Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ûtû el ilme
Diyanet İşleri = Sonra kıyamet günü, Allah onları rezil edecek ve diyecek ki: “Uğrunda mücadele ettiğiniz ortaklarım nerede?!” Kendilerine ilim verilenler ise şöyle derler: “Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kâfirlerin üzerinedir.”
ûtû el ilme
Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra kıyâmet gününde de onları hor, hakir bir hâle getirecek de, nerede diyecek, onların yüzünden inananlara düşman kesildiğiniz ortaklarım? Bilgiye sâhib olanlarsa bugün diyecekler, gerçekten de horluk ve kötülük kâfirlere.
ûtû el ilme
Abdullah Parlıyan = Sonra Allah, kıyamet gününde onları hor ve hakir bir hale getirecek de, nerede diyecek kendileri yüzünden, inananlara düşman kesildiğiniz ve bana eş tuttuğunuz ortaklarım? Kendilerine ilim verilenler ise; “Bugün gerçekten horluk ve kötülük, senden gelen gerçekleri örtbas edenler içindir” diyecekler.
ûtû el ilme
Adem Uğur = Sonra kıyamet gününde (Allah), onları rezil eder ve der ki: "Kendileri hakkında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: "Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir."
ûtû el ilme
Ahmed Hulusi = Sonra kıyamet sürecinde onları rezil - rüsva eder ve der ki: "Nerede onlar yüzünden bana karşı çıkıp düşman kesildiğiniz ortaklarım?". . . Kendilerine ilim verilenler: "Bugün rezil - rüsvalık ve kötülük, hakikat bilgisini inkâr edenleredir" dediler.
ûtû el ilme
Ahmet Tekin = Bir de, Kıyamet gününde Allah onları rezil rüsvay eder, 'Hani uğrunda mü’minlere düşman kesildiğiniz ilâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasarruflarımda ortak saydığınız varlıklar nerede?' der. Kendilerine ilim verilen, konuyu bilen peygamberler ve mü’minler:'Şüphesiz, bu gün rezillik rüsvaylık ve kötü muamele, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, nankörleredir' derler.
ûtû el ilme
Ahmet Varol = Sonra kıyamet gününde onları rezil eder ve: 'Haklarında (mü'minlere) düşman olduğunuz ortaklarım hani nerede?' der. Kendilerine ilim verilenler de: 'Gerçekten bugün rezillik ve kötülük kâfirlerin üzerinedir' derler.
ûtû el ilme
Ali Bulaç = Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."
ûtû el ilme
Ali Fikri Yavuz = Sonra kıyamet günü, Allah, o kâfirleri zelil ve perişan edecek ve şöyle buyuracak: “- Nerede o haklarında müminlere muhalefet edip durduğunuz ortaklarım?” Kendilerine ilim verilen Peygamberlerle müminler: “-Gerçekten bütün sefalet ve zillet, bugün kâfirler üzerinedir.” diyeceklerdir.
ûtû el ilme
Ali Ünal = Sonra, elbette Kıyamet Günü gelecek ve o gün Allah onları rüsvay edecektir. Şöyle diyecektir (onlara): “Nerede kendileri uğrunda mü’minlere düşman kesildiğiniz ortaklarım(!)?” Kendilerine ilim nasip edilenler ise (o gün), “Her türlü rüsvaylık bugün kâfirlerin başınadır!” derler.
ûtû el ilme
Bayraktar Bayraklı = Sonra kıyamet gününde Allah onları rezil eder ve der ki: “Kendileri hakkında müminlere düşman kesildiğiniz, bana isnat ettiğiniz ortaklarım nerede?” Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: “Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir.”
ûtû el ilme
Bekir Sadak = Sonra kiyamet gunu onlari rezil eder ve: «Haklarinda tartistiginiz Benim ortaklarim nerede?» der. Ilim sahibleri soyle derler: «Dogrusu bugun inkarcilara rezillik ve igrenclik vardir.»
ûtû el ilme
Celal Yıldırım = Sonra da Allah, Kıyamet günü onları rüsvay eder de «Hakkında tartışıp (o yüzden mü'minlere) düşmanlık ederek, bana koştuğunuz ortaklar nerede ?» diye sorar. Kendilerine ilim verilenler derler ki: «Doğrusu bugün rezillik, aşağılık ve kötülük kâfirleredir.»
ûtû el ilme
Cemal Külünkoğlu = Sonra kıyamet günü, (Allah) onlara: “Uğurlarında peygamberler ile çatıştığınız ortaklarım hani nerede?” diyerek kendilerini rezil edecektir. (Kendilerine) ilim verilen (mü'min)ler de şöyle diyecekler: “Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük inkârcıların üzerinedir.”
ûtû el ilme
Diyanet İşleri (eski) = Sonra kıyamet günü onları rezil eder ve: 'Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede?' der. İlim sahibleri şöyle derler: 'Doğrusu bugün inkarcılara rezillik ve iğrençlik vardır.'
