Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Diyanet İşleri = Dediler ki: “Sen ancak büyülenmişlerdensin.”

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sen dediler, ancak büyülenmiş kişilerdensin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Abdullah Parlıyan = Salih'in kavmi: “Sen, mutlaka büyülenmiş birisin” dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Adem Uğur = Dediler ki: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Sen büyülenmişsin (etki altına girmişsin). "

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ahmet Tekin = Kavmi: 'Sen, kesinlikle büyülenerek aklı etki altına alınanlardan birisin' dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ahmet Varol = Dediler ki: 'Sen ancak büyülenmişlerdensin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar (Salih peygambere) dediler ki: “- Sen çok büyülenmişlerdensin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ali Ünal = “Salih,” dediler, “sen, büyülenmiş birisin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar şöyle dediler: “Şüphesiz sen sadece büyülenenlerden birisin.”

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Bekir Sadak = (153-15) 4 «Ben suphesiz buyulenmisin birisin; bizim gibi bir insandan baska birsey degilsin. Eger dogru sozlu isen bir belge getir» dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Celal Yıldırım = Dediler ki: «Elbette sen büyülenenlerden birisin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Cemal Külünkoğlu = (153-154) Dediler ki: “Sen ancak büyülenmiş kişilerdensin. Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir!”

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Diyanet İşleri (eski) = (153-154) 'Sen şüphesiz büyülenmişin birisin; bizim gibi bir insandan başka birşey değilsin. Eğer doğru sözlü isen bir belge getir' dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Diyanet Vakfi = Dediler ki: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Edip Yüksel = Dediler ki, 'Sen büyülenmişsin.'

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sen dediler: çok büyülenmişlerdensin

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Dediler: «Sen iyice büyülenmişlerden birisisin;

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Sen dediler, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!»

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Gültekin Onan = Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Harun Yıldırım = Dediler ki: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Hasan Basri Çantay = «Sen, dediler, ancak (hızlı) büyülenmişlerdensin»!

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Hayrat Neşriyat = (Onlar) dediler ki: 'Sen ancak iyice sihirlenmiş kimselerdensin!'

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 İbni Kesir = Dediler ki: Şüphesiz sen, ancak büyülenmişlerdensin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Kadri Çelik = Dediler ki: “Sen ancak büyülenmişlerdensin.”

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Muhammed Esed = (Salih'in kavmi:) "Sen mutlaka büyülenmiş birisin!" dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlar dediler ki: "Sen, büyülenmiş birinden başkası değilsin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dediler ki: «Şüphe yok sen çok büyülenmişlerdensin.»

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ömer Öngüt = Dediler ki: “Sen olsa olsa iyice büyülenmiş birisin. ”

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Şaban Piriş = -Sen, ancak büyülenmiş birisin, dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Sadık Türkmen = Dediler ki: “Sen büyülenmiş kimselerdensin!

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Seyyid Kutub = Semudoğulları dediler ki; «Sen büyüye çarpılmış birisin.»

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Suat Yıldırım = (153-154) "Sen" dediler, "bir sihirin etkisine kapılmışlardan birisin. Hem bize hiçbir üstünlüğün yok, bizim gibi bir insansın. Yok eğer böyle değil de, iddianda doğru isen mûcize göster bize!"

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Süleyman Ateş = "Dediler: "Sen, iyice büyülenmişlerdensin."

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «Sen ancak büyülenmişlerdensin.»

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Ümit Şimşek = Dediler ki: 'Anlaşılan sen büyülenmişsin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dediler: "Sen, adamakıllı büyülenmişsin."

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 İskender Ali Mihr = “Sen, sadece büyülenenlerdensin.” dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 153 -

 İlyas Yorulmaz = Kavmi ona “Sen birilerinin etkisinde kalmışsın (sihre uğramışsın). ”

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Diyanet İşleri = Onlar şöyle dediler: “Sen ancak büyülenmişlerdensin.”

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sen dediler, ancak büyülenmiş kişilerdensin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Abdullah Parlıyan = Halkı Şuayb'a şöyle dedi: “Sen düpedüz büyülenmiş birisin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Adem Uğur = Onlar şöyle dediler: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Sen yalnızca büyülenmişsin (etki altındasın)!"

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Ahmet Tekin = Onlar:'Sen, olsa olsa, büyülenerek aklı etki altına alınanlardan birisisin' dediler.

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Ahmet Varol = Dediler ki: 'Sen ancak büyülenmişlerdensin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Ali Bulaç = Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin".

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Ali Fikri Yavuz = (Onlar, peygamberleri Şuayb’a şöyle) dediler: “- Sen muhakkak çok büyülenenlerdensin.

el musahharîne

  Şu’arâ / 185 -

 Ali Ünal = “Şuayb,” dediler, “sen, büyülenmiş birisisin.