Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Diyanet İşleri = Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken onu da o dopdolu gemiyle kurtardık, onunla berâber bulunanları da.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun üzerine biz de, O'nu ve O'nunla beraber olanları insanlar ve hayvanlarla dopdolu bir gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Adem Uğur = Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ahmed Hulusi = Biz de Onu ve Onunla beraber olan kimselerle dolu gemiyle, onları kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ahmet Tekin = Biz de, onu ve beraberindekileri, istiap haddi aşılarak yüklenmiş o donanımlı gemilere alarak kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ahmet Varol = Böylece onu ve berberindekileri, yüklü geminin içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ali Bulaç = Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ali Fikri Yavuz = Bunun üzerine biz, onu ve beraberindekileri, o yükle dolu geminin içinde selâmete çıkardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ali Ünal = Biz de, O’nu ve beraberindekileri (üzerine mü’minler ve her hayvan türünden bir çift yüklenmiş bulunan) o dopdolu gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Bayraktar Bayraklı = (119-122) Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Bekir Sadak = Bunun uzerine onu ve beraberinde bulunanlari, dolu bir gemi icinde tasiyarak kurtardik.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Celal Yıldırım = Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri (binenlerle ve yüklenen şeylerle) dolan gemide kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Cemal Külünkoğlu = (119-120) Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık. Sonra da geride kalanları (yaptıkları yüzünden) suda boğduk.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bunun üzerine onu ve beraberinde bulunanları, dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Diyanet Vakfi = Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Edip Yüksel = Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata çıkardık

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun üzerine Biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Gültekin Onan = Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Harun Yıldırım = Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Hasan Basri Çantay = Bunun üzerine biz onu da, beraberinde olanları da o dolu (yüklü) geminin içinde selâmete erdirdik.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Hayrat Neşriyat = Bunun üzerine onu ve onunla berâber bulunanları, o dolu gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 İbni Kesir = Bunun üzerine Biz de, onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Kadri Çelik = Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Muhammed Esed = Ve bunun üzerine Biz de, onu ve onunla beraber olanları dopdolu bir gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Mustafa İslamoğlu = Derken, onu ve beraberindekileri yükünü almış olan o gemiyle kurtardık;

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Binaenaleyh O'nu ve O'nunla beraber dolmuş gemide bulunanları necâta erdirdik.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ömer Öngüt = Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Şaban Piriş = Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü gemide kurtuluşa erdirdik.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Sadık Türkmen = Onu ve onunla birlikte bulunan kimseleri kurtardık, yük dolu gemi içinde!

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Seyyid Kutub = Bunun üzerine Nuh'u ve yanındakileri dolu bir gemiye bindirerek kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Suat Yıldırım = Hülasa Biz de onu ve yanındakileri o yükle dolu gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Süleyman Ateş = Biz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Tefhim-ul Kuran = Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Ümit Şimşek = Biz de onu ve dolu gemide onunla beraber olanları kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 İskender Ali Mihr = Böylece onu ve onunla beraber olanları, dolu bir gemi içinde kurtardık.

el meşhûni

  Şu’arâ / 119 -

 İlyas Yorulmaz = Sonra Nuh’u ve onunla beraber olanları, dolu bir geminin içinde kurtardık.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Diyanet İşleri = Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlara bir delil de, soylarını, dopdolu gemide taşımamızdır.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar için bir alamet, ibret de; soylarını herşeyden birer çift doldurulmuş olan Nuh'un gemisinde veya hemcinslerini denizlerdeki gemilerle taşımamızdır.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Adem Uğur = Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Ahmed Hulusi = Bizim onların zürriyetlerini o dopdolu gemilerde yüklenip taşımamız da onlar için bir işarettir!

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Ahmet Tekin = Kudretimizi gösteren, onlar için bir delil de, tufan sırasında, bizim onların neslini istiap haddi aşılarak yüklenmiş, donanımlı gemilerde taşımamızdır.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Ahmet Varol = Soylarını yüklü gemide taşımamız da onlar için bir ayettir.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Ali Bulaç = Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = İnsanlar için (kudretimize delâlet eden) bir alâmet de (ticarete gönderdikleri) evlâdlarını dolu gemide taşımamız;

el meşhûni

  Yâsîn / 41 -

 Ali Ünal = İnsanlar için bir başka delil, onların nesillerini (yükleriyle birlikte) dolu gemilerde (batmadan) taşımamızdır.