Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Diyanet İşleri = Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ona, Tûr'un sağ yanından nidâ ettik, bizimle konuşmak üzere tapımıza yaklaştırdık onu.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Abdullah Parlıyan = O'na Tûr Dağının sağ tarafından seslenmiş, konuşmak için kendimize yaklaştırmıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Adem Uğur = Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ahmed Hulusi = Ona Tur'un sağ tarafından (benliğinin sağ yanı, hakikatinden) nida ettik ve Onu neciy olarak (hakikatinin seslenişini duyacağı makama) kurb makamına erdirdik.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ’ya Tur’un sağ tarafından seslendik. Fısıldaşan kimse kadar onu kendimize yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ahmet Varol = Biz ona Tur'un sağ yanından seslendik ve onu özel konuşma için yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ali Bulaç = Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz Mûsa’ya Tûr dağı yanında, sağ tarafından nida ettik; ve münacat ettiği halde kendisine yüksek mertebe verdik.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ali Ünal = Biz O’na Tur Dağı’nın sağ tarafından seslenmiş ve kendisiyle hususi konuşmak üzere O’nu huzurumuza almıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Bayraktar Bayraklı = Ona Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve onu fısıldaşırcasına kendimize yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Bekir Sadak = Ona Tur'un sag yanindan seslenmis ve konusmak icin onu yaklastirmistik.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Celal Yıldırım = Ona Tûr dağının sağ tarafından seslenmiş, konuşmak için onu yaklaştırmıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Cemal Külünkoğlu = Hani ona Tur Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve kendisiyle özel olarak konuşmak için onu (kendimize) yaklaştırmıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve konuşmak için onu yaklaştırmıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Diyanet Vakfi = Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, fısıldaşan kimse kadar (kendimize) yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Edip Yüksel = Ona Tur dağının sağ tarafından seslendik. Konuşmak için onu yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem ona Tûrun canibi eymeninden nidâ ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz hem ona Tur'un sağ tarafından seslendik hem de onu yakarış makamında yakınlık mertebesine erdirdik.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz ona Tur dağının sağ yanından seslendik ve onu hususi bir konuşmada bulunmak üzere kendimize yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Gültekin Onan = Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Harun Yıldırım = Ona Tûr’un sağ yanından seslendik ve gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Hasan Basri Çantay = Biz onu «Tuur» un sağ yanından nida etdik. Onu çok münâcat eden bir kimse olarak yaklaşdırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Hayrat Neşriyat = Ona Tûr’un sağ tarafından seslendik ve (o sessizce Rabbine) yalvaran bir kimse olduğu hâlde onu (kendimize) yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 İbni Kesir = Ona Tur'un sağ yanından seslendik. Ve onu gizlice söyleşmek için yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Kadri Çelik = Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Muhammed Esed = Hani o'na Sina Dağı'nın sağ yamacından seslenmiş ve o'nu gizemsel bir konuşma için (kendimize) yaklaştırmıştık;

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Mustafa İslamoğlu = Hani, onu (Sina) Dağı'nın sağ tarafından nida etmiş ve onu bir özge söyleşi için vahyimize yaklaştırmıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve o'na Tûr'un sağ tarafından nidâ ettik ve onu münacaat eder bir halde yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ömer Öngüt = Ona Tur'un sağ yanından seslenmiş ve hususi bir konuşmada bulunmak için onu yaklaştırmıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Şaban Piriş = O’na Tur’un sağ yanından seslenmiştik. Samimi olarak söyleşmek için onu yaklaştırmıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Sadık Türkmen = Ona tûr’un (Sina Dağı’nın) sağ tarafından seslendik ve özel konuşmak için onu yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Seyyid Kutub = Ona Tur'un sağ yanından seslendik ve kendisi ile özel olarak konuşmak için onu yakınımıza getirdik.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Suat Yıldırım = Hani ona Tur’un sağ tarafından seslenmiş ve özel konuşma için onu huzurumuza almıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Süleyman Ateş = Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik ve onu, özel konuşmak için (kendimize) yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Tefhim-ul Kuran = Ona, Tur'un sağ yanından seslendik ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Ümit Şimşek = Ona Tûr'un sağ tarafından seslenmiş ve Bizimle doğrudan konuşması için onu huzurumuza almıştık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ona Tûr'un sağ tarafından seslendik. Onu, fısıldaşan kimse kadar yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 İskender Ali Mihr = Ve Tur’un sağ tarafından ona seslendik. Ve onu, söyleşmek (vahyetmek) için yaklaştırdık.

el eymeni

  Meryem / 52 -

 İlyas Yorulmaz = Biz Musa’ya dağın sağ tarafından seslenmiştik ve o nu konuşmak için yakınlaştırmıştık.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ, ateşin yanına gelince, o mübarek yerdeki vadinin sağ tarafındaki ağaçtan şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ! Şüphesiz ben, evet, ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.”

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Oraya gelince kutlu yerde bulunan vâdînin sağ tarafındaki ağaçtan kendisine nidâ edildi: Ey Mûsâ, şüphe yok ki ben, âlemlerin Rabbi Allah'ım.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Abdullah Parlıyan = Musa ateşin yanına vardığı zaman, mübarek yerdeki, vadinin sağ tarafında bulunan ağaç yanından kendisine: “Ey Musa! Benim, ben. Alemlerin Rabbi olan Allah!” diye seslenildi.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Adem Uğur = Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Ahmed Hulusi = Oraya geldiğinde, o mübarek yerde Eymen Vadisi'nin kıyısından, o ağaçtan: "Yâ Musa! Kesinlikle ben Allâh'ım âlemlerin Rabbi olan!" diye nida edildi.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Ahmet Tekin = Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, oradaki ağaç tarafından kendisine:'Ya Mûsâ, o nidâ eden benim. Âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah’ım.' diye nidâ edildi.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Ahmet Varol = Oraya gelince kutlu bölgedeki vadinin sağ yanındaki bir ağaçtan kendisine şöyle seslenildi: 'Ey Musa! Şüphesiz alemlerin Rabbi olan Allah benim.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Ali Bulaç = Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah benim;" diye seslenildi.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Ali Fikri Yavuz = Nihayet oraya varınca, bereketli yerdeki vadinin sağ kıyısından, ağaç tarafından şöyle nida edildi (çağrıldı): “- Ey Mûsa! Gerçekten ben, alemlerin Rabbi olan Allah’ım.

el eymeni

  Kasas / 30 -

 Ali Ünal = Oraya varınca, o kutlu mekânda yer alan vadinin sağ tarafından, oradaki ağaçtan kendisine şöyle nida edildi: “Ey Musa! Ben, Âlemlerin Rabbi Allah’ım.