Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Diyanet İşleri = O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve öyle bir mâbuttur ki ihtiyaç miktârınca yağmur yağdırır gökten, derken onunla ölü şehri diriltiriz, işte böylece sizi de diriltip kabirlerinizden çıkarır.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Abdullah Parlıyan = O Allah ki, gökten ihtiyacınıza göre belli ölçülerde su indirir de, onunla kupkuru ölü memleketlere hayat verir. İşte siz de böylece kabirlerinizden diriltilip çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Adem Uğur = Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ahmed Hulusi = O ki, semâdan ölçülü olarak bir su (ilim) indirdi. . . Onunla ölü bir beldeyi (bilinci) dirilttik! Böylece (kabirlerden - bedenlerden) çıkarılırsınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ahmet Tekin = Allah, gökten bir hesap bir plan dâhilinde, belirli miktarlarda, düzenli olarak su indirendir. Biz onunla, kupkuru, ölü beldelere hayat vererek ölümünden önceki haline getiririz. İşte siz de, suyla genetik şifreleri harekete geçirilerek hayat verilen bitkiler gibi, kabirlerinizden çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ahmet Varol = O, gökten bir ölçüye göre su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle çıkarılırsınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ali Bulaç = Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi 'dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ali Fikri Yavuz = O Allah ki, gökten bir ölçü ile yağmur indirmektedir. İşte biz onunla ölü, (bitkileri kurumuş) bir beldeye hayat vermekteyiz. Siz de (ölmüşken kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ali Ünal = Gök tarafından belli bir ölçüye göre su indiren de O’dur; ve neticede o su ile ölü bir memlekete hayat veriyoruz. İşte kabirlerinizden de bu şekilde hayat verilmiş olarak çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Bayraktar Bayraklı = Gökten gerekli ölçüde tekrar tekrar suyu indiren Allah'tır. Biz o su ile ölü topraklara hayat veririz. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Bekir Sadak = O, suyu gokten bir olcuye gore indirir. Biz onunla olu memleketi diriltiriz. Iste siz de boyle diriltileceksiniz.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Celal Yıldırım = O (Allah) ki, gökten belli bir oranda su indirir de onunla ölü bir beldeye hayat verip canlandırırız. İşte bunun gibi siz de diriltilip kabirlerinizden çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Cemal Külünkoğlu = O'dur gökten (dünyanın ihtiyaç duyduğu) gerekli bir ölçüye göre suyu indiren. İşte, biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak, siz de böyle (öldükten sonra) yeniden (diriltilip) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Diyanet İşleri (eski) = O, suyu gökten bir ölçüye göre indirir. Biz onunla ölü memleketi diriltiriz. İşte siz de böyle diriltileceksiniz.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Diyanet Vakfi = Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla (kupkuru), ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Edip Yüksel = O ki gökten bir ölçüye göre su indirdi de onunla ölü bir ülkeyi dirilttik. İşte böyle çıkarılırsınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve o ki yukarıdan bir mikdar ile bir su indirmekte ve onunla ölü bir beldeye hayat neşretmekteyiz, işte siz de öyle çıkarılacaksınız

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O ki bir ölçü ile yukarıdan su indirmekte ve onunla ölü bir beldeye hayat neşretmekteyiz, işte siz de (kabirlerinizden) öyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah gökten belli bir ölçüye göre su indirdi. Biz onunla ölü bir memlekete yeniden hayat verdik. İşte siz de kabirlerinizden böyle diriltilip çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Gültekin Onan = Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Harun Yıldırım = O, gökten belli bir miktar ile su indirendir. Onunla ölmüş bir beldeyi canlandırdık. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Hasan Basri Çantay = (O Allah ki) gökden bir ölçü ile su indirmişdir. İşte biz onunla ölü bir memlekete can verdik. Sizde böylece (kabirlerinizden diriltilib) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Hayrat Neşriyat = Ve O (Allah) ki, gökten bir ölçü ile su indirdi. Artık onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (siz de kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız!

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 İbni Kesir = O ki; gökten bir ölçüye göre su indirmiştir. İşte Biz, onunla ölü bir memleketi dirilttik, siz de böylece çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Kadri Çelik = O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Böylece de onunla ölü bir beldeyi canlandırırız. Siz de işte böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Muhammed Esed = O'dur gökten gerekli miktarda suyu tekrar tekrar indiren; işte, Biz (nasıl) onunla ölü toprağa hayat veriyorsak, siz de böyle (öldükten sonra) yeniden sahneye çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Mustafa İslamoğlu = Gökten suyu bir ölçüye göre sürekli indiren de O'dur: Bunun sonunda Biz (nasıl) ölü toprağı yeniden diriltiyorsak, işte siz de (öldükten sonra) böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o ki, gökten bir muayyen miktar su indirmiştir. Artık onunla bir ölmüş beldeye (hayat) neşretmiş olduk. İşte siz de (kabirlerinizden) öyle çıkarılacaksınızdır.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ömer Öngüt = O ki, gökten bir ölçüye göre su indirdi. Biz o su ile ölü bir memleketi canlandırdık. İşte siz de (kabirlerinizden) böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Şaban Piriş = O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Sizde işte böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Sadık Türkmen = O, gökyüzünden bir ölçüye göre su indirdi de, onunla ölü bir memleketi yeniden canlandırdı. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız!

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Seyyid Kutub = Gökten bir ölçüye göre suyu indiren O'dur. Biz onunla kupkuru ölü bir memlekete hayat verdik. İşte böyle sizde tekrar diriltileceksiniz.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Suat Yıldırım = Gökten, bir ölçüye göre su indiren de O’dur. Biz onunla ölü bir ülkeye hayat veririz. İşte siz de mezarlarınızdan öyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Süleyman Ateş = Gökten bir ölçü ile su indirdi de, onunla ölü bir ülkeyi canlandırdık. İşte siz de öyle (canlandırılıp) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Tefhim-ul Kuran = Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi 'dirilttik (ve her yanına yeniden hayat) yaydık'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Ümit Şimşek = Gökten bir ölçüye göre su indiren de Odur ki, ölü bir beldeye Biz o suyla hayat verdik. Siz de kabirlerinizden böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Gökten bir ölçüye bağlı olarak/bir kaderle su indirmiştir O. O suyla biz ölü bir beldeyi hayata kavuşturduk. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 İskender Ali Mihr = Suyu semadan bir kader ile (taktir edilmiş bir ölçü ile) indiren O’dur. Böylece onunla ölü beldeyi dirilttik (kuru topraktan bitkiler çıkardık). İşte bunun gibi (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.

enşer-nâ

  Zuhruf / 11 -

 İlyas Yorulmaz = Size gökyüzünden bir ölçü ile su indiren, o suyla ölü beldeleri canlandırıp, üzerindeki canlıları diriltip çoğaltan Allah dır. Sizi de böyle (diriltilip) çıkartılacaksınız.