Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve etîû allâhe
Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler, Allah’a ve Resûlüne aittir. O hâlde, eğer mü’minler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”
ve etîû allâhe
Abdulbaki Gölpınarlı = Sana harp ganîmetlerinin hükmünü sorarlar. De ki: Ganîmetler, Allah'ın ve Peygamberindir. Artık Allah'tan sakının ve aranızı ıslah edin ve inanmışsanız Allah'a ve Peygamberine itaat edin.
ve etîû allâhe
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! Sana savaşlarda elde edilen enfâl hakkında sorarlar. De ki: Bütün ganimetler Allah'a ve O'nun elçisine aittir. Öyleyse yolunuzu, Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın, birbirinizle aranızı düzeltip kardeşlik bağlarını canlı tutun. Eğer gerçekten inanan kimselerseniz, Allah'ın ve peygamberin buyruklarına uyun.
ve etîû allâhe
Adem Uğur = Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resûlüne itaat edin.
ve etîû allâhe
Ahmed Hulusi = Sana savaş ganimetlerinin taksimini (konusunu) soruyorlar. . . De ki: "Savaş ganimetleri, Allâh ve Rasûlünündür. . . Allâh'tan (hakikatinizin yaşanmaması hâlinde, bunun getireceği sonuçlarından) korunun ve aranızdaki din kardeşliği ilişkisini (birbirinizin hakikatini görerek) düzeltin. Eğer (hakiki) iman edenler iseniz, Allâh'a ve Rasûlüne itaat edin (çünkü Hakikatiniz ve o hakikatin dillendiricisi, sizin hakikatinizi yaşamanızı ister). "
ve etîû allâhe
Ahmet Tekin = Sana savaş ganimetlerinin nasıl dağıtılacağını soruyorlar:'Ganimetler Allah ve Rasûlünün tasarrufundadır. Allah’a sığının, emirlerine yapışın. Aranızdaki tefrikayı giderin, kardeşlik bağlarınızı güçlendirin, din ve dünya işlerinizi sosyal ilişkilerinizi, halinizi düzeltin, geliştirin, mü’minseniz eğer, Allah’a ve Rasulüne itaat edin, Kur’ân’ı ve sünneti uygulayın' de.
ve etîû allâhe
Ahmet Varol = Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: 'Ganimetler Allah'ın ve peygamberinindir. Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı gelmekten sakının ve aranızı düzeltin. Allah'a ve peygamberine itaat edin.'
ve etîû allâhe
Ali Bulaç = Sana savaş ganimetlerini sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah'ın ve Resûlündür. Buna göre, eğer mü'min iseniz Allah'tan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin."
ve etîû allâhe
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), sana harb ganimetlerinin kime âit olduğunu soruyorlar. De ki: “- Bu ganimetlerin taksimi, Allah’a ve Rasûlüne aittir. Onun için, siz gerçekten müminseniz Allah’dan korkun ve birbirinizle aranızı düzeltin (geçimsizlik yapmayın), Allah’a ve Rasûlüne itaat edin.”
ve etîû allâhe
Ali Ünal = (Ey Rasûlüm! O mü’minler) sana harp ganimetlerinden soruyorlar. De ki: “Harp ganimetleri Allah’ın ve Rasûl’ündür (ve onlar, o ganimetleri diledikleri gibi taksim ederler.)” Bu bakımdan, bütün hükümlerinde Allah’a karşı gelmekten sakının ve (aranızda herhangi bir anlaşmazlığa meydan vermeyin, anlaşmazlık olduğunda da hemen) aranızı düzeltin. Eğer gerçekten iman etmiş hakikî mü’minlerseniz, Allah’a ve Rasûlü’ne (bütün emir ve yasaklarında) itaat edin.
ve etîû allâhe
Bayraktar Bayraklı = Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: “Ganimetler Allah ve Peygamberi'ne aittir. O halde Allah'tan sakınınız, aranızda barış ve esenliği sağlayınız. Eğer müminler iseniz, Allah ve Rasûlü'ne itaat ediniz.”[152][153]
ve etîû allâhe
Bekir Sadak = Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: «Ganimetler Allah'in ve Peygamberindir. Inaniyorsaniz Allah'tan sakinin, aranizdaki munasebetleri duzeltin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin.
ve etîû allâhe
Celal Yıldırım = Sana (savaşta elde edilen) ganimetlerden soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah'a ve Peygamberine aittir. Eğer cidden inanıyorsanız. Allah' tan korkup (tartışmayı bırakın) aranızı düzeltin; Allah'ın ve Peygamberinin (buyruklarına) uyun.
ve etîû allâhe
Cemal Külünkoğlu = Sana savaş ganimetlerinin bölüşümü hakkında soru sorarlar. De ki: “Ganimetler hakkında hüküm verme yetkisi Allah'a ve Resulü'ne aittir. O halde eğer (gerçekten) inanıyorsanız Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.
ve etîû allâhe
Diyanet İşleri (eski) = Sana, ganimetlere dair soru sorarlar, de ki: Ganimetler Allah'ın ve Peygamberindir. İnanıyorsanız Allah'tan sakının, aranızdaki münasebetleri düzeltin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin.
ve etîû allâhe
Diyanet Vakfi = Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resûlüne itaat edin.
ve etîû allâhe
Edip Yüksel = Savaş ganimetleri hakkında senden soruyorlar. De ki: 'Ganimetler, ALLAH'ın ve elçisinindir.' ALLAH'ı dinleyin, aranızı düzeltin. İnanıyorsanız, ALLAH'a ve elçisine uyun.
ve etîû allâhe
Elmalılı Hamdi Yazır = Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar, de ki ganimetlerin taksimi Allaha ve Resulüne aid, onun için siz gerçekten mü'minlerseniz Allahdan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin, Allaha ve Resulüne ıtaat edin
ve etîû allâhe
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar. De ki: «Ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten iman etmişseniz, Allah'tan korkun, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin!
ve etîû allâhe
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sana ganimetlerin bölüştürülmesini soruyorlar. De ki, ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten mümin kimseler iseniz Allah'tan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin. Allah'a ve Resulü'ne itaat edin.
ve etîû allâhe
Gültekin Onan = Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: "Ganimetler Tanrı'nın ve elçisinindir. Buna göre, eğer inançlılar iseniz Tanrı'dan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Tanrı'ya ve elçisine itaat edin."
ve etîû allâhe
Harun Yıldırım = Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler yalnız Allah’a ve Rasulüne aittir. O halde Allah’tan korkun da birbirinizle aranızı düzeltin. Eğer mü’minler iseniz Allah’a da Rasulüne de itaat edin.”
ve etîû allâhe
Hasan Basri Çantay = (Habîbim) sana harb ganimetleri (nin hükmünü) sorarlar. De ki: «(Bu) ganimetler Allahın ve Resûlünündür. O halele (tam) mü'minlerseniz Allahdan korkun, (ihtilâfa düşmeyib) aranızı düzeltin, Allaha ve peygamberine İtaat edin.
ve etîû allâhe
Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Sana ganîmetlerden soruyorlar. De ki: 'Enfâl(ganîmetler hakkında hüküm) Allah’a ve peygambere âiddir.' Artık Allah’dan korkun ve aranızdaki hâli (ihtilâfı) düzeltin! Eğer (gerçek) mü’minler iseniz, Allah’a ve Resûlüne itâat edin!
ve etîû allâhe
İbni Kesir = Sana ganimetlerden sorarlar. De ki: Ganimetler; Allah'ın ve Rasulünündür. Şu halde eğer mü'minler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve peygamberlerine itaat edin.
ve etîû allâhe
Kadri Çelik = Sana, ganimetlere dair soru sorarlar. De ki: “Ganimetler (faydalanılan şeyler) Allah'ın ve peygamberindir. İman etmişseniz (Allah'tan) sakının, birbirinizle aranızı düzeltin ve de Allah'a ve elçisine itaat edin.
ve etîû allâhe
Muhammed Esed = Sana ganimetler hakkında soracaklar. De ki: "Bütün ganimetler Allaha ve Onun Elçisine aittir" Öyleyse, Allahtan yana bilinç ve duyarlık içinde olun; aranızda kardeşlik bağlarınızı canlı tutun;Allaha ve Onun Elçisine karşı duyarlık gösterin, eğer (gerçekten) inanan kimselerseniz!
ve etîû allâhe
Mustafa İslamoğlu = Sana cihadın bahşettiği gelirler hakkında soruyorlar. De ki: "Cihadın bahşettiği bütün gelirler Allah'a ve Elçisi'ne aittir. Şu halde, Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve aranızdaki ilişkiyi düzgün tutun! Bir de Allah'a ve Elçisi'ne kulak verin: tabi ki, gerçekten inanıyorsanız eğer!"
ve etîû allâhe
Ömer Nasuhi Bilmen = Sana ganîmetlerden soruyorlar. De ki: «Ganîmetler Allah Teâlâ'ya ve Peygamber'e aittir. Artık Allah Teâlâ'dan korkunuz. Aranızdaki hâli düzeltiniz ve Allah Teâlâ'ya ve Resûlüne itaat ediniz, eğer mü'min kimseler iseniz.»
ve etîû allâhe
Ömer Öngüt = Resulüm! Sana savaş ganimetlerine dair soru soruyorlar. De ki: “Ganimetler Allah'ın ve Resul'ünündür. ” O halde siz gerçekten müminler iseniz Allah'tan korkun. Aranızı düzeltin. Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
ve etîû allâhe
Şaban Piriş = Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: -Ganimetler, Allah’a ve Elçisi'ne aittir. Allah’tan korkun, aranızı düzeltin. Eğer mümin iseniz Allah’a ve Elçisi'ne itaat ediniz.
