Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Diyanet İşleri = Kitap ehlinden inkâr edenler ile Allah’a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Vazgeçemezlerdi kâfirlikten kitap ehlinden kâfir olanlar ve şirk koşanlar, kendilerine apaçık kesin bir delil gelmedikçe.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Abdullah Parlıyan = İster Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden kâfirler, ister bize de kitap verildi diyenler, isterse Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlardan olsun kendilerine apaçık delil gelinceye kadar hiçbir kimse bulundukları hayat tarzından ayrılacak değillerdir.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Adem Uğur = Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ahmed Hulusi = Ehl-i Kitap'tan ve müşriklerden hakikat bilgisini inkâr edenler, kendilerine o beyyine gelinceye kadar (sapkınlıklarından) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ahmet Tekin = Kutsal kitaplarda müjdelenen, oğulları gibi tanıdıkları âdil önder Allah’ın Rasulü Muhammed, hak delil Kur’ân ile tebliğ görevine başlayıncaya kadar, ehl-i kitaptan ve müşriklerden küfürde ısrar edenler, görevlendirilecek hak peygambere iman ederek tâbi olacakları konusunda verdikleri sözden ve kararlarından vazgeçmiş değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ahmet Varol = Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler kendilerine açık bir delil gelinceye kadar (bağlı bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ali Bulaç = Kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ali Fikri Yavuz = Ehl-i kitab (Yahûdi’lerle Hristiyanlar) ve müşriklerden (putlara tapanlardan) o kafir olanlar, kendilerine açık bir hüccet gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ali Ünal = Ehli Kitap’tan ve müşriklerden (Kur’ân’a ve Allah Rasûlü’ne inanmayarak) kâfir olanlar, (onlardan takip etmeleri beklenen çizgiyi) bırakıp inkâr yoluna, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra saptılar.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Bayraktar Bayraklı = Kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar tutumlarından vaz geçecek değillerdi. [786]

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Bekir Sadak = (1-3) Kitap ehlinden ve putperestlerden olan inkarcilar, kendilerine apacik bir belge, icinde kesin ve en dogru hukumlerin bulundugu arinmis sahifeleri okuyan, Allah katindan bir peygamber gelene kadar dinlerinden vazgececek degillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Celal Yıldırım = (1-2-3) Kitap Ehli (Yahudi ve Hıristiyanlar) ve müşrikler (Allah'a i ortak koşanlar)dan küfre sapanlar, kendilerine açık ve kesin delil; içinde en âdil, en sağlam hükümler bulunan tertemiz sahifeleri okuyan, Allah tarafından gönderilen bir peygamber gelinceye kadar (küfürden) ayrılmış olmadılar.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Cemal Külünkoğlu = Ehli Kitap olan (Yahudi ve Hıristiyanlardan) kafir olanlarla müşrikler, kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Diyanet İşleri (eski) = (1-3) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Diyanet Vakfi = Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Edip Yüksel = Kitap halkının inkarcıları ve putperestler, kendilerine açık delil/kanıt gelmesine rağmen yollarını terketmezler.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ehli kitab ve müşriklerden o küfredenler, infilâk edecek değildi gelinciye kadar kendilerine beyyine

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kitap verilmiş olanlardan ve müşriklerden o küfredenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Gültekin Onan = Kitap ehlinden ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Harun Yıldırım = Kitap ehlinden ve müşriklerden küfürlerinde ısrar edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar, ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Hasan Basri Çantay = (1-2-3) Kitablardan ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir hüccet, (ya'nî) içinde (kitabların) en doğru (hükümleri) yazılı, (baatıldan âzâde ve) temiz sahîfeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (gûyâ intizaar edeceklerdi, dînlerinden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Hayrat Neşriyat = Kitab ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine beyyine (apaçık delil)gelinceye kadar (bulundukları dinden) ayrılacak kimseler değildi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 İbni Kesir = Kitab ehlinden ve müşriklerden küfredenler, kendilerine apaçık bir huccet gelinceye kadar vazgeçecek değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Kadri Çelik = Kitab ehlinden ve müşriklerden küfre sapanlar, kendilerine (özürlerini ortadan kaldıracak) apaçık bir delil gelinceye kadar, (kendi hallerine) salıverilecek değillerdir.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Muhammed Esed = Hakikati inkara şartlanmış olanlar, -ister geçmiş vahyin mensuplarından isterse Allah'tan başkasına da ilahlık yakıştıranlardan (olsunlar)- kendilerine hakikatin açık kanıtları gelmeden (O'nun tarafından) gözden çıkarılacak değillerdir,

