Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
fî dalâlin
Diyanet İşleri = Hani İbrahim, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
fî dalâlin
Abdulbaki Gölpınarlı = Hani İbrahîm, atası Âzer'e, putları mabut mu tanıyorsun demişti, şüphe yok ben, seni de, kavmini de apaçık bir sapıklığa düşmüş görmedeyim.
fî dalâlin
Abdullah Parlıyan = Ve bir zaman, İbrahim babası Âzer'e şöyle demişti: “Sen, putları ilahlar mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
fî dalâlin
Adem Uğur = İbrahim, babası Âzer'e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.
fî dalâlin
Ahmed Hulusi = Hani İbrahim, babası Azer'e: "Putları ilâhlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve topluluğunu apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.
fî dalâlin
Ahmet Tekin = Hani İbrahim babası Âzer’e:'Sen, ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapılan heykelleri, putları tanrı haline mi getiriyorsun? Ben seni ve kavmini, başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde görüyorum.' demişti.
fî dalâlin
Ahmet Varol = Bir zamanlar İbrahim babası Azer'e: 'Sen putları kendine ilah mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve toplumunu açık bir sapıklık üzere görüyorum' demişti.
fî dalâlin
Ali Bulaç = Hani İbrahim, babası Azer'e (şöyle) demişti: "Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
fî dalâlin
Ali Fikri Yavuz = Vaktiyle İbrahim, atası Âzer’e: “- Sen putları kendine tanrılar mı ediniyorsun? Gerçekten ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
fî dalâlin
Ali Ünal = Bir zaman İbrahim, atası Âzer’e şöyle demişti: “Şimdi sen, putları ilâh mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni de, mensubu bulunduğun şu halkı da apaçık bir sapıklıkta görüyorum.”
fî dalâlin
Bayraktar Bayraklı = İbrâhim, babası Âzer'e demişti ki: “Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum.”
fî dalâlin
Bekir Sadak = Ibrahim, babasi Azer'e, «Putlari tanri olarak mi benimsiyorsun? Dogrusu ben seni ve milletini acik bir sapiklik icinde goruyorum» demisti.
fî dalâlin
Celal Yıldırım = Bir zaman İbrahim, babası Âzer'e: Putları tanrılar mı ediniyorsun ? demiş ve doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum (diye ilâve etmişti).
fî dalâlin
Cemal Külünkoğlu = Hani (bir zamanlar) İbrahim, babası Âzer'e: “Putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
fî dalâlin
Diyanet İşleri (eski) = İbrahim, babası Azer'e, 'Putları tanrı olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve milletini açık bir sapıklık içinde görüyorum' demişti.
fî dalâlin
Diyanet Vakfi = İbrahim, babası Âzer'e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.
fî dalâlin
Edip Yüksel = İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: 'Heykelleri mi tanrı ediniyorsun? Seni ve halkını tümüyle apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.'
fî dalâlin
Elmalılı Hamdi Yazır = Vaktiyle İbrâhîm babası Azere ne demişti? Sen putları kendine bir sürü ilâh ediniyorsun öyle mi? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir dalâl içinde görüyorum
fî dalâlin
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Vaktiyle İbrahim babası Azer'e: «Sen putları bir sürü tanrılar ediniyorsun öyle mi? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum.» demişti.
fî dalâlin
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: «sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum».
fî dalâlin
Gültekin Onan = Hani İbrahim babası Azer'e (şöyle) demişti: "Sen putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."
fî dalâlin
Harun Yıldırım = Hani İbrahim babası Azer’e: “Sen bir takım putları ilah mı ediniyorsun? Gerçekten de ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.” demişti.
fî dalâlin
Hasan Basri Çantay = Bir zaman İbrâhîm, atası Âzere: «Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum» demişdi.
fî dalâlin
Hayrat Neşriyat = Bir zaman da İbrâhîm, babası Âzer’e şöyle demişti: 'Birtakım putları ilâhlar mı ediniyorsun? Şübhesiz ki ben, seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum.'
fî dalâlin
İbni Kesir = Hani İbrahim, babası Azer'e demişti ki: Sen, putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.
