Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
eyyednâ
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler de, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
eyyednâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun, nitekim Meryem oğlu İsâ da Havâriyyûn'a, Allah yolunda yardımcılarım kimdir demişti, Havâriyyûn, biziz Allah'ın yardımcıları demişlerdi; derken İsrailoğullarından bir bölük inanmıştı, bir bölük de kâfir olmuştu; derken biz, inananları, düşmanlarına karşı kuvvetlendirmiştik de üst gelmişlerdi.
eyyednâ
Abdullah Parlıyan = Siz ey iman edenler! Meryem oğlu İsa'nın dediği gibi; siz de Allah'ın davasının hizmetçileri olun! Hani O havarilerine: “Kim Allah'ın davası uğrunda, benim yardımcılarım olacak?” diye sormuştu da, bunun üzerine havariler: “Allah yolunda yardımcıların biz olacağız” diye cevap vermişlerdi. Ve böylece İsrailoğullarından bir kısmı, İsa'nın peygamberliğine ve getirdiğine inandılar, diğerleri ise, gerçekleri inkâr ettiler. Ama biz gerçekten iman edenleri, düşmanlarına karşı koruyup, destekledik ve onlar da üstün geldiler.
eyyednâ
Adem Uğur = Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa havârîlere: Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havârîler de: Allah (yolunun) yardımcıları biziz, demişlerdi. İsrailoğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
eyyednâ
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler, Allâh'ın Ensârı (yardımcıları) olun; Meryemoğlu İsa'nın, Havarilere: "Kim benim yardımcılarımdır Allâh'a?" dediğindeki gibi! Havariyyun dedi ki: "Biz Allâh'ın yardımcılarıyız!". . . İsrailoğullarından bir kısmı iman etti ve bir kısmı da küfretti (gerçeği reddetti)! Bunun üzerine o iman edenleri, düşmanları aleyhine destekledik de üstün gelenler oldular.
eyyednâ
Ahmet Tekin = Ey iman edenler, Allah’ın dinine yardım edenler olun. Tıpkı Meryem oğlu Îsâ’nın, temiz giyimli, iyi niyetli, istikamet sahibi olanlara, Havarilere:'Allah’a giden yolda, bana yardım edenler kimlerdir?' dediği zaman ve şartlardaki gibi. Temiz giyimli, iyi niyetli, istikamet sahibi olanlar, havariler de:'Allah yolunun yardım edenleri biziz.' demişlerdi. İsrâiloğulları’ndan bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
eyyednâ
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa havarilere: 'Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimlerdir?' demiş, havariler de: 'Allah'ın yardımcıları biziz' demişlerdi. Bunun üzerine İsrail oğullarından bir grup iman etmiş, bir grup da inkar etmişti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, böylece onlar üstün geldiler.
eyyednâ
Ali Bulaç = Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun! Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Allah'ın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkâr etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.
eyyednâ
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Allah’ın (dininin) yardımcıları olunuz; nitekim Meryem’in oğlu İsa, Havari’lere: “- Allah’ın zaferine kavuşmak için, benim yardımcılarım kim?” demişti. Havariler (İsâ’ya bağlı seçkinler) de şöyle cevab verdiler: “- Biziz Allah’ın yardımcıları...” Bunun üzerine İsraîl oğullarından bir topluluk (İsâ’ya) iman etti. Bir topluluk da kâfir oldu. Biz de, iman edenleri, düşmanlarına karşı kuvvetlendirdik de böylece (düşmanlarına) üstün geldiler.
eyyednâ
Ali Ünal = Ey iman edenler! Allah(‘ın dinine ve Rasûlü’ne) yardımcı olunuz. Nasıl ki, vaktiyle Meryem oğlu İsa havarilere, “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimlerdir?” diye sormuştu. Havariler de, “Biziz Allah(‘ın dininin ve Rasûlü’nün) yardımcıları!” diye cevap vermişlerdi. Neticede İsrail Oğulları’ndan bir kısmı iman etti, bir kısmı da inkâr etti. Ama Biz, iman edenleri düşmanları karşısında destekledik ve bu sebeple onlar, sonunda üstün gelen taraf oldular.
