Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
el kubûri
Diyanet İşleri = Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirlerdeki kimseleri diriltecektir.
el kubûri
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve gerçekten de kıyâmet gelmededir, şüphe yok onda ve gerçekten de Allah, kabirlerdekileri diriltecektir.
el kubûri
Abdullah Parlıyan = Ve bil ki ey insanoğlu! Kıyamet de şüphe götürmez bir biçimde gelip çatacaktır ve Allah mezarlarda yatan herkesi de diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Adem Uğur = Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Ahmed Hulusi = O Saat (vefat) muhakkak gelecektir, onda hiç şüphe yoktur. Kesinlikle Allâh, kabirlerde (bedenleri içinde) olan nefsleri (bilinçleri) bâ's edecektir (yeni bir beden oluşturarak yaşamlarına devam ettirecektir)!
el kubûri
Ahmet Tekin = Kıyametin kopacağı an kesinlikle gelecek, gerçekleşecektir. Bunda şüphe yoktur. Allah kabirdekileri diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Ahmet Varol = Ve (çünkü) kıyamet saati gelecektir, bunda şüphe yoktur ve Allah kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Ali Bulaç = Gerçek şu ki, kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir, onda şüphe yoktur. Gerçekten Allah kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Ali Fikri Yavuz = (Bir de beyan edilen yukardaki delillerle bilesiniz ki), kıyamet muhakkak gelecektir, bunda hiç şüphe yoktur; ve Allah bütün kabirlerde olan kimseleri diriltecektir.
el kubûri
Ali Ünal = Yine şu da bir gerçek ki, Kıyamet mutlaka gelecektir: bunda en ufak bir şüphe yoktur. Ve Allah, hiç kuşkusuz kabirlerde yatan ölüleri diriltecektir.
el kubûri
Bayraktar Bayraklı = Kendinde şüphe olmayan kıyamet vakti gelecek ve Allah, kabirlerde olanları diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Bekir Sadak = (6-7) Bunlar, yalniz Allah'in gercek oldugunu, oluleri dirilttigini, gucunun herseye yettigini, suphe goturmeyen kiyamet saatinin gelecegini, Allah'in kabirlerde olani diriltecegini gosterir.
el kubûri
Celal Yıldırım = Kıyamet kesinlikle gelecektir ; onda hiç şüphe yoktur ve şüpheniz olmasın ki Allah kabirlerde olanları diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Cemal Külünkoğlu = Ve kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, (o gün) kabirlerde olan kimseleri diriltecektir.
el kubûri
Diyanet İşleri (eski) = (6-7) Bunlar, yalnız Allah'ın gerçek olduğunu, ölüleri dirilttiğini, gücünün herşeye yettiğini, şüphe götürmeyen kıyamet saatinin geleceğini, Allah'ın kabirlerde olanı dirilteceğini gösterir.
el kubûri
Diyanet Vakfi = Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Edip Yüksel = Ve dünyanın sonu hiç bir kuşkuya yer bırakmadan gelmekte ve ALLAH mezarlardakileri diriltecektir.
el kubûri
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve hakıkat o saat gelecektir, onda hiç şübhe yoktur, ve hakıkat Allah kabirlerdeki kimseleri ba'sedecektir
el kubûri
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve gerçek şu ki o kıyamet gelecektir, onda hiç şüphe yoktur. Ve gerçekten Allah kabirlerde olan kimseleri diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kıyamet ise şüphesiz gelecek ve muhakkak ki Allah bütün kabirlerde olan kimseleri tekrar diriltecektir.
el kubûri
Gültekin Onan = Gerçek şu ki, kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir, onda şüphe yoktur. Gerçekten Tanrı kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Harun Yıldırım = Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Hasan Basri Çantay = Ve çünkü o saat elbette gelecekdir. Onda hiç bir şübhe yokdur. Muhakkak Allah kabirlerde olan kimseleri de diriltib kaldıracakdır.
el kubûri
Hayrat Neşriyat = Muhakkak ki kıyâmet gelicidir; onda şübhe yoktur ve elbette Allah, kabirlerde bulunan kimseleri diriltecektir!
el kubûri
İbni Kesir = Kıyamet saatı mutlaka gelecektir, onda hiç şüphe yoktur. Ve Allah; kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Kadri Çelik = Elbette kıyamet hiç şüphesiz yaklaşarak gelmektedir ve gerçekten de Allah kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Muhammed Esed = Ve (bil ki, ey insanoğlu,) Son Saat, şüphe götürmez bir biçimde gelip çatacaktır ve Allah mezarlarda yatan herkesi kaldıracaktır.
el kubûri
Mustafa İslamoğlu = Hem unutma ki, Son Saat kuşku götürmez bir biçimde gelip çatacaktır; yine unutma ki, Allah kabirlerde yatan herkesi kaldıracaktır.