fî dalâlin
Kadri Çelik = Hani İbrahim, (üvey) babası Azer'e, “Putları ilah olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
fî dalâlin
Muhammed Esed = Ve bir zaman İbrahim babası Azere (şöyle) demişti: "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve halkın açık bir sapıklık içindesiniz!"
fî dalâlin
Mustafa İslamoğlu = Hani bir zamanlar İbrahim babası Azer'e demişti ki: "Sen putları mı ilah ediniyorsun? Görüyorum ki, sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz!"
fî dalâlin
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bir vakit ki, İbrahim babası Azer'e demişti ki: «Sen putları ilâhlar mı ittihaz ediyorsun! Ben şüphe yok seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum»
fî dalâlin
Ömer Öngüt = İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: “Sen bir takım putları kendine ilâhlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum. ”
fî dalâlin
Şaban Piriş = İbrahim, babası Azer’e şöyle demişti: -Putları ilah mı ediniyorsun? Ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.
fî dalâlin
Sadık Türkmen = Ve bir ZAMAN İbrahim babası Âzer’e: “Sen birtakım putları ilâhlar mı ediniyorsun? Ben seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum” demişti.
fî dalâlin
Seyyid Kutub = Hani İbrahim, babası Azer'e dedi ki; «Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Ben gerçekten gerek senin ve gerekse kavminin açık bir sapıklık içinde olduğunuzu görüyorum.»
fî dalâlin
Suat Yıldırım = Bir zaman İbrâhim, atası Azer’e: "Ne! Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de halkını da besbelli bir sapıklık içinde görüyorum!" demişti.
fî dalâlin
Süleyman Ateş = İbrâhim, babası Âzer'e demişti ki: "Sen putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum."
fî dalâlin
Tefhim-ul Kuran = Hani İbrahim, babası Âzer'e (şöyle) demişti: «Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.»
fî dalâlin
Ümit Şimşek = Bir zaman İbrahim babası Âzer'e 'Sen gerçekten putları tanrı mı ediniyorsun?' demişti. 'Ben seni de, kavmini de düpedüz sapıklıkta görüyorum.'
fî dalâlin
Yaşar Nuri Öztürk = İbrahim, babası Âzer'e şöyle demişti: "Putları tanrılar mı ediniyorsun? Seni de toplumunu da açık bir sapıklık içinde görüyorum."
fî dalâlin
İskender Ali Mihr = Ve İbrâhîm, babası Azer’e şöyle demişti: “Sen putları ilâhlar mı ediniyorsun? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık dalâlette görüyorum.”
fî dalâlin
İlyas Yorulmaz = İbrahim babası Azer’e “Putları ilahlar mı ediniyorsun? Ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içerisinde görüyorum” demişti.
fî dalâlin
Diyanet İşleri = Kavminin ileri gelenleri, “Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.
fî dalâlin
Abdulbaki Gölpınarlı = Kavminden ileri gelenler, şüphe yok ki dediler, biz seni apaçık bir sapıklık içine dalmış görmedeyiz.
fî dalâlin
Abdullah Parlıyan = Kavmi içinden önde gelenler: “Doğrusu biz senin, apaçık bir sapıklık içinde olduğunu görüyoruz” diye karşılık verdiler.
fî dalâlin
Adem Uğur = Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!
fî dalâlin
Ahmed Hulusi = Halkından geleneksel görüşün ileri gelenleri dedi ki: "Doğrusu biz seni apaçık sapıklık içinde görüyoruz. "
fî dalâlin
Ahmet Tekin = Kavminin ileri gelenleri ise:'Biz de seni, kesinkes apaçık bir cehalet ve yanılgı içinde görüyoruz' dediler.
fî dalâlin
Ahmet Varol = Kavminin ileri gelenleri: 'Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz' dediler.
fî dalâlin
Ali Bulaç = Kavmimin önde gelenleri: "Gerçekte biz seni açıkça bir 'şaşırmışlık ve sapmışlık' içinde görüyoruz" dediler.
fî dalâlin
Ali Fikri Yavuz = Kavminin büyükleri, ona şöyle cevap verdiler: “- Biz, seni cidden apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
fî dalâlin
Ali Ünal = Halkı içinde söz sahibi önde gelenler, “Doğrusu biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!” mukabelesinde bulundular.