eyyednâ
Bayraktar Bayraklı = Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olunuz! Nitekim, Meryem oğlu İsa da havârilerine şöyle demişti: “Allah yolunda benim yardımcılarım kimlerdir?” Havâriler, “Allah'ın yardımcıları biziz” demişlerdi. Böylece, İsrâiloğulları'ndan bir grup inanmış, bir grup da inkâr etmişti. Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de onlar galip geldiler.[637]
eyyednâ
Bekir Sadak = Ey inananlar! Allah'in dininin yardimcilari olun. Nitekim, Meryem oglu Isa, Havarilere: «Allah'a giden yolda yardimcilarim kimlerdir?» deyince, Havariler: «Allah'in dininin yardimcilari biziz» demislerdi. Israilogullarinin bir takimi boylece inanmis, bir takimi da inkar etmisti; ama Biz, inananlari dusmanlarina karsi destekledik de ustun geldiler. *
eyyednâ
Celal Yıldırım = Ey İmân edenler! (Dinini sapasağlam ayakta tutmak hususunda) Allah yardımcıları olunuz. Nasıl ki Meryem oğlu İsa, Havarilere, «Allah yolunda yardımcılarım kim ?» demişti. Havariler de, «Allah yardımcıları biziz!» demişlerdi. Böylece İsrail oğulları'ndan bir kısmı imân etmiş, bir kısmı da küfre sapmıştı. Biz, imân edenleri düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.
eyyednâ
Cemal Külünkoğlu = Ey inananlar! Allah'ın yardımcıları (dininin hizmetçileri) olun! Meryem oğlu İsa'nın havarilere: “Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kim (olacak)?” deyip. Havarilerin de: “Biz Allah'ın yardımcılarıyız” dedikleri gibi (Ey inananlar! Siz de öyle deyin ve Allah'ın dininin yardımcıları olun!). Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inandı, bir kesim de inkâr etti. Nihayet Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de onlar ötekilere üstün geldiler.
eyyednâ
Diyanet İşleri (eski) = Ey inananlar! Allah'ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: 'Allah'a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?' deyince, Havariler: 'Allah'ın dininin yardımcıları biziz' demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.
eyyednâ
Diyanet Vakfi = Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa havârîlere: Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havârîler de: Allah (yolunun) yardımcıları biziz, demişlerdi. İsrailoğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
eyyednâ
Edip Yüksel = Ey inananlar, ALLAH'ı destekleyenler olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa, öğrencilerine, 'ALLAH yolunda kim benim destekçilerim olur?' diye sormuştu. Öğrencileri, 'Biz ALLAH'ın destekçileriyiz,' demişlerdi. İsrail oğullarından bir grup inandı, bir grup da inkar etti. İnananları düşmanlarına karşı destekledik; onlar üstün geldiler.
eyyednâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey o bütün iyman edenler! Allah yardımcıları olunuz, netekim Meryemin oğlu İsâ: «Kim benim yardımcılarım Allaha doğru?» dedi, Havâriyyun «biz Allah yardımcılarıyız» dediler. Bunun üzerine Beni İsraîlden bir taife iyman etti, bir taife de küfre gitti de biz iyman edenleri düşmanlarına karşı teyid eyledik, o suretle onlar üstün olup yüze çıktılar.
eyyednâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey iman edenler! Allah yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa havarilere: «Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?» dedi. Havarileri: «Biz Allah (yolunun) yardımcılarıyız.» dediler. Bunun üzerine İsrail oğullarından bir grup iman etti, bir grup inkar etti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik o suretle onlar üstün gelip yüze çıktılar.
eyyednâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: «Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?» demişti. Havariler: «Allah (yolun)un yardımcıları biziz.» dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.
eyyednâ
Gültekin Onan = Ey inananlar, Tanrı'nın yardımcıları olun. Meryem oğlu İsa'nın havarilere: "Tanrı'ya (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?" demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: "Tanrı'nın yardımcıları bizleriz." Böylece İsrailoğullarından bir topluluk inanmış, bir topluluk da küfretmişti. Sonunda biz inananları düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.
eyyednâ
Harun Yıldırım = Ey iman edenler, Allah’ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: “Allah’a benim yardımcılarım kimlerdir?” demiş, havariler de: “Biziz Allah’ın yardımcıları.” demişlerdi. Böylece İsrailoğullarından bir kısmı iman etmiş ve bir kısmı da inkâr etmişti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de üstün gelenler oluverdiler.
