Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
el urveti el vuskâ
Diyanet İşleri = Kim iyilik yaparak kendini Allah’a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah’a varır.
el urveti el vuskâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve kim, özünü, iyiliklerde bulunarak Allah'a teslîm ederse gerçekten de o, şüphe yok ki sağlam bir kulpa yapışmıştır ve işler, sonucu, Allah tapısına varır.
el urveti el vuskâ
Abdullah Parlıyan = Kim bütün benliğiyle Allah'a teslim olur, iyilik ve güzelliği de huy edinirse, cidden o en sağlam kulpa yapışmıştır. Ve işlerin sonu Allah'a varıp dayanır.
el urveti el vuskâ
Adem Uğur = İyi davranışlar içinde kendini bütünüyle Allah'a veren kimse, gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Zaten bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Ahmed Hulusi = Kim muhsin olarak vechini (şuurunu) Allâh'a teslim ederse, gerçekten en sağlam kulpa tutunmuş olur. . . İşlerin sonu Allâh'adır!
el urveti el vuskâ
Ahmet Tekin = İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idareci, askerî erkân ve bir müslüman olarak, varlığını, benliğini Allah’a teslim eden kimse, gerçekten en sağlam kulpa, İslâm’a yapışmış, hukukun üstün, hakkın ve adaletin belirleyici güç olduğu en güvenli bir topluma, İslâm toplumuna katılmış olur. Bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah’tır.
el urveti el vuskâ
Ahmet Varol = Kim iyilik eden biri olarak yüzünü Allah'a teslim ederse o en sağlam kulpa yapışmıştır. İşlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Ali Bulaç = Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Ali Fikri Yavuz = Kim amelinde ihlâs sahibi olarak kendini samimiyetle Allah’a teslim ederse, muhakkak ki o, en sağlam kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah’a dayanır.
el urveti el vuskâ
Ali Ünal = Oysa kim Allah’ın kendisini sürekli gördüğünün şuuru içinde iyiliğe adanmış olarak bütün varlığıyla Allah’a teslim olursa, hiç şüphesiz o, en sağlam, kopması mümkün olmayan kulpa yapışmıştır. Bütün işler neticede Allah’a varır ve nihaî hükmü daima O verir.
el urveti el vuskâ
Bayraktar Bayraklı = İyi davranarak kendini Allah'a teslim eden kimse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuş olur. İşlerin sonucu Allah'a aittir.
el urveti el vuskâ
Bekir Sadak = Iyilik yaparak kendini Allah'a veren kimse, suphesiz en saglam kulpa sarilmis olur. Islerin sonucu Allah'a aittir.
el urveti el vuskâ
Celal Yıldırım = Kim iyilik ve güzelliği huy edinerek yüzünü (bütün varlığını ve benliğini) Allah'a teslim ederse, cidden o en sağlam kulpa yapışmıştır. İşlerin sonu Allah'a varıp dayanır.
el urveti el vuskâ
Cemal Külünkoğlu = Kim iyilik yaparak kendini Allah'a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. Bütün işlerin sonu ancak Allah'a var(acakt)ır.
el urveti el vuskâ
Diyanet İşleri (eski) = İyilik yaparak kendini Allah'a veren kimse, şüphesiz en sağlam kulpa sarılmış olur. İşlerin sonucu Allah'a aittir.
el urveti el vuskâ
Diyanet Vakfi = İyi davranışlar içinde kendini bütünüyle Allah'a veren kimse, gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Zaten bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Edip Yüksel = Kim, güzel davranarak tümüyle ALLAH'a yönelirse en sağlam bağa sarılmıştır. Tüm işleri ALLAH kontrol eder.
el urveti el vuskâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Halbuki her kim özü muhsin olarak yüzünü tertemiz Allaha tutarsa o hakıkaten en sağlam kulpa yapışmıştır, öyle ya bütün işlerin akıbeti Allaha dayanır
el urveti el vuskâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Oysa her kim özü güzel olarak yüzünü tertemiz Allah'a tutarsa, o gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Öyle ya bütün işlerin akibeti Allah'a dayanır.
el urveti el vuskâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Oysa her kim iyilik yaparak yüzünü tertemiz Allah'a tutarsa, o gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Öyle ya bütün işlerin sonu Allah'a dayanır.