ve etîû allâhe
Sadık Türkmen = (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: “Ganimetler(in dağılımı); Allah’a (Allah’ın önermesine göre) ve Rasûlüne aittir (Rasûl/Devlet tarafından dağıtılır). O halde, eğer müminler iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.”
ve etîû allâhe
Seyyid Kutub = Sana savaş ganimetlerinin bölüşümü hakkında soru sorarlar. De ki; ganimetler hakkında hüküm verme yetkisi Allah'a ve Peygamber'e aittir. Buna göre eğer mümin iseniz, Allah'dan korkunuz, ilişkilerinizi düzeltiniz, Allah'a ve Peygamber'e itaat ediniz.
ve etîû allâhe
Suat Yıldırım = Sana ganimetlerin taksimini soruyorlar. De ki: "Onun taksimi Allah’a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçek mümin iseniz Allah’a karşı gelmekten sakının, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah’a ve Resulüne itaat edin.
ve etîû allâhe
Süleyman Ateş = Sana ganimetlerden sorarlar; de ki: "Ganimetler, Allâh'ın ve Elçi(si)nindir. Siz, (gerçekten) inananlar iseniz, Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve Elçisine itâ'at edin!"
ve etîû allâhe
Tefhim-ul Kuran = Sana savaş ganimetlerini sorarlar. De ki: «Ganimetler Allah'ın ve Resulündür. Buna göre, eğer mü'minlerseniz Allah'tan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Allah'a ve Resulü'ne itaat ediniz.»
ve etîû allâhe
Ümit Şimşek = Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah'a ve Resulüne aittir. Allah'tan sakının ve aranızı düzeltin. Eğer mü'min iseniz, Allah'a ve Resulüne itaat edin.
ve etîû allâhe
Yaşar Nuri Öztürk = Sana harp ganimetlerini sorarlar. De ki: "Onlar Allah ve Resul içindir. O halde Allah'tan korkun ve aranızda barış ve esenliği kurun. Ve eğer müminler iseniz Allah'a ve O'nun Resulü'ne itaat edin!"
ve etîû allâhe
İskender Ali Mihr = Sana ganimetlerden sorarlar: “Ganimetler, Allah’ın ve Resûl’ündür.” de. Artık Allah’a karşı takva sahibi olun ve aranızdaki durumu (sahip olduğunuz hali) ıslâh edin (düzeltin)! Eğer mü’minlerseniz, Allah’a ve O’nun Resûl’üne itaat edin.
ve etîû allâhe
İlyas Yorulmaz = Sana ganimetler hakkında soruyorlar. Deki “savaşlarda elde edilen ganimetler Allah ve resulüne aittir. Allah dan sakının (korunun), kendi aranızı (menfaat çekişmelerini) düzeltin ve inananlardan iseniz Allah’a ve O nun elçisine itaat edin. ”
etîû allâhe
Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın.
etîû allâhe
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, itâat edin Allah'a ve itâat edin Peygambere ve yaptıklarınızı boşa çıkarmayın.
etîû allâhe
Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin, yaptıklarınızı Allah ve Rasûlüne itaat etmemek suretiyle, boşa çıkarıp heder etmeyin.
etîû allâhe
Adem Uğur = Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın.
etîû allâhe
Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! İtaat edin Allâh'a ve itaat edin Rasûl'e; yaptıklarınızın getirisini geçersiz kılmayın!
etîû allâhe
Ahmet Tekin = Ey iman edenler, Allah’a itaat edin, kitabındaki hükümleri uygulayın. Rasulullah’a itaat edin, sünnetini uygulayın, tebliğine, teşriine riayet edin, isyan ederek, ilgisiz davranarak, büyük günah işleyerek, riyakâr davranarak, gösteriş yaparak ve başa kakarak devamlı, amaçla örtüşen niyete dayalı, bilinçli amellerinizin iptal edilmesine, boşa gitmesine sebep olmayın.
etîû allâhe
Ahmet Varol = Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve amellerinizi geçersiz kılmayın.
etîû allâhe
Ali Bulaç = Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin ve kendi amellerinizi geçersiz kılmayın.
etîû allâhe
Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Allah’a itaat edin; Peygambere de itaat edin (küfür ve nifak gibi şeylerle) amellerinizi boşa çıkarmayın.
etîû allâhe
Ali Ünal = Ey iman edenler! (Bütün emir ve yasaklarında) Allah’a itaat edin, (Allah’ın hükümlerini icrada ve kendine ait emir ve yasaklarında) Rasûl’e itaat edin ve amellerinizi geçersiz hale getirmeyin.