Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
enceynâ-kum
Diyanet İşleri = (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.”
enceynâ-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ey İsrâiloğulları, sizi kurtardık düşmanlarınızdan, sözleştik sizinle Tûrun sağ yanında ve size kudret helvasıyla bıldırcın yağdırdık.
enceynâ-kum
Abdullah Parlıyan = Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık, sonra Sina Dağının sağ yamacında sizinle bir antlaşma yaptık ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Adem Uğur = Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vâde tanıdık ve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.
enceynâ-kum
Ahmed Hulusi = Ey İsrailoğulları! Gerçekten biz sizi düşmanınızdan kurtardık ve Tur'un (Sina Dağı) sağ yanında size vadettik. . . Sizin üzerinize kudret helvası ve bıldırcın kuşu tenzîl ettik.
enceynâ-kum
Ahmet Tekin = 'Ey İsrailoğulları, sizi düşmanınızdan kurtardık. Tûr’un ( dağın) sağ tarafına gelmeniz için sizinle sözleştik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.'
enceynâ-kum
Ahmet Varol = Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanında size vaadde bulunduk ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın eti indirdik.
enceynâ-kum
Ali Bulaç = Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Ali Fikri Yavuz = Ey İsrail Oğulları! Sizi düşmanınızdan (Firavun’dan) kurtardık ve Tûr dağının sağ yanında (Mûsa’ya Tevrat’ı indirmek üzere) size vaad verdik; üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Ali Ünal = Ey İsrail Oğulları! Gerçek şu ki, sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr’un sağ yanında Musa vasıtasıyla sizinle sözleşme yaptık (ve size Tevrat’ı verdik. Çölde aç kalmayasınız diye) size kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik.
enceynâ-kum
Bayraktar Bayraklı = “Ey İsrâiloğulları! Sizi düşmanınızın elinden kurtarmış, sizinle Tûr'un sağ tarafında sözleşmiş ve size kudret helvasıyla bıldırcın eti indirmiştik.”
enceynâ-kum
Bekir Sadak = Ey israilogullari! Sizleri dusmaninizdan kurtardik, Tur'un sag yanini size vadettik ve uzerinize kudret helvasiyla bildircin indirdik.
enceynâ-kum
Celal Yıldırım = Ey İsrail oğulları! Sizi cidden düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafında size va'de verdik ve üzerinize kudret helvasiyle bıldırcın kuşu indirdik.
enceynâ-kum
Cemal Külünkoğlu = Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Size Tur Dağı'nın sağ yanını vadettik. Size gökten kudret helvası ile bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Diyanet İşleri (eski) = Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanını size vadettik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Diyanet Vakfi = Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vâde tanıdık ve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.
enceynâ-kum
Edip Yüksel = Ey İsrail oğulları, sizi düşmanlarınızdan kurtarmış, Sina dağının sağ yanında size söz vermiş ve üzerinize Menna ve bıldırcın indirmiştik.
enceynâ-kum
Elmalılı Hamdi Yazır = Ey Benî İsraîl! Sizi düşmanınızdan kurtardık ve size Tûrun sağ tarafına va'd verdik ve üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik
enceynâ-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey İsrail oğulları! Sizi gerçekten düşmanınızdan kurtardık, Tur dağının sağ yanında size söz verdik ve sizlere kudret helvası ile bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık ve Tûr dağının sağ yanında size söz verdik, üzerinize de kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Gültekin Onan = Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Harun Yıldırım = Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vâde tanıdık ve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.
enceynâ-kum
Hasan Basri Çantay = Ey İsrâîl oğulları, sizi düşmanınızdan kurtardık. «Tuur» un sağ yanında size va'de verdik ve sizin üstünüze kudret helvasıyle bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Hayrat Neşriyat = Ey İsrâiloğulları! Şübhesiz sizi (böylece) düşmanınızdan kurtardık; Tûr’un sağ tarafında (buluşmak üzere) sizinle sözleştik ve size (pek muhtaç kaldığınız o çölde) kudret helvası ile bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
İbni Kesir = Ey İsrailoğulları; sizleri düşmanınızdan kurtardık ve size Tur'un sağ yanını vaad eetik. Ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Kadri Çelik = Ey İsrail oğulları, şüphesiz sizi düşmanlarınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanında (Tevrat'ın gelişi için) sizinle sözleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Muhammed Esed = Ey İsrailoğulları! (Böylece) sizi düşmanınızın elinden kurtardık ve (sonra) Sina Dağı'nın sağ yamacında sizinle bir andlaşma yaptık; ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik;
enceynâ-kum
Mustafa İslamoğlu = Siz ey İsrailoğulları! Doğrusu sizi düşmanlarınızdan kurtarmış ve (Sina) Dağı'nın sağ yamacında sizden söz almıştık; üstelik bir de size menn ve selva indirmiştik:
enceynâ-kum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ey İsrailoğulları! Sizi muhakkak ki, düşmanınızdan halâs ettik ve size Tûr'un sağ cânibini vaadettik ve sizin üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Ömer Öngüt = Ey İsrâiloğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tûr'un sağ tarafında sizinle sözleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın eti indirdik.
enceynâ-kum
Şaban Piriş = -Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tûr’un sağ tarafını size vaadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Sadık Türkmen = Ey israiloğullari! Sizi düşmanınızdan kurtardık ve Tûr’un sağ tarafını size buluşma yeri olarak belirledik. Size helva ve bıldırcın indirdik/yarattık.
enceynâ-kum
Seyyid Kutub = Ey İsrailoğulları, sizi düşmanınızdan kurtardık. Size Tur'un sağ yanında Tevrat'ı indirmeyi vadettik. Size gökten kudret helvası ile bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Suat Yıldırım = Ey İsrail evlatları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur’un sağ tarafında Mûsâ ile konuşmayı size vâd ettik. Size çölde kudret helvasıyla bıldırcın lütfettik.
enceynâ-kum
Süleyman Ateş = Ey İsrâil oğulları, biz sizi düşmanınızdan kurtardık ve Tûr'un sağ yanında, (Mûsâ ile konuşmayı) size va'dettik; üzerinize kudret helvasıyle bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Tefhim-ul Kuran = Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Ümit Şimşek = Ey İsrailoğulları! Biz sizi düşmanınızdan kurtardık; size Tûr'un sağ tarafında bir söz verdik; üzerinize de kudret helvası ile bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
Yaşar Nuri Öztürk = Ey İsrailoğulları, şu bir gerçek ki, biz sizi düşmanınızdan kurtardık. Tûr'un sağ yanında size vaatte bulunduk. Ve üstünüze kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
İskender Ali Mihr = Ey benî İsrail! Sizi düşmanınızdan kurtarmıştık. Ve Tur’un sağ tarafında sizinle (buluşmak üzere) vaadleştik ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
enceynâ-kum
İlyas Yorulmaz = Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kesinlikle biz kurtardık ve Tur’un sağ yanında bir yeri, size mekan olarak vaat etmiştik. Ayrıca size helva ve bıldırcın eti indirmiştik.
enceynâ-kum
Diyanet İşleri = Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
enceynâ-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Bir vakit sizin için denizi yardık da kurtardık sizi; Firavun'un soyunu sopunu sulara boğduk; siz de buna bakıp duruyordunuz.
enceynâ-kum
Abdullah Parlıyan = Ve önünüzdeki denizi yarıp, sizi nasıl kurtardığımızı gözlerinizin önünde Firavun'un adamlarını nasıl boğduğumuzu,
enceynâ-kum
Adem Uğur = Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.
enceynâ-kum
Ahmed Hulusi = Varlığınızdaki Allâh Esmâ'sı kuvvesinin açığa çıkartılmasıyla denizi yarıp sizi kurtarmış; Firavun ailesini ise size bakıp dururken boğmuştuk!
enceynâ-kum
Ahmet Tekin = Size, denizi yardığımız günleri hatırlayın. Sizi kurtarmış, Firavun’u, kavmini, ordusunu boğmuştuk. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
enceynâ-kum
Ahmet Varol = Hani, sizin için denizi yarmıştık da, sizi kurtarıp gözlerinizin önünde Firavun ailesini boğmuştuk.
enceynâ-kum
Ali Bulaç = Ve sizin için denizi ikiye yarıp sizi kurtardığımızı ve Firavun'un adamlarını -gözlerinizin önünde- boğduğumuzu hatırlayın.
enceynâ-kum
Ali Fikri Yavuz = Ve yine hatırlayın ki, bir vakit sizden ötürü denizi yardık da hepinizi kurtardık, Fir’avun avânesini ise, sizler bakıb dururken, suda boğduk.
enceynâ-kum
Ali Ünal = (Mısır’da yıllarca süren mücadelelerin ardından emrimiz ve yol göstermemizle oradan çıkma teşebbüsünde bulunduğunuz anda denizin kenarına gelmiş ve Firavun, ordusuyla tam arkanızdan yetişmişken) denizi sizin için yarıp sizi kurtarmış ve Firavun oligarşisini boğmuştuk; (Allah’ın, hiçbir katkınız bulunmayan tam bir inayeti olarak onlar boğulurken) siz sadece seyrediyordunuz.