el urveti el vuskâ
Gültekin Onan = Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Tanrı'ya teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün buyrukların sonu Tanrı'ya varır / Tanrı'yadır.
el urveti el vuskâ
Harun Yıldırım = İyi davranışlar içinde kendini bütünüyle Allah'a veren kimse, gerçekten en sağlam kulpa yapışmıştır. Zaten bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Hasan Basri Çantay = Kim nefsini (bilkülliyye) Allaha, Onu görür gibi, teslîm ederse muhakkak ki o, en sağlam kulpa yapışmış olur. (Bütün) işlerin sonu ancak Allaha (dayanır).
el urveti el vuskâ
Hayrat Neşriyat = Hâlbuki kim, iyi bir kimse olarak kendini Allah’a teslîm ederse, o takdirde muhakkak ki en sağlam kulpa tutunmuştur. (Bütün) işlerin âkıbeti ise, Allah’a (varacak)tır.
el urveti el vuskâ
İbni Kesir = Kim, ihsan ederek kendini Allah'a teslim ederse; muhakkak ki o, en sağlam kulpa sarılmıştır. Ve işlerin akıbeti Allah'a aittir.
el urveti el vuskâ
Kadri Çelik = Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Muhammed Esed = Kim bütün benliğiyle Allah'a teslim olursa ve aynı zamanda doğru ve yararlı işlerde bulunursa, hiç sarsılmayan (sağlam) bir dayanak elde etmiş olur: çünkü her şeyin akibeti Allah'ın elindedir.
el urveti el vuskâ
Mustafa İslamoğlu = Ama kim de bütün varlığıyla görürcesine inandığı Allah'a teslim olursa, işte o kopmaz bir halkaya sımsıkı yapışmış olur: en nihayet her iş döner dolaşır, sonucunu takdir etmesi için Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve her kim muhsin olduğu halde yüzünü Allah'a teslim ederse muhakkak ki, en sağlam kulpa sarılmıştır. Bütün işlerin akibeti Allah'a dönecektir.
el urveti el vuskâ
Ömer Öngüt = Kim kendini Allah'a muhsin olarak, O'nu görür gibi tamamen teslim ederse, muhakkak ki o en sağlam kulpa yapışmış olur. Bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Şaban Piriş = Kim, iyi bir kimse olarak kendini Allah’a teslim ederse, sağlam bir kulpa yapışmış olur. Her işin sonu Allah’a varır.
el urveti el vuskâ
Sadık Türkmen = Her kim yüzünü Allah’a teslim ederse/çevirirse, güzel düşünerek/güzel davranarak; işte o, (sistem olarak) en sağlam kulpa/sisteme sarılmıştır. İşlerin sonucu Allah’a döner.
el urveti el vuskâ
Seyyid Kutub = Kim güzel davranarak kendini Allah'a teslim ederse, o en sağlam kulpa yapışmıştır. Sonunda bütün işler Allah'a döner.
el urveti el vuskâ
Suat Yıldırım = Kim etrafına hep iyi davranarak yüzünü ve özünü Allah’a teslim ederse o kimse, en sağlam tutamağa sarılmıştır. Bütün işlerin sonu Allah’a raci olur. Kararlar onun divanından çıkar.
el urveti el vuskâ
Süleyman Ateş = Kim güzel davranarak özünü Allah'a teslim ederse o, en sağlam kulpa yapışmıştır. İşlerin sonu Allah'a döner.
el urveti el vuskâ
Tefhim-ul Kuran = Kim ihsanda bulunan (biri) olarak yüzünü (kendini) Allah'a teslim ederse, artık gerçekten o kopmayan bir kulpa yapışmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Ümit Şimşek = Kim tam bir teslimiyetle yüzünü Allah'a döner ve güzelce kullukta bulunursa, kopmaz ve kırılmaz, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Zira bütün işlerin sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
Yaşar Nuri Öztürk = Güzel düşünüp güzel davranarak yüzünü Allah'a teslim eden, en sağlam kulpa yapışmıştır. İş ve oluşların sonu Allah'a varır.
el urveti el vuskâ
İskender Ali Mihr = Ve kim muhsin olarak vechini Allah’a teslim ederse, o taktirde sağlam bir kulba tutunmuş olur. Ve işlerin sonucu Allah’a (ulaşır).