ûtû el ilme
Diyanet Vakfi = Sonra kıyamet gününde (Allah), onları rezil eder ve der ki: «Kendileri hakkında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?» Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: «Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir.»
ûtû el ilme
Edip Yüksel = Sonra, diriliş gününde onları rezil eder ve, 'Uğrunda tartışıp mücadele verdiğiniz 'ortaklarım' nerede,' der. Kendilerine bilgi verilenler de şöyle derler: 'Bu gün rezillik ve kötülük kafirleredir.'
ûtû el ilme
Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra Kıyamet günü onları rüsvay edecek ve diyecek: hani nerede o sizin haklarında şikak çıkarıp durduğunuz şeriklerim? Kendilerine ılim verilmiş olanlar dediler ki: hakıkat bütün sefalet-ü zillet bu gün kâfirlerin üstünedir.
ûtû el ilme
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra kıyamet gününde Allah, onları rezil edecek ve: «Hani, nerede o, kendileri uğrunda ayrılık çıkarıp düşman kesildiğiniz ortaklarım? diyecek. Kendilerine ilim verilmiş olanlar: «Gerçekten bugün rüsvaylık ve zillet kafirleredir.» derler.
ûtû el ilme
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sonra kıyamet günü Allah, O kâfirleri rezil rüsvay edecek ve diyecek ki: «Hani uğrunda müminlere karşı düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?» Kendilerine ilim verilmiş olanlar: «Şüphesiz bugünün rezilliği ve kötülüğü kâfirleredir.» diyeceklerdir.
ûtû el ilme
Gültekin Onan = Sonra (Tanrı) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (müminlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."
ûtû el ilme
Harun Yıldırım = Sonra kıyamet gününde (Allah), onları rezil eder ve der ki: "Kendileri hakkında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: "Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir."
ûtû el ilme
Hasan Basri Çantay = Sonra kıyamet gününde de (Allah) onları rüsvay edecek ve diyecek ki: «Hani sizin, uğurlarında (mü'minlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede»?! Kendilerine ilim verilen (mü'min) ler: «Bu gün, (dediler), hakıykat rüsvaylık, zillet ve azâb kâfirlerin üstündedir».
ûtû el ilme
Hayrat Neşriyat = Sonra (Allah) kıyâmet günü onları rezîl eder ve: 'Uğurlarında (mü’minlere)düşmanlık edip durduğunuz ortaklarım nerede?' buyurur. Kendilerine ilim verilmiş olanlar(peygamberlerle mü’minler) der ki: 'Şübhesiz ki bugün, rezillik ve kötülük kâfirler üzerinedir!'
ûtû el ilme
İbni Kesir = Sonra da kıyamet gününde onları rezil eder ve der ki: Haklarında tartıştığınız Benim ortaklarım nerede? Kendilerine bilgi verilmiş olanlar derler ki: Doğrusu bugün, rezillik ve zillet kafirleredir.
ûtû el ilme
Kadri Çelik = Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: “Haklarında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?” Kendilerine ilim verilenler derler ki: “Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük, kâfirlerin üstünedir.”
ûtû el ilme
Muhammed Esed = Sonra Kıyamet Günü'nde (Allah), "Hani nerede, o uğruna (doğru yoldan) ayrı düştüğünüz düzmece tanrılarınız!" diyerek onları(n hepsini) rüsvay edecektir. Kendilerine (dünya hayatında) bilgi verilmiş olanlar: "Bugün" diyecekler, "rüsvaylık da, bedbahtlık da hakkı inkar edenler içindir;
ûtû el ilme
Mustafa İslamoğlu = Sonunda Kıyamet Günü O, onları rezil edecek ve "Neredeymiş bakalım o uğruna mücadele verdiğiniz 'ortaklarım'(!)?" diye soracak. Bilgi ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılmış olanlar, "Bugün" diyecekler, "alçaklığın her türü ve kötülüğün daniskası kafirler içindir!
ûtû el ilme
Ömer Nasuhi Bilmen = Sonra Kıyamet gününde onları (Cenâb-ı Hak) rüsvay edecektir ve diyeceklerdir ki: Nerede o, (zû'münüzce) benim şeriklerim ki, siz onlardan dolayı (mü'minlere) muhalefette bulunur idiniz. Kendilerine ilim verilmiş olanlar da diyeceklerdir ki: Şüphe yok bütün mezellet, bütün kötülük bugün kâfirlerin üzerinedir.
ûtû el ilme
Ömer Öngüt = Sonra kıyamet gününde onları rezil eder ve der ki: “Kendileri hakkında (onları kabul etmeyen müminlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?” Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: “Şüphesiz ki bugün rezillik ve kötülük kâfirlerin üzerinedir. ”
ûtû el ilme
Şaban Piriş = Sonra, Allah, kıyamet günü onları rezil edip şöyle der: -Nerede benim ortaklarım olduğu konusunda tartıştıklarınız?!” kendilerine ilim verilenler: -Bugün, rezillik ve azap kafirlerin üzerinedir, der.
