Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Diyanet İşleri = Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Muhakkak ki bilgisizlik yüzünden akılsızca hareket ederek çocuklarını öldürenlerle Allah'a boş yere iftirâda bulunarak Allah'ın verdiği rızıkları haram sayanlar, zarara uğramışlar, mahrûmiyet içinde kalmışlardır. Şüphesiz ki onlar sapıtmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçekten ziyana uğrayanlar o kimselerdir ki, dar kafalı cahillikleriyle çocuklarını öldürürler, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeyleri haram kılarlar ve bu tür yasakları da haksız yere Allah'a iftira ederler. Onlar sapıklığa düşmüşlerdir ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Adem Uğur = Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek (kadınlara) haram kılanlar, muhakkak ki ziyana uğramışlardır. Onlar gerçekten sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ahmed Hulusi = Cehaletten evlatlarını ahmakça öldürenler ve Allâh'ın kendilerine ihsan ettiği rızkı, Allâh üzerine iftira ederek haram yapanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır. . . Gerçekten bunlar sapmışlardır ve hidâyetten mahrumdurlar.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ahmet Tekin = Bilgisizlikleri yüzünden akılsızca, ahmakça, dar kafalı düşünerek çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği rızkı, Allah adına uydurma hükümlerle haram kılanlar kesinlikle ziyana uğradılar. Başlarına buyruk hale gelerek hak yoldan uzaklaşıp dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ettiler. Doğru, hak yolu bulmaya istekli de değiller.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ahmet Varol = Akılsızlıkları yüzünden bilgisizce çocuklarını öldüren ve Allah'a iftirada bulunarak Allah'ın onlara rızık olarak verdiği şeyleri kendilerine haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar sapıtmışlar ve doğru yola erememişlerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ali Bulaç = Çocuklarını hiç bir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Allah'a karşı yalan yere iftira düzüp Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar, gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ali Fikri Yavuz = Bilgisizlik yüzünden budalaca çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği halâl rızkı, Allah’a iftira ederek yasaklayanlar muhakkak ki ziyana uğramışlardır. Gerçekten sapmışlar ve doğru yolu da bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ali Ünal = Çocuklarını bilgisizlik yüzünden cahilâne bir davranış olarak ve beyinsizce öldürenler ve Allah’ın kendilerine ihsan ettiği (helâl) rızıkları hem de Allah’a isnatla haram kılanlar, elbette tam bir hüsran içindedirler. Onlar, şüphesiz doğru yoldan sapmışlardır ve zaten (bu halleriyle) doğru yolda olmaları ve (dünyada, da Âhiret’te de arzu edilen hedefe ulaşmaları) mümkün değildir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Bayraktar Bayraklı = Bilgisizlikleri yüzünden öz evlatlarını akılsızca katledenler; Allah'a iftirâ ederek, Allah'ın kendilerine verdiği rızıkları haram kılanlar, manen iflas etmişlerdir. Onlar gerçekten sapıtmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Bekir Sadak = Beyinsizlikleri yuzunden, koru korune cocuklarini oldurenler ve Allah'in kendilerine verdigi nimetleri Allah'a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuslardir; onlar sapitmislardir, zaten dogru yolda da degillerdi. *

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Celal Yıldırım = Düşüncesizlikleri ve beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce öz çocuklarını öldürenler; Allah'ın kendilerine rızık olarak sunduğu şeyleri, Allah'a iftira ederek haram kılanlar, zarara uğramışlardır. Gerçekten onlar sapmışlardır (ve hiç bir zaman) doğru yolu da bulamadılar.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Cemal Külünkoğlu = Bilgisizlik yüzünden beyinsizce (kız) çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine (helal olarak) verdiği rızkı Allah'a iftira ederek haram sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar sapkınlığa düşmüşler ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Diyanet İşleri (eski) = Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği nimetleri Allah'a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Diyanet Vakfi = Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek (kadınlara) haram kılanlar, muhakkak ki ziyana uğramışlardır. Onlar gerçekten sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Edip Yüksel = Cehaletleri yüzünden ALLAH'a iftiralar ederek çocuklarını budalaca öldürenler ve ALLAH'ın kendilerine verdiği rızıkları haram edenler kaybetmişlerdir, şaşırmışlardır. Doğruyu göremezler.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bilgisizlikle düşüncesizlikle evlâdlarını öldürenler ve Allâhın kendilerine merzuk buyurduğu ni'metleri Allâha iftirâ ederek harâm ve memnu' kılanlar şübhe yok ki ziyan ettiler. Şübhe yok ki yanlış gittiler, ve hiç bir zeman muvaffak olmadılar

