Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Diyanet İşleri = Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bilmezler mi, şüphe yok ki Allah, öyle bir mabuttur ki odur kullarının tövbelerini kabûl eden ve sadakaları alan ve şüphe yok ki Allah öyle bir mabuttur ki odur tövbeleri kabûl eden rahîm.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Abdullah Parlıyan = Bilmiyorlar mı ki, kulların tevbesini kabul eden Allah'tır. Sadakaları da alıp kabul eden O'dur. Ve iyi bilin ki, tevbeleri çok kabul eden ve kullarına acıyan da O'dur.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Adem Uğur = Allah'ın, kullarının tevbesini kabul edeceğini, sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah'ın tevbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâla bilmezler mi?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ahmed Hulusi = Anlamadılar mı ki Allâh, kullarından tövbeyi kabul eden ve sadakaları alan "HÛ"dur! "HÛ" Tevvab, Rahıym Allâh'tır!

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ahmet Tekin = Allah’ın, kullarının tevbesini, günah işlemekten vazgeçerek kendisine itaate yönelişlerini kabul edeceğini, imanda sadâkatlerinin ve kemallerinin ifadesi olan zekât, vergi, ceza ve keffaret sadakalarını alacağını; Allah’ın, sadece O’nun insanları tevbeye sevkedeceğini, tevbeleri kabul edeceğini çok merhametli olduğunu bilmiyorlar mı?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ahmet Varol = Onlar, Allah'ın kullarının tevbelerini kabul eden, onların sadakalarını alan, tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet eden olduğunu bilmiyorlar mı?.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ali Bulaç = Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları alacak olan O'dur. Şüphesiz, tevbeleri kabul eden, esirgeyen O'dur.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ali Fikri Yavuz = O tevbekârlar bilmediler mi ki, bizzat Allah kullarından tevbeyi kabul eder ve sadakaları alır. Gerçekten Allah tevbeleri kabul edicidir, çok merhametlidir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ali Ünal = Bilmezler mi ki Allah, kullarından gerçek manâda yapılmış tevbeyi ve onların Allah yolunda içtenlikle yaptıkları bütün harcamaları kabul eder ve Allah, Tevvâb (kullarının tevbesine sadece mağrifetle değil, fazladan mükâfatla karşılık veren)dir; Rahîm (bilhassa tevbe ile Kendisine yönelen mü’min kullarına karşı) hususî rahmet ve merhameti pek bol olandır.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah'ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini, sadakaları O'nun alacağını ve Allah'ın, tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Bekir Sadak = Allah'in, kullarinin tevbesini kabul ettigini, sadakalar aldigini, Allah'in tevbeleri kabul ve merhamet eden oldugunu bilmiyorlar mi?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Celal Yıldırım = Bilmediler mi ki, ancak Allah kullarının tevbesini kabul eder; sadakalarını alır ve Allah'tır ancak tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet eden.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Cemal Külünkoğlu = Kullarının tevbesini ancak Allah'ın kabul edeceğini, sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah'ın tevbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olan (bir ilah) olduğunu hala bilmezler mi?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın, kullarının tevbesini kabul ettiğini, sadakalar aldığını, Allah'ın tevbeleri kabul ve merhamet eden olduğunu bilmiyorlar mı?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Diyanet Vakfi = Allah'ın, kullarının tevbesini kabul edeceğini, sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah'ın tevbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâla bilmezler mi?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Edip Yüksel = Bilmezler mi ki kullarından tevbeleri kabul eden, sadakaları alan ALLAH'tır ve ALLAH Tevbeleri Kabul Edendir, Rahimdir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bilmedilermi ki Allah kullarından tevbeyi o, kabul eder de sadakaları alır ve hakikaten Allah, tevvab, rahîm o

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bilmediler mi ki, ancak Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakalarını da alır. Ve gerçekten Allah'tır tevbeleri çokça kabul eden ve çok merhamet eden.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakaları da alır. Allah tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Gültekin Onan = Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Tanrı kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları alacak olan O'dur. Şüphesiz, tevbeleri kabul eden, esirgeyen O'dur.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Harun Yıldırım = Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları alacak olan O’dur. Şüphesiz Allah o, Tevvab’dır, Rahîm’dir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar bilmediler mi ki şübhesiz Allah, kullarından (saadır olan) tevbeyi kabul edecek, sadakaları alacak olan ancak kendisidir ve hakıykatde tevvab ve rahıym yalınız Odur (Tevbeleri kabul etmek ve kendilerine fazliyle, rahmetiyle muamele eylemek ancak Onun şânındandır).

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Hayrat Neşriyat = Bilmediler mi ki, kullarından tevbe’yi kabûl eden ve sadakaları alan şübhesiz ancak Allahdır; Tevvâb (tevbeleri çok kabûl eden), Rahîm (kullarına çok merhamet eden)de ancak Allah’dır.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 İbni Kesir = Bilmezler mi ki; Allah, muhakkak kullarından tevbeyi kabul edecek ve sadakaları alacak olanın kendisidir. Ve muhakkak ki Allah, Tevvab ve Rahim'dir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Kadri Çelik = Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları alacak olan O Allah'tır. Şüphesiz Allah, (evet işte) O, tevbeleri çok kabul edendir, esirgeyendir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Muhammed Esed = Bilmiyorlar mı ki, kullarının tevbelerini kabul eden Allah'tır; O'nun için sunulan şeyleri kabul eden de O. (Evet, bilmiyorlar mı ki kendisine yürekten yönelen, sığınan herkesi) acıması, esirgemesiyle kuşatıp tevbeleri kabul eden Allah'tır?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Mustafa İslamoğlu = Bilmiyorlar mı ki Allah, evet yalnızca O'dur kullarının tevbelerini kabul eden; O'na sadakatlerini ifade için mallarından sunduklarını kabul buyuran da O: hem unutmasınlar ki Allah, tevbeleri hep kabul edendir, merhametiyle muamele edendir!

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar bilmediler mi ki, muhakkak Allah Teâlâ o Mabud-i Kerîm kullarından tevbeyi kabul eder ve sadakaları alır. Ve şüphe yok ki tevbeleri kabul eden, pek merhametli olan ancak O (Hâlık-i Azîmüşşan)dır.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ömer Öngüt = Allah'ın; kullarının tevbesini kabul ettiğini, sadakaları aldığını, Allah'ın tevbeleri kabul eden ve merhamet eden olduğunu bilmiyorlar mı?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Şaban Piriş = Allah’ın kullarının tevbesini kabul ettiğini, sadakalar aldığını ve Allah’ın tevbeleri, her zaman kabul eden ve merhametli olduğunu bilmiyorlar mı?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Sadık Türkmen = Onlar kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alma emrini verenin Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Seyyid Kutub = Onlar Allah'ın kullarının tevbelerini kabul ettiğini ve sadakaları aldığını, zaten tevbelerin kabul edicisi ve merhamet edici olduğunu bilmiyorlar mı?

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Suat Yıldırım = Bilmediler mi ki: ancak Allah, kullarının tövbelerini kabul eder, zekât ve bağışlarını alır. Tevvab ve rahîm (tövbeleri kabul buyuran ve pek merhametli) olan da ancak Allah’tır.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Süleyman Ateş = Bilmediler mi ki, kullarından tevbeyi kabul eden, sadakaları alan Allah'tır. Ve Allâh, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah kullarından tevbeleri kabul edecek ve sadakaları da alacak olan O'dur. Şüphesiz, tevbeleri kabul eden, esirgeyen O'dur.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Ümit Şimşek = Onlar şunu bilmiyorlar mı: Allah kullarının tevbesini de kabul eder, sadakalarını da kabul eder; çünkü O, tevbeleri kabul eden ve merhameti çok geniş olan Allah'tır.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bilmediler mi ki, Allah'tır kullarından o tövbeyi kabul eden, o sadakaları alan. Ve Allah'tır, O Tevvâb, O Rahîm...

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 İskender Ali Mihr = Allah’ın kullarından, tövbeleri kabul ettiğini ve sadakaları aldığını (kabul ettiğini) bilmiyorlar mı? Ve muhakkak ki Allah, tövbeleri kabul eden ve Rahîm (rahmet nuru gönderen)’dir.

et tevbete

  Tevbe / 104 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar bilmiyorlar mı? Allah kullarının tövbelerini kabul edendir ve sadakaları da kabul eden O dur. Şüphesiz ki Allah tövbeleri kabul eden ve merhamet edendir.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Diyanet İşleri = O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve o, bir mâbuttur ki kullarının tövbesini kabûl eder ve kötülükleri bağışlar ve ne yapıyorsanız, hepsini bilir.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Abdullah Parlıyan = O'dur kullarının tevbelerini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptığınız herşeyi bilen.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Adem Uğur = O, kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Ahmed Hulusi = O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri affeden ve yaptıklarınızı bilendir.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Ahmet Tekin = O, kullarından tevbeleri, günah işlemekten vazgeçip kendisine itaate yönelişlerini kabul eden ve kusurları bağışlayandır. Yaptıklarınızın hepsini bilir.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Ahmet Varol = Kullarından tevbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilen O'dur.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Ali Bulaç = Kullarından tevbeyi kabul eden, kötülükleri affeden ve işlediklerinizi bilen O'dur.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Ali Fikri Yavuz = O’dur ki, kullarından tevbeyi kabul buyuruyor, günahlardan afv ediyor; ve O, bütün yaptıklarınızı bilir.

et tevbete

  Şûrâ / 25 -

 Ali Ünal = Bununla birlikte O, kullarının tevbesini (ve tevbe ile Kendisine yönelişlerini) kabul eder ve (işledikleri) kötülüklerden geçiverir ve her ne yapıyorsanız bilir O.