Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
elsinetu-hum
Diyanet İşleri = (23-24) İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.
elsinetu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = O günde ki kendi dilleri, elleri ve ayakları, yaptıkları şeylere dâir kendilerinin aleyhinde tanıklık eder.
elsinetu-hum
Abdullah Parlıyan = O gün ki, kendi dilleri, elleri ve ayakları bütün bu yaptıklarını açığa vurarak, onların aleyhine şahitlik edecektir.
elsinetu-hum
Adem Uğur = O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarından dolayı aleyhlerinde şahitlik edecektir.
elsinetu-hum
Ahmed Hulusi = O süreçte; onların dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları yüzünden kendilerine karşı şahitlik eder.
elsinetu-hum
Ahmet Tekin = İşlemeye devam ettikleri amellerine, dilleri, elleri ve ayaklarının aleyhlerinde şâhitlik edeceği gün onlara büyük bir ceza vardır.
elsinetu-hum
Ahmet Varol = O gün dilleri, elleri ve ayakları yaptıkları hakkında aleyhlerine şahitlik eder.
elsinetu-hum
Ali Bulaç = O gün, kendi dilleri, elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır.
elsinetu-hum
Ali Fikri Yavuz = Kıyamet gününde (iftiracıların) aleyhlerinde olarak dilleri, elleri ve ayakları bütün yaptıklarına şahidlik edecektir.
elsinetu-hum
Ali Ünal = O azap günü dilleri, elleri ve ayakları, bütün yaptıkları konusunda aleyhlerinde şahitlik eder.
elsinetu-hum
Bayraktar Bayraklı = O gün, yaptıklarından dolayı dilleri, elleri ve ayakları kendileri aleyhinde tanıklık edecektir.
elsinetu-hum
Bekir Sadak = (23-24) Iffetli, habersiz, mumin kadinlara zina isnat edenler dunya ve ahirette lanetlenmislerdir. Kendi dilleri, elleri ve ayaklari, yapmis olduklarina sahidlik ettikleri gun onlar buyuk azaba ugrayacaklardir.
elsinetu-hum
Celal Yıldırım = Öyle bir gündeki elleri ve ayakları onların yaptıklarına, işlediklerine karşılık aleyhlerinde şâhidlik ederler.
elsinetu-hum
Cemal Külünkoğlu = O gün; kendi dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları şeylere tanıklık edecektir.
elsinetu-hum
Diyanet İşleri (eski) = (23-24) İffetli, habersiz, mümin kadınlara zina isnat edenler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Kendi dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarına şahidlik ettikleri gün onlar büyük azaba uğrayacaklardır.
elsinetu-hum
Diyanet Vakfi = (23-24) Namuslu, kötülüklerden habersiz mümin kadınlara zina isnadında bulunanlar, dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. Yapmış olduklarına, dilleri, elleri ve ayaklarının, aleyhlerinde şahitlik edeceği gün onlar için çok büyük bir azap vardır.
elsinetu-hum
Edip Yüksel = O gün ki, dilleri, elleri ve ayakları onların yapmış oldukları her şeye tanıklık edeceklerdir.
elsinetu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = O gün ki aleyhlerinde dilleri ve elleri ve ayakları yaptıklarına şehâdet edecektir
elsinetu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dilleri, elleri ve ayaklarının yaptıklarına şahitlik edecekleri gün,
elsinetu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarından dolayı aleyhlerinde şahitlik edecektir.
elsinetu-hum
Gültekin Onan = O gün, kendi dilleri, elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır.
elsinetu-hum
Harun Yıldırım = O gün dilleri, elleri ve ayakları, yapmış olduklarından dolayı aleyhlerinde şahitlik edecektir.
elsinetu-hum
Hasan Basri Çantay = O günde ki aleyhlerinde kendi dilleri, kendi elleri, kendi ayakları onların neler yapıyor idiklerine şâhidlik edecekdir.
elsinetu-hum
Hayrat Neşriyat = O gün, dilleri, elleri ve ayakları, yapmakta oldukları şeylere dâir aleyhlerinde şâhidlik edecektir.
elsinetu-hum
İbni Kesir = O gün; kendi dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları şeylere şahidlik edecektir.
elsinetu-hum
Kadri Çelik = O gün kendi dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına dair aleyhlerinde şahitlikte bulunacaklardır.
elsinetu-hum
Muhammed Esed = o Gün ki, kendi dilleri, elleri ve ayakları bütün (bu) yaptıklarını (açığa vurarak) onların aleyhine şahitlik edecektir!
elsinetu-hum
Mustafa İslamoğlu = o gün onların dilleri, elleri ve ayakları yapıp ettiklerinden dolayı kendileri aleyhine tanıklık edecektir.
elsinetu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = O günde ki onların aleyhine dilleri ve elleri ve ayakları neler yapmış olduklarına dair şehâdette bulunacaktır.
