Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
aleyhi ez zikru
Diyanet İşleri = Dediler ki: “Ey kendisine Zikir (Kur’an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!”
aleyhi ez zikru
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve derler ki: Ey kendisine Kur'ân indirilen sen gerçekten de delisin.
aleyhi ez zikru
Abdullah Parlıyan = Hal böyleyken, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, yine de derler ki: Ey kendisine Kur'ân indirilen! Sen gerçekten düpedüz delisin.
aleyhi ez zikru
Adem Uğur = Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!"
aleyhi ez zikru
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (uyaran - hatırlatıcı bilgi) inzâl edilmiş kimse! Muhakkak ki sen mecnunsun (cinlenmişsin). "
aleyhi ez zikru
Ahmet Tekin = Onlar:'Ey kendisine, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân indirilen, sen kesinlikle cinlere mahkum olmuş birisin, delisin' dediler.
aleyhi ez zikru
Ahmet Varol = Dediler ki: 'Ey kendisine zikir (kitap) indirilen! Sen muhakkak delisin.
aleyhi ez zikru
Ali Bulaç = Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin," dediler.
aleyhi ez zikru
Ali Fikri Yavuz = Mekke kâfirleri Peygambere şöyle dediler: “- Ey kendisine kitap indirilen! Muhakkak ki, sen bir mecnunsun.
aleyhi ez zikru
Ali Ünal = Küfredenler, alay ederek, “Ey kendisine Zikir (öğüt, ikaz, talimat ve hatırlatma kitabı) inen, sen var ya, hiç şüphesiz bir delisin!” diyorlar.
aleyhi ez zikru
Bayraktar Bayraklı = Dediler ki: “Ey kendisine Kur'ân indirilen! Sen mutlaka bir delisin.”
aleyhi ez zikru
Bekir Sadak = (6-7) Onlar: «Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Dogrulardan isen melekleri bize getirsene» dediler.
aleyhi ez zikru
Celal Yıldırım = Dediler ki: «Ey o kendisine zikir (Kitâb) indirildiğini (iddia edip duran) kişi! Doğrusu sen delisin.
aleyhi ez zikru
Cemal Külünkoğlu = (6-7) (Müşrikler) dediler ki: “Ey kendisine Kur'an inen kimse, sen kesinlikle delisin! Eğer doğru sözlü isen bize melekleri getirsene!”
aleyhi ez zikru
Diyanet İşleri (eski) = (6-7) Onlar: 'Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene' dediler.
aleyhi ez zikru
Diyanet Vakfi = Dediler ki: «Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!»
aleyhi ez zikru
Edip Yüksel = Dediler ki: 'Ey kendisine zikir (mesaj) indirilmiş olan, sen bir delisin.'
aleyhi ez zikru
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de ey o kendisine zikr indirilmiş olan, dediler: mutlaka sen mecnunsun!
aleyhi ez zikru
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de Onlar: «Ey kendisine kitap indirilmiş olan, sen mutlaka delisin!
aleyhi ez zikru
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Dediler ki: «Ey kendisine Kur'ân indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun.»
aleyhi ez zikru
Gültekin Onan = Onlar: "Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin" dediler.
aleyhi ez zikru
Harun Yıldırım = Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun!"
aleyhi ez zikru
Hasan Basri Çantay = Dediler ki: «Ey kendisine kitâb indirilen (zât), mutlak ve mutlak sen bir mecnunsun»!
aleyhi ez zikru
Hayrat Neşriyat = (Kâfirler) dediler ki: 'Ey kendisine Zikr (Kur’ân) indirilen kişi! Doğrusu sen gerçekten bir delisin.'
aleyhi ez zikru
İbni Kesir = Dediler ki: Ey kendisine kitab indirilen kişi; sen, mutlaka delisin.
aleyhi ez zikru
Kadri Çelik = Onlar, “Ey kendisine zikir (Kur'an) indirilen! Gerçekten sen cinlenmiş bir delisin” dediler.
aleyhi ez zikru
Muhammed Esed = (Hal böyleyken, hakkı inkar edenler, yine de): "Ey kendisine (sözde) uyarıcı/hatırlatıcı bir mesaj indirilen kişi; sen düpedüz bir mecnunsun!" diyorlar,
aleyhi ez zikru
Mustafa İslamoğlu = Bir de (kalkıp) "Sen ey kendisine uyarıcı mesaj indiğini (iddia eden) kişi, evet sen kesinlikle mecnunsun!" dediler;
aleyhi ez zikru
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dediler ki: «Ey üzerine kitap indirilmiş olan! (zât) Şüphe yok sen elbette bir mecnûnsun.»