eyyednâ
Hasan Basri Çantay = Ey îman edenler, Allahın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsâ (da) havaarîlerine «Allaha (müteveccih olarak) benim yardımcılarım kim (olacak)?» demiş, havaarîler de «Allahın yardımcı (kul) lan biziz» (diye) söylemişlerdi. İşte İsrâîl oğullarından bir zümre (ona) îman etmiş, bir zümre de küfürde kalmışdı. Nihayet biz, o îman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de bu suretle gaalib (olarak) çıkdılar.
eyyednâ
Hayrat Neşriyat = Ey îmân edenler! Allah’ın (dîninin) yardımcıları olun; nitekim Meryemoğlu Îsâ, havârîlere: 'Allah’a, (O’nun dînine olan hizmette) benim yardımcılarım kimlerdir?' demişti. Havârîler dedi ki: 'Allah’ın (dîninin) yardımcıları, biziz!' Böylece, İsrâiloğullarından bir tâife îmân etti, bir tâife de inkâr etti. Artık îmân edenlere düşmanlarına karşı kuvvet verdik de(onlar) galib gelen kimseler oldular.
eyyednâ
İbni Kesir = Ey iman edenler; siz Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa, havarilere: Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimlerdir? deyince, havariler demişlerdi ki: Biziz, Allah'ın yardımcıları. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da küfretmişti. Nihayet Biz, o iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de böylece üstün geldiler.
eyyednâ
Kadri Çelik = Ey iman edenler! Meryem oğlu İsa'nın Havariler'e, “Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?” demesi gibi, Allah'ın yardımcıları olun. Havariler ise, “Allah'ın yardımcıları bizleriz” demişlerdi de böylece İsrail oğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da küfretmişti. Sonunda biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de böylece onlar üstün gelenler oldular.
eyyednâ
Muhammed Esed = Siz ey imana ermiş olanlar! Meryem oğlu İsa gibi, siz de Allah'ın (davasının) hizmetçileri olun! Hani o, beyaz giysililere, "Kim Allah(ın davası) uğrunda benim yardımcılarım olacak?" diye sormuştu. Bunun üzerine beyaz giysili (havari)ler "Allah (yolunda) yardımcılar(ın) biz olacağız!" diye cevap vermişlerdi. Ve böylece İsrailoğulları'ndan bir kısmı (İsa'nın peygamberliğine) inanmaya başladı, diğerleri ise hakikati inkar ettiler. Ama (şimdi) Biz, (gerçekten) imana kavuşmuş olanları düşmanlarına karşı koruyup destekledik ve onlar üstün gelenlerden oldular.
eyyednâ
Mustafa İslamoğlu = Siz ey iman edenler! Allah'ın destekçileri olun! Tıpkı Meryem oğlu İsa'nın, havarilerine "Allah'a giden yolda kim bana var gücüyle destek olur?" deyince, havarilerin "Biziz Allah davasının gönüllü destekçileri!" demeleri gibi... Nitekim İsrailoğullarından bir gurup (ona) inandı, bir gurup da inkar etti. Bunun üzerine Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı dirençli kıldık: Sonunda galip gelenler onlar oldu.
eyyednâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Ey imân etmiş olanlar! Allah'ın yardımcıları olun, nasıl ki, Meryem'in oğlu İsa Havarîlere dedi ki: «Allah'a doğru benim yardımcılarım kimlerdir?» Havarîler de dedi ki: «Biz Allah'a yardımcılarız.» Sonra İsrailoğullarından bir zümre imân etti, bir tâife ise kâfir oldu. Sonra imân etmiş olanları, düşmanları üzerine teyid ettik, artık galipler olarak sabahladılar.
eyyednâ
Ömer Öngüt = Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa Havarîler'e: "Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimlerdir?" demişti. Havarîler de: "Biziz Allah'ın yardımcıları!" demişlerdi. İsrailoğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
eyyednâ
Şaban Piriş = Ey iman edenler! Allah yardımcıları olun. Meryem oğlu İsa’nın Havarilere dediği gibi: -Allah yolunda yardımcılarım kimdir? Havariler dedi ki: -Biz, Allah yardımcılarıyız! İsrailoğulları'ndan da bir grup inanmış, bir grup da inkar etmişti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, Onlar da üstün geldiler.
