Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
er rahmânu
Diyanet İşleri = (Peygamber), “Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin nitelemelerinize karşı yardımı istenecek olan Rahmân’dır” dedi.
er rahmânu
Abdulbaki Gölpınarlı = Dedi ki: Rabbim, gerçek olarak hükmet ve Rabbimiz olan rahmânın yardımını dileriz onun hakkında söylediğiniz aslı olmayan sözler yüzünden.
er rahmânu
Abdullah Parlıyan = Ey Rabbim! Benimle bu yalanlayanlar arasında hakça hüküm ver. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı, yardımına sığınılan Rahman olan Allah'tır.
er rahmânu
Adem Uğur = (Muhammed:) Rabbim! (Onlar hakkında) adaletinle hükmünü ver. Bizim Rabbimiz Rahmân'dır. Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulandır, dedi.
er rahmânu
Ahmed Hulusi = Dedi ki: "Rabbim, Hak olarak hükmet! Rabbimiz Rahman Müstean'dır sizin asılsız tanımlamalarınıza karşı!"
er rahmânu
Ahmet Tekin = 'Rabbim, onlar hakkında hakkaniyetle, adâletle hükmünü ver, icraat yap. Bizim Rabbimiz Rahmet sahibi Rahman olan Allah’tır. İsnat ettiğiniz yakıştırmalarınıza karşı, yardımına sığınılacak olandır.' de.
er rahmânu
Ahmet Varol = (Peygamber) dedi ki: 'Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Şüphesiz bizim Rabbimiz, sizin nitelemelerinize karşı kendinden yardım istenen Rahman'dır.'
er rahmânu
Ali Bulaç = (Resulullah) Dedi ki: "Rabbim, hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman (olan Allah)dır."
er rahmânu
Ali Fikri Yavuz = (Hz. Peygamber şöyle) dedi: “- Ey Rabbim! Benimle Mekke halkı arasında adaletle hüküm ver. Rabbimiz o rahmândır ki, isnad ettiğiniz (yalan) vasıflarınıza karşı yardımına sığınılan ancak O’dur.”
er rahmânu
Ali Ünal = (Rasûlüllah,) sözünü şöyle bağladı: “Rabbim, (şu inkârcılarla aramdaki) hükmünü ver ve iki taraf için de gerçek ortaya çıksın. Rabbimiz Rahmân’dır; bunca isnat ve iftiralarınıza karşı yegâne Müsteân’dır.”
er rahmânu
Bayraktar Bayraklı = Muhammed şöyle dua etti: “Ey Rabbim, onlar hakkında adâletle hükmünü ver! Bizim Rabbimiz, Rahmân'dır. Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulandır.”[338]
er rahmânu
Bekir Sadak = Peygamber: «Rabbim! Aramizda gercekle hukmet, anlattiklariniza karsi ancak Rahman olan Rabbimizden yardim istenir» dedi. *
er rahmânu
Celal Yıldırım = (Peygamber) dedi ki: Ey Rabbim! Aramızda hakk ile hükmet. Rahman olan Rabbimiz, sizin vasfe degeldiğiniz şeylere karşı yardımı istenilendir.
er rahmânu
Cemal Külünkoğlu = (Peygamber) dedi ki: “Ey Rabbim! (Onlarla aramızda) adaletle hüküm ver! Bizim Rabbimiz, sizin bunca isnat ve iftiralarınıza karşı yegâne sığınılacak Rahman (olan Allah)'dır.”
er rahmânu
Diyanet İşleri (eski) = Peygamber: 'Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet, anlattıklarınıza karşı ancak Rahman olan Rabbimizden yardım istenir' dedi.
er rahmânu
Diyanet Vakfi = (Muhammed:) Rabbim! (Onlar hakkında) adaletinle hükmünü ver. Bizim Rabbimiz Rahmân'dır. Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulandır, dedi.
er rahmânu
Edip Yüksel = De ki, 'Rabbim, hükmünü gerçekleştir. Sizin yakıştırdıklarınıza karşı sadece Rahman olan Rabbimizden yardım istenir.'
er rahmânu
Elmalılı Hamdi Yazır = Dedi: ya rabb! hakka hukmet ve rabbımız rahmandır ancak isnadlarınıza karşı sığınılacak müstean
er rahmânu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Peygamber şöyle) dedi: «Ey Rabbim, hakettikleri gibi hükmet! Rabbiniz isnad ettiğiniz iftiralarınıza karşı sığınılacak Rahman'dır.»
