Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Diyanet İşleri = (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerine her çeşit deliller, mucizeler gösterilse de elemli azâbı görmedikçe.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Abdullah Parlıyan = Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar iman etmezler. Azabı görünce iman ettik derler, ama imanları onlara bir fayda sağlamaz.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Adem Uğur = Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ahmed Hulusi = İsterse onlara bütün mucizeler gelsin (yine de iman etmezler). . . Acı azabı görünceye kadar!

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ahmet Tekin = Onlara Allah’ın varlığına, birliğine, kudretine, kulluğa, İslâm’a giden yolu gösteren bütün mûcizeler birden gelse, can yakıp inleten müthiş azâbı görünceye kadar iman etmeyecekler.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ahmet Varol = Kendilerine bütün ayetler gelse bile! Acıklı azabı görmedikleri sürece (iman etmezler).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ali Bulaç = Onlara her ayet getirilse bile.. Acı azabı görünceye kadar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlara bütün mûcizeler gelse bile; tâ acıklı azabı görecekleri ana kadar...

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ali Ünal = Onlara her türlü delil ve mucize de gelmiş olsa bile. Meğer ki, o pek acı azabı görmüş olsunlar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmazlar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Bekir Sadak = (96-97) Dogrusu Rabbinin soz verdigi azabi hak edenler, can yakici azabi gorene kadar kendilerine her turlu belge gelse bile inanmazlar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Celal Yıldırım = (96-97) Onlar ki haklarında Rabbin sözü gerçekleşti, kendilerine her türlü âyet (belge ve mu'cize) de gelse, elem verici azabı görmedikçe (emin olunuz ki) inanmazlar .

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlara her türlü ayet gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Diyanet İşleri (eski) = (96-97) Doğrusu Rabbinin söz verdiği azabı hak edenler, can yakıcı azabı görene kadar kendilerine her türlü belge gelse bile inanmazlar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Diyanet Vakfi = (96-97) Gerçekten haklarında Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar, kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Edip Yüksel = Onlara her çeşit mucize gelse bile, acı azabı görünceye kadar (inanmazlar).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Velevse kendilerine her âyet gelmiş olsun, tâ o elîm azâbı görecekleri âna kadar

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (evet imana gelmezler) -kendilerine her türlü mucize gelse bile- o acı azabı görecekleri ana kadar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlara bütün mucizeler hep birden gelse, yine de o acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Gültekin Onan = Onlara her ayet getirilse bile... Acı azabı görünceye kadar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Harun Yıldırım = Onlara her ayet getirilse bile... Acı azabı görünceye kadar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Hasan Basri Çantay = (96-97) Üzerlerine Rabbinin kesilmesi hak olmuş bulunanlar (yok mu?) onlar, velev kendilerine her (hangi bir) âyet gelmiş olsun, acıklı bir azâb görecekleri (zamâ) na kadar îman etmezler.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Hayrat Neşriyat = (96-97) Muhakkak ki üzerlerine Rabbinin (azab) sözü (hükmü) hak olanlar, kendilerine bütün âyetler gelmiş olsa bile, o (pek) elemli azâbı görünceye kadar (isyanları sebebiyle) îmân etmezler.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 İbni Kesir = Onlara her türlü ayet gelse bile elem verici azabı görünceye kadar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Kadri Çelik = Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar (iman etmezler).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Muhammed Esed = Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, ta ki (öte dünyada kendilerini bekleyen) o çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar...

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Mustafa İslamoğlu = İsterse hakikatin her tür belgesi (ayaklarına kadar) gelmiş olsun: ta ki can yakıcı azabı görünceye kadar...

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Velev ki, onlara her âyet gelsin. Pek acıklı azabı görünceye kadar (küfürlerinde devam ederler).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ömer Öngüt = Kendilerine (istedikleri) bütün âyetler (mucizeler) gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Şaban Piriş = Can yakıcı azabı görene kadar, kendilerine her türlü belge gelse bile...

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Sadık Türkmen = Bütün ayetler onlara gelmiş olsa bile, acı azabı görünceye kadar!

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Seyyid Kutub = Onlara bütün uyarıcı mesajlar gelse bile. Ancak acıklı azabı görünce iman ederler.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Suat Yıldırım = (96-97) (Kâfir olarak ölüp cehenneme gideceklerine dair) haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar, her türlü mûcize de önlerine gelse, gayet acı azabı görmedikçe iman etmezler.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Süleyman Ateş = Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, acı azâbı görünceye kadar (inanmazlar).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlara her ayet getirilse bile.. Acıklı azabı görünceye kadar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Ümit Şimşek = Onlara her türlü âyet gelecek olsa bile, o acı azabı görmedikçe sana inanmazlar.

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Tüm ayetler onlara gelse bile. Ta, o korkunç azabı görünceye kadar...

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 İskender Ali Mihr = Ve eğer onlara bütün âyetler gelse bile, elîm azabı görene kadar (onlar mü’min olmazlar - âyet 96).

el azâbe el elîme

  Yûnus / 97 -

 İlyas Yorulmaz = Onlara tüm mucizeler gelse, hatta acıklı azabı görseler de (iman etmezler).