elsinetu-hum
Ömer Öngüt = O gün ki kendi dilleri, kendi elleri ve kendi ayakları, aleyhlerinde olarak bütün yaptıklarına şâhitlik edecektir.
elsinetu-hum
Şaban Piriş = O gün, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları şeylere, aleyhlerinde şahitlik ederler.
elsinetu-hum
Sadık Türkmen = Mümin kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde, onlara çok büyük bir azap vardır.
elsinetu-hum
Seyyid Kutub = O gün dilleri, elleri ve ayakları işledikleri kötülük konusunda aleyhlerinde şahitlik edecektir.
elsinetu-hum
Suat Yıldırım = Gün gelecek, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları bütün kötülükleri tek tek bildirerek aleyhlerinde şahitlik edecektir.
elsinetu-hum
Süleyman Ateş = O gün, dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına şâhidlik edecektir.
elsinetu-hum
Tefhim-ul Kuran = O gün, kendi dilleri, elleri ve ayakları aleyhlerinde yaptıklarına dair şahitlikte bulunacaklardır.
elsinetu-hum
Ümit Şimşek = O gün onların dilleri, elleri ve ayakları kendileri aleyhinde şahitlik eder ve onların yaptıklarını anlatır.
elsinetu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Gün gelecek onların kendi dilleri, kendi elleri, kendi ayakları, yapıp ettikleri işler hakkında kendi aleyhlerine tanıklık edecektir.
elsinetu-hum
İskender Ali Mihr = O gün onlara, onların dilleri, elleri ve ayakları (hayat filmleri) yapmış olduklarına şahitlik edecek.
elsinetu-hum
İlyas Yorulmaz = Kıyamet günü, dilleri, elleri ve ayakları, yaptıklarının karşılığında onların aleyhlerine şahitlik edecekler.
elsinetu-hum
Diyanet İşleri = Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah’a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.
elsinetu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'a, kendilerinin bile hoşlanmadıkları şeyleri atfederler ve dilleri de güzel ve hayırlı sonucun kendilerine mukadder olduğunu yalan yere söyler durur. Hiç şüphe yok ki onlarındır ateş ve tezcek, herkesten önce onlar girerler ateşe.
elsinetu-hum
Abdullah Parlıyan = Allah'a, kendilerinin bile hoşlanmadıkları kızları yakıştırırlar ve dilleri de güzel ve hayırlı sonucun kendilerine ait olduğunu yalan yere söyler durur. Şüphe yok ki, ateş onlarındır ve herkesten önce de onlar girerler ateşe.
elsinetu-hum
Adem Uğur = Kendilerinin hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah'a isnat ediyorlar. En güzel sonucun kendilerinin olduğunu anlatan dilleri de yalanın örneğini veriyor. Hiç şüphesiz onlar için sadece ateş vardır ve onlar, (ateşe) terkolunacaklar.
elsinetu-hum
Ahmed Hulusi = (Müşrikler) hoşlanmadıkları şeyleri Allâh'a yakıştırırlar (melekler kızlarıdır diyerek). . . Üstelik de yalan söyleyip, en güzel geleceğin kendilerine ait olduğunu iddia ederler. Şüphesiz onlara ateş vardır ve onlar en önde götürüleceklerdir.
elsinetu-hum
Ahmet Tekin = Müşrikler, kendilerinin hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a yakıştırıyorlar. Dilleri, yalan yere en güzel mükâfatın kendilerine ait olduğunu ifade ediyor. Hiç şüphesiz onlar için ateş, cehennem vardır. Onlar, herkesten önce cehenneme atılacaklar ve unutulacaklar.
elsinetu-hum
Ahmet Varol = Kendilerinin hoşlanmadıklarını Allah'a isnad ediyorlar; dilleri de en güzelin kendilerinin olacağı konusunda yalan uyduruyor. Şüphesiz onlar için ateş (cehennem) vardır ve onlar (orada) öncüdürler.
elsinetu-hum
Ali Bulaç = Onlar, Allah'a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın 'kendilerinin olduğunu' düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.
elsinetu-hum
Ali Fikri Yavuz = Hem kendilerinin hoşlanmamakta oldukları kızları Allah’a isnad ediyorlar, hem de: “-En güzel akıbet onlarınmış.” diye dilleri kendilerine yalan söylüyor. Çare yok, ateş onların... Oraya en önde gidip kalacaklardır.
elsinetu-hum
Ali Ünal = Hoşlanmayıp kendilerine yakışır görmedikleri şeyleri Allah’a yakıştırıyorlar; dilleri de durmadan, en güzel âkıbetin kendilerini beklediği yalanını uyduruyor. Oysa hiç şüphe yok ki, onları bekleyen sadece Ateş’tir, hem de oraya sürüklenenlerin en önünde olacaklardır.