el urveti el vuskâ
İlyas Yorulmaz = Kim yüzünü Allah’a dönerse, (indirdiği kitabı hakem kabul ederse) böyle yapan en güzelini yapan kimsedir ve dosdoğru, sağlam bir yere tutunmuş olur. Bütün işler Allah’a döner.
el vuskâ
Diyanet İşleri = Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O hâlde, kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
el vuskâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Dinde zor yok. Gerçekten de doğru yolla azgınlık apaçık meydana çıkmıştır. Kim putları inkâr edip Tanrı'ya inanırsa şüphe yok, öyle sağlam bir kulpa yapışmıştır ki hiç kopmaz o ve Allah her şeyi duyar, bilir.
el vuskâ
Abdullah Parlıyan = Artık dine girmekte baskı ve zorlama yoktur. İslâm yeryüzünde duyulup bilinmek suretiyle doğruluk, sapıklıktan ayrılıp belli olmuştur. O halde şeytânî güçlere ve düzenlere uymayı reddedenler ve Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam kulp olan İslâm'a tutunmuşlardır. Zira Allah herşeyi işitendir, herşeyi bilendir.
el vuskâ
Adem Uğur = Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah'a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.
el vuskâ
Ahmed Hulusi = "DİN"de (Allâh yaratısı sistem ve düzeni {Sünnetullah} kabul konusunda) zorlama yoktur! Rüşd (Hakikat en olgun hâliyle) ortaya çıkmış, sapık fikirlerden ayrılmıştır. Kim Tagut'u (gerçekte var olmayıp vehim yollu var sanılan kuvvelere tapınmayı) terk eder, (varlığını oluşturan) Allâh'a (Esmâ'sına) iman ederse, kesinlikle o kopması mümkün olmayan, hakikatindeki sağlam bir kulpa yapışmış olur. Allâh Semi' ve Aliym'dir.
el vuskâ
Ahmet Tekin = Din ve vicdan hürriyeti, baskıyla, zorbalıkla tahdit edilemez. Kimse baskıyla, tehditle İslâm dinine girmeye zorlanamaz. Hak, doğru, huzurlu ve aydınlık yol, sonu pişmanlıkla biten, haince düşünceler içeren, helake maruz sapık yollardan ayırt edilerek iyice açıklanmıştır.Her kim, putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlerle, idarelerle şeytanî güçlerle, tağut ile ilişiğini keser, geçmişin kirlerinden arınarak Allah’a, Allaha imanın gerektirdiği esaslara iman ederse, sağlam, kopması mümkün olmayan bir kulpa, İslâm’a yapışmış, hukukun üstün, hakkın ve adaletin belirleyici güç olduğu en güvenli bir topluma, İslâm toplumuna katılmış olur. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.
el vuskâ
Ahmet Varol = Dinde zorlama yoktur. Doğruluk sapıklıktan tamamen ayrılmıştır. Kim Tağut'u inkar edip Allah'a iman ederse en sağlam kulpa yapışmış olur. [55] Onun kopması sözkonusu değildir. Allah duyandır, bilendir.
el vuskâ
Ali Bulaç = Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir.
el vuskâ
Ali Fikri Yavuz = Cizye vermeyi kabul eden kitap ehlini (kâfirleri), İslâm dinine girmek için zorlamak ve onlara cebretmek yoktur. İman ile küfür, kesin olarak meydana çıkmıştır. Artık kim, azgınlığa ve sapıklığa sevkedenleri tanımayıpta Allah’a iman ederse, o muhakkak ki, kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuştur. Allah kemâliyle işitici ve bilicidir. (bazı müfessirlere göre bu âyeti kerimenin hükmü kıtal âyeti kerimesinin nâzil olmasıyla nashedilmiş, kaldırılmıştır.)
el vuskâ
Ali Ünal = Dinde zorlama olmaz: doğru eğriden, hak bâtıldan seçilip ayrılmıştır. Artık kim tağutu (sahte ilâhları ve Allah’a isyanla başka yollar, başka dinler icat ederek insanları bunlara itaate zorlayan bâtıl güçleri) ret ve inkâr edip, (yegâne İlâh, Rab ve Ma’bud olarak) Allah’a iman ederse, hiç şüphesiz en sağlam, kopması mümkün olmayan kulpa yapışmıştır. Allah, (her sözü) hakkıyla işitendir; (niyetleriniz dahil, her şeyi) hakkıyla bilendir.