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Mustafa İslamoğlu = İnkarda ısrar edenler, -ister kitap ehline isterse şirki hayat tarzı edinenlere mensup olsunlar- kendilerine hakikatin açık delili gelinceye kadar dışlanacak değillerdi!

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ehl-i kitaptan ve müşriklerden kâfir olanlar kendilerine apaçık bir hüccet gelinceye değin (küfürlerinden) ayrılacak değillerdir.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ömer Öngüt = Ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürlerinden) ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Şaban Piriş = Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine açık belgeler gelinceye kadar ayrılanlar olmadılar.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Sadık Türkmen = Kitap ehlinden kâfirler ile müşrikler; kendilerine o apaçık delil gelmeden önce, içinde bulundukları durumdan ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Seyyid Kutub = Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar kitap ehlinden ve müşriklerden inkarcılar küfürden ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Suat Yıldırım = Gerek Ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, kendilerine o açık ve kesin delil gelmedikçe, inkârlarından ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Süleyman Ateş = Kitap ehlinden ve müşriklerden (hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık kanıt gelinceye dek (halleri üzere) bırakılacak değillerdi (mutlaka kendilerine açıklama gelecekti).

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Tefhim-ul Kuran = Kitap ehlinden ve müşriklerden küfre sapanlar kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Ümit Şimşek = Kitap Ehlinden kâfir olanlar ile müşrikler, kendilerine delil gelinceye kadar dinlerinden ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ehlikitap'tan küfre sapanlarla müşrikler, kendilerine beyyine/açık kanıt gelinceye kadar çözülüp ayrılacak değillerdi.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 İskender Ali Mihr = Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfir olanlar, kendilerine beyyine (açık delil) gelinceye kadar (küfürlerinden) ayrılacak değillerdir.

el beyyinetu

  Beyyine / 1 -

 İlyas Yorulmaz = Ehli kitaptan ve Allah’a ortak koşanlardan doğruları inkar edenler, kendilerine açıklayıcı ayetler gelinceye kadar, kendi inançlarından vazgeçmediler.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Diyanet İşleri = Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ancak kendilerine apaçık kesin bir delil geldikten sonradır ki aykırılığa düştüler, kendilerine kitap verilmiş olanlar.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Abdullah Parlıyan = Bize de kitap verildi diyenler, ancak kendilerine açık ve kesin delil geldikten sonra, inanç birlikteliklerini bozdular.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Adem Uğur = Kendilerine kitap verilenler ancak o açık delil (Peygamber) kendilerine geldikten sonra ayrılığa düştüler.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Ahmed Hulusi = Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine o beyyine geldikten sonra ayrılığa düştüler.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Ahmet Tekin = İşte bundan sonra, müjdelenen peygamberin, kendi içlerinden görevlendirilmeyip, âdil önder Muhammed’in hak delil Kuran ile tebliğe başlamasından sonra, kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar ihtilâf çıkardılar, ayrı baş çektiler, düşman oldular.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Ahmet Varol = Kendilerine kitap verilenler, ancak onlara apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Ali Bulaç = Kitap ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar.

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Ali Fikri Yavuz = Böyle iken, kendilerine kitab verilenler, ancak kendilerine o hüccet (Peygamber, yahud Kur’an) geldikten sonra tefrikaya düştüler. (Kimi peygambere iman etti, kimi inkâr etti, kimi de şübhe içinde bocaladı durdu.)

el beyyinetu

  Beyyine / 4 -

 Ali Ünal = Ehl–i Kitap mensupları, kendi aralarında da kendilerine gerçeğin kesin delili geldikten sonra tefrikaya düştüler.