Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Diyanet İşleri = Hani İbrahim, babası Âzer’e, “Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hani İbrahîm, atası Âzer'e, putları mabut mu tanıyorsun demişti, şüphe yok ben, seni de, kavmini de apaçık bir sapıklığa düşmüş görmedeyim.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Abdullah Parlıyan = Ve bir zaman, İbrahim babası Âzer'e şöyle demişti: “Sen, putları ilahlar mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Adem Uğur = İbrahim, babası Âzer'e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ahmed Hulusi = Hani İbrahim, babası Azer'e: "Putları ilâhlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve topluluğunu apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ahmet Tekin = Hani İbrahim babası Âzer’e:'Sen, ağaçtan yontularak, metalden dökülerek yapılan heykelleri, putları tanrı haline mi getiriyorsun? Ben seni ve kavmini, başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içinde görüyorum.' demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ahmet Varol = Bir zamanlar İbrahim babası Azer'e: 'Sen putları kendine ilah mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve toplumunu açık bir sapıklık üzere görüyorum' demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ali Bulaç = Hani İbrahim, babası Azer'e (şöyle) demişti: "Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ali Fikri Yavuz = Vaktiyle İbrahim, atası Âzer’e: “- Sen putları kendine tanrılar mı ediniyorsun? Gerçekten ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ali Ünal = Bir zaman İbrahim, atası Âzer’e şöyle demişti: “Şimdi sen, putları ilâh mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni de, mensubu bulunduğun şu halkı da apaçık bir sapıklıkta görüyorum.”

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Bayraktar Bayraklı = İbrâhim, babası Âzer'e demişti ki: “Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum.”

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Bekir Sadak = Ibrahim, babasi Azer'e, «Putlari tanri olarak mi benimsiyorsun? Dogrusu ben seni ve milletini acik bir sapiklik icinde goruyorum» demisti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Celal Yıldırım = Bir zaman İbrahim, babası Âzer'e: Putları tanrılar mı ediniyorsun ? demiş ve doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum (diye ilâve etmişti).

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Cemal Külünkoğlu = Hani (bir zamanlar) İbrahim, babası Âzer'e: “Putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Diyanet İşleri (eski) = İbrahim, babası Azer'e, 'Putları tanrı olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve milletini açık bir sapıklık içinde görüyorum' demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Diyanet Vakfi = İbrahim, babası Âzer'e: Birtakım putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum, demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Edip Yüksel = İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: 'Heykelleri mi tanrı ediniyorsun? Seni ve halkını tümüyle apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.'

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Vaktiyle İbrâhîm babası Azere ne demişti? Sen putları kendine bir sürü ilâh ediniyorsun öyle mi? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir dalâl içinde görüyorum

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Vaktiyle İbrahim babası Azer'e: «Sen putları bir sürü tanrılar ediniyorsun öyle mi? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum.» demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: «sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum».

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Gültekin Onan = Hani İbrahim babası Azer'e (şöyle) demişti: "Sen putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Harun Yıldırım = Hani İbrahim babası Azer’e: “Sen bir takım putları ilah mı ediniyorsun? Gerçekten de ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.” demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Hasan Basri Çantay = Bir zaman İbrâhîm, atası Âzere: «Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum» demişdi.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Hayrat Neşriyat = Bir zaman da İbrâhîm, babası Âzer’e şöyle demişti: 'Birtakım putları ilâhlar mı ediniyorsun? Şübhesiz ki ben, seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum.'

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 İbni Kesir = Hani İbrahim, babası Azer'e demişti ki: Sen, putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Kadri Çelik = Hani İbrahim, (üvey) babası Azer'e, “Putları ilah olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Muhammed Esed = Ve bir zaman İbrahim babası Azere (şöyle) demişti: "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Görüyorum ki sen ve halkın açık bir sapıklık içindesiniz!"

