Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Diyanet İşleri = Bu böyle. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu da, şüphe yok ki Allah'ın gerçek oluşundandır ve şüphe yok ki o, ölüyü de diriltir ve şüphe yok ki onun, her şeye gücü yeter.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Bütün bunlar, Allah'ın kudreti sayesinde, böylece meydana gelmektedir. Çünkü Allah hakkın ta kendisidir, herşey O'nunla varlık kazanır ve O ölüleri diriltir ve herşeye güç yetirendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Adem Uğur = Çünkü Allah hakkın ta kendisidir; O, ölüleri diriltir; yine O, her şeye hakkıyla kadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ahmed Hulusi = Bu böyledir; çünkü Allâh, O Hak'tır (apaçık ortada olandır)! Muhakkak ki O, ölüleri de (hakikat ilmi ile) diriltir. . . Çünkü O, her şeye Kaadir'dir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ahmet Tekin = Bütün bunlar, Allah’ın bizâtihi varlığında şüphe olmayan hak ilâhlığından, ölülere hayat verecek güce kudrete sahip olmasından kaynaklanmaktadır. O’nun her şeye gücü kudreti yeter.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ahmet Varol = Bu böyledir; çünkü Allah, hakkın kendisidir, O ölüleri diriltir ve O her şeye güç yetirir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ali Bulaç = İşte böyle; şüphesiz Allah, hakkın kendisidir ve şüphesiz ölüleri diriltir ve gerçekten her şeye güç yetirendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte bunlar (insanın muhtelif tavırlarla yaratılışı ve ölü arzın ihya edilişi) ispat ediyor ki, hakikaten Allah vardır. O, ölüleri diriltiyor ve gerçekten O, her şeye kadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ali Ünal = Böyledir, çünkü Allah, evet O, Hakk’tır; (değişmezMutlak Gerçek’tir; her sözü, her icraatı hakikattır ve belli bir gayeye yöneliktir); hiç şüphesiz O, ölüleri diriltecektir ve yine hiç şüphesiz O, her şeye hakkıyla güç yetirendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Bayraktar Bayraklı = Bunlar, Allah'ın gerçek olduğunu gösterir. O, ölüleri diriltir. O'nun her şeye gücü yeter.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Bekir Sadak = (6-7) Bunlar, yalniz Allah'in gercek oldugunu, oluleri dirilttigini, gucunun herseye yettigini, suphe goturmeyen kiyamet saatinin gelecegini, Allah'in kabirlerde olani diriltecegini gosterir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Celal Yıldırım = Bu böyledir; çünkü Allah Hakk'tır; şüphesiz ki O, ölüleri diriltir; O'nun gücü mutlaka her şeye yeter.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Cemal Külünkoğlu = İşte böyle; şüphesiz Allah, Hakk'ın kendisidir ve şüphesiz ölüleri dirilten ve gerçekten her şeye güç yetirendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Diyanet İşleri (eski) = (6-7) Bunlar, yalnız Allah'ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah'ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Diyanet Vakfi = Çünkü Allah hakkın ta kendisidir; O, ölüleri diriltir; yine O, her şeye hakkıyla kadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Edip Yüksel = Çünkü, ALLAH tek gerçektir; ölüleri diriltir; herşeye gücü yeter;

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = İşte bunlar hep Allahın şübhesiz hak ve o muhakkak ölüleri diriltiyor ve hakıkaten her şey'e kadir olmasındandır

