Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Diyanet İşleri = Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kim bir iyilikle Tanrı tapısına gelirse ona, yaptığının on misli mükâfat verilecektir ve kim bir kötülükle gelirse ancak ona karşılık ve onun misli bir cezâ ile cezâlandırılacaktır ve onlara zulmedemeyecektir.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Abdullah Parlıyan = Kim Allah'ın huzuruna iyi bir iş ve davranışla çıkarsa, bu yaptığının on katını kazanacaktır. Ama kim de kötü bir iş ile Rabbinin huzuruna çıkarsa, onun aynısıyla cezalandırılacaktır. Ve kimseye de haksızlık yapılmayacaktır.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Adem Uğur = Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ahmed Hulusi = Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır. . . Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ahmet Tekin = Kim Allah’ın huzuruna işlediği iyi amellerle gelirse, ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötü amellerle gelirse, o sadece getirdiği kadarıyla cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmayacaklar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ahmet Varol = Kim bir iyilik getirirse ona on katı karşılık vardır. Kim de bir kötülük getirirse o da ancak yaptığının misliyle cezalandırılır ve onlara haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ali Bulaç = Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ali Fikri Yavuz = Kim bir hayırlı ve güzel âmelle gelirse, ona, on misli sevap verilir. Kim de bir günah ile gelirse, ona ancak misli ile (günahı kadarla) ceza edilir. Onlar (gerek iyilik gerek kötülük yapanlar) haksızlığa uğratılmaz.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ali Ünal = Kim güzel bir iş yapar ve Allah’a onunla gelirse, yaptığının on katıyla mükâfatlandırılır. Kim de bir kötülükle gelirse, sadece o kötülüğe denk bir ceza görür ve hiç kimseye haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Bayraktar Bayraklı = Kim Allah'ın huzuruna bir güzellik getirirse ona, getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülük getirirse, o sadece getirdiğinin dengi ile cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Bekir Sadak = Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on kati verilir; ortaya bir kotuluk koyan ise ancak misliyle cezalandirilir; onlara haksizlik yapilmaz.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Celal Yıldırım = Artık kim iyilikle gelirse, ona on misli vardır. Kim de kötülükle gelirse, ona ancak misliyle karşılık vardır ve onlara haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Cemal Külünkoğlu = Kim (Allah'a) bir iyilikle gelirse ona on kati verilir. Kim de bir kötülükle gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve onlara haksızlık yapılmaz.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Diyanet Vakfi = Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Edip Yüksel = Kim iyilik getirirse, kendisine getirdiğinin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, ancak dengiyle cezalandırılır ve kendilerine haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Kim bir hasene ile gelirse ona on misli verilir, kim de bir seyyie ile gelirse ona ancak misliyle ceza edilir ve hiç birine haksızlık edilmez