ûtû el ilme
Sadık Türkmen = Sonra o, onları kıyamet gününde rezil eder. Ve der ki: “O ortaklarım nerede?” Kendileri uğrunda düşmanlık etmeye kalkıştığınız, o ortaklar?” Kendilerine ilim verilmiş kimseler: “Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük inkârcılaradır” derler.
ûtû el ilme
Seyyid Kutub = Sonra kıyamet günü, Allah onlara «Uğurlarında peygamberler ile çatıştığınız ortaklarım hani nerede?» diyerek kendilerini rezil eder. Bilgi sahipleri de «Bugün rezillik ve kötü akıbet, kâfirleri kuşatmıştır» derler.
ûtû el ilme
Suat Yıldırım = Sonra kıyamet günü de Allah onları zelil eder ve:"Hani" der, "nerede sizin o uğurlarında müminlere düşman kesildiğiniz ortaklarım(!)" Kendilerine ilim nasib edilenler de: "Gerçekten her türlü zillet ve sefalet bugün kâfirlerin başınadır!" derler.
ûtû el ilme
Süleyman Ateş = Sonra kıyâmet günü de, onları rezil eder ve "Hani haklarında (mü'minlere) düşmanlık ettiğiniz ortaklarım nerede?" der. Kendilerine ilim verilmiş olanlar: "Bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir!" derler.
ûtû el ilme
Tefhim-ul Kuran = Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: «Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?» Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: «Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kâfirlerin üstünedir.»
ûtû el ilme
Ümit Şimşek = Kıyamet gününde de Allah onları rezil eder ve sorar: 'Hani, uğrunda mü'minlere düşman kesildiğiniz şerikleriniz nerede?' Kendilerine ilim verilenler derler ki: Rezillik ve kötülük bugün kâfirlerin üzerinedir.
ûtû el ilme
Yaşar Nuri Öztürk = Sonra kıyamet günü onları rezil edecek ve diyecek: "Kendileri için kavga çıkarıp ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?" Kendilerine ilim verilmiş olanlar diyecekler ki: "Bugün rezillik ve kötülük, gerçeği inkâr edenleredir."
ûtû el ilme
İskender Ali Mihr = Sonra kıyâmet günü (Allah), onları alçaltacak (rezil rüsva edecek). Ve onlara: “Ortaklarım nerede?” diyecek. “Onlar için ayrılıklara düştünüz.” Kendilerine ilim verilenler şöyle dedi: “Muhakkak ki rezillik ve azap, bugün kâfirlerin üstünedir.”
ûtû el ilme
İlyas Yorulmaz = Sonra Allah, kıyamet günü onları alçaltacak ve “Sizlerin, farklı farklı ilahlar kabul edip bana ortak koştuklarınız nerede?” diye soracak. Kendilerine ilim verilenler “Bu gün alçaklık ve kötülükler, hakkı inkar edenlerin üzerine olacak” derler.
el ilme
Diyanet İşleri = De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.”
el ilme
Abdulbaki Gölpınarlı = De ki: İster inanın, ister inanmayın; bundan önce kendilerine bilgi verilenlere okundu mu onlar, yüzüstü kapanıp secde ediyorlar
el ilme
Abdullah Parlıyan = De ki: İster inanın, ister inanmayın, bundan önce kendilerine bilgi verilenlere okundumu, onlar yüzüstü kapanıp secde ederler.
el ilme
Adem Uğur = De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur'an) okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar.
el ilme
Ahmed Hulusi = De ki: "İster iman edin Ona, ister iman etmeyin! Ondan önce kendilerine ilim verilmiş olanlara gelince, (Kur'ân) onlara okunulduğu zaman, saygıyla yere kapanırlar. " (107. âyet secde âyetidir. )
el ilme
Ahmet Tekin = 'Siz Kur’ân’a iman edin ki, size faydası dokunsun. İsterseniz etmeyin, o zaman zarar görürsünüz. Kur’ân’ın indirilişinden önce kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi âlimlere, vahyin ne olduğunu bilenlere Kur’ân okunduğu zaman onlar, saygılarından, sübhânallahi ve bihamdihî diyerek yüzüstü secdeye kapanırlar.' de.
el ilme
Ahmet Varol = De ki: 'Ona ister iman edin ister iman etmeyin. O, daha önce kendilerine ilim verilmiş olanlara okunduğunda çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler.
el ilme
Ali Bulaç = De ki: "İster ona inanın, ister inanmayın: O, daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğu zaman, çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler."
el ilme
Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), de ki: “- İster ona inanın ister inanmayın (bu tutumunuz, Kur’ân’ın kemalini değiştirmez.) çünkü Kur’ân’dan önce kendilerine Tevrat’la, ahir zaman Peygamberinin vasfına dair ilim verilenlere karşı, Kur’ân okunduğu zaman, yüzleri üstü secdeye kapanıyorlar. (Allah’a şükrediyorlar). (*)
el ilme
Ali Ünal = De ki: “Siz ona ister inanın, ister inanmayın. Daha önce kendilerine İlim verilmiş olan öyleleri var ki, kendilerine Kur’ân okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar.