Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ed durru
Diyanet İşleri = Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.
ed durru
Abdulbaki Gölpınarlı = Size bir nîmet gelse o, mutlaka Allah'tandır, sonra bir zarara uğrasanız gene ona yalvarırsınız.
ed durru
Abdullah Parlıyan = Size gelen her nimet, mutlaka Allah'tandır. Sonra bir zarara uğrasanız, yine O'na yalvarırsınız.
ed durru
Adem Uğur = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Ahmed Hulusi = Nimetten neyiniz varsa Allâh'tandır! Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman O'na yakarırsınız.
ed durru
Ahmet Tekin = Sizdeki ilâhî, manevî ve dünyevî nimetlerin hepsi Allah’tandır. Sonra başınıza bir felâket, bir sıkıntı geldiği, ekonomik darboğaza düştüğünüz zaman da, yalnız, feryad ü figan ederek O’na yalvarır, O’na sığınırsınız.
ed durru
Ahmet Varol = Size ulaşan her nimet Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğunda da yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Ali Bulaç = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.
ed durru
Ali Fikri Yavuz = Sizdeki her nimet Allah’dandır. Sonra size keder dokunduğu zaman da, hep ona yalvarır yakarırsınız.
ed durru
Ali Ünal = Hem nimet adına sizde ne varsa ve size ne geliyorsa hepsi Allah’tandır. Kaldı ki, size bir sıkıntı dokunduğunda da ancak O’na yalvarırsınız.
ed durru
Bayraktar Bayraklı = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Bekir Sadak = Size gelen her nimet Allah'tandir. Sonra, bir sikintiya ugradiginizda yalniz O'na siginirsiniz.
ed durru
Celal Yıldırım = Sizde olan her nîmet Allah'tandır. Sonra da size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman ancak ve sadece O'na yalvarıp yakarınsınız.
ed durru
Cemal Külünkoğlu = Yararlandığınız her nimet Allah'tandır. Sonra başınıza bir sıkıntı gelince yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Diyanet İşleri (eski) = Size gelen her nimet Allah'tandır. Sonra, bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız.
ed durru
Diyanet Vakfi = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Edip Yüksel = Size ulaşan her nimet ALLAH'tandır. Nitekim, bir sıkıntıya uğradığınızda sadece O'na yalvarırsınız.
ed durru
Elmalılı Hamdi Yazır = Hem sizde ni'met namına her ne varsa hep Allahdandır, sonra size keder dokunduğu zaman da hep ona feryad edersiniz
ed durru
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sizde nimet olarak her ne varsa hepsi Allah'tandır. Sonra başınıza bir keder geldiğinde de hep O'na feryat edersiniz.
ed durru
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Gültekin Onan = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Tanrı'dandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.
ed durru
Harun Yıldırım = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Hasan Basri Çantay = Size ulaşan her ni'met Allahdandır. Sonra size her hangi bir keder ve musîybet dokunduğu zaman ancak Ona tezarru ve feryâd edersiniz.
ed durru
Hayrat Neşriyat = Hâlbuki size gelen her ni'met Allah’dandır; sonra size zarar dokunduğu zaman(feryadla) ancak O’na sesinizi yükselt(erek yalvar)ırsınız.
ed durru
İbni Kesir = Sizdeki her nimet, Allah'tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınızda yalnız O'na sığınırsınız.
ed durru
Kadri Çelik = Nimet olarak size ulaşan ne varsa Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.
ed durru
Muhammed Esed = Hem, payınıza düşen her nimet Allah'tandır; (nitekim) ne zaman başınıza darlık çökse, hemen O'na yakarırsınız,
ed durru
Mustafa İslamoğlu = Fakat, nimetten payınıza her ne düşerse bilin ki o Allah'tandır. Dahası başınıza ne zaman iş gelse, hemen O'ndan imdat dilersiniz.
ed durru
Ömer Nasuhi Bilmen = Size gelen her nîmet, Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman ancak O'na seslerinizi kaldırıp sığınırsınız.
ed durru
Ömer Öngüt = Ne ki nimetleriniz varsa hepsi Allah'tandır. Sonra size bir zarar dokunduğunda yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Şaban Piriş = Sizin sahip olduğunuz her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da hemen O’na yalvarırsınız.