eyyednâ
Sadık Türkmen = Ey iman EDENLER! Allah’ın yardımcıları olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa da Havarilere; “Allah’a giden yolda, benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler de; “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, onlara düşmanlık yapanlara karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
eyyednâ
Seyyid Kutub = Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Tıpkı Meryem oğlu İsa'da havarilere: «Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?» dediğinde Havariler: «Allah yolunun yardımcıları biziz» demeleri gibi. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.
eyyednâ
Suat Yıldırım = Ey iman edenler! Siz Allah’ın tarafında olunuz (O’nun dinine yardım ediniz). Nasıl ki Meryem’in oğlu Îsâ vaktiyle, havarilere: "Allah’ın yolunda giderken kim bana yardımcı olmak ister?" diye sorunca, havariler: "Biz Allah’ın tarafında oluruz!" diye cevap vermişlerdi. Neticede İsrailoğullarından bir kısmı Îsâ’nın peygamberliğine iman etti, bir kısmı da inkâr etti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de onlar ötekilere üstün geldiler.
eyyednâ
Süleyman Ateş = Ey inananlar, Allâh'ın yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu Îsâ da havârilere: "Allâh yolunda benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havâriler: "Allâh (yolun)un yardımcıları biziz" dediler. İsrâil oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkâr etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.
eyyednâ
Tefhim-ul Kuran = Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun; Meryem oğlu İsa'nın havarilere: «Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?» demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: «Allah'ın yardımcıları bizleriz.» Böylece İsrailoğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da küfretmişti. Sonunda biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.
eyyednâ
Ümit Şimşek = Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun. Nasıl ki İsa Havârilere 'Allah yolunda bana yardım edecek kim var?' diye sormuş, Havâriler de 'Allah'ın yardımcıları biziz' demişlerdi. Böylece İsrailoğullarından bir zümre iman etti, bir zümre ise kâfir oldu. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik ve onlar üstün geldiler.
eyyednâ
Yaşar Nuri Öztürk = Ey iman sahipleri! Allah'ın yardımcıları olun! Hani, Meryem oğlu İsa, havarilere: "Allah'a gidişte benim yardımcılarım kimdir?" demişti de, havariler: "Biz, Allah'ın yardımcılarıyız!" cevabını vermişlerdi. Bunun ardından, İsrailoğullarından bir zümre iman etmiş, bir zümre de küfre sapmıştı. Nihayet biz, iman sahiplerini düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.
eyyednâ
İskender Ali Mihr = Ey âmenû olanlar! Allah’ın yardımcıları olun! Meryemoğlu İsa (A.S)’ın havarilere: “Kim Allah’a (ulaşmak için) benim yardımcılarım olur?” dediği zaman, havarilerin: “Biz Allah’ın yardımcılarıyız.” dediği gibi. Bunun üzerine İsrailoğulları’ndan bir grup îmân etti, bir grup inkâr etti. O zaman îmân edenleri düşmanlarına karşı destekledik. Böylece onlar üstün geldiler.
eyyednâ
İlyas Yorulmaz = Ey İman edenler! Meryem’in oğlu İsa’nın havarilere dediği gibi “Allah’a götürecek yolda bana kim yardımcı olur?” deyince havariler “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Arkasından İsrail oğullarından bir taife iman etmiş, bir taife de inkar etmişlerdi. Allah da, düşmanlarına karşı iman edenleri desteklemiş ve onlarda galip gelenlerden olmuşlardı.
ve eyyednâ-hu
Diyanet İşleri = Andolsun, Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa’ya mucizeler verdik. Onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?
ve eyyednâ-hu
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki Mûsâ'ya Tevrat'ı verdik, ardından birtakım peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya apaçık deliller verip onu Rûh-ül-Kudüs'le kuvvetlendirdik. Nefsinizin hoşlanmadığı bir emirle peygamber geldi mi demek ululanmak isteyeceksiniz, kiminiz onları yalanlayacak, kiminiz öldürecek ha.
ve eyyednâ-hu
Abdullah Parlıyan = Biz Musa'ya, ilâhî kelamı verdik ve birbiri ardınca O'nu izleyen elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık belgeler, mucizeler verdik ve O'nu Cebrail veya kutsal ilham ile güçlendirdik. Ama siz, ey israiloğulları! Ne zaman gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi gelmişse, ona karşı büyüklük taslayıp bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da yalanlıyordunuz.