er rahmânu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Hz. Peygamber şöyle) dedi: «Ey Rabbim! Aramızda gerçekle hükmet ve Rabbimiz O Rahmân'dır ki, isnad ettiğiniz (yalan) vasıflarınıza karşı yardımına sığınılacak olan ancak O'dur.»
er rahmânu
Gültekin Onan = (Tanrı Elçisi) Dedi ki: "Rabbim, hak ile hükmet. Bizim rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahmandır."
er rahmânu
Harun Yıldırım = (Muhammed:) Rabbim! (Onlar hakkında) adaletinle hükmünü ver. Bizim Rabbimiz Rahmân'dır. Sizin anlattıklarınıza karşı yardımı umulandır, dedi.
er rahmânu
Hasan Basri Çantay = (Peygamber) dedi: «Yârab, sen (benimle o tekzîb edenlerin arasını) hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz; O çok esirgeyen (Allah) dır ki sizin vasf (-ü isnâd) edegeldiklerinize karşı (yegâne) sığınılan Odur».
er rahmânu
Hayrat Neşriyat = (Peygamber:) 'Rabbim! (Müşriklerle aramızda) hak ile hüküm ver! BizimRabbimiz, Rahmân (pek merhametli olan)dır, sizin isnâd etmekte olduğunuz vasıflara karşı(kendisinden) yardım istenendir' dedi.
er rahmânu
İbni Kesir = Dedi ki: Rabbım; hak ile hükmet. Rahman olan Rabbımız; sizin nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılacak odur.
er rahmânu
Kadri Çelik = (Peygamber) Dedi ki: “Rabbim! Hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı kendisinden yardım istenilen Rahman'dır.”
er rahmânu
Muhammed Esed = De ki: "Ey Rabbim! (Aramızda) hakça hüküm ver!" Yine (de ki "Rabbimiz Rahmân, sizin (O'na ilişkin) tüm tanımlama gayretlerinize karşı yardımına başvurulabilecek yegane (Hakim)dir!"
er rahmânu
Mustafa İslamoğlu = (Allah'a yönel ve) de ki: "Rabbim! Aramızda hakkaniyetle hüküm ver!" (Onlara dön) ve (de ki): "Kendisine yakıştırdığınız tüm (gerçek dışı) nitelemelere karşı kendisinden yardım istenecek tek merci, (yine) O sınırsız merhamet sahibi olan Rabbimizdir."
er rahmânu
Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Yarabbi! Hak ile hükmet. Ve bizim çok esirgeyici olan Rabbimizdir. Ancak sizin vasfedegeldiklerinize karşı kendisinden yardım istenilecek olan (zat).»
er rahmânu
Ömer Öngüt = Dedi ki: “Ey Rabbim! Hak ile hüküm ver. Bizim Rabbimiz Rahman'dır, sizin bu vasıflandırdığınız şeylere karşı kendisinden yardım istenilendir. ”
er rahmânu
Şaban Piriş = -Rabbim, dedi. Hak ile hükmet. Sizin nitelemenizden yardımına sığınılacak Rahman olan Rabbimizdir.
er rahmânu
Sadık Türkmen = De ki: “Rabbim! (Aramızda) adaletle hüküm ver! Rabbimiz çok merhamet edendir. Sizin söylediğinize (iftiralarınıza) karşı, O’nun yardımına sığınılır.”
er rahmânu
Seyyid Kutub = Peygamber dedi ki; «Ya Rabb'i, benim ile müşrikler arasındaki davayı hak ilkesi uyarınca hükme bağla. Sizin düzmece iddialarınız ve asılsız yakıştırmalarınız karşısında tek sığınağım, son derece merhametli olan Rabb'imin yardımıdır.»
er rahmânu
Suat Yıldırım = Resulullah sonunda şöyle dedi: "Ya Rabbî, adaletle hükmünü ver! Rabbimiz rahmandır, sizin bunca isnad ve iftiralarınıza karşı yegâne müsteandır."
er rahmânu
Süleyman Ateş = (Allâh'ın Resulü) Dedi: "Rabbim (aramızda) hak ile hükmet, Rabbimiz çok merhamet edendir. Sizin nitelendirdiğinize (iftirâlarınıza) karşı O'nun yardımına sığınılır (O, bizi her tehlikeden korur)!"
