Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve evlâdu-kum
Diyanet İşleri = Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
ve evlâdu-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve bilin ki mallarınız ve evlâdınız, sizin için bir sınamadır ancak ve şüphe yok ki Allah katındadır büyük mükâfat.
ve evlâdu-kum
Abdullah Parlıyan = Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak sizin için bir sınavdır. En büyük mükafat ise Allah katındadır.
ve evlâdu-kum
Adem Uğur = Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır.
ve evlâdu-kum
Ahmed Hulusi = İyi bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak bir fitnedir (sınav objesidir)! Allâh'a gelince, aziym mükâfat O'nun indîndedir.
ve evlâdu-kum
Ahmet Tekin = Bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız azgınlık, sıkıntı ve ihtilâf sebebidir, imtihan aracıdır. Büyük mükâfat Allah katındadır.
ve evlâdu-kum
Ahmet Varol = Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise şüphesiz Allah katındadır.
ve evlâdu-kum
Ali Bulaç = Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükafaat vardır.
ve evlâdu-kum
Ali Fikri Yavuz = Biliniz ki, mallarınız ve evlâdınız ancak bir fitnedir, (sizi günaha sokmağa sebepdir). Allah katında ise büyük mükâfat vardır.
ve evlâdu-kum
Ali Ünal = İyi bilin ki, mallarınız da, çocuklarınız da ancak birer imtihan sebebidir; ve (yine iyi bilin ki) Allah, evet O’nun katındadır en büyük ücret ve mükâfat.
ve evlâdu-kum
Bayraktar Bayraklı = Doğrusu, mallarınızın ve çocuklarınızın sizin için bir sınav olduğunu, büyük ödülün Allah'ın katında bulunduğunu biliniz!
ve evlâdu-kum
Bekir Sadak = Mallarinizin ve cocuklarinizin, aslinda bir sinama oldugunu ve buyuk ecrin Allah katinda bulundugunu bilin*
ve evlâdu-kum
Celal Yıldırım = Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız bir deneme ve sınavdan başka değildir. Büyük mükâfat ise Allah katındadır.
ve evlâdu-kum
Cemal Külünkoğlu = Ve iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız bir imtihan vesilesidir. Ve büyük mükâfat ahirette Allah'ın yanındadır.
ve evlâdu-kum
Diyanet İşleri (eski) = Mallarınızın ve çocuklarınızın, aslında bir sınama olduğunu ve büyük ecrin Allah katında bulunduğunu bilin.
ve evlâdu-kum
Diyanet Vakfi = Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah'ın katındadır.
ve evlâdu-kum
Edip Yüksel = Bilesiniz ki mallarınız ve evlatlarınız sizin için bir sınavdır ve ALLAH'ın yanında büyük ödül vardır.
ve evlâdu-kum
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve iyi bilin ki mallarınız, evlâdlarınız bir fitneden ıbarettir, Allah yanında ise azîm ecirler vardır
ve evlâdu-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandan ibarettir. Allah yanında ise büyük mükafatlar vardır.
ve evlâdu-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve iyi biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız birer imtihan aracından başka birşey değildir. Allah katında büyük ecir vardır.
ve evlâdu-kum
Gültekin Onan = Bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız sizin için bir fitnedir. Tanrı'nın yanında ise büyük bir ödül vardır.
ve evlâdu-kum
Harun Yıldırım = Bilin ki mallarınız da evlatlarınız da ancak bir imtihandır. Büyük mükâfat ise muhakkak ki Allah katındadır.
ve evlâdu-kum
Hasan Basri Çantay = Bilin ki mallarınız da, evlâdlarınız da ancak birer imtihandır, (asıl) büyük mükâfat ise şübhesiz Allah kalındadır.
ve evlâdu-kum
Hayrat Neşriyat = Ve bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız (sizin için) ancak birer imtihandır, büyük mükâfât ise ancak Allah katındadır.
ve evlâdu-kum
İbni Kesir = Hem bilin ki; mallarınız da, çocuklarınız da ancak birer fitnedir. Ve Allah katında büyük mükafat vardır.
ve evlâdu-kum
Kadri Çelik = Mallarınızın ve çocuklarınızın aslında bir sınama olduğunu ve büyük ecrin Allah katında bulunduğunu bilin.
ve evlâdu-kum
Muhammed Esed = Ve bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız sadece bir sınav ve bir ayartmadır ve (yine bilin ki,) Allahtır, katında en büyük ecir bulunan!
ve evlâdu-kum
Mustafa İslamoğlu = Zira aklınızdan çıkarmayın ki, mallarınız ve çocuklarınız birer sınav aracıdır; ve bilin ki katında en büyük ecir bulunan Allah'tır!
ve evlâdu-kum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve biliniz ki, muhakkak mallarınız ve çocuklarınız bir imtihandır. Ve şüphe yok ki, Allah Teâlâ'nın katında pek büyük bir mükâfaat vardır.
ve evlâdu-kum
Ömer Öngüt = Biliniz ki mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır ve büyük mükâfat Allah'ın yanındadır.
ve evlâdu-kum
Şaban Piriş = Biliniz ki mallarınız ve evladınız bir imtihandır. Allah katında ise büyük mükafat vardır.
ve evlâdu-kum
Sadık Türkmen = Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız açığa çıkar(ıl)ma aracı(nız)dır. Allah katında ise büyük bir ödül vardır.
ve evlâdu-kum
Seyyid Kutub = Biliniz ki, mallarınız ve evlatlarınız sizin için aslında birer sınav konusudur ve büyük ödül Allah katındadır.
ve evlâdu-kum
Suat Yıldırım = Biliniz ki mallarınız ve evlatlarınız, sadece birer imtihan konusudur. Büyük mükâfat ise, âhirette Allah nezdindedir.
ve evlâdu-kum
Süleyman Ateş = Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız birer fitne(sınav)dır. Allah'a gelince büyük mükâfât, o'nun yanındadır.
ve evlâdu-kum
Tefhim-ul Kuran = Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız ancak bir fitnedir (imtihan konusudur.) Allah yanında ise büyük bir mükafaat vardır.
ve evlâdu-kum
Ümit Şimşek = Şunu da bilin ki, mallarınız ve evlâtlarınız bir imtihandır; Allah katında ise büyük bir ödül vardır.
ve evlâdu-kum
Yaşar Nuri Öztürk = Bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihan aracıdır. Allah'a gelince, büyük ödül O'nun katındadır.
ve evlâdu-kum
İskender Ali Mihr = Ve biliniz ki; çocuklarınız ve mallarınız, sizin için sadece bir fitnedir (imtihandır). Ve Allah ki; O’nun katında, (muhakkak) azîm bir ecir (bedel, ücret) vardır.
ve evlâdu-kum
İlyas Yorulmaz = Şunu iyi bilin ki mallarınız ve evlatlarınız bir imtihan malzemesidir. Halbuki Allah’ın yanında bulacağınız karşılıklar daha büyüktür.
evlâdu-kum
Diyanet İşleri = Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.
evlâdu-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Sizi, bizim katımıza ne mallarınız yakınlaştırabilir, ne evlâdınız, ancak kim inanır ve iyi işlerde bulunursa o, yaklaşır bize ve işte onlar, öyle kişilerdir ki onlaradır yaptıklarına karşılık kat kat mükâfat ve onlardır yüce derecelerde emniyet içinde olanlar.
evlâdu-kum
Abdullah Parlıyan = Sizi bize yaklaştıracak olan ne ekonomik, ne de sayısal çoğunluğunuzdur. Yalnızca iman edip, doğru ve yararlı işler yapanlar, bize yakın olabilirler. Onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükafat var ve onlar cennet köşklerinde huzur ve güven içinde kalacaklardır.
evlâdu-kum
Adem Uğur = Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de evlâtlarınız. İman edip iyi amelde bulunanlar müstesna; onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükâfat vardır. Onlar (cennet) odalarında güven içindedirler.
evlâdu-kum
Ahmed Hulusi = Size indîmizde kurb (Kurbiyet mertebesi - Allâh Esmâ'sı özellikleriyle şuurlu tahakkuk mertebesi) oluşturacak olan, ne zenginliğiniz ve ne de evlatlarınızdır; sadece iman edip imanının gereğini uygulayan müstesna. . . İşte onlara bu çalışmalarının getirisi kat kat arttırılır. Onlar yüksek mertebeler içinde güvendedirler.
evlâdu-kum
Ahmet Tekin = Sizi huzurumuza daha çok yaklaştıracak olan ne servetlerinizdir, ne de evlatlarınız. Ancak geçmişin kirlerinden arınarak iman edip, gevşekliği bırakarak, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler için, işte onlar için işledikleri amellerinin kat kat fazlası mükâfat olarak verilecektir. Onlar Cennet köşklerinde güven içindedirler.
evlâdu-kum
Ahmet Varol = Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de çocuklarınızdır. Ancak iman edip salih amel işleyenler müstesna. İşte onlara yaptıklarından dolayı kat kat mükâfat vardır ve onlar (cennet) odalar(ın)da güven içindedirler.
evlâdu-kum
Ali Bulaç = Bizim katımızda sizi (bize) yaklaştıracak olan ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır; ancak iman edip salih amellerde bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak üzere kat kat mükafaat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven içindedirler.
evlâdu-kum
Ali Fikri Yavuz = Sizi (mânevî derecelerle) huzurumuza yaklaştıracak olan mallarınız ve çocuklarınız (itibariyle fazlalık) değildir. Ancak iman edip de salih âmel işleyen (bize yaklaşır). İşte bunlar (o kimselerdir ki), yaptıklarına karşılık kendilerine kat kat mükâfat vardır ve onlar cennetin yüksek makamlarında emniyet içindedirler.
evlâdu-kum
Ali Ünal = Kaldı ki, sizi Bize yaklaştıracak olan ne mallarınızdır ne de evlâdınızdır; ancak iman edip, imanları istikametinde doğru, sağlam, yerinde ve ıslaha yönelik işler yapanlardır (ki, nezdimizde yakınlık bulurlar). O kutlu insanlar için yaptıkları bu güzel işlerden dolayı kat kat mükâfat vardır ve onlar, Cennet’in yüksek köşklerinde güven ve huzur içinde olacaklardır.