ed durru
Sadık Türkmen = Size ulaşan/sizde olan her nimet Allah’tandır. Sonra, size bir sıkıntı dokunduğu zaman feryatla, yalnız O’na yalvarırsınız.
ed durru
Seyyid Kutub = Yararlandığınız her nimet Allah'dandır. Sonra başınıza bir sıkıntı gelince yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Suat Yıldırım = Hem sizde nimet namına ne varsa hepsi Allah’tandır. Kaldı ki size bir sıkıntı dokunduğunda da yalnız O’na yalvarırsınız.
ed durru
Süleyman Ateş = Size ulaşan her ni'met Allah'tandır. Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman da yalnız O'na yalvarırsınız.
ed durru
Tefhim-ul Kuran = Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah'tandır, sonra size bir zarar dokunduğunda (yine) ancak O'na yalvarmaktasınız.
ed durru
Ümit Şimşek = Size erişen her nimet Allah'tandır. Nitekim başınıza bir sıkıntı gelince hemen Ona yalvarırsınız.
ed durru
Yaşar Nuri Öztürk = Sahip olduğunuz her nimet Allah'tandır. Sonra size bir zorluk/keder dokunduğu zaman yalnız O'na yakarırsınız.
ed durru
İskender Ali Mihr = Sizin olan ne kadar ni’met varsa hepsi Allah’tandır. Sonra da size bir sıkıntı dokunsa, o zaman O’na yalvarırsınız.
ed durru
İlyas Yorulmaz = Sizin elinizde olan her nimet Allah dandır. Size bir zarar dokunduğunda, O na yönelirsiniz.
ed durru
Diyanet İşleri = Denizde size bir sıkıntı dokunduğunda bütün taptıklarınız (sizi yüzüstü bırakıp) kaybolur, yalnız Allah kalır. Fakat sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.
ed durru
Abdulbaki Gölpınarlı = Denizde bir zarara uğradınız mı tapıp çağırdıklarınızın hepsi kaybolup gider, ancak o kalır. Sizi kurtarıp karaya çıkardı mı da yüz çevirirsiniz ve insan, pek nankördür.
ed durru
Abdullah Parlıyan = Denizde bir tehlikeyle karşılaştığınız zaman, O'ndan başka bütün yalvarıp yakardığınız şeyler, sizi yüzüstü bırakarak yok olup giderler, ancak O kalır. Sizi kurtarıp, sağ salim karaya çıkarınca, hemen yüz çevirip unutuverirsiniz O'nu. Çünkü insanoğlu gerçekten nankördür.
ed durru
Adem Uğur = Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür.
ed durru
Ahmed Hulusi = Denizde size sıkıntı dokunduğunda, O'ndan gayrı çağırdıklarınız kayboldu. . . Sizi kurtarıp karaya çıkardığında ise yüz çevirdiniz. . . İnsan çok nankördür!
ed durru
Ahmet Tekin = Denizde başınıza bir felâket geldiğinde, O’ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, yine eski halinize dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür, azgın, inkârı alışkanlık haline getirmiş biridir.
ed durru
Ahmet Varol = Size denizde bir darlık dokunduğunda O'ndan başka çağırdıklarınız (taptıklarınız) kaybolur. Ama sizi karaya (çıkarıp) kurtardığında yüz çevirirsiniz. Doğrusu insan pek nankördür.
ed durru
Ali Bulaç = Size denizde bir sıkıntı (tehlike) dokunduğu zaman, O'nun dışında taptıklarınız kaybolur gider; fakat karaya (çıkarıp) sizi kurtarınca (yine) sırt çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.
ed durru
Ali Fikri Yavuz = Denizde boğulma korkusunun şiddeti, size geldiği zaman, Allah’dan başka taptığınız bütün putlar hatırınızdan, kaybolur; yalnız O’na dua edersiniz. Fakat Allah sizi kurtarıp karaya çıkarınca da (tevhîd dininden) yüz çevirirsiniz. İnsan, çok nankör bulunuyor.
ed durru
Ali Ünal = Denizde herhangi bir musibete maruz kaldığınızda yardımınıza sadece Allah yetişir de, ilâhlaştırarak kendilerine yalvarıp yakardığınız varlıklar ortada görünmez olur. Ne var ki, Allah sizi kurtarıp selâmetle karaya çıkarınca da O’na sırt çevirirsiniz. İşte insan, böylesine nankördür.