Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Diyanet İşleri = Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İtaat de daima O’na olmalıdır. Öyle iken siz Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onundur ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde, ibâdet ve itâat de dâimâ onadır, hâlâ mı Allah'tan başka birinden çekinmede, korkmadasınız?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Abdullah Parlıyan = Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O halde kulluk ve itaat da daima O'na olmalıdır. Hal böyleyken, tutup yine de Allah'tan başka birinden, çekinmekte ve korkmaktasınız.

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Adem Uğur = Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur, din de yalnız O'nundur. O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ahmed Hulusi = Semâlar ve arzda ne varsa O'nun içindir! Din de daimî - ebedî - yalnız O'nundur! Allâh'ın gayrından mı sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ahmet Tekin = Göklerde ve yerdeki varlıkların ve imkânların tamamı O’nundur, O’nun tasarrufundadır. Din, şeriat, düzen, medeniyet yalnız O’na ait; kulluk ve itaat da daima O’na olmalıdır. Allah’tan başkasına mı sığınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ahmet Varol = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Din (itaat, kulluk) de daima O'nadır. Artık Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ali Bulaç = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, itaat, kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Allah'tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ali Fikri Yavuz = Göklerde ve yerde her ne varsa, hepsi O’nundur. Din de daima Onundur, (itaat devamlı olarak ona mahsustur). Böyle iken, siz Allah’ın gayrinden mi korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ali Ünal = Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’nundur ve mutlak itaat ancak O’na ait olup, bütün kâinat ancak O’na itaatle kaimdir. Öyleyken, Allah’tan başkasından çekinip, O’ndan başkasının korumasını mı arayacaksınız?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Bayraktar Bayraklı = Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur; kalıcı ve sürekli olan din de yalnız O'nundur. “O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?”

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Bekir Sadak = Goklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadir. Allah'tan baskasindan mi sakiniyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Celal Yıldırım = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ancak O'nundur. Din de dâima O'nadır; öyle iken Allah'tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz ?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Cemal Külünkoğlu = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi ancak O'nundur. Kulluk ve itaat de daima O'na olmalıdır. Hal böyleyken, yine de, Allah'tan başkasından mı sakınıyor (da O'nun emirleri doğrultusunda hayatınızı düzene koymuyor)sunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Diyanet İşleri (eski) = Göklerde ve yerde olan O'nundur. Kulluk da daima O'nadır. Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Diyanet Vakfi = Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur, din de yalnız O'nundur. O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Edip Yüksel = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli sadece O'nundur. ALLAH'tan başkasını mı sayıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem Göklerde yerde ne varsa onun, din de daima onundur, öyle iken siz Allahın gayrisinden mi korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. öyle iken, siz Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Göklerde ve yerde olan her şey yalnız O'nundur. Din de daima O'nundur. Böyle iken, siz Allah'tan başkasından mı korkarsınız?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Gültekin Onan = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, itaat, kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Tanrı'dan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Harun Yıldırım = Göklerde ve yerde ne varsa, O'nundur, din de yalnız O'nundur. O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Hasan Basri Çantay = Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Onundur. Tâat de dâima Onadır. Böyle iken haalâ Allahdan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Hayrat Neşriyat = Çünki göklerde ve yerde ne varsa O’nundur; dîn (itâat) de dâimâ O’nun içindir. Buna rağmen Allah’dan başkasından mı sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 İbni Kesir = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Din de sürekli olarak O'nundur. Yoksa Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Kadri Çelik = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, din (itaat) de sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Allah'tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Muhammed Esed = Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur; (o halde,) kulluk ve itaat de daima O'na olmalıdır: hal böyleyken, tutup yine de, Allah'tan başkasına mı saygı ve duyarlık göstereceksiniz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Mustafa İslamoğlu = Zira göklerde ve yerde olanların hepsi ona aittir; (varlıkların) O'na olan borçluluk sorumluluğunun bittiği bir nokta yoktur. Şimdi siz kalkıp Allah'tan başkasına saygı duyacaksınız, öyle mi?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve göklerde ve yerde ne varsa O'nun içindir ve din de daima O'nun içindir. (Bu böyle iken siz) Allah'ın gayrısından mı korkarsınız?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ömer Öngüt = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur ve din de sadece O'na âittir. Yoksa Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Şaban Piriş = Göklerde ve yerdeki her şey O’nundur. Her zaman otorite O’na aittir. O halde Allah’tan başkasından mı çekiniyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Sadık Türkmen = Göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsi O’nundur. Süregelen din de O’nundur! O halde, Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Seyyid Kutub = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İtaat mercii sürekli olarak hep O'dur. Siz Allah'dan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Suat Yıldırım = Göklerde ne var, yerde ne varsa hep O’nundur. İtaat daima O’nadır. Öyle iken Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Süleyman Ateş = Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Kulluğun da yalnız O'na yapılması lâzımdır. Siz, Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Tefhim-ul Kuran = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur, itaat, kulluk da (din de) sürekli olarak O'nundur. Böyleyken Allah'tan başkasından mı korkup sakınıyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Ümit Şimşek = Göklerde ve yerde ne varsa Ona aittir; din de her zaman Onundur. Yoksa Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli olarak yalnız O'nundur. Hâlâ, Allah'tan başkasından mı sakınıyorsunuz!

