Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Diyanet İşleri = Allah, şöyle dedi: “O hâlde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme.”

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Tanrı demişti ki: Orası, tam kırk yıl onlara haram edildi. Çölde sersemcesine dolaşacaklar, tasalanma o kötülükte bulunanlar için.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Abdullah Parlıyan = Allah buyurdu ki: “Öyleyse, bu topraklar onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içerisinde, Tîh çölünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar. Sen yoldan çıkmış bir toplum için kendini üzme.”

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Adem Uğur = Allah, "Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme" dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ahmed Hulusi = Buyurdu ki: "Artık orası onlara kırk sene haram edilmiştir. . . Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. . . Artık sen de o fâsıklar (inancı bozulmuşlar) topluluğu için üzülme. "

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ahmet Tekin = Allah:'Öyleyse, kırk sene, o kutsal topraklar onlara haram kılınmıştır, yasaklanmıştır. Bu süre içinde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu bir kavim için üzülmene gerek yok.' buyurdu.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ahmet Varol = (Allah) 'Orası onlara kırk yıl süreyle haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp dururlar. Sen bu yoldan çıkmış topluluk için üzülme!' dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ali Bulaç = (Allah) Dedi: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna üzülme."

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah, Mûsa (aleyhisselâma) şöyle buyurdu: “- Artık orası (Mukaddes yer), onlara kırk yıl haram edilmiştir. Oldukları yerde (Tîh sahrasında) başıboş, şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O hale, o fâsıklar kavminin hallerine kederlenme.”

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ali Ünal = (Allah,) şöyle hükmetti: “O (mukaddes ülke), bundan böyle onlara kırk sene haramdır. Artık orada burada şaşkın şaşkın dolaşıp dursunlar. Sen o yoldan çıkmış âsî kavim için hiç gam çekme!”

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Bayraktar Bayraklı = Allah, “Öyle ise orası, onlara kırk yıl yasaklanmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fâsık/yoldan çıkmış toplum için üzülme” dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Bekir Sadak = Allah: «Orasi onlara kirk yil haram kilindi; yeryuzunde saskin saskin dolasacaklar. Sen, yoldan cikmis millet icin tasalanma» dedi. *

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Celal Yıldırım = (Allah ona): Şüphesiz ki, o kutsal yer onlara kırk yıl haram kılınmıştır. (Çöl) yerinde şaşkın perişan dolaşıp duracaklar. Sen artık (Allah) yolundan çıkan bir millet İçini tasalanma, dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Cemal Külünkoğlu = Allah: “Öyleyse, bu (topraklar) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde sersem sersem dolaşsınlar. Sen artık bu sapkın halk için kendini üzme!” buyurdu.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah: 'Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış millet için tasalanma' dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Diyanet Vakfi = Allah, «Öyleyse orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl yasaklanmıştır; (bu müddet içinde) yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen, yoldan çıkmış toplum için üzülme» dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Edip Yüksel = Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Yoldan çıkmış bir topluluk için üzme kendini.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Buyurdu ki artık orası onlara kırk yıl haram kılındı, oldukları yerde sersem sersem dönüb duracaklar, artık acıma o fasık kavme

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah şöyle buyurdu: «Artık orası, onlara kırk yıl yasak edildi. Oldukları yerde sersem sersem dönüp duracaklardır. Artık o yoldan çıkmış topluluğa acıma!»

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah Musa'ya şöyle dedi: «Kırk sene o mukaddes yer onlara haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O fâsık kavim için üzülme!».

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Gültekin Onan = (Tanrı) Dedi ki: "Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp duracaklar.' Sen de o fasıklar kavmine üzülme.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Harun Yıldırım = “Muhakkak ki orası kırk yıl onlara haram kılınmıştır; yeryüzünde şaşkın olarak dolaşacaklar. Artık sen fasıklar topluluğu için üzülme!”

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Hasan Basri Çantay = (Allah) buyurdu ki: «Muhakkak orası kendilerine kırk yıl haram edilmişdir. Onlar (oldukları) yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Artık o faasıklar güruhuna karşı tasalanma».

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Hayrat Neşriyat = (Allah:) 'Artık şübhesiz orası (arz-ı mukaddes) onlara kırk yıl haram kılınmıştır. O yerde (Tih çölünde) şaşkın şaşkın dolaşacaklardır, bu yüzden o fâsıklar topluluğuna üzülme!' buyurdu.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 İbni Kesir = Buyurmuştur ki: Orası onlara kırk yıl haram edildi. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Artık sen fasıklar güruhu için tasalanma.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Kadri Çelik = Allah, “Orası onlara kırk yıl haram kılındı; yeryüzünde (Sina çölünde) şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık topluluk için tasalanma” dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Muhammed Esed = "Öyleyse, bu (topraklar) onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır, bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen artık bu sapkın halk için kendini üzme!" diye cevap verdi Allah.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Mustafa İslamoğlu = Allah şöyle icabet etti: "O halde, onlar o topraklardan kırk yıl mahrum yaşayacak ve şaşkın şaşkın malum arazide dolaşmaya mahkum olacaklar: Artık bu sapkın halk için kendini üzme!"

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Buyurdu ki: «Şüphesiz orası onların üzerine kırk yıl haram kılınmıştır. O yerde mütehayyirane bir halde dolaşıp duracaklardır. Artık o fâsıklar gürûhunun haline acıma.»

