Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Diyanet İşleri = (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Cilveli, şirin sözlü, eşlerine âşık ve onlarla yaşıt kıldık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Abdullah Parlıyan = Cilveli, şirin sözlü, eşlerine aşık ve onlarla yaşıt kıldık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Adem Uğur = Eşlerine düşkün ve yaşıt.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ahmed Hulusi = (Ki o daha önce hiç görülmemiş - kullanılmamış türden bedenler) eşlerine âşık (dünyaya birbirine düşman olarak inen, insanı maddeye yönelttiren hayvani beden karşıtı olarak, insan şuuruna sahip bilince, özelliklerini itirazsız yaşatan. A. H. ) ve yaşıtlardır (bilinçle birlikte var olmuştur)!

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ahmet Tekin = Güzel, cilveli, nazlı, edalı, cıvıl cıvıl edebî konuşan, yaşları aynı, eşlerini çılgınca seven kadınlar haline getirdik.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ahmet Varol = Eşlerine tutkun yaşıt kızlar.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ali Bulaç = Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ali Fikri Yavuz = Kocalarına âşık yaşıtlar yaptık;

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ali Ünal = Eşlerine karşı sevgi dolu ve hep aynı yaşta,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Bayraktar Bayraklı = (35-40) Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Bekir Sadak = (35-38) Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. *

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Celal Yıldırım = (36-37-38) Onları hep bakire, meymenetli olan eşlerine karşı sevgi dolu ve hep bir yaşıt kıldık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Cemal Külünkoğlu = (36-38) Onları, ahiret mutluluğuna erenler için eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler yaptık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Diyanet İşleri (eski) = (35-38) Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Diyanet Vakfi = (36-37) Onları, eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kıldık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Edip Yüksel = Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkâr-i şeyda

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = kocalarını çok seven aynı yaşta,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hep yaşıt sevgililer,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Gültekin Onan = Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Harun Yıldırım = Eşlerine düşkün, hep bir yaşta;

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Hasan Basri Çantay = (36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Hayrat Neşriyat = Eşlerine düşkün ve (onların hepsi) aynı yaştadırlar.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 İbni Kesir = Eşlerine düşkün hep bir yaşıtlar.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Kadri Çelik = Eşlerine âşık ve onlarla yaşıt.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Muhammed Esed = sevgi dolu ve uyum içinde,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Mustafa İslamoğlu = Sevgi dolu, denk ve uyumlu;

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (36-37) İşte onları bakireler kıldık. Kocalarına düşkün, hep bir yaşıt yaptık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ömer Öngüt = Eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta nâzeninler kılmışızdır.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Şaban Piriş = Eşlerine sevgi ile bağlı olarak.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Sadık Türkmen = Eşlerine tutkun, hepsi aynı yaşta.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Seyyid Kutub = Eşlerine aşık ve onlarla aynı yaşta,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Suat Yıldırım = (36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Süleyman Ateş = Hep yaşıt sevgililer;

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Tefhim-ul Kuran = Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Ümit Şimşek = Eşlerine âşık, hep bir yaşta.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yaşıt cilveli dilberler halinde,

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 İskender Ali Mihr = Eşlerine düşkün, aynı yaşta olarak.

etrâben

  Vâkı’a / 37 -

 İlyas Yorulmaz = Bakanların özenip, arzu ettiği nimetler.

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Diyanet İşleri = (31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar.

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Abdullah Parlıyan = memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Adem Uğur = Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Ahmed Hulusi = Yaşıt muhteşem eşler! (Cinsiyet kavramı olmayan şuur yapının hakikatinden gelen Esmâ özelliklerini açığa çıkaracağı muhteşem kapasiteli o boyutun özelliğiyle oluşmuş bedenler. Dişi - erkek ayrımsız! Allâhu âlem. A. H. )

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Ahmet Tekin = Göğüsleri irileşmiş, genç kızlık çağında, yaşıt dilberler var.

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Ahmet Varol = Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Ali Bulaç = Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Ali Fikri Yavuz = Aynı yaşta tomurcuk sîneliler,

etrâben

  Nebe’ / 33 -

 Ali Ünal = Turunç göğüslü, genç yaşıt dilberler,