Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Diyanet İşleri = