Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
eyyuhe
Diyanet İşleri = De ki: “Ey cahiller! Siz bana Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi emrediyorsunuz?”
eyyuhe
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz bana a bilgisizler.
eyyuhe
Abdullah Parlıyan = De ki: “Siz ey doğru ile eğriden habersiz olan bilgisizler! Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?”
eyyuhe
Adem Uğur = De ki: Ey cahiller! Bana Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?
eyyuhe
Ahmed Hulusi = De ki: "Bana Allâh'ın gayrına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz, ey cahiller!"
eyyuhe
Ahmet Tekin = 'Bana Allah’tan başkasına kulluk ve ibadet etmemi mi emrediyorsunuz, ey bilgiden, muhakemeden yoksun, ihtiraslı ve tutarsız davranan cahiller!' de.
eyyuhe
Ahmet Varol = De ki: 'Bana Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz, ey bilgisizler?'
eyyuhe
Ali Bulaç = De ki: "Ey cahiller, bana Allah'ın dışında bir başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz?"
eyyuhe
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm, sana ecdadının dinine dön, diyen kâfirlere) de ki: “- Bunca delillerden sonra, Allah’dan başkasına mı ibadet etmemi, bana emrediyorsunuz? Ey cahiller!...”
eyyuhe
Ali Ünal = De ki: “Ey cahiller! Gerçek bu iken, be nim Allah’tan başkasına ibadet etmemi mi istiyorsunuz?”
eyyuhe
Bayraktar Bayraklı = De ki: “Ey câhiller! Bana, Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?”
eyyuhe
Bekir Sadak = De ki: «Ey cahiller! Bana, Allah'tan baskasina kulluk etmemi mi emredersiniz?»
eyyuhe
Celal Yıldırım = De ki: Ey câhiller! Siz bana Allah'tan başkasına ibâdet etmemi mi emrediyorsunuz?!
eyyuhe
Cemal Külünkoğlu = De ki: “Ey doğru ile eğriden habersiz olanlar! Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi bana teklif ediyorsunuz?”
eyyuhe
Diyanet İşleri (eski) = De ki: 'Ey cahiller! Bana, Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emredersiniz?'
eyyuhe
Diyanet Vakfi = De ki: Ey cahiller! Bana Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?
eyyuhe
Edip Yüksel = De ki, 'ALLAH'tan başkasına mı kulluk etmeye beni teşvik ediyorsunuz ey cahiller?'
eyyuhe
Elmalılı Hamdi Yazır = De ki: böyle iken şimdi o Allahın gayrısına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz bana? Ey cahiller!
eyyuhe
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = De ki: «Böyle iken, şimdi O Allah'tan başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz bana, ey cahiller?»
eyyuhe
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = De ki: «Ey cahiller! Şimdi bana o Allah'tan başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz?»
eyyuhe
Gültekin Onan = De ki: "Ey cahiller, bana Tanrı'nın dışında bir başkasına mı kulluk etmemi buyuruyorsunuz?"
eyyuhe
Harun Yıldırım = De ki: Ey cahiller! Bana Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?
eyyuhe
Hasan Basri Çantay = De ki: «(Hal böyle iken) siz, ey câhiller, bana Allahdan başkasına mı tapmamı emr ediyorsunuz»?
eyyuhe
Hayrat Neşriyat = De ki: 'Şimdi bana, Allah’dan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz, ey câhiller!'
eyyuhe
İbni Kesir = De ki: Bana, Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emredersiniz ey cahiller?
eyyuhe
Kadri Çelik = De ki: “Ey cahiller! Bana Allah'ın dışında bir başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz?”
eyyuhe
Muhammed Esed = De ki: "Siz ey (doğru ile eğriden) habersiz olanlar! Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi teklif ediyorsunuz?"
eyyuhe
Mustafa İslamoğlu = De ki: "Ey kendini bilmezler güruhu! Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi teklif ediyorsunuz?"
eyyuhe
Ömer Nasuhi Bilmen = De ki: «Allah'tan başkasına mı ibadet edeyim diye bana emrediyorsunuz ey cahiller!»
eyyuhe
Ömer Öngüt = Resulüm! De ki: "Siz bana Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz ey cahiller?!"
eyyuhe
Şaban Piriş = De ki: -Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz ey cahiller?!
eyyuhe
Sadık Türkmen = De ki: “Bana, Allah’tan başkasına, kulluk (kayıtsız şartsız itaat) etmemi mi emrediyorsunuz, ey cahil/bilgisiz/tutarsız kimseler!”
eyyuhe
Seyyid Kutub = De ki: «Ey cahiller! Allah'dan başkasına kulluk etmemi mi bana emrediyorsunuz?»
eyyuhe
Suat Yıldırım = Sen de ki: "Ey cahil topluluk! Böyle iken, siz ne cesaretle benden Allah’tan başkasına ibadet etmemi istiyorsunuz?"
eyyuhe
Süleyman Ateş = De ki: "Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi bana emrediyorsunuz ey câhiller?"
eyyuhe
Tefhim-ul Kuran = De ki: «Ey cahiller, bana Allah'ın dışında bir başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz?»
eyyuhe
Ümit Şimşek = De ki: Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi istiyorsunuz, ey cahiller?
eyyuhe
Yaşar Nuri Öztürk = De ki: "Bana, Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz, ey cahiller!?"
eyyuhe
İskender Ali Mihr = De ki: "Ey cahiller! Bana Allah’tan başkasına kul olmamı mı emrediyorsunuz?"
eyyuhe
İlyas Yorulmaz = Onlara deki “Ey cahiller! Bana Allah dan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?”
yâ eyyuhe
Diyanet İşleri = (Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler.
yâ eyyuhe
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ey büyücü demişlerdi, sana söz verdiğini sandığın Rabbine yalvar bizim için, şüphe yok ki biz de elbette doğru yola geliriz.
yâ eyyuhe
Abdullah Parlıyan = Ve her defasında “Ey büyücü!” demişlerdi. “Seninle yaptığı peygamberlik sözleşmesi hatırına, bizim için Rabbine yalvar, biz artık kesinlikle doğru yola geliriz.”
yâ eyyuhe
Adem Uğur = Bunun üzerine dediler ki: Ey büyücü! Sana verdiği ahde göre bizim için Rabbine dua et; çünkü biz artık doğru yola gireceğiz.
yâ eyyuhe
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Ey büyücü! Senin anlaşman dolayısıyla bizim için Rabbine dua et! Biz doğru yolda olalım!"
yâ eyyuhe
Ahmet Tekin = Onlar azâbı görünce, Mûsâ’ya:'Ey bilge kişi, sende olan ahdi, sana verdiği sözü hürmetine, bizim için Rabbine dua et. Biz de doğru, hak yolu tercih edeceğiz' dediler.
yâ eyyuhe
Ahmet Varol = Dediler ki: 'Ey büyücü! Sana olan ahdi üzere bizim için Rabbine dua et, gerçekten biz hidayete geleceğiz.
yâ eyyuhe
Ali Bulaç = Ve onlar dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği sözü) adına bizim için Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız."
yâ eyyuhe
Ali Fikri Yavuz = (Azabı gördükleri zaman, Mûsa’ya şöyle) dediler: “- Ey büyücü! (Duanı kabul edeceğine dair) sana olan vaadi hürmetine, bizim için Rabbine dua et; çünkü biz, artık yola geleceğiz.”
yâ eyyuhe
Ali Ünal = (Ne zaman bir cezaya maruz kalsalar Musa’ya varır ve:) “Ey büyücü, sana verdiği (iman ettiğimiz takdirde cezayı üzerimizden kaldıracağı) sözüne binaen bizim için Rabbine dua et (de bizi bağışlasın). Zira, artık yola geleceğiz.” derlerdi.