Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Diyanet İşleri = Dediler ki: “Ey kendisine Zikir (Kur’an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!”

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve derler ki: Ey kendisine Kur'ân indirilen sen gerçekten de delisin.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Hal böyleyken, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, yine de derler ki: Ey kendisine Kur'ân indirilen! Sen gerçekten düpedüz delisin.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Adem Uğur = Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!"

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (uyaran - hatırlatıcı bilgi) inzâl edilmiş kimse! Muhakkak ki sen mecnunsun (cinlenmişsin). "

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Ey kendisine, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân indirilen, sen kesinlikle cinlere mahkum olmuş birisin, delisin' dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ahmet Varol = Dediler ki: 'Ey kendisine zikir (kitap) indirilen! Sen muhakkak delisin.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ali Bulaç = Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Mekke kâfirleri Peygambere şöyle dediler: “- Ey kendisine kitap indirilen! Muhakkak ki, sen bir mecnunsun.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ali Ünal = Küfredenler, alay ederek, “Ey kendisine Zikir (öğüt, ikaz, talimat ve hatırlatma kitabı) inen, sen var ya, hiç şüphesiz bir delisin!” diyorlar.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Bayraktar Bayraklı = Dediler ki: “Ey kendisine Kur'ân indirilen! Sen mutlaka bir delisin.”

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Bekir Sadak = (6-7) Onlar: «Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Dogrulardan isen melekleri bize getirsene» dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Celal Yıldırım = Dediler ki: «Ey o kendisine zikir (Kitâb) indirildiğini (iddia edip duran) kişi! Doğrusu sen delisin.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Cemal Külünkoğlu = (6-7) (Müşrikler) dediler ki: “Ey kendisine Kur'an inen kimse, sen kesinlikle delisin! Eğer doğru sözlü isen bize melekleri getirsene!”

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Diyanet İşleri (eski) = (6-7) Onlar: 'Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene' dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Diyanet Vakfi = Dediler ki: «Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!»

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Edip Yüksel = Dediler ki: 'Ey kendisine zikir (mesaj) indirilmiş olan, sen bir delisin.'

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de ey o kendisine zikr indirilmiş olan, dediler: mutlaka sen mecnunsun!

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de Onlar: «Ey kendisine kitap indirilmiş olan, sen mutlaka delisin!

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dediler ki: «Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun.»

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Gültekin Onan = Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin" dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Harun Yıldırım = Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!"

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Hasan Basri Çantay = Dediler ki: «Ey kendisine kitâb indirilen (zât), mutlak ve mutlak sen bir mecnunsun»!

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Hayrat Neşriyat = (Kâfirler) dediler ki: 'Ey kendisine Zikr (Kur’ân) indirilen kişi! Doğrusu sen gerçekten bir delisin.'

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 İbni Kesir = Dediler ki: Ey kendisine kitab indirilen kişi; sen, mutlaka delisin.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Kadri Çelik = Onlar, “Ey kendisine zikir (Kur'an) indirilen! Gerçekten sen cinlenmiş bir delisin” dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Muhammed Esed = (Hal böyleyken, hakkı inkar edenler, yine de): "Ey kendisine (sözde) uyarıcı/hatırlatıcı bir mesaj indirilen kişi; sen düpedüz bir mecnunsun!" diyorlar,

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Mustafa İslamoğlu = Bir de (kalkıp) "Sen ey kendisine uyarıcı mesaj indiğini (iddia eden) kişi, evet sen kesinlikle mecnunsun!" dediler;

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dediler ki: «Ey üzerine kitap indirilmiş olan! (zât) Şüphe yok sen elbette bir mecnûnsun.»

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ömer Öngüt = Dediler ki: “Ey kendisine zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka cinlenmiş (delirmiş)sin. ”

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Şaban Piriş = Nitekim şöyle demişlerdi: - Ey kendisine zikir indirilen, kesinlikle sen delisin!

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Ey kendisine zikir/kitap indirilmiş olan kimse! Gerçekte sen bir mecnunsun.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Seyyid Kutub = Müşrikler dediler ki; «Ey kendisine Kur'an inen adam, sen kesinlikle delinin birisin.»

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Suat Yıldırım = (6-7) O kâfirler, alay ederek: "Ey o kendisine kitap indirilmiş olan" dediler; "mutlaka sen bir delisin! Eğer iddianda tutarlı isen, ne diye bize o melekleri getirip göstermiyorsun?"

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Süleyman Ateş = Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kitap) indirilmiş olan, sen mutlaka cinlenmişsin!"

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar: «Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin!» dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Ümit Şimşek = Onlar diyorlar ki: 'Ey kendisine kitap indirilen kişi, sen delinin birisin.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle haykırdılar: "Hey! Kendisine o zikir/Kur'an indirilen! Sen gerçekten tam bir delisin."

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 İskender Ali Mihr = Ve: “Ey kendisine zikir indirilen! Gerçekten sen, mutlaka mecnunsun (delisin).” dediler.

aleyhi ez zikru

  Hicr / 6 -

 İlyas Yorulmaz = İnkâr edenler Allah’ın elçisine “Ey kendisine zikrin (Kur’an’ın) indirildiği kişi! Sen şüphesiz ki delinin birisisin. ”

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Diyanet İşleri = (6-8) İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kur'ân, aramızdan ona mı indirildi? Hayır, onlar, benim vahyimden şüphedeler; hayır, onlar daha tatmadılar azâbımı.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Abdullah Parlıyan = İçimizde ilâhî uyarı O'na mı indirildi?” dediler. Hayır, onlar benim mesajıma karşı şüphe içindeler, evet onlar henüz azabımı tatmadılar.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Adem Uğur = Kur'an aramızdan Muhammed'e mi indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Belki, bunlar Kur'an'ım hakkında şüphe içine düştüler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Ahmed Hulusi = "Hem Zikir (hakikati hatırlatma), aramızdan O'na mı inzâl olundu?". . . Hayır! Onlar Zikrimden (hakikati hatırlatmamdan) kuşku içindeler! Hayır, onlar benim (gerçeği fark ettiren) azabımı (ölümü) henüz tatmadılar!

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Ahmet Tekin = 'Okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân aramızdan ona mı indirilmiş?' dediler. Aksine, onların, Muhammed’in güvenilir birisi olduğundan şüpheleri olmadığına göre, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân’ın benim tarafımdan indirildiğinden bir kuşkuları var. Aslına bakarsanız, onlar benim azâbımı tatmadılar.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Ahmet Varol = 'Zikir (Kitap) aramızdan ona mı indirildi.' Hayır onlar benim zikrimden şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azabımı tatmadılar.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Ali Bulaç = "Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmamışlardır.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = O Kur’an, aramızdan O’na mı indirilmiş!” (dediler). Doğrusu o kâfirler, benim Kur’an’ımdan şübhededirler. Doğrusu onlar henüz azabımı tadmadılar.

ez zikru

  Sâd / 8 -

 Ali Ünal = “Tuhaf! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap O’na mı iniyormuş?” Hayır, hayır! (Gerçek şu ki, onların senin doğruluğun hakkında söyleyebilecekleri hiçbir şey yok.) Fakat onlar, (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim Mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadırlar. Gerçekte onlar, henüz (helâk şeklinde gelen) azabımı tatmadılar, (tatmadılar ki, kibirlerinden vazgeçip, gerçeği kabullensin ve itiraf etsinler).