Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
el mulku
Diyanet İşleri = İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah’ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naîm Cennetleri’ndedirler.
el mulku
Abdulbaki Gölpınarlı = O gün, saltanat ve tasarruf, Allah'ındır, aralarını hükmeder o, inanıp iyi işlerde bulunanlar, nîmetlerle dolu cennetlerdedir.
el mulku
Abdullah Parlıyan = O kıyamet günü tüm egemenlik Allah'ındır. Bütün insanları yargılayacak ve aralarındaki farkı ortaya koyacaktır. Buna göre iman edip dürüst ve faydalı işler yapanlar, kendilerini nimet cennetlerinde bulacaktır.
el mulku
Adem Uğur = O gün, mülk Allah'ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. (Bu hüküm gereği) iman edip iyi davranışlarda bulunanlar Naîm cennetlerinin içindedirler.
el mulku
Ahmed Hulusi = O süreçte mülk (tüm var olanlar) Allâh içindir; aralarında hüküm verir! İman edip gereğince çalışmalar yapanlar, nimet cennetlerindedirler.
el mulku
Ahmet Tekin = O gün mülk, devlet ve hükümranlık yalnız Allah’ındır. İnsanlar arasında hükmünü verir, gereğini icra eder. İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler Naîm cennetlerindedir.
el mulku
Ahmet Varol = O gün mülk (hükümranlık) yalnız Allah'ındır. O, aralarında hüküm verir. Artık iman edip salih ameller işleyenler nimetlerle dolu cennetlerdedirler.
el mulku
Ali Bulaç = Mülk, o gün yalnızca Allah'ındır. O, aralarında hükmedecektir. Artık iman edip salih amellerde bulunanlar; nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler.
el mulku
Ali Fikri Yavuz = O kıyamet günü, hüküm ve saltanat yalnız Allah’ındır; O, müminlerle kâfirler arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih amel işleyenler, Na’îm cennetlerindedirler.
el mulku
Ali Ünal = O gün, bütün hüküm ve hakimiyet yalnızca Allah’ındır. O, insanlar hakkındaki nihaî hükmünü verir. İman edip, imanları istikametinde sağlam, doğru, yerinde ve ıslaha yönelik işler yapanlar, içlerinde bütün nimetlerin kaynadığı cennetlerdedirler.
el mulku
Bayraktar Bayraklı = O gün hükümranlık Allah'ındır. Allah, onların arasında hükmeder. İnanıp iyi amel yapanlar nimet cennetlerindedirler.[347]
el mulku
Bekir Sadak = iste o gun hukumranlik Allah'indir. O aralarinda hukmeder. inanip yararli is isleyenler nimet cennetlerindedirler.
el mulku
Celal Yıldırım = Mülk o gün Allah'ındır. Onlar arasında hükmeder. İmân edip iyi yararlı amellerde bulunanlar Naîm Cennet'lerindedirler.
el mulku
Cemal Külünkoğlu = İşte o gün, hükümranlık bütünüyle Allah'ın elinde olacaktır. O, (bütün insanları) yargılayacak ve aralarındaki farkı ortaya koyacaktır. İman ettikten sonra dürüst ve erdemli davrananlar kendilerini nimetlerle dolu cennetlerde bulacaktır.
el mulku
Diyanet İşleri (eski) = İşte o gün hükümranlık Allah'ındır. O aralarında hükmeder. İnanıp yararlı iş işleyenler nimet cennetlerindedirler.
el mulku
Diyanet Vakfi = O gün, mülk Allah'ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. (Bu hüküm gereği) iman edip iyi davranışlarda bulunanlar Naîm cennetlerinin içindedirler.
el mulku
Edip Yüksel = Yönetim ve otorite, o gün tümüyle ALLAH'a aittir. Onların arasında hüküm verecektir. İnanıp erdemli davrananlar nimet cennetlerindedir.
el mulku
Elmalılı Hamdi Yazır = Mülk o gün bir Allahındır, beyinlerinde hukmünü verir, artık iyman edip salih iş yapmış olanlar Naîm Cennetlerindedir
el mulku
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Mülk o gün tek olan Allah'ındır; aralarında hükmünü verir. Artık iman edip iyi işler yapmış olanlar Naim cennetlerindedir.