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kim Allah’ın huzuruna işlediği iyi amellerle gelirse, ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötü amellerle gelirse, o sadece getirdiği kadarıyla cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmayacaklar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kim iyilik getirirse, ona o (getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, sadece onun dengiyle cezalandırılır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Gültekin Onan = Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Harun Yıldırım = Kim bir hayırlı ve güzel âmelle gelirse, ona, on misli sevap verilir. Kim de bir günah ile gelirse, ona ancak misli ile (günahı kadarla) ceza edilir. Onlar (gerek iyilik gerek kötülük yapanlar) haksızlığa uğratılmaz.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Hasan Basri Çantay = Kim güzel bir iş yapar ve Allah’a onunla gelirse, yaptığının on katıyla mükâfatlandırılır. Kim de bir kötülükle gelirse, sadece o kötülüğe denk bir ceza görür ve hiç kimseye haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Hayrat Neşriyat = Kim Allah'ın huzuruna bir güzellik getirirse ona, getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülük getirirse, o sadece getirdiğinin dengi ile cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 İbni Kesir = Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on kati verilir; ortaya bir kotuluk koyan ise ancak misliyle cezalandirilir; onlara haksizlik yapilmaz.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Kadri Çelik = Kim bir iyilikle gelirse, ona on katı verilir; kim de bir kötülükle gelirse ancak misliyle cezalandırılır ve de onlara haksızlık yapılmaz.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Muhammed Esed = Kim (Allahın huzuruna) iyi bir iş ve davranışla çıkarsa bu yaptığının on katını kazanacaktır; ama kim de kötü bir fiil ile çıkarsa onun aynısıyla cezalandırılacaktır; ve kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Mustafa İslamoğlu = Kim (İlahi mahkemeye) bir iyilikle gelirse yaptığının on katını kazanacaktır; ama kim de bir kötülükle gelirse onun aynısıyla cezalandırılacaktır: fakat hiç kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Her kim bir iyilik ile gelirse kendisi için onun on misli vardır. Ve her kim bir kötülük ile gelirse o ancak onun misli ile cezalandırılır. Ve onlar zulme uğramazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ömer Öngüt = Kim (kıyamet gününe) bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on katı vardır. Kim bir günahla gelirse, o sadece getirdiğinin misliyle cezalandırılır. Onlar zulme uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Şaban Piriş = Kim bir iyilik yaparsa ona on katı verilir; bir kötülük yapan ise, yalnız onun karşılığı ile cezalandırılacak ve onlara haksızlık edilmeyecektir.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Sadık Türkmen = Her kim bir iyilik ile gelirse; kendisine onun on misli iyilik (sevap) vardır! Fakat kim bir kötülük ile gelirse; denginden/mislinden başkasıyla cezalandırılmaz! Ve onlara haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Seyyid Kutub = Kim Allah'ın huzuruna bir iyilikle varırsa kendisine on katı verilir. Kim Allah'ın huzuruna bir kötülük ile varırsa sadece onun dengi olan cezaya çarptırılır. Ne iyilik edenlere, ne kötülük işleyenlere haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Suat Yıldırım = Kim Allah’a güzel bir işle gelirse, iyilik işlerse, ona on misli verilir; kim de bir kötülükle gelirse, sadece kötülüğüne denk bir ceza görür ve hiç kimseye haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Süleyman Ateş = Kim iyilik getirirse, ona o(getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, sadece onun dengiyle cezâlandırılır, onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Tefhim-ul Kuran = Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır, kim de bir kötülükle gelirse, onu mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Ümit Şimşek = Allah'ın huzuruna bir iyilikle gelene, onun on katı sevap vardır. Kötülükle gelen ise, sadece onun misliyle ceza görür; hiç kimseye haksızlık edilmez.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kim bir güzellikle gelirse ona, getirdiğinin on katı var. Kötülükle gelene ise yaptığının kadarından fazla ceza verilmez. Onlar, haksızlığa uğratılmayacaklardır.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 İskender Ali Mihr = Kim (Allah’ın huzuruna) bir hasene ile gelirse, artık onun on misli, onundur. Ve kim bir seyyie ile gelirse, o zaman onun mislinden başkası ile cezalandırılmaz. Ve onlar zulmolunmazlar.

bi el haseneti

  En’âm / 160 -

 İlyas Yorulmaz = Kim bir iyilik yaparak gelirse, yaptığı iyiliğin on katı kendisine karşılık olarak verilir. Kimde kötülüklerle gelirse, yalnızca kötülüğünün karşılığı ona ödenir ve kimseye zulmedilmez.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Diyanet İşleri = (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir tarzda münakaşa ve mübahasede bulun. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir ve o, daha iyi bilir doğru yolu tutanları.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Abdullah Parlıyan = Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel, en inandırıcı yöntemlerle tartış. Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları da, doğru yolu tutanları da en iyi bilendir.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et! Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de çok iyi bilir.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Ahmed Hulusi = Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğüt ile davet et. . . Onlarla en güzel şekilde mücadele et. . . Muhakkak ki Rabbin, "HÛ"; yolundan sapanı daha iyi bilir (O). . . Daha iyi bilir "HÛ", doğru yola erenleri!

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Ahmet Tekin = Sen Rabbinin yoluna, ilimle, hikmetli sözlerle, sağlıklı ve ahlâklı yaşayışınla, kurduğun örnek toplum düzeni ile, sünnetinle gönül alacak güzel öğütlerle, sorumluluklarını hatırlatarak, uyararak davet et. Onlarla, en güzel metotları kullanarak mücadele et. Rabbin, başına buyruk hareket ederek, yolundan uzaklaşanları, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenleri iyi bilir. Hidayet rehberiyle gösterilen, öğretilen hak yola girmeye istekli olanları, İslâm’da sebat edenleri de iyi bilir.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Ahmet Varol = Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Muhakkak Rabbin yolundan sapanları en iyi bilendir. O doğru yola girenleri de en iyi bilendir.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Ali Bulaç = Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey Rasûlüm, insanları Kur’an’la, güzel söz ve nasihatla Rabbinin yoluna (İslâma) davet et. Onlara karşı, en güzel olan bir mücadele ile mücadele yap. Şüphe yok ki, Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir, ve o, hidayete kavuşanları da en iyi bilendir.

el haseneti

  Nahl / 125 -

 Ali Ünal = Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et ve bir mücadeleye girmen gerektiğinde, söz ve davranışında daima daha güzel olan şekli tercih et. Muhakkak ki Rabbin kimin O’nun yolundan sapıp gittiğini çok daha iyi bildiği gibi, O’nun yolu üzerinde bulunanları (ve bu yola gelecekleri de) çok iyi bilmektedir.