Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Diyanet İşleri = “Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.”

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra gelenler arasında da güzel bir ad, san ver bana, doğrulukla andır beni.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Abdullah Parlıyan = Benden sonra gelecek ümmetler içinde, hayırla anılacak bana güzel bir yad kıl.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Adem Uğur = Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle!

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ahmed Hulusi = "Arkamdan geleceklere de hakikati iletmemi sağla!"

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ahmet Tekin = 'Bana, gelecek nesiller içinde sadakatle dinini tebliğ eden halefler, iyi bir namla anılmak nasip eyle.'

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ahmet Varol = Sonra gelenler arasında benim için bir doğruluk dili ver. [1]

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ali Bulaç = "Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver."

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ali Fikri Yavuz = Benden sonra gelecek ümmetler içinde, hayırla anılacak bana güzel bir yad kıl.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ali Ünal = “Bana gelecek nesiller arasında hayırla anılmamı nasip buyur.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Bayraktar Bayraklı = (84-89) “Sonraki nesiller arasında benim doğrulukla anılmamı sağla. Beni nimet cennetine vâris olaylardan eyle. Babamı da bağışla; o, doğrusu şaşırmışlardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalple gelenden başkasına mal ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni utandırma!”

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Bekir Sadak = (84-89) Sonrakilerin beni guzel sekilde anmalarini sagla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kil. Babami da bagisla, o suphesiz sapiklardandir. Insanlarin diriltilecegi gun, Allah'a temiz bir kalble gelenden baska kimseye malin ve ogullarin fayda vermeyecegi gun, beni rezil etme» demisti.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Celal Yıldırım = Sonra gelenler arasında doğru bir dil ile (anılmamı) bana sağla.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Cemal Külünkoğlu = “Benden sonra gelecek ümmetler içinde, hayırla anılmayı bana nasip eyle!”

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Diyanet İşleri (eski) = (84-89) Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine varis olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalble gelenden başka kimseye malın ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni rezil etme' demişti.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Diyanet Vakfi = Bana, sonra gelecekler içinde, iyilikle anılmak nasip eyle!

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Edip Yüksel = 'Beni, sonraki nesiller için iyi bir örnek kıl.'

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve bana sonrakiler içinde bir «lisanı sıdık» tahsıys eyle

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve bana gelecekler içinde güzel bir nam tahsis eyle!

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Sonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle!»

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Gültekin Onan = "Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver."

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Harun Yıldırım = “Sonrakiler arasında bana doğruluk dili ver.”

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Hasan Basri Çantay = «(Benden) sonrakiler içinde benim için (bir) lisân-ı sıdk ver».

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Hayrat Neşriyat = 'Sonraki (ümmet)ler içinde benim için bir lisân-ı sıdk (güzel bir medihle anılmayı)nasîb eyle!'

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 İbni Kesir = Ve sonrakiler içinde bana doğru söyler bir dil ihsan et.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Kadri Çelik = “Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (güzel bir ün) karar kıl.”

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Muhammed Esed = ve gerçeği benden sonrakilere ulaştırabilme gücü ver bana;

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve beni dillerde doğruluk timsali olarak anılan biri yap

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve sonrakiler arasında benim için bir yâd-ı cemil nâsip kıl!»

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ömer Öngüt = “Benden sonra geleceklerin beni hayırla anmalarını nasip eyle!”

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Şaban Piriş = ..Ve beni, sonrakiler içinde “doğrunun sözcüsü” yap!

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Sadık Türkmen = Sonra gelecek(nesil)ler de beni doğrulukla, iyilikle ansın!

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Seyyid Kutub = İlerdeki kuşaklar arasında doğruluğun sözcüsü olmamı nasip eyle.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Suat Yıldırım = Gelecek nesiller içinde iyi nam bırakmayı, hayırla anılmayı nasib eyle bana.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Süleyman Ateş = "Sonra gelenler arasında bana, bir doğruluk dili nasib eyle (sonraki nesiller arasında hayır ile anılmamı sağla)!"

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Tefhim-ul Kuran = «Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver.»

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Ümit Şimşek = 'Bana, arkamdan hayırla anılmayı nasip et.

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur."

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 İskender Ali Mihr = Ve beni, sonrakilerin lisanlarında sadık kıl (sonraki nesiller arasında benim anılmamı sağla).

el âhırîne

  Şu’arâ / 84 -

 İlyas Yorulmaz = “Diğer insanlar içinde benim doğru sözlü olmamı sağla. ”

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Diyanet İşleri = Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de kâfirlerin önde gidenleri kıldık onları ve sonradan gelenlere ibret ettik.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Abdullah Parlıyan = Onları geçmişten kalan bir hatıra ve sonrakiler için bir ibret örneği kıldık.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Adem Uğur = Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve bir ibret örneği kıldık.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Ahmed Hulusi = Onları sonradan gelenlere bir geçmiş ve bir ibretlik örnek kıldık!

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Ahmet Tekin = Onların dini hakikatlara, insani ve ahlaki değerlere ilgisizliklerini ve düşmanlıklarının doğurduğu sonuçları, gelecek nesiller için ibretli bir tarih ve ders alınacak bir örnek haline getirdik.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Ahmet Varol = Böylece onları sonradan gelecekler için (ibret verici) bir geçmiş ve bir örnek kıldık.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Ali Bulaç = Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Ali Fikri Yavuz = Böylece onları, sonrakiler için hem bir örnek, hem de bir ibret yaptık.

li el âhırîne

  Zuhruf / 56 -

 Ali Ünal = Onları tarihte kalmış ve (Ateş’e girmede) öncü bir güruh, sonraki nesiller için ise ibret vesilesi bir misal yaptık.