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İşte bunlar, Allah'ın şüphesiz hak, muhakkak ölüleri diriltiyor ve gerçekten herşeye gücü yetiyor olmasındandır.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte bunlar gösteriyor ki, Allah şüphesiz haktır. Şüphesiz ölüleri o diriltir ve o her şeye kadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Gültekin Onan = İşte böyle; şüphesiz Tanrı, hakkın kendisidir ve şüphesiz ölüleri diriltir ve gerçekten her şeye güç yetirendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Harun Yıldırım = Çünkü Allah hakkın ta kendisidir; O, ölüleri diriltir; yine O, her şeye hakkıyla kadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Hasan Basri Çantay = Bunun sebebi şudur: Çünkü Allah Hakkın ta kendisidir. Hakıykat, ölüleri O diriltiyor. O, şübhesiz her şey'e hakkıyle kaadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Hayrat Neşriyat = İşte bu (yaratılış), şübhesiz ki Allah’ın gerçekten Hakk olması ve muhakkak ki ölüleri O’nun diriltmesi ve şübhe yok ki O’nun, herşeye hakkıyla gücü yetmesindendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 İbni Kesir = İşte böyle. Muhakkak ki Allah hakkın kendisidir. Doğrusu ölüleri O, diriltir. Ve O; her şeye Kadir'dir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Kadri Çelik = İşte bunlar şüphesiz Allah'ın hak olduğundan, muhakkak ölüleri dirilttiğinden ve hakikaten her şeye kadir olmasındandır.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Muhammed Esed = Bütün bunlar (böylece vuku bulmaktadır,) çünkü Allah nihai gerçek'tir ve çünkü O, ölü olanı dirilten ve her şeye gücü yetendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Mustafa İslamoğlu = Bütün bunların (gösterdiği) nihai bir amaç vardır ki, o da mutlak olanın yalnızca Allah olduğu gerçeğidir. Zira sadece O'dur ölüyü dirilten; ve her şeye gücü yeten de yalnızca O'dur.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = O (yaratılış, şu sebeplerdendir ki) şüphesiz hak olan, O Allah'tır ve muhakkak ki O, ölüleri diriltir ve şüphe yok ki O, her şey üzerine ziyâdesiyle kâdirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ömer Öngüt = Bu böyledir. Muhakkak ki Allah tek gerçektir. (Her şey O'nunla var olmuştur). Ölüleri O diriltiyor ve O her şeye kâdirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Şaban Piriş = İşte hakkın kendisi olan Allah, ölüleri de böyle diriltir. Çünkü O’nun her şeye gücü yeter.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Sadık Türkmen = Bu böyle! Çünkü Allah hakkın/gerçeğin ta kendisidir. Şüphesiz O ölüleri diriltir ve O herşeye hakkıyla kâdirdir/tam hakimdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Seyyid Kutub = Bunlar gösteriyor ki, Allah gerçektir, O ölüleri diriltir, gücü her şeye yeter.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Suat Yıldırım = Bütün bunlar böyle cereyan etmektedir. Çünkü Allah hakkın, gerçeğin ta kendisidir ve çünkü ölüleri dirilten de O’dur. Her şeye hakkıyla kadir olan da O’dur.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Süleyman Ateş = Bu böyledir. Çünkü Allâh, tek gerçektir. (Her şey O'nunla varlık kazanır) ve O, ölüleri diriltir ve O, her şeyi yapabilir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Tefhim-ul Kuran = İşte böyle; hiç şüphesiz Allah, hakkın kendisidir ve şüphesiz ölüleri diriltir ve gerçekten her şeye güç yetirendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Ümit Şimşek = Bütün bunlar gösterir ki, Allah Hakkın tâ kendisidir, ölüleri O diriltir ve Onun gücü herşeye yeter.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bu böyledir, çünkü Allah hakkın ta kendisidir. O, ölüleri diriltiyor ve O, herşey üzerinde kudretiyle egemendir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Allah, işte O, Hakk’tır. Ve muhakkak ki O, ölüleri diriltir ve muhakkak ki O, herşeye kaadirdir.

el mevtâ

  Hac / 6 -

 İlyas Yorulmaz = İşte Allah, gerçek olan O dur. Elbetteki ölüyü dirilten ve her şeyi planlayıp uygulayan da O dur.

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Diyanet İşleri = O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = An o zamanı ki Allah ey Meryemoğlu İsa, hatırla sana ve annene verdiğim nîmetimi demişti, hatırla ki seni Rûh-ül-Kudüs'le kuvvetlendirdim de beşikteyken de insanlarla konuştun, olgunluk çağında da. Hani sana kitabı, hikmeti, Tevrât-ı ve İncil'i öğretmiştim. Hani topraktan kuş şeklinde bir şey yapardın iznimle de ona üfürürdün, o da iznimle kuş olurdu ve anadan doğma körün gözünü açar, abraş illetine uğrayanı o illetten kurtarırdın iznimle ve hani ölüyü, iznimle mezardan çıkarmış, diriltmiştin. Hani, İsrailoğullarına apaçık delillerle geldiğin zaman onlardan kâfir olanlar, bu ancak açık bir büyü demişlerdi de ben seni kurtarmıştım onların elinden.

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Abdullah Parlıyan = İşte o zaman Allah şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Hatırla sana ve annene bağışladığım nimetleri. Seni nasıl kutsal ruh ile güçlendirerek, insanlarla beşikte ve yetişkin iken de konuşmanı sağladığımı, sana hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i ve kitabı öğrettiğimi. Benim iznimle çamurdan kuş biçiminde birşey yapıyor ve içine üflüyordun da kuş oluveriyordu. Hem anadan doğma körü, alaca tenliyi benim iznimle iyileştirdiğini, yine benim iznimle, ölüleri kabirden diri olarak çıkardığını. İsrailoğullarına açık belgeler getirdiğinde, onların saldırılarını senden savdığımı, onlardan inkâra sapanların, “Bu açık bir sihirden başkası değildir” dediklerini.

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Adem Uğur = Allah o zaman şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh (Cebrail) ile desteklemiştim; (bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan, kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim; kendilerine apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler, "Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" demişlerdi.