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 İskender Ali Mihr = Ve semalarda ve yeryüzünde olanlar, O’nundur. Ve dîn, daima O’na aittir. (Öyleyse) hâlâ Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?

ve lehu ed dînu

  Nahl / 52 -

 İlyas Yorulmaz = Göklerde ve yerlerde olan her şeyin sahibi O dur. Sürekli ve değişmez kuralların konulduğu yegane din de O na aittir. O halde, sakınacağınız Allah dan başkaları mı var?

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Diyanet İşleri = Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hiçbir fitne kalmayıncaya ve din, tamamıyla Allah'a münhasır oluncaya dek savaşın onlarla. Savaştan vazgeçerlerse şüphe yok ki Allah, onların yaptıklarını görür.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Abdullah Parlıyan = Yeryüzünde fitne kalmayıncaya ve insanların Allah'ın dininin egemenliğini kabul etmelerine kadar onlarla savaşın. Eğer inkâr ve fitneden vazgeçer direnmeyi bırakırlarsa bilin ki, Allah onların edip eylediği herşeyi görmektedir.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Adem Uğur = Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! (İnkâra) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Ahmed Hulusi = İman edenlere zulüm ve baskı ortadan kalkana; Din (hakikat bilgisi ve Allâh sistem ve düzeni) apaçık ortaya çıkıp anlaşılıncaya kadar (bunu yapmanızı engellemeleri hâlinde {zira La ikraha fiyd din = Din konusu zorlama kabul etmez}) onlarla savaşın! Eğer (baskı ve engellemeden) vazgeçerlerse, muhakkak ki Allâh onların yapmakta olduklarını Basıyr'dir.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Ahmet Tekin = Temel hak ve özgürlüklere yapılan tecavüz, baskı, zulüm, işkence ve fitne ortadan kalkıncaya, sadece Allah’ın dini ve düzeni, medenî kurallar, İslâm, toplumda Allah adına varlığını ve hâkimiyetini tamamen sağlayıncaya kadar onlarla savaş. İnkâra, işkence ve zulme son verirlerse, bilsinler ki, Allah onların işledikleri amelleri biliyor, görüyor, davranışlarını mükâfatlandıracak.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Ahmet Varol = Fitne kalmayıncaya ve din tamamıyla Allah'ın oluncaya kadar onlara karşı savaşın. Eğer vazgeçerlerse şüphesiz Allah ne yaptıklarını görmektedir.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Ali Bulaç = Fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah, yaptıklarını görendir.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Ali Fikri Yavuz = Yeryüzünde fitne (şirk) kalmayıp din, tamamıyla Allah’ın oluncaya (ondan başkasına ibadet edilmeyinceye) kadar onlarla savaşın, cihad yapın. Eğer küfürden vazgeçerlerse, Allah yaptıklarını görür ve mükâfatlarını verir.

ve yekûne ed dînu

  Enfâl / 39 -

 Ali Ünal = (Küfürde ve düşmanlıkta ısrar etmeleri halinde,) küfür ve şirkin hakimiyetinin meydana getirdiği zulüm ve baskı ortamı (fitne) ortadan kalkıp da Hak Din mevkiini alıncaya, din bütünüyle Allah’a hasredilinceye kadar onlarla savaşın. Eğer (fitneden ve düşmanlıklarından) vazgeçerlerse, şurası muhakkak ki Allah, her ne işliyorlarsa onu hakkıyla görmektedir.