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Mustafa İslamoğlu = Hani bir zamanlar İbrahim babası Azer'e demişti ki: "Sen putları mı ilah ediniyorsun? Görüyorum ki, sen ve toplumun apaçık bir sapıklık içindesiniz!"

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bir vakit ki, İbrahim babası Azer'e demişti ki: «Sen putları ilâhlar mı ittihaz ediyorsun! Ben şüphe yok seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum»

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ömer Öngüt = İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: “Sen bir takım putları kendine ilâhlar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum. ”

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Şaban Piriş = İbrahim, babası Azer’e şöyle demişti: -Putları ilah mı ediniyorsun? Ben, seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Sadık Türkmen = Ve bir ZAMAN İbrahim babası Âzer’e: “Sen birtakım putları ilâhlar mı ediniyorsun? Ben seni ve kavmini apaçık bir dalâlet içinde görüyorum” demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Seyyid Kutub = Hani İbrahim, babası Azer'e dedi ki; «Sen putları ilâh mı ediniyorsun? Ben gerçekten gerek senin ve gerekse kavminin açık bir sapıklık içinde olduğunuzu görüyorum.»

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Suat Yıldırım = Bir zaman İbrâhim, atası Azer’e: "Ne! Sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni de halkını da besbelli bir sapıklık içinde görüyorum!" demişti.

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Süleyman Ateş = İbrâhim, babası Âzer'e demişti ki: "Sen putları tanrılar mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum."

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Tefhim-ul Kuran = Hani İbrahim, babası Âzer'e (şöyle) demişti: «Sen putları ilahlar mı ediniyorsun? Doğrusu, ben seni ve kavmini apaçık bir sapıklık içinde görüyorum.»

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Ümit Şimşek = Bir zaman İbrahim babası Âzer'e 'Sen gerçekten putları tanrı mı ediniyorsun?' demişti. 'Ben seni de, kavmini de düpedüz sapıklıkta görüyorum.'

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İbrahim, babası Âzer'e şöyle demişti: "Putları tanrılar mı ediniyorsun? Seni de toplumunu da açık bir sapıklık içinde görüyorum."

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 İskender Ali Mihr = Ve İbrâhîm, babası Azer’e şöyle demişti: “Sen putları ilâhlar mı ediniyorsun? Muhakkak ki ben, seni ve kavmini apaçık dalâlette görüyorum.”

erâ-ke

  En’âm / 74 -

 İlyas Yorulmaz = İbrahim babası Azer’e “Putları ilahlar mı ediniyorsun? Ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içerisinde görüyorum” demişti.

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Diyanet İşleri = Kavminin ileri gelenleri, “Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kavminden ileri gelenler, şüphe yok ki dediler, biz seni apaçık bir sapıklık içine dalmış görmedeyiz.

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Abdullah Parlıyan = Kavmi içinden önde gelenler: “Doğrusu biz senin, apaçık bir sapıklık içinde olduğunu görüyoruz” diye karşılık verdiler.

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Adem Uğur = Kavminden ileri gelenler dediler ki: Biz seni gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Ahmed Hulusi = Halkından geleneksel görüşün ileri gelenleri dedi ki: "Doğrusu biz seni apaçık sapıklık içinde görüyoruz. "

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Ahmet Tekin = Kavminin ileri gelenleri ise:'Biz de seni, kesinkes apaçık bir cehalet ve yanılgı içinde görüyoruz' dediler.

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Ahmet Varol = Kavminin ileri gelenleri: 'Biz seni açık bir sapıklık içinde görüyoruz' dediler.

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Ali Bulaç = Kavmimin önde gelenleri: "Gerçekte biz seni açıkça bir 'şaşırmışlık ve sapmışlık' içinde görüyoruz" dediler.

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Ali Fikri Yavuz = Kavminin büyükleri, ona şöyle cevap verdiler: “- Biz, seni cidden apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz.”

le nerâ-ke

  A’râf / 60 -

 Ali Ünal = Halkı içinde söz sahibi önde gelenler, “Doğrusu biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz!” mukabelesinde bulundular.