Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve edbâra-hum
Diyanet İşleri = Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin.
ve edbâra-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Melekler, kâfirlerin suratlarına ve sırtlarına vura vura canlarını alır ve şiddetle yakıcı azâbı tadın derlerken bir görmeliydin onları.
ve edbâra-hum
Abdullah Parlıyan = (50-51) Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, 'Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır' diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
ve edbâra-hum
Adem Uğur = Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve «Tadın yakıcı cehennem azabını» (diyerek) o kâfirlerin canlarını alırken onları bir görseydin!
ve edbâra-hum
Ahmed Hulusi = İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin! Yüzlerine ve arkalarına (saldıran ve kaçan düşmanlarınıza) vuruyorlardı: 'Tadın yakıcı azabı!'
ve edbâra-hum
Ahmet Tekin = Bir de görseydin Melekler canlarını alırken o küfr edenlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura, tadın bakalım! diyerek: yangın azâbını
ve edbâra-hum
Ahmet Varol = Melekler inkar edenlerin, yüzlerine ve arkalarına vurarak canlarını alırlarken, bir görseydin! 'Tadın bakalım ateşin azabını!
ve edbâra-hum
Ali Bulaç = Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o inkâr edenlerin canlarını alırken görmelisin.
ve edbâra-hum
Ali Fikri Yavuz = Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura ve : “- Tadın cehennem azabını” diyerek canlarını alırken bir görmeliydin!...
ve edbâra-hum
Ali Ünal = Melekler, küfürde kök atmış olanların yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırken bir görsen: “Tadın bakalım şimdi cayır cayır yanmanın acısını!”
ve edbâra-hum
Bayraktar Bayraklı = Görseydin o inkâr edenleri. Melekler onların canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve “Haydi yakıcı azabı tadın!” diyorlardı.
ve edbâra-hum
Bekir Sadak = (50-51) Melekler, inkar edenlerin yuzlerine ve sirtlarina vurarak, «Yakici azabi tadin, bu, kendi ellerinizle yaptiginizin karsiligidir» diyerek canlarini alirken bir gorseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
ve edbâra-hum
Celal Yıldırım = Bir de melekler o küfredenlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura ve «tadın yakıcı azabı!» (diye diye) canlarını aldıklarını görmeliydin.
ve edbâra-hum
Cemal Külünkoğlu = Melekler, inkârcıların yüzlerine ve sırtlarına vurarak: “Yakıp kavuran azabı tadın, bakalım!” (diyerek) canlarını alırken (onları) bir görseydin!
ve edbâra-hum
Diyanet İşleri (eski) = (50-51) Melekler, inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vurarak, 'Yakıcı azabı tadın, bu, kendi ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır' diyerek canlarını alırken bir görseydin! Yoksa Allah kullara asla zulmetmez.
ve edbâra-hum
Diyanet Vakfi = Melekler yüzlerine ve arkalarına vurarak ve «Tadın yakıcı cehennem azabını» (diyerek) o kâfirlerin canlarını alırken onları bir görseydin!
ve edbâra-hum
Edip Yüksel = İnkar edenlerin canlarını melekler alırken bir görseydin! Yüzlerine ve arkalarına (saldıran ve kaçan düşmanlarınıza) vuruyorlardı: 'Tadın yakıcı azabı!'
ve edbâra-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Bir de görseydin Melekler canlarını alırken o küfr edenlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura, tadın bakalım! diyerek: yangın azâbını
ve edbâra-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bir de meleklerin, kafirlerin canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vura vura: «Tadın bakalım yangın azabını!» dediklerini görmeliydin!
ve edbâra-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vura vura ve «Tadın bakalım cehennem azabını!» diye diye canlarını alırken hallerini bir görmeliydin.
ve edbâra-hum
Gültekin Onan = Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: "Yakıcı azabı tadın" diye o küfredenlerin canlarını alırken görmelisin.
ve edbâra-hum
Harun Yıldırım = Meleklerin o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vururken: “Yakıcı azabı tadın!” diyerek canlarını aldıkları zaman bir görsen!..
ve edbâra-hum
Hasan Basri Çantay = Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vura vura ve «Tadın cehennem azabını» (diye diye) canlarını alırken görmeliydin!
ve edbâra-hum
Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Melekler o inkâr edenlerin canlarını alırken bir görseydin, onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve: 'Tadın Cehennemin (yakıcı)azâbını!' (diyorlardı).
ve edbâra-hum
İbni Kesir = Bir görseydin sen; hani melekler, küfredenlerin canlarını alırken yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve: Tadın yakıcı azabı, diyorlardı.
ve edbâra-hum
Kadri Çelik = Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak, “Yakıcı azabı tadın” diye o kâfirlerin canlarını alırken bir görseydin!