el mulku
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O gün hükümranlık yalnız Allah'ındır, O aralarında hükmünü verir. Artık iman edip yararlı iş işleyenler nimet cennetlerindedirler.
el mulku
Gültekin Onan = Mülk, o gün yalnızca Tanrı'nındır. O, aralarında hükmedecektir. Artık inanıp salih amellerde bulunanlar; nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler.
el mulku
Harun Yıldırım = O gün, mülk Allah'ındır. İnsanlar arasında hüküm verir. (Bu hüküm gereği) iman edip iyi davranışlarda bulunanlar Naîm cennetlerinin içindedirler.
el mulku
Hasan Basri Çantay = O gün mülk (-ü saltanat yalınız) Allahındır. (Mü'minlerle kâfirlerin) aralarında O hükmeder. Artık îman edenler, güzel güzel de amel (ve hareket) lerde bulunanlar Naıym cennetlerinin içindedir.
el mulku
Hayrat Neşriyat = O gün mülk (ve bütün tasarruf), Allah’ındır. (Kullarının) aralarında (O) hüküm verir. Artık îmân edip sâlih ameller işleyenler, Naîm Cennetlerindedirler.
el mulku
İbni Kesir = O gün; mülk Allah'ındır. Onların arasında hükmeder. İman edip salih ameller işleyenler; Naim cennetlerindedirler.
el mulku
Kadri Çelik = Mülk, o gün yalnızca Allah'ındır. O, aralarında hükmedecektir. Artık iman edip salih amellerde bulunanlar, nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler.
el mulku
Muhammed Esed = O Gün, tüm egemenlik (herkesin görebileceği biçimde) yalnızca Allah'ın elinde olacaktır. O, (bütün insanları) yargılayacak (ve) aralarında(ki farkı ortaya koyacaktır): buna göre, imana erişip de dürüst ve erdemli işler yapan kimseler kendilerini nimetlerle dolu hasbahçelerde bulacaklar;
el mulku
Mustafa İslamoğlu = Hakimiyetin tamamı o gün, sadece Allah'a ait olacaktır. O onları yargılayıp aralarında hüküm verecektir. İşte bunun sonucunda iman eden ve o imanla uyumlu davranış sergileyen kimseler, her tür nimetle dolu olan cennetlere yerleşecekler.
el mulku
Ömer Nasuhi Bilmen = Mülk o günde Allah'a mahsustur. Onların arasında hükmeder. Artık imân edenler ve sâlih sâlih amellerde bulunanlar Naîm cennetlerindedir.
el mulku
Ömer Öngüt = O gün mülk Allah'ındır, onların arasında hükmeder. İman edip sâlih amel işleyenler Naîm cennetlerindedirler.
el mulku
Şaban Piriş = O gün, mülk Allah’ın’dır. Aralarında hükmü, O verecektir. İman edip, doğruları yapmış olanlar nimet cennetlerindedir.
el mulku
Sadık Türkmen = Işte o gün mülk (hükümranlık) Allah’ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip, faydalı bir işi en iyi şekilde yapmış olanlar, Naîm Cennetleri’ndedirler.
el mulku
Seyyid Kutub = O gün kesin egemenlik Allah'ın tekelindedir. Onlar hakkında hükmünü verir. İman edip iyi ameller işleyenler nimet cennetlerine girerler.
el mulku
Suat Yıldırım = O gün hakimiyet yalnız Allah’ındır. İnsanlar hakkındaki hükmünü verir. İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, Naim cennetindedirler.
el mulku
Süleyman Ateş = O gün mülk Allâh'ındır. (O) onların aralarında hükmeder. İnananlar ve iyi işler yapanlar ni'met cennetlerindedirler.
el mulku
Tefhim-ul Kuran = Mülk, o gün yalnızca Allah'ındır. O, aralarında hükmedecektir. Artık iman edip salih amellerde bulunanlar; nimetlerle donatılmış cennetler içindedirler.
el mulku
Ümit Şimşek = Egemenlik o gün bütünüyle Allah'ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. İman edip güzel işler yapanlar, nimetlerle dolu Cennetler içindedir.
el mulku
Yaşar Nuri Öztürk = O gün mülk ve yönetim Allah'ındır. Aralarında O, hüküm verecektir. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, nimetlerle dolu cennetlerde olacaklardır.