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Ahmed Hulusi = Hani Allâh şöyle dedi: "Ey Meryemoğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi an. . . Hani seni, varlığında açığa çıkan Ruh-ül Kuds kuvvesi ile teyit etmiştim. . . Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. . . Hani sana Kitabı, Hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i talim etmiştim (bunlardaki ilmi, bilincinde açığa çıkarmıştım). . . Hani Bi-izni (iznimle) balçıktan kuş şeklinde yaratıyor, onun içinde nefhediyordun da Bi-izni (iznimle) bir kuş oluyordu! Anadan doğma köre ve cüzzamlıya benim iznimle şifa veriyordun. . . Hani ölüleri benim iznimle hayata çıkarıyordun. . . Hani İsrailoğullarını senden engellemiştim! Hani sen kendilerine delillerle gelmiştin de, onlardan hakikat bilgisini inkâr edenler şöyle demişti: 'Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değil!'"

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Ahmet Tekin = Allah o zaman:'Ey Meryem’in oğlu Îsâ, senin ve annenin üzerindeki nimetlerimi hatırlayarak şükret. Hani seni, kâinattaki tabiî, dinî, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî düzeni içeren, ihyâ eden, insanları ve toplumları pislikten arındıran kitabı getiren elçi Cebrâil ile desteklemiştim. Beşikte iken de, insanlarla olgunluk çağındaki peygamber vasfınla konuşuyordun. Sonra okuma yazmayı, kutsal kitaplara vukufu, ilmi, hikmeti, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, hekimliği, yazılı ve şifahî bilgileri, sünneti içeren Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim. Benim bilgim planım dahilinde, benim irademle emsalsiz güzellikte çamurdan bir kuş planlayıp şekillendirebiliyor, ona üflüyordun. Benim bilgim dahilinde, benim irademle o bir kuş oluyordu. Anadan doğma körü ve alaca hastalığına yakalananı iyileştirebiliyordun. Ölülere benim bilgim dahilinde, benim irademle hayat verebiliyordun. Hani İsrâiloğulları’nın seni öldürmelerine engel olmuş, seni korumuştum. Kendilerine apaçık âyetler, mûcizeler getirdiğin zaman, içlerinden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, 'Bu açıkça, aklı etki altına alan bir sihir, bir aldatmacadır' demişlerdi.

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Ahmet Varol = Allah şöyle der: 'Ey Meryem oğlu İsa! Benim sana ve annene olan nimetimi an! Hani seni Ruhu'l-Kudüs ile desteklemiştim. Beşikteyken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey oluşturuyor, sonra içine üflüyordun ve o benim iznimle kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körleri ve alacalıları iyileştiriyordun. Benim iznimle ölüleri diriltiyordun. Hani sen İsrailoğularına kuvvetli belgeler getirdiğinde onlardan inkar edenler 'bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir' demişlerdi de ben onların sana zarar vermelerini önlemiştim.

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Ali Bulaç = Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun, (yine) benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğullarına apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkâra sapanlar, "Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğullarını senden geri püskürtmüştüm."

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah o gün şöyle buyuracak: -Ey Meryem oğlu Îsâ! Sana ve annene olan nimetimi hatırla. Hani, seni Cebrâil ile desteklemiştim de hem beşikte, hem de yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; hani sana yazı yazmayı, hikmeti (sağlam olan doğru sözü), Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim: hani benim iznimle çamurdan kuş biçimi yapıyordun, sonra içine üflüyordun da benim iznimle bir kuş oluveriyordu; ve anadan doğma âmâ ile abraşı da benim iznimle hayata çıkarıyordun; hani senden İsrailoğullarını defetmiştim (seni öldürememişlerdi). Kendilerine açık mûcizeler getirdiğin zaman da, içlerinden küfre varanlar şöyle demişti: “- Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir.”

el mevtâ

  Mâide / 110 -

 Ali Ünal = İşte o gün Allah, şöyle buyurur: “Meryem oğlu İsa! Hem senin hem de annenin üzerindeki nimetimi hatırla: hani seni Ruhu’l Kudüs’le desteklemiştim de, beşikte iken de yetişkinliğinde de insanlarla konuşurdun. Ayrıca sana Kitabı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğretmiştim. Yine sen, Benim iznimle çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar ve içine üflerdin de, Benim iznimle bir kuş oluverirdi; aynı şekilde Benim iznimle (anadan doğma) körü ve alacalıyı (cüzzamlı) iyileştirirdin; ve yine Benim iznimle ölüleri diri hale getirirdin. Bir vakit de, İsrail Oğulları’nın öldürme kastıyla sana uzanan ellerini geri çekmiştim: kendilerine (risaletinin ve getirdiğin Kitabın hak olduğunu gösteren) apaçık deliller ve mucizeler göstermiştin de, aralarında küfür içinde boğulup gidenler, ‘Bunlar, olsa olsa ancak apaçık birer büyü olabilir!’ demişlerdi.