ve eyyednâ-hu
Adem Uğur = Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. (Ne var ki) gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe ona karşı büyüklük tasladınız. (Size gelen) peygamberlerden bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz.
ve eyyednâ-hu
Ahmed Hulusi = Andolsun ki Musa'ya (Kitap) hakikat bilgisi verdik; ondan sonra da birbiri ardınca içinizden Rasûllerle takviye ettik. Meryemoğlu İsa'ya da beyyineler (hakikat bilgisinin apaçık tasdiki olan hâller) verdik. Onu Ruh-ül Kuds (Onda açığa çıkardığımız kuvve) ile teyit ettik. Nefsinizi yüceltmek uğruna, ne zaman hevânıza uymayan gerçekleri dillendiren Rasûller gelse, onların bir kısmını yalanlayıp, bir kısmını da öldürdünüz.
ve eyyednâ-hu
Ahmet Tekin = Andolsun ki, Mûsâ’ya kutsal kitabı verdik. Ondan sonra, ardarda rasuller, peygamberler görevlendirerek gönderdik. Meryem oğlu Îsâ’ya da apaçık mûcizeler verdik. Onu, kâinattaki tabiî, dinî, sosyal, siyasî ve ekonomik düzeni içeren, ihya eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran kitabı getiren elçi Cebrâil ile destekledik. Size, hoşunuza gitmeyen emirleri, hükümleri getiren Rasuller geldikce, davetlerini kabullenmeyip büyüklük taslayarak zorbalığa mı başvurdunuz? Bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürüyordunuz.
ve eyyednâ-hu
Ahmet Varol = Şüphesiz biz Musa'ya Kitab'ı verdik ve onun ardından peşpeşe peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik ve kendisini Ruhu'l-Kudüs ile destekledik. Size her ne zaman bir peygamber nefislerinizin hoşlanmayacağı bir şey (ilahi hüküm) getirse siz büyüklük taslayacak; (gelen peygamberlerin) bir kısmını yalanlayacak bir kısmını da öldürecek misiniz?
ve eyyednâ-hu
Ali Bulaç = Andolsun, biz Musa'ya kitabı verdik ve ardından peşpeşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs'le teyid ettik. Demek, size ne zaman bir elçi nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldürecek misiniz?
ve eyyednâ-hu
Ali Fikri Yavuz = Celâlim hakkı için: Biz Mûsâ’ya Tevrat’ı verdik ve Mûsâ’dan sonra birbiri ardınca peygamberler gönderdik. Meryem’in oğlu Îsa’ya ölüleri diriltmek gibi, açık mûcizeler verdik ve onu Cebraîl Aleyhisselâm ile kuvvetlendirdik. Artık size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle bir peygamber geldikçe kibirlendiniz ve inad ettiniz. Peygamberlerden bir kısmını yalanladınız ve bir kısmını da öldürdünüz (Zekeriyyâ ve Yahyâ gibi).
ve eyyednâ-hu
Ali Ünal = (Bu azap onların tam hakkıdır. Çünkü) şurası bir gerçek ki, Musa’ya o (hidayet kaynağı, kendisinde nur ve her meselenin çözümü bulunan) Kitabı verdik ve arkasından (Musa’nın izinde ve aynı Kitabı esas alıp uygulamakla birlikte, zamana ve şartlara göre içtihadlarda bulunan, ayrıca kendilerine dua ve münacat mahiyetinde sahifeler verilen) daha başka rasûller gönderdik (ve böylece onları ışıksız, rehbersiz bırakmadık). Bilhassa en son olarak Meryem oğlu İsa’ya, (risaletini gün gibi gösteren ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak derecede ispat eden) o apaçık delilleri verdik ve onu Ruhu’l Kudüs’le destekledik. Hal böyle iken, ne zaman size nefislerinizin hoşlanmayacağı, heva ve hevesinize hizmet etmeyecek mesaj ve hükümlerle bir rasûl gelse, hep böyle büyüklük taslayıp kafa tutacak, kibrinize dokunuyor diye kimisini yalanlayıp kimisini öldürecek misiniz?