er rahmânu
Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: Rabbım; hak ile hükmet. Rahman olan Rabbımız; sizin nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılacak odur.
er rahmânu
Ümit Şimşek = Peygamber dedi ki: Rabbim, Sen hak ile hükmünü ver. Rabbimiz o Rahmân'dır ki, sizin yakıştırdıklarınıza karşı ancak Ondan yardım beklenir.
er rahmânu
Yaşar Nuri Öztürk = Resul şöyle yakardı: "Rabbim, hak ile hükmet! Bizim Rabbimiz Rahman'dır. Sizin nitelendirmelerinize karşı yardımına başvurulandır, Müsteân'dır."
er rahmânu
İskender Ali Mihr = Dedi ki: “Rabbim hak ile hüküm ver. Ve bizim Rabbimiz, sizin (yanlış) vasıflandırmalarınıza rağmen yardım istenilen Rahmân (Allah)’dır.”
er rahmânu
İlyas Yorulmaz = Deki “Rabbim (onlarla aramızda) hak ile hükmet. Sizin bizim aleyhimizde vasfettiklerinize karşı yardımına sığınılacak tek makam, Rabbimiz olan Rahmandır. ”
er rahmâne
Diyanet İşleri = De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.
er rahmâne
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: İster Allah adıyla duâ edin, ister rahman adıyla, hangi adla duâ ederseniz edin, gerçekten de bütün güzel adlar, O'nundur ve namazında pek yüksek sesle okuma, sesini pek de yavaşlatma, ikisinin arasında bir yol tut.
er rahmâne
Abdullah Parlıyan = De ki: İster Allah adıyla dua edin, ister Rahman adıyla, hangi adla dua ederseniz, hepsi birdir. Gerçekten bütün güzel isimler ve nitelikler O'nundur. Namazında da sesini pek yükseltme, sesini pek de kısma, ikisinin arasında bir ses tonu tut.
er rahmâne
Adem Uğur = De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır." Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut.
er rahmâne
Ahmed Hulusi = De ki: "'Allâh' diye yönelin veya 'Rahman' diye yönelin! Hangi anlayış ile yönelseniz, El Esmâ ül Hüsnâ O'na aittir (Esmâ ül Hüsnâ ile işaret olunan hep aynı TEK! TEK'in değişik özelliklerine işaret eden isimler; illâ "HÛ")! Salâtında sesini yükseltme, onu gizleyip kısma da; ikisi arası bir yol tut. "
er rahmâne
Ahmet Tekin = 'İster Allah diye ibadet ve dua edin. İster Rahman diye ibadet ve dua edin. Hangisiyle ibadet ve dua ederseniz edin, bütün güzel isimler, Esma-i Hüsna O’nundur.' diye ilan et.Namazını kılarken bağırarak okuma. Çok gizli de okuma. İkisinin arası bir yol seç.
er rahmâne
Ahmet Varol = De ki: 'İster Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırsanız sonuçta en güzel isimler O'nundur.' Namazında sesini çok yükseltme çok da kısma. Bu ikisinin arasında (orta) bir yol tut.
er rahmâne
Ali Bulaç = De ki: "Allah, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur." Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse.
er rahmâne
Ali Fikri Yavuz = De ki: “-İster, Allah deyip dua edin, ister Rahman deyin; hangisini derseniz, onundur en güzel isimler (Esma-i Hüsnâ), Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizleme. Bu ikisinin arasını bir yol tut. (Ebû Cehil, Peygamber Efendimizin Ya Allah!... Ya Rahman!, diye dua ettiğini işitince: “- Bizi iki ilâha ibadet etmekten alıkoyuyor, halbuki kendisi başka bir ilâha dua ediyor.” demiş ve bu âyet-i kerime, bunun üzerine nâzil olmuştur).
er rahmâne
Ali Ünal = (Rasûlüm,) de ki: “O’na ister Allah diyerek dua edin, ister Rahmân diyerek dua edin. Hangi ismiyle dua ederseniz edin, en güzel isimler O’nundur ve O, her ismin nihayetsiz güzel mertebelerinde tecelli eder. Namazında ise sesini çok yükseltme ve bütün bütün de kısma; bu ikisi ortasında bir yol takip et.