüze bağlayıp katar ve gündüzü de geceye bağlayıp katar. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
fî en nehâri
Ümit Şimşek = Allah dilediğine böylece yardım eder; çünkü geceyi gündüze, gündüzü de geceye katan Odur; ve Allah herşeyi işiten, herşeyi görendir.
fî en nehâri
Yaşar Nuri Öztürk = İşte böyle. Allah geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Allah Semî'dir, Basîr'dir.
fî en nehâri
İskender Ali Mihr = İşte böyle, çünkü geceyi gündüzün içine ve gündüzü gecenin içine sokar (katar). Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten, en iyi görendir.
fî en nehâri
İlyas Yorulmaz = Böylece Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye sokar. Allah her şeyi işiten ve görendir.
fî en nehâri
Diyanet İşleri = Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.
fî en nehâri
Abdulbaki Gölpınarlı = Görmedin mi ki Allah, geceyi kısaltır, bir kısmı gündüz olur, gündüzü kısaltır, bir kısmı gece olur ve râm etmiştir güneşi ve ayı; hepsi de mukadder bir zamâna kadar yollarında akıp durur ve şüphe yok ki Allah, ne yapıyorsanız hepsinden de haberdardır.
fî en nehâri
Abdullah Parlıyan = Bilmez misin gündüzü kısaltarak geceyi uzatan ve geceyi kısaltarak gündüzü uzatan Allah'tır. Güneşi ve ayı da, kendi yasalarına tabi kılıp, sizin istifadenize sunmuştur. Güneş ve ay herbiri, kendisine belirlenmiş bir vakte kadar, kendi yörüngelerinde seyredip durur. Allah işlediklerinizin hepsinden haberdardır.
fî en nehâri
Adem Uğur = Bilmez misin ki Allah, geceyi gündüze ve gündüzü geceye katmaktadır. Güneşi ve ayı da buyruğu altına almıştır. Bunların her biri belli bir vâdeye kadar hareketine devam eder. Ve Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.
fî en nehâri
Ahmed Hulusi = Görmedin mi ki Allâh, geceyi gündüze dönüştürüyor, gündüzü de geceye dönüştürüyor! Güneş'i ve Ay'ı işlevlendirmiştir! Her biri belli bir ömre kadar işlevine devam eder. . . Allâh yaptıklarınızdan (yaratanı olarak) Habiyr'dir.
fî en nehâri
Ahmet Tekin = Allah’ın geceyi devamlı gündüzün içine sokarak uzattığını, gündüzü de gecenin içine sokarak uzattığını, güneşi ve ayı, kurduğu düzene boyun eğdirdiğini görmüyor musun? Bunların her biri belli bir vadeye kadar hareketine devam eder. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.
fî en nehâri
Ahmet Varol = Allah'ın geceyi gündüzün içine soktuğunu, gündüzü de gecenin içine soktuğunu, güneşi ve ayı buyruk altına aldığını görmedin mi? Her biri belli bir süreye kadar hareket eder. Ve Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
fî en nehâri
Ali Bulaç = Görmüyor musun ki, gerçekten Allah, geceyi gündüze bağlayıp katar, gündüzü de geceye bağlayıp katar. Güneş ile ayı emre amade kılmıştır. Her biri, adı konulmuş bir süreye kadar akıp gider. Allah yaptıklarınızdan haberdârdır.
fî en nehâri
Ali Fikri Yavuz = Görmedin mi, Allah geceyi gündüze sokuyor, gündüzü de geceye sokuyor. Güneş’i ve Ayı sizin menfaatınıza sebep kılmıştır. (Bunlardan) her biri muayyen bir vakte kadar cereyan edip gidecektir. Doğrusu Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
fî en nehâri
Ali Ünal = Görmedin mi, şübhesiz Allah, geceyi gündüze katıyor; gündüzü de geceye katıyor; güneşi ve ayı (emrine) boyun eğdirmiştir. Herbiri belirli bir vakte (kıyâmete) kadar akıp gider.Muhakkak ki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır.