Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Diyanet İşleri = Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Memleketlerdeki halk, uykuya dalmışken geceleyin ansızın azâbımızın gelip çatmayacağından emin mi?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Abdullah Parlıyan = O halde, o ülkelerin sakinleri geceleyin uyurlarken, azabımızın ansızın kendilerine, gelmesinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Adem Uğur = Yoksa o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ahmed Hulusi = O bölgelerin halkları, gecenin bir vakti uyurlarken, kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden eminler mi?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ahmet Tekin = Acaba, o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azâbımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ahmet Varol = Kasabaların halkı, uyumakta oldukları bir gece vaktinde kendilerine şiddetli azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ali Bulaç = O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ali Fikri Yavuz = O memleketlerin halkı (kâfirler), geceleyin uyurlarken, azabımızın kendilerine inivermesinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ali Ünal = Yoksa o ülkelerin ahalisi, zorlu ve karşı konulmaz baskınımızın onlar geceleyin uyurken birden bastırıvermesinden kendilerini emniyette mi hissediyorlardı?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Bayraktar Bayraklı = Yoksa o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Bekir Sadak = Kasabalarin halki, geceleyin uyurlarken azabimizin kendilerine gelmesinden guvende miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Celal Yıldırım = Kasabalar halkı geceleyin uykuda iken azabımızın (ansızın) kendilerine gelmesinden güvende midirler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Cemal Külünkoğlu = O halde, hangi toplumun insanları, azabımızın, geceleyin onlar uykudayken ansızın başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kentlerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Diyanet Vakfi = Yoksa o ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Edip Yüksel = Ülkelerin halkları, azabımızın geceleyin onlar uyurlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya şimdi şu köy, kasaba ahâlisi geceleyin uyurlarken azâbımızın kendilerine baskın halinde gelivermiyeceğinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şimdi şu köy, kasaba halkı geceleyi uyurlarken, kendilerine azabımızın baskın halinde gelmeyeceğinden emin miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Acaba o ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Gültekin Onan = O ülkeler ehli, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvencede (emin) miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Harun Yıldırım = O ülkelerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Hasan Basri Çantay = O memleketlerin halkı, kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelib çatmasından (korkmayıb) emin mi oldu (lar)?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Hayrat Neşriyat = Yoksa o şehirlerin halkı, kendileri uyuyan kimseler iken azâbımızın kendilerine geceleyin gelmesinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 İbni Kesir = Kasabaların halkı; kendileri geceleyin uyurlarken, azabımızın onlara gelip çatmasından emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Kadri Çelik = Kasabaların halkı geceleyin uyurlarken, azabımızın kendilerine gelmesinden güvende midirler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Muhammed Esed = O halde, artık hangi toplumun insanları, azabımızın, geceleyin daha onlar uykudayken ansızın başlarına kopmayacağından emin olabilirler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Mustafa İslamoğlu = Şu halde bu ülkelerin insanları, azabımızın gece vakti onlar uykudayken ansızıp gelip çatmayacağından emin olabilirler miydi?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ya o beldeler ahalisi, geceleyin uyurlarken azabımın kendilerine gelmesinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ömer Öngüt = Yoksa o memleketlerin halkı geceleyin uyurlarken kendilerine azabımızın gelemeyeceğinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Şaban Piriş = (97-99) Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Ya da ülkelerin halkı azabımızın güpegündüz onlar eğlencede iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Allah’ın tuzağından emin midirler? Allah’ın tuzağından mahvolmuş toplumdan başkası asla emin olmaz.

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Sadık Türkmen = O ülkeler halkı geceleyin uyuyorlar iken, zorlu azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Seyyid Kutub = Acaba o ülkelerin halkları geceleyin uyurlarken başlarına azabımızın gelmeyeceğinden emin midirler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Suat Yıldırım = Peki o ülkelerin ahalisi, geceleyin uyurlarken satvetimizin kendilerine baskın halinde gelivermesinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Süleyman Ateş = Peki (o) ülkelerin halkı, geceleyin uyurlarken azâbımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Tefhim-ul Kuran = O ülkeler halkı, geceleri uyurken, onlara zorlu azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Ümit Şimşek = Yoksa o beldelerin ahalisi, gece vakti onlar uyurken azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O kentlerin halkı, uyudukları bir sırada, şiddetimizin bir gece kendilerine gelmeyeceğinden emin mi idiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 İskender Ali Mihr = Yoksa o ülkelerin halkı şiddetli azabımızın onlara, onlar gece vakti uyurken gelmesinden (gelmemesinden) emin miydiler?

e fe emine

  A’râf / 97 -

 İlyas Yorulmaz = Kasaba halkı gece uyurken, ansızın gece vaktinde azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Diyanet İşleri = Yoksa Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah’ın tuzağından emin olamaz.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bütün bunlardan sonra Allah azâbından emin mi olurlar? Allah azâbından emin olanlar, ancak zarara uğramış topluluklardır.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'ın önceden kestirilemeyen kurduğu ince tertip ve düzeninden, kim kendini güvenlik içinde görebilir? Fakat büyük zararı göze alanlardan başka hiçbir kimse, bu tip tertip ve düzenden kendini güvenlik içinde göremez.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Adem Uğur = Allah'ın azabından emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın (böyle) mühlet vermesinden emin olamaz.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Ahmed Hulusi = (Yoksa) Allâh'ın mekrinden (Allâh'ın yaptıklarının sonucunu onlara hiç fark ettirmeden yaşatmak suretiyle cezalandırmasından) emin mi oldular (bu şekilde yaptığımız karşılıksız kaldı, diyerek suç fiillerine devam ederler ve gittikçe batarlar)! Hüsrana uğrayan toplumdan başkası Allâh'ın mekrinden emin olamaz.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Ahmet Tekin = Allah’ın hazırladığı plandan, azâbından kurtulacaklarına emin mi oldular? Yalnızca hüsrana uğrayan kavimler Allah’ın hazırladığı plandan, azâbından emin olurlar.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Ahmet Varol = Onlar Allah'ın tuzağından güvende miydiler? Zarara uğrayan bir topluluktan başka kimse Allah'ın tuzağından güvende olamaz.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Ali Bulaç = (Veya) Onlar, Allah'ın tuzağından güvende mi idiler? Allah'ın bir tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan bir topluluktan başkası (akılsızca) güvende olmaz.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Ali Fikri Yavuz = Artık onlar, Allah’ın kendilerini ansızın yakalayıvermesinden emin mi oldular? Allah’ın böyle ani baskınından ancak hüsrana düşen kimseler emin olurlar.

e fe eminû

  A’râf / 99 -

 Ali Ünal = Allah’ın onları beklemedikleri bir şekilde cezalandırmasından mı emindiler yoksa? Oysa, kendilerine yazık edenlerden başka hiç kimse, kendisini Allah’ın bu şekilde cezalandırmasından emniyette hissetmez.