aleyhi ez zikru
Ömer Öngüt = Dediler ki: “Ey kendisine zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka cinlenmiş (delirmiş)sin. ”
aleyhi ez zikru
Şaban Piriş = Nitekim şöyle demişlerdi: - Ey kendisine zikir indirilen, kesinlikle sen delisin!
aleyhi ez zikru
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Ey kendisine zikir/kitap indirilmiş olan kimse! Gerçekte sen bir mecnunsun.
aleyhi ez zikru
Seyyid Kutub = Müşrikler dediler ki; «Ey kendisine Kur'an inen adam, sen kesinlikle delinin birisin.»
aleyhi ez zikru
Suat Yıldırım = (6-7) O kâfirler, alay ederek: "Ey o kendisine kitap indirilmiş olan" dediler; "mutlaka sen bir delisin! Eğer iddianda tutarlı isen, ne diye bize o melekleri getirip göstermiyorsun?"
aleyhi ez zikru
Süleyman Ateş = Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kitap) indirilmiş olan, sen mutlaka cinlenmişsin!"
aleyhi ez zikru
Tefhim-ul Kuran = Onlar: «Ey kendisine kitap indirilen (Muhammed). Gerçekten sen cinlenmiş (bir deli)sin!» dediler.
aleyhi ez zikru
Ümit Şimşek = Onlar diyorlar ki: 'Ey kendisine kitap indirilen kişi, sen delinin birisin.
aleyhi ez zikru
Yaşar Nuri Öztürk = Şöyle haykırdılar: "Hey! Kendisine o zikir/Kur'an indirilen! Sen gerçekten tam bir delisin."
aleyhi ez zikru
İskender Ali Mihr = Ve: “Ey kendisine zikir indirilen! Gerçekten sen, mutlaka mecnunsun (delisin).” dediler.
aleyhi ez zikru
İlyas Yorulmaz = İnkâr edenler Allah’ın elçisine “Ey kendisine zikrin (Kur’an’ın) indirildiği kişi! Sen şüphesiz ki delinin birisisin. ”
ez zikru
Diyanet İşleri = (6-8) İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
ez zikru
Abdulbaki Gölpınarlı = Kur'ân, aramızdan ona mı indirildi? Hayır, onlar, benim vahyimden şüphedeler; hayır, onlar daha tatmadılar azâbımı.
ez zikru
Abdullah Parlıyan = İçimizde ilâhî uyarı O'na mı indirildi?” dediler. Hayır, onlar benim mesajıma karşı şüphe içindeler, evet onlar henüz azabımı tatmadılar.
ez zikru
Adem Uğur = Kur'an aramızdan Muhammed'e mi indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Belki, bunlar Kur'an'ım hakkında şüphe içine düştüler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
ez zikru
Ahmed Hulusi = "Hem Zikir (hakikati hatırlatma), aramızdan O'na mı inzâl olundu?". . . Hayır! Onlar Zikrimden (hakikati hatırlatmamdan) kuşku içindeler! Hayır, onlar benim (gerçeği fark ettiren) azabımı (ölümü) henüz tatmadılar!
ez zikru
Ahmet Tekin = 'Okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân aramızdan ona mı indirilmiş?' dediler. Aksine, onların, Muhammed’in güvenilir birisi olduğundan şüpheleri olmadığına göre, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân’ın benim tarafımdan indirildiğinden bir kuşkuları var. Aslına bakarsanız, onlar benim azâbımı tatmadılar.
ez zikru
Ahmet Varol = 'Zikir (Kitap) aramızdan ona mı indirildi.' Hayır onlar benim zikrimden şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azabımı tatmadılar.
ez zikru
Ali Bulaç = "Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmamışlardır.
ez zikru
Ali Fikri Yavuz = O Kur’an, aramızdan O’na mı indirilmiş!” (dediler). Doğrusu o kâfirler, benim Kur’an’ımdan şübhededirler. Doğrusu onlar henüz azabımı tadmadılar.
ez zikru
Ali Ünal = “Tuhaf! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap O’na mı iniyormuş?” Hayır, hayır! (Gerçek şu ki, onların senin doğruluğun hakkında söyleyebilecekleri hiçbir şey yok.) Fakat onlar, (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim Mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadırlar. Gerçekte onlar, henüz (helâk şeklinde gelen) azabımı tatmadılar, (tatmadılar ki, kibirlerinden vazgeçip, gerçeği kabullensin ve itiraf etsinler).