Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Diyanet İşleri = Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve burada kör olan, âhirette de kördür ve yolunu da tam sapıtmıştır, şaşırmış gitmiştir.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bu dünyada kalben kör olan, ahirette de kördür, yolunu da tam sapıtmıştır, şaşırmış gitmiştir.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Adem Uğur = Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ahmed Hulusi = Kim bu dünyada âmâ (hakikati göremeyen) ise o, gelecek sonsuz yaşamda da âmâdır (kördür)! (Düşünce) yolu (tarzı) itibarıyla daha da sapmıştır!

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ahmet Tekin = Her kim, bu dünyada, hak ve hakikati, çevresinde olup bitenleri görmekte kör kesiliyorsa, âhirette, ebedî yurtta da kördür. Üstelik hiçbir çıkış yolu bulamayacak derecede felâketle karşı karşıyadır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ahmet Varol = Kim burada kör olursa ahirette de kördür ve yolca da daha şaşkındır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ali Bulaç = Kim bunda (dünyada) kör ise, O, ahirette de kördür ve yol bakımından daha 'şaşkın bir sapıktır.'

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ali Fikri Yavuz = Kim de bu dünyada (hakkı görüp kabul etmiyecek şekilde) kör olursa, artık o, ahirette de kördür ve yol bakımından da daha sapıktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ali Ünal = Ama kim de bu dünyada gerçeklere kör olur (ve gerçeğe götüren bir önderin izinden gitmezse), böylesi Âhiret’te de kör olacaktır ve (İlâhî af ve mağfiret) yoluna çok daha fazla uzaklıktadır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Bayraktar Bayraklı = Bu dünyada manen kör olan kimse âhirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Bekir Sadak = Bu dunyada kalbi kor olan, ahirette de kor ve daha saskindir.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Celal Yıldırım = Kim bu Dünya'da korse, Âhiret'te de o kördür ve yol cihetiyle daha da şaşkındır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Cemal Külünkoğlu = Kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör ise, ahirette de kör olacak, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı daha da beter olacaktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Diyanet Vakfi = Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Edip Yüksel = Bu dünyada (Kitaba) kör olanlara gelince, onlar ahirette de kördür ve yol bakımından daha da sapıktır

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Her kim de bu Dünyada körlük ettise o artık Âhırette daha kör ve gidişçe daha şaşgındır

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Her kim de bu dünyada körlük ettiyse, o artık ahirette daha kör ve gidişçe daha şaşkındır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Her kim bu dünyada (manen) kör ise ahirette de kördür. Ve gidişçe daha şaşkındır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Gültekin Onan = Kim bunda (dünyada) kör ise, o, ahirette de kördür ve yol bakımından daha 'şaşkın bir sapıktır.'

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Harun Yıldırım = Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Hasan Basri Çantay = Kim bu (dünyâ) da kör olursa o, âhiretde de kördür, yolca da daha şaşkındır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Hayrat Neşriyat = Ve kim burada (bu dünyada, kalbi) kör olursa, o takdirde o, âhirette de kördür ve yolca en sapık olandır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 İbni Kesir = Kim de, burada kör ise ahirette de kördür. Yol bakımından da daha sapıktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Kadri Çelik = Kim dünyada (imamını bulma noktasında) kör ise, O, ahirette de kördür ve yol bakımından daha sapıktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Muhammed Esed = Ve bu (dünyada kalbi) kör olan, ahirette de kör olacak ve (doğru yoldan) daha da sapmış bulunacaktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Mustafa İslamoğlu = Ne ki, bu dünyada (kalp) gözü kör olan kimse ahirette de kör olacak; öyle ki, yolunu büsbütün kaybedecektir.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve her kim burada (hakikatları görmeyip kalben) kör oldu ise işte o, ahirette de kördür, yolca da daha sapıktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ömer Öngüt = Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür. Üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Şaban Piriş = Her kim dünyada kör olursa, o ahirette de kördür ve daha da şaşkındır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Sadık Türkmen = Kim bu dünyada aklı ile gerçekleri görmeyen bir kör ise, ahirette de kördür. Ve yolca daha da şaşkındır/sapıktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Seyyid Kutub = Bu dünyada gerçekler karşısında kör olan kimse ahirette de kör, doğru yoldan sapmışlık oranı da daha büyük olur.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Suat Yıldırım = Kim bu dünyada gerçekleri görmede kör ise, âhirette de kördür, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı daha da beterdir.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Süleyman Ateş = Şu dünyâda kör olan kimse, âhirette de kördür (dünyâda doğru yolu göremeyen, âhirette de kurtuluş yolunu göremeyecektir, hattâ onun) yolu daha da sapıktır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Tefhim-ul Kuran = Kim bunda (dünyada) kör ise, O, ahirette de kördür ve yol bakımından daha 'şaşkın bir sapıktır'.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Ümit Şimşek = Kim bu dünyada kör ise, işte o âhirette de kördür ve daha da şaşkın bir yoldadır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bu dünyada kör olan, âhirette de kördür. Yolca da daha sapıktır o.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 İskender Ali Mihr = Ve burada (bu dünyada), kim kör ise artık o ahirette de kördür. Ve yoldan daha çok sapmıştır.

fî el âhıreti

  İsrâ / 72 -

 İlyas Yorulmaz = Kim burada (dünyada) kör ise, ahirette de kördür ve yolca da daha sapıktır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Diyanet İşleri = Onlar, azabın en kötüsü kendilerine has olan kimselerdir. Onlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, o kişilerdir ki onlarındır kötü azap ve onlardır âhirette en fazla ziyan edenlerin ta kendileri.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Azabın en kötüsüne uğrayacak olanlar, işte böyleleridir. Ahirette ise, en büyük kayba uğrayacaklardır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Adem Uğur = İşte bunlar, azabı en ağır olanlardır; ahirette en çok ziyana uğrayacaklar da onlardır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Ahmed Hulusi = İşte bunlar var ya, azabın kötüsü onlaradır! Gelecekteki yaşamda da en çok hüsrana uğrayacak olanlar onlardır!

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Ahmet Tekin = İşte bunlar, öldürülerek, esir edilerek dünyada en ağır cezaya çarptırılanlardır. Âhirette, ebedî yurtta da en çok ziyana uğrayacak olan onlardır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Ahmet Varol = İşte azabın en kötüsü onlaradır ve onlar ahirette de en büyük kayba uğrayanlardır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Ali Bulaç = İşte onlar; en kötü azab onlarındır ve ahirette de en büyük kayba uğrayanlardır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Bunlar o kimselerdir ki, kendilerine azabın kötüsü vardır; ve âhirette de onlar, en ziyade hüsrana uğrayanlardır.

fî el âhıreti

  Neml / 5 -

 Ali Ünal = Onlardır kötü bir azabın kendilerini beklediği kimseler; ve onlardır Âhiret’te en çok kayba ve hüsrana uğrayacak olanlar.