el mulku
İskender Ali Mihr = Mülk, izin günü Allah’ındır. Onların arasında hüküm verecektir. Böylece âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler) ve salih (nefsi tezkiye edici) amel (salâh makamına ulaştıracak amel) yapanlar, naim cennetlerindedirler.
el mulku
İlyas Yorulmaz = Hesap günü bütün mülk Allah’ın elindedir. Onların arasında hükmü yalnızca O verir. Sonra iman edenler nimetlerin olduğu cennetler içindedirler.
ve lehu el mulku
Diyanet İşleri = O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
ve lehu el mulku
Abdulbaki Gölpınarlı = Öyle bir Tanrıdır ki gökleri ve yeryüzünü, boş yere değil, hikmetiyle ve gerçek olarak yarattı. Ol dediği gün her şey oluverir. Sözü gerçektir ve sûrun üfürüldüğü gün saltanat ve tasarruf onundur, odur gizliyi de bilen, açıkta olanı da ve odur hüküm ve hikmet sahibi, her şeyden haberdar olan.
ve lehu el mulku
Abdullah Parlıyan = O gökleri ve yeri, gerçek bir hesap ve düzende yaratmış olandır. O, ne zaman “ol” dese, emri derhal yerine gelir. En doğru söz, O'nun sözüdür. Mahşer borusu çalındığı günde de, yöneticilik O'nundur. Herşeyi ve akılla bilinemeyen gerçekleri de, bilen sadece O'dur. Herşeyden haberi olan ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapan da O'dur.
ve lehu el mulku
Adem Uğur = O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) ile yaratandır. "Ol!" dediği gün herşey oluverir. O'nun sözü gerçektir. Sûr'a üflendiği gün de hükümranlık O'nundur. Gizliyi ve açığı bilendir ve O, hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır.
ve lehu el mulku
Ahmed Hulusi = "HÛ" ki, semâlar ve arzı Hak olarak yaratmıştır. . . Ne zaman "Ol" dese hemen oluverir. . . Hak, O'nun sözüdür! Sur'a üflendiği (bedene veya sisteme - olay içten dışadır) süreçte, mülk O'nundur! Gaybı ve şehâdeti bilendir. . . "HÛ"dur; Hakiym, Habiyr.
ve lehu el mulku
Ahmet Tekin = O gökleri ve yeri gerekçeli, hikmete dayalı, doğru, hesaplı bir düzen içinde yaratandır.'Ol' diyeceği gün her şey oluverir.O’nun sözü haktır, doğrudur, gerçektir.Sûra üfürüldüğü gün mülk, devlet ve hükümranlık O’nundur.Fizik ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilendir. O hikmet sahibi ve hükümrandır, gizli-açık her şeyden haberdardır.
ve lehu el mulku
Ahmet Varol = Gökleri ve yeri hak üzere yaratan O'dur. 'Ol' dediği gün o hemen oluverir. O'nun sözü gerçektir. Sur'a üflendiği gün hakimiyet O'nundur. Gizli olanı da açık olan da bilir. O, hakimdir, her şeyden haberdardır.
ve lehu el mulku
Ali Bulaç = O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O'nun "ol" dediği gün (her şey) oluverir, O'nun sözü haktır. Sur'a üfürüldüğü gün, mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.
ve lehu el mulku
Ali Fikri Yavuz = O, gökleri ve yeri hak (ve hikmet) le yaratandır. Onun “Ol” diyeceği gün her şey oluverir. Hak, O’nun dediğidir. SÛR, üfürüleceği gün de mülk O’nundur. Görünmiyeni ve görüneni bilen de O’dur. O, yegâne hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdar olandır.”
ve lehu el mulku
Ali Ünal = O Allah ki, gökleri ve yeri hak bir gaye için, yerli yerince ve gerçeğe dayalı sabit bir sistem üzerinde yaratmıştır. O “Ol!” dediği zaman her şey oluverir. O’nun (“Ol!” emri gibi) her sözü haktır, hakikattır ve yerine gelir. Sûr’a üfleneceği gün de bütün varlık ve mutlak hakimiyet O’nundur. O, gaybı da şahadeti de (duyu ötesini de, duyuların algı sahasına gireni de) bilendir. O, Hakîm (her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan)dır, Habîr (her şeyden hakkıyla haberdar olan)dır.