Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Diyanet İşleri = (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onları, kız oğlan kız olarak halkettik.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Abdullah Parlıyan = Kocaları onların yanına vardıklarında, hep bakire bulacaklar.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Adem Uğur = Onları, bâkireler kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ahmed Hulusi = Onları daha önce hiç kullanılmamış türden oluşturduk!

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ahmet Tekin = Hepsini bekâr kızlar haline getirdik.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ahmet Varol = Onları bakireler kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ali Bulaç = Onları hep bakireler olarak kıldık,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ali Fikri Yavuz = Böylece onları, hep bakir kızlar,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ali Ünal = Ve onları bâkireler kılacağız;

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Bayraktar Bayraklı = (35-40) Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Bekir Sadak = (35-38) Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. *

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Celal Yıldırım = (36-37-38) Onları hep bakire, meymenetli olan eşlerine karşı sevgi dolu ve hep bir yaşıt kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Cemal Külünkoğlu = (36-38) Onları, ahiret mutluluğuna erenler için eşlerine düşkün ve yaşıt bakireler yaptık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Diyanet İşleri (eski) = (35-38) Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Diyanet Vakfi = (36-37) Onları, eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Edip Yüksel = Onları, gençleştirdik.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = (36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkâr-i şeyda

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = onları bakire kılmışızdır,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onları bâkireler yaptık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Gültekin Onan = Onları hep bakireler olarak kıldık,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Harun Yıldırım = Onları hep bakireler olarak kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Hasan Basri Çantay = (36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Hayrat Neşriyat = İşte onları (dâimî) bâkireler kıldık!

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 İbni Kesir = Ve onları el değmemişler kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Kadri Çelik = Onları hep bakireler olarak kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Muhammed Esed = ve bakireler olarak dirilteceğiz,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Mustafa İslamoğlu = ve onları bakir/bakire olarak var edeceğiz:

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (36-37) İşte onları bakireler kıldık. Kocalarına düşkün, hep bir yaşıt yaptık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ömer Öngüt = Böylece onları hep bakire kızlar yapmışızdır.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Şaban Piriş = Onları bakireler şeklinde yarattık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Sadık Türkmen = Onları gençleştirdik,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Seyyid Kutub = Onları bakire yaptık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Suat Yıldırım = (36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Süleyman Ateş = Onları bâkireler yapmışızdır.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Tefhim-ul Kuran = Onları hep bakireler olarak kıldık,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Ümit Şimşek = Ve onları bakire yapmışızdır:

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Hepsini bakireler yapmışızdır,

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 İskender Ali Mihr = Böylece Biz, onları bakireler kıldık.

ebkâren

  Vâkı’a / 36 -

 İlyas Yorulmaz = Daha önce hiçbir kimsenin elinin değmediği.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Diyanet İşleri = Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Umulur ki sizi boşarsa Rabbi ona, sizin yerinize sizden de hayırlı Müslüman, inanmış itâatli, tövbekâr, ibâdette bulunan, ömrünü itâatle geçiren dul ve kız eşler verir.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Ey peygamber eşleri! Eğer O sizi boşarsa, belki de Rabbi O'na sizin yerinize sizden daha hayırlı, kendisini Allah'a teslim eden, oruç tutan veya O'nun rızasını aramak için yola koyulan daha önce evlenmiş veya bakire kadınlar verir.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Adem Uğur = Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi kendini Allah'a veren, inanan, sebatla itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Ahmed Hulusi = Eğer sizi boşarsa, Rabbinin O'na, sizin yerinize sizden daha hayırlı, teslim olan, iman eden, itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, dünyalığa karşı oruçlu olan, dul ve bakire eşleri vermesi umulur.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Ahmet Tekin = Eğer o sizi boşarsa, Rabbi, sizin yerinize ona, sizden daha hayırlı, müslüman, mü’min, Allah’a gönülden boyun eğen, sorumluluklarını yerine getiren, saygılı, O’na karşılık vermeyen, tevbelerini, itaate yönelişlerini eksik etmeyen, Allah’ı ilâh tanımada, candan müslüman olarak Allah’a bağlanmada, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadette, şeriatını uygulamada kusur işlemeyen, oruç tutan, mescitlere devam eden, cihad için, tebliğ için yollara düşen dul hanımlar, sekizinci olarak da bakire kızlar verir.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Ahmet Varol = Eğer o sizi boşarsa belki Rabbi ona sizin yerinize sizden daha hayırlı, Müslüman, mü'min, gönülden boyun eğen, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan (veya hicret eden), dul ve bekâr kadınlar verir.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Ali Bulaç = Belki onun Rabbi, -eğer o sizi boşayacak olursa- ona yerinize sizlerden daha hayırlı müslüman, mü'min, gönülden itaat eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan dul ve bakire eşler verir.

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Olur ki O’nun Rabbi, -eğer Peygamber sizi boşarsa- yerinize sizden daha hayırlı zevceler verir O’na... Öyle ki, müslüman kadınlar, mümin kadınlar, devamlı ibadet eden kadınlar, günahlarından tevbe eden kadınlar, Allah için ibadet eden kadınlar, oruç tutan kadınlar, dullar ve bakireler...

ve ebkâren

  Tahrîm / 5 -

 Ali Ünal = Eğer O sizi boşayacak olursa, bakarsınız Rabbisi ona sizden daha hayırlı, Allah’a tam teslim olmuş, kâmil iman sahibi, Allah’a gönülden itaatkâr, daima tevbekâr, ibadete düşkün, farz ve nafile çok oruç tutan dul veya bakire başka eşler nasip eder.