el kubûri
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve muhakkak ki Kıyamet gelicidir, onda şüphe yoktur ve muhakkak ki, Allah kabirlerde olanları diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Ömer Öngüt = Kıyamet saati mutlaka gelecektir, onda hiç şüphe yoktur. Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.
el kubûri
Şaban Piriş = Kıyamet saatinin geleceğinde ve Allah’ın kabirlerdekileri dirilteceğinde, hiç şüphe yoktur.
el kubûri
Sadık Türkmen = Çünkü kıyamet muhakkak gelecektir. Onda hiçbir şüphe yoktur ve şüphesiz Allah, kabirdeki kimseleri diriltecektir.
el kubûri
Seyyid Kutub = Ve kıyamet anı kesinlikle gelecektir, bunda kuşku yoktur, Allah mezarlardaki ölüleri diriltecektir.
el kubûri
Suat Yıldırım = Ve şunu da bilin ki o kıyamet saati kesinlikle gelecek ve Allah kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Süleyman Ateş = Ve (çünkü) o (duruşma) sâ'at(i) mutlaka gelecektir, onda şüphe yoktur. Ve Allâh, kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Tefhim-ul Kuran = Gerçek şu ki, kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir, onda şüphe yoktur. Gerçekten Allah kabirlerde olanları diriltecektir.
el kubûri
Ümit Şimşek = Yine bütün bunlardan şunu da anlayın ki, kıyamet hiç kuşkusuz gelecek, Allah kabirdekileri diriltecektir.
el kubûri
Yaşar Nuri Öztürk = Ve saat mutlaka gelecektir. Kuşku yok onda. Ve Allah kabirlerdeki şuurlu varlıkları diriltecektir.
el kubûri
İskender Ali Mihr = Ve onda (vuku bulacağında) şüphe olmayan o saat (kıyâmet) mutlaka gelecektir. Ve muhakkak ki Allah, kabirlerde olan kimseleri beas edecektir (diriltecektir).
el kubûri
İlyas Yorulmaz = Geleceğinde hiçbir şüphe olamayan kıyamet saati, mutlaka gelecektir ve o gün geldiğinde, Allah kabirlerde olanları diriltecektir.
fî el kubûri
Diyanet İşleri = Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin.
fî el kubûri
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ne de dirilerle ölüler eşit olur; şüphe yok ki Allah, dilediğine duyurur ve sen kabirlerdeki ölülere duyuramazsın.
fî el kubûri
Abdullah Parlıyan = ve ne de yaşayan ile kalben ölmüş bulunan. Şüphesiz Allah, dileyen kimseye dilediği şekilde işittirir. Halbuki sen, mezarlardaki ölüler gibi, kalben ölmüşlere işittiremezsin.
fî el kubûri
Adem Uğur = Dirilerle ölüler de bir olmaz. Şüphesiz Allah, dilediğine işittirir. Sen kabirlerdekilere işittiremezsin!
fî el kubûri
Ahmed Hulusi = Diriler (hakikat ilmi) ile ölüler (kendini vefat edince yok olacak sanan bedenliler) de bir olmaz! Muhakkak ki Allâh dilediğine işittirir. . . Sen, kabirlerin içindeki (kozalarının - beyinlerinin içindeki dünyalarında yaşayıp kendini bununla kilitlemiş) kimselere işittirme işlevine sahip değilsin!
fî el kubûri
Ahmet Tekin = Ruhundan ve bedeninden hayat fışkıran mü’minlerle, ölüler gibi duyarsız, duygusuz yaşayan kâfirler bir olmaz. Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıklara tebliği duyurur. Sen kabirdekiler gibi duygusuz olanlara bir şey duyuramazsın.
fî el kubûri
Ahmet Varol = Dirilerle ölüler de bir olmaz. Allah dilediğine duyurur. Sen kabirlerde olanlara duyuracak değilsin.
fî el kubûri
Ali Bulaç = Diri olanlarla ölüler de bir değildir. Gerçekten Allah, dilediğine işittirir; sen ise kabirlerde olanlara işittirecek değilsin.
fî el kubûri
Ali Fikri Yavuz = Dirilerle ölüler hiç de bir olmaz, (hülâsa müminlerle kâfirler müsavi değildir). Doğrusu Allah dilediği kimseye (hakkı kabul ettirir) işittirirse de sen, kabirde bulunanlara (kalbleri ölü kâfirlere) işittirecek değilsin.
fî el kubûri
Ali Ünal = Ve dirilerle ölüler de bir değildir. Allah, (Mesajını) kimi dilerse ona işittirir; sen, kabirdekilere işittirebilecek değilsin.