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bilgisizlik ve düşüncesizlikle çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği nimetleri, Allah'a iftira ederek yasaklayanlar, kesinlikle zarar ettiler. Şüphesiz onlar, yanlış gittiler ve hiçbir zaman muvaffak olamadılar.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyana uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Gültekin Onan = Çocuklarını hiç bir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Tanrı'ya karşı yalan yere iftira düzüp Tanrı'nın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar, gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Harun Yıldırım = Çocuklarını bilgisizlik sebebiyle akılsızca öldürenler ve O’nun rızkını Allah’a iftira ederek haram sayanlar muhakkak hüsrana uğramışlardır. Elbette ki onlar sapmış ve doğru yolu da bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Hasan Basri Çantay = llimsizlik yüzünden çocuklarını beyinsizce öldürenlerle Allahın kendilerine ihsan etdiği (halâl) rızkı, Allaha iftira ederek, haram sayanlar muhakkak ki maddî ve ma'nevî en büyük zarara uğramışdır. Onlar şübhesiz ki sapmışlardır ve (ondan sonra) doğru yolu da bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Hayrat Neşriyat = Bilgisizlik yüzünden beyinsizce evlâdlarını öldürenler ve Allah’ın kendilerinirızıklandırdığı şeyleri, Allah’a iftirâ ederek haram kılanlar gerçekten zarara uğramıştır.(Onlar) muhakkak dalâlete düşmüşler ve hidâyete eren kimseler olamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 İbni Kesir = Bilgisizlikleri yüzünden; çocuklarını beyinsizce öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı Allah'a iftira ederek haram sayanlar; gerçekten hüsrana uğramuşlardır. Onlar; şüphesiz sapıtmışlardır. Zaten hidayete erenlerden olmamışlardı.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Kadri Çelik = Beyinsizlikleri yüzünden bilgisizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine verdiği rızkı -Allah’a iftira ederek- haram sayanlar, mutlaka ziyan etmişlerdir. Gerçekten onlar sapmışlardır. Doğru yolu bulmuş da değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Muhammed Esed = Gerçekten ziyana uğrayanlar o kimselerdir ki dar kafalı cahillikleriyle çocuklarını öldürürler, Allahın onlara rızk olarak sağladığı şeyleri yasaklarlar ve (bu tür yasakları da) haksız yere Allaha yakıştırırlar: Onlar sapkınlığa düşmüşler ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Mustafa İslamoğlu = Gerçekten ziyana uğrayanlar o kimselerdir ki, dar kafalı cahillikleriyle çocuklarını öldürürler, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği şeyleri haram kılarlar ve bu tür yasakları da haksız yere Allah'a iftira ederler. Onlar sapıklığa düşmüşlerdir ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Çocuklarını sefihlikten ve bilgisizlikten dolayı öldürenler ve Allah Teâlâ'nın merzûk ettiği şeyleri Cenâb-ı Hakk'a iftira ederek haram sayanlar, şüphe yok ki hüsrâna uğramışlardır. Muhakkak ki onlar sapıtmışlar, doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ömer Öngüt = Cehaletleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'a iftira ederek, O'nun kendilerine verdiği rızkı haram kılanlar, muhakkak ki hüsrana uğramışlardır. Onlar doğru yoldan sapmışlardır. Hidayete erecek de değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Şaban Piriş = Beyinsizlikleri yüzünden, cahilce çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği rızkı, Allah’a iftira ederek haram sayanlar, mutlaka hüsrana uğramışlardır. Onlar sapmışlardır, zaten doğru yolda değillerdi.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Sadık Türkmen = Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği şeyleri, Allah’a iftira ederek haram kılanlar zarar etmişlerdir. Gerçekten şaşırıp sapmışlardır. Ve onlar, hidayet yolunu/doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Seyyid Kutub = Hiçbir bilgiye dayanmaksızın, aptalca evlatlarını öldürenler ve Allah'a iftira atarak O'nun verdiği rızıkları kendilerine yasaklayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Onlar kesinlikle sapıtmışlardır, doğru yola gelecekleri yoktur.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Suat Yıldırım = Bilgisizlik ve düşüncesizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine ihsan ettiği rızkı Allah’a iftira ederek haram sayanlar, elbette tam hüsrana uğradılar. Saptılar bunlar, doğru yolu da bulamadılar!

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Süleyman Ateş = Bilgisizlik yüzünden beyinsizce, çocuklarını öldürenler ve Allâh'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftirâ ederek harâm kılanlar muhakkak ki ziyana uğradılar, saptılar, yola gelici de değiller!

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Tefhim-ul Kuran = Çocuklarını hiç bir bilgiye dayanmaksızın akılsızca öldürenler ile Allah'a karşı yalan yere iftira düzüp Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiklerini haram kılanlar elbette hüsrana uğramışlardır. Onlar, gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Ümit Şimşek = Beyinsizlikleri yuzunden, koru korune cocuklarini oldurenler ve Allah'in kendilerine verdigi nimetleri Allah'a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuslardir; onlar sapitmislardir, zaten dogru yolda da degillerdi. *

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şu bir gerçek ki, ilimsizlik yüzünden öz evlatlarını beyinsizce katledenlerle Allah'ın kendilerine verdiği rızıkları, Allah'a iftira ederek haramlaştıranlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. İnan olsun, sapıtmışlardır onlar; hiçbir zaman doğruyu ve güzeli bulamazlar.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 İskender Ali Mihr = Ve bir ilmi olmaksızın akılsızca (aptalca) evlâdını öldürenler hüsrana uğramışlardır. Ve Allah’a iftira ederek, Allah’ın onları rızıklandırdığı şey(ler)i haram kılan kimseler, dalâlette kalmışlardır ve hidayete ermiş değillerdir.

evlâde-hum

  En’âm / 140 -

 İlyas Yorulmaz = Akılsızca, batıl inançlarının cehaletiyle çocuklarını öldürenler ve Allah’ın onlara verdiği rızıkları, Allah adına yalan uydurarak haram edenler, kendilerine yazık etmişlerdir. Doğru yolda olmadıklarından, böyleleri sapmış kimselerdir.