ve edbâra-hum
Muhammed Esed = O, hakkı inkara şartlanmış olanları ölüme sürüklediği zaman, (nasıl olacak) bir görebilseydin: Melekler onların yüzlerine, sırtlarına vurarak: "Yakıp kavuran azabı tadın, bakalım!" (diyecekler),
ve edbâra-hum
Mustafa İslamoğlu = Ve O, küfre saplanıp kalanlara ölümü tattırdığında bir görmeliydin: Melekler onların suratlarına ve sırtlarına vurarak (diyecekler) ki: "Tadın bakalım yakıcı azabı;
ve edbâra-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve görecek olsan o zaman ki, melekler kâfir olanların canlarını alırlar, yüzlerine ve arkalarına vururlar, «Yangının azabını tadın!» (derler).
ve edbâra-hum
Ömer Öngüt = Melekler o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak ve: “Haydi yangın azabını tadın!” diyerek canlarını alırken onları bir görsen!
ve edbâra-hum
Şaban Piriş = Görseydin o inkar edenleri melekler, kafir olanların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken: (Şöyle diyorlardı) -Yakıcı azabı tadın.
ve edbâra-hum
Sadık Türkmen = Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına/sırtlarına vura vura: “Haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını aldığında, bir görseydin!
ve edbâra-hum
Seyyid Kutub = Melekler, kâfirlerin canlarını alırken keşki görseydiniz; onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak şöyle derler: «Yakıcı azabı tadınız bakalım.»
ve edbâra-hum
Suat Yıldırım = Melekler o kâfirlerin yüzlerine ve arkalarına vurarak "Tadın bakalım cayır cayır yanmanın acısını!" diyerek canlarını alırken bir görmeliydin!
ve edbâra-hum
Süleyman Ateş = Görseydin o inkâr edenleri: Melekler, onların canlarını alırken yüzlerine ve kıçlarına vuruyorlar: "Haydi, yangın azâbını tadın!" (diyorlardı).
ve edbâra-hum
Tefhim-ul Kuran = Melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vurarak: «Yakıcı azabı tadın» diye o küfredenlerin canlarını alırken görmelisin.
ve edbâra-hum
Ümit Şimşek = Melekler yüzlerine ve arkalarına vura vura canlarını alırken, sen o kâfirleri bir görsen! 'Haydi,' derler, 'tadın bakalım yakıcı azabı!'
ve edbâra-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Bir görseydin o küfre sapanları! Melekler canlarını alırken onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlardı: "Yangın azabını tadın."
ve edbâra-hum
İskender Ali Mihr = Ve kâfir olanları, vefat ettirilirken melekleri, onların yüzlerine ve arkalarına vururken ve “Yakıcı azabı tadın!” (derken) görseydin.
ve edbâra-hum
İlyas Yorulmaz = Keşke sen, meleklerin doğruyu inkar edenlerin yüzlerine ve sırtlarına vura vura canlarını alırlarken “Yakıcı azabı tadın” dediklerini görseydin.
edbâra-hum
Diyanet İşleri = “Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin.”
edbâra-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Gece yarısından sonra âileni yola çıkar, sen de artlarına düş, hiçbiriniz arkanıza bakmayın, emrolunacak yere geçin gidin.
edbâra-hum
Abdullah Parlıyan = Bu durumda artık sen, ailenle birlikte gecenin bir vaktinde yola koyul; sen onları geriden takip et; sizden hiç kimse dönüp arkasına bakmasın yalnızca emredildiğiniz yöne geçin gidin”
edbâra-hum
Adem Uğur = Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından yürü. Sizden hiç kimse, sakın dönüp de ardına bakmasın, istenen yere gidin."
edbâra-hum
Ahmed Hulusi = "O hâlde gecenin bir bölümünde aileni al, uzaklaştır. . . Sen de arkalarından takip et. . . Sizden hiçbir kimse geriye bakmasın. . . Emrolunduğunuz tarafa geçin - gidin!"
edbâra-hum
Ahmet Tekin = 'Gecenin bir bölümünde aile fertlerini, mü’minleri yola çıkar. Sen de arkalarından yürü. Sizden hiç kimse, geride kalanlarla ilgilenerek geri kalmasın, gözü geride olmasın. İstenen, emredilen yöne doğru gidin.' dediler.
edbâra-hum
Ahmet Varol = Hemen gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar. Sen de arkalarından git. İçinizden kimse arkasına dönüp bakmasın. Emrolunduğunuz yere gidin.'
edbâra-hum
Ali Bulaç = "Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın; emrolunduğunuz yere gidin."
edbâra-hum
Ali Fikri Yavuz = Hemen gecenin bir kısmında aileni yürüt (yola çıkar), sen de arkalarından git ve hiç kimse ardına bakmasın (zira göreceği azabın şiddetine tahammül edemez); emrolunduğunuz yere geçin gidin.”
edbâra-hum
Ali Ünal = “Şimdi, gecenin bir vaktinde ailenle çık, onların arkasından yürü ve içinizden kimse geriye dönmesin; size emredilen yere doğru yürüyün gidin.”