Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Diyanet İşleri = (Ey inkârcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sizi yaratmak mı daha güç sizce, yoksa göğü yaratmak mı? Onu kurdu.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Abdullah Parlıyan = Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki o gökleri Allah yaratmıştır.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Adem Uğur = Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti,

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ahmed Hulusi = Sizin yaratılışınız mı zorlu yoksa Semâ mı? (Ki Allâh) onu bina etti!

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ahmet Tekin = Sizin yeniden yaratılmanız mı daha zor, yoksa Allah’ın yükseltip düzenleyerek tavan olarak inşa ettiği göğün yaratılması mı?

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ahmet Varol = Sizi yaratmak mı daha güçtür yoksa göğü mü? Onu (Allah) bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ali Bulaç = Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Allah) Onu bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ali Fikri Yavuz = (Sizce, öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı çetin, yoksa semâ (yı yaratmak) mı? Allah onu bina etmiştir.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ali Ünal = (Ey insanlar,) sizi yaratmak mı, yoksa göğü yaratmak mı daha çetin bir iş? Allah, o göğü bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Bayraktar Bayraklı = (27-29) Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Bekir Sadak = (27-28) Sizi yaratmak mi daha zordur, yoksa gogu yaratmak mi? Ki onu Allah bina edip yukseltmis ve ona sekil vermistir.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Celal Yıldırım = Sizi yaratmak mı daha zordur yoksa göğü yaratmak mı ? (Allah) onu inşâ edip var kılmıştır. (Hâlâ görmüyor musunuz?!)

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Cemal Külünkoğlu = (27-29) (Öldükten sonra tekrar) sizi yaratmak mı zor, yoksa göğü (yaratmak) mı? Onu Allah bina etti. Onu yükseltti ve ona düzen ve ahenk verdi. O göğün gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlattı.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Diyanet İşleri (eski) = (27-28) Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Diyanet Vakfi = (27-29) Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Edip Yüksel = Siz mi, yoksa gök mü yaratılış açısından daha zorludur? Onu O yaptı.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Siz mi daha çetinsiniz yaratılışça yoksa Sema mı? O «Allah» onu bina etti

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O «Allah» bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Gültekin Onan = Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Tanrı) Onu bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Harun Yıldırım = Yaratmak bakımından siz mi daha zorsunuz yoksa gök mü? Onu bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Hasan Basri Çantay = Sizi (tekrar) yaratmak mı (sizce) daha güc, yoksa göğ (ü yaratmak) mı ki onu (Allah) bina etmişdir.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Hayrat Neşriyat = (Ey öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenler!) Siz mi yaratılışça daha zorsunuz, yoksa gök mü? Onu (Allah) binâ etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 İbni Kesir = Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü mü? Onu bina etmiştir.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Kadri Çelik = Yaratılış bakımından siz mi daha çetinsiniz yoksa (Allah'ın) bina ettiği gök mü?

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Muhammed Esed = (Ey insanlar!) Sizi yaratmak, göğü yaratmış olan Allah için daha mı zordur?

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Mustafa İslamoğlu = Yaratılış açısından siz mi daha sağlamsınız, yoksa gök kubbe mi? Göğü O inşa etti;

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Sizler mi yaradılış itibariyle daha çetinsiniz, yoksa gök mü ki, onu binâ etti?

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ömer Öngüt = Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Şaban Piriş = Sizi mi (yeniden) yaratmak daha güçtür; yoksa göğü mü? Onu bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Sadık Türkmen = Siz mi yaratılışça daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu O bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Seyyid Kutub = Ey inkarcılar! Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı?

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Suat Yıldırım = Siz ey haşri inkâr edenler: Düşünün, sizi yeniden yaratmak mı zor, yoksa gök âlemini mi? İşte bakın: Allah onu nasıl da sağlam bina etti!

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Süleyman Ateş = Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? (Allâh) onu yaptı.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Tefhim-ul Kuran = Yaratmak bakımından siz mi daha güçsünüz yoksa gök mü? (Allah) Onu bina etmiştir.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Ümit Şimşek = Sizi yaratmak mı daha zor, göğü mü? Allah onu bina etti.

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Siz mi daha zorsunuz yaratılışça, gök mü?

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 İskender Ali Mihr = Yaratma bakımından siz mi yoksa bina ettiği sema mı daha kuvvetli? (Sizi yaratmak mı yoksa bina ettiği semayı mı yaratmak daha zor?)

em(i)

  Nâzi’ât / 27 -

 İlyas Yorulmaz = Şimdi! Yaratılışta siz mi daha güçlüsünüz, yoksa bina ettiğimiz gökyüzü mü ?

em(i)

  Bakara / 140 -

 Diyanet İşleri = Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

em(i)

  Bakara / 140 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa İbrahîm de, İsmâîl de, İshak da, Yakup da, oğulları da Yahûdi, yahut Nasrânîydi mi diyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, Allah mı? Allah'ın bildiği, bildirdiği şeyi bilerek gizleyenden daha zâlim kim var? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir ki.

em(i)

  Bakara / 140 -

 Abdullah Parlıyan = İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve onların soyundan gelenlerin, Yahudi veya Hıristiyan olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: Allah'tan iyi mi biliyorsunuz? Allah tarafından kendisine verilen bir delili gizleyenden daha zalim kim olabilir? Ama Allah yaptıklarınızı bilmez değil ki.

em(i)

  Bakara / 140 -

 Adem Uğur = Yoksa siz, İbrahim, İsmail, İshak, Ya'kub ve esbâtın yahudi, yahut hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından kendisine (bildirilmiş) bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.

em(i)

  Bakara / 140 -

 Ahmed Hulusi = Yoksa siz, "Şüphesiz ki İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve oğulları Yahudi veya Nasara idi" mi diyorsunuz?. . De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz yoksa Allâh mı?". . . İndînde, Allâh'ın şahitliğini gizleyenden daha zâlim kim olabilir? Allâh varlığınızın hakikati olarak, yaptıklarınızdan gâfil değildir.

em(i)

  Bakara / 140 -

 Ahmet Tekin = Yoksa siz, İbrâhim, İsmâil, İshak, Yâkup ve torunları da yahudi ve hristiyan idiler mi demek istiyorsunuz?'Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?' de. Allah tarafından kutsal kitaplarda bildirilen ve kendisi tarafından bilinen doğru bilgileri açıkça insanlara bildirmeyip gizleyerek inkâr edenden daha zâlim kim olabilir? Allah işlediğiniz amellerden, zulmünüzden, yalanlamanızdan, şehadeti gizlemenizden gafil değildir. Allah bunları cezalandırmadan bırakmayacak.

em(i)

  Bakara / 140 -

 Ahmet Varol = 'Yoksa siz İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Ya'kub'un ve onların torunlarının yahudi veya hıristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz?' De ki: 'Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı?' Allah'tan gelen bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir! Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir. [26]

em(i)

  Bakara / 140 -

 Ali Bulaç = Yoksa siz, gerçekten İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve torunlarının yahudi veya hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı? Allah'tan kendisinde olan bir şehadeti gizleyenden daha zalim olan kimdir? Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir."

em(i)

  Bakara / 140 -

 Ali Fikri Yavuz = Yoksa siz şöyle mi diyorsunuz?: “-İbrahim, İsmail, İshak, Yakub Peygamberler ve torunları Yahûdî veya Hristiyandırlar “ Ey Habibim, onlara söyle: “- Peygamberlerin dinini siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah tarafından gelen kitap vasıtasıyla bildiği ve kendince sabit gördüğü şeyin şâhitliğini gizliyenden daha zalim kim olabilir? Allah yaptıklarınızdan gâfil değil.”

em(i)

  Bakara / 140 -

 Ali Ünal = Yoksa siz, (iddialarınıza dayanak olarak) İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve O’ nun soyundan gelip İsrail kabileleri içinde gönderilen peygamberler Yahudi idi veya Hıristiyan’dı mı diyorsunuz? (Onlara) de ki: “Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı?” (Onlar da, bunun böyle olmadığını biliyor, fakat kasten gizliyorlar.) Yanında Allah’tan gelmiş bir gerçek var iken, bu gerçeğe apaçık şahitlik yapmayı bırakıp da onu gizleyenden daha zalim kim vardır? Allah, işleyip durduklarınızdan asla habersiz ve onlara karşı kayıtsız değildir.