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ömer Öngüt = Allah: “Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış fâsıklar güruhu için tasalanma, üzülme. ” buyurdu.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Şaban Piriş = Allah da : - Orası onlara kırk yıl haram kılındı. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, fasık toplum için üzülme! dedi.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Sadık Türkmen = Allah şöyle dedi: “O halde orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Sen (Ey Musa) yoldan çıkmış o toplum için üzülme!”

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Seyyid Kutub = Allah dedi ki; «Kırk yıl boyunca orası onlara yasaklandı. Bu süre içinde orada burada şaşkın şaşkın dolaşacaklardır. Yoldan çıkmış bu kavim için sakın üzülme.

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Suat Yıldırım = Buyurdu ki: "O kutsal yer onlara kırk yıl boyunca haram kılındı. Oldukları yerde sersem sersem dolaşacaklardır. Sen artık o yoldan çıkmış kimseler için kendini üzme!"

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Süleyman Ateş = (Allâh) buyurdu ki: "Orası onlara kırk yıl yasaklandı. O yerde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Sen, yoldan çıkmış o toplum için üzülme."

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Tefhim-ul Kuran = (Allah) Dedi: «Artık orası kendilerine kırk yıl haram kılınmıştır. Onlar yeryüzünde 'şaşkınca dönüp dolaşıp duracaklar.' Sen de o fasıklar topluluğuna karşı üzülme.»

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Ümit Şimşek = Allah buyurdu ki: 'Kutsal topraklar onlara kırk sene haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen o fasıklar topluluğu için tasalanma.'

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah dedi ki: "Orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Yeryüzünde sersem sersem dolaşacaklar. Sen o sapıklar topluluğu için kederlenme."

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 İskender Ali Mihr = Allah (cc.) buyurdu ki; “Artık muhakkak ki orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır (yasaklanmıştır). Onlar yeryüzünde şaşkın dolaşacaklar. Sen artık fâsık kavim için üzülme!”

erbaîne seneten

  Mâide / 26 -

 İlyas Yorulmaz = Allah “Orası onlar için kırk yıl yasak edilmiştir. Yeryüzünde yersiz yurtsuz olarak dolaşsınlar. Sende Allah’ın yolundan çıkmış bu topluluğun haline sakın ola ki üzülme” dedi.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ’ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn’a, “Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma” dedi.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ ile otuz gece münâcatta bulunmayı sözleşmiştik de bu vâdeyi, on gece daha katarak tamamlamıştık böylece Rabbinin tâyin ettiği müddet, kırk geceyi bulmuştu ve Mûsâ, kardeşi Hârûn'a, kavmimin içinde benim yerime geç, onları düzene koy ve bozguncuların yoluna uyma demişti.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Abdullah Parlıyan = Ve sonra Musa için, Sina dağında otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Harun'a şöyle dedi: “Bu toplumum arasında benim yerimi al; dürüst ve erdemli davran, bozguncuların yolunu tutma.”

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Adem Uğur = (Bana ibadet etmesi için) Musa'ya otuz gece vade verdik ve ona on gece daha ilâve ettik; böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: Kavmimin içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna uyma.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Ahmed Hulusi = Musa'ya otuz geceyi vadettik. . . Sonra ona on ekledik; böylece Rabbinin tayin ettiği süreç kırk geceye tamamlandı. . . Musa, kardeşi Harun'a: "Kavmim içinde benim yerime geç, ıslah et ve fesat çıkarmak isteyenlere uyma!" dedi.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ ile otuz gece, bir araya geleceğimize dair sözleştik. Buna bir on gece daha ilâve ettik. Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. Mûsâ kardeşi Hârûn’a:'Kavmimin içinde benim yerime geç. Islaha çalış, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkileri düzelt, geliştir, bozguncuların yoluna gitme' dedi.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Ahmet Varol = Musa ile otuz gece (münacaatta bulunması) üzere sözleştik. Sonra buna on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin onun için belirlemiş olduğu süre kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a: 'Kavmimim içinde benim yerime geç, düzelt ve bozguncuların yoluna uyma' dedi.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Ali Bulaç = Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a "Kavmimde benim yerime geç, ıslah et ve bozguncuların yolunu tutma" dedi.

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz, Mûsa’ya otuz gün (Oruç tutmasına karşılık kendisine Tevrat’ı vereceğimizi, yahut kendisiyle konuşacağımızı) vâdettik; ve ona bir on (gün) daha ilâve ettik. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk gece (gün) olarak tamamlandı. Mûsa, kardeşi Harûn’a şöyle dedi: “- Kavmimin içinde yerimi tut ve onların hallerini düzeltmeğe çalış da fesad çıkaranların yoluna gitme.”

erbaîne leyleten

  A’râf / 142 -

 Ali Ünal = Musa ile, (hayatınızda uygulanmak üzere Tevrat’a nail olabilmeniz maksadıyla) otuz gece için sözleşmiş ve sonra ona on gece daha ilâve etmiştik; böylece ibadetle huzurunda kalması için Rabbisinin O’na ayırdığı süre kırk geceye tamamlanmıştı. Musa, (huzurumuza kabul için kavminden ayrılmadan önce) kardeşi Harun’a şu talimatı verdi: “Kavmim içinde vekilim olarak kal ve daima ıslahçı olup onları güzelce yönet; sakın ha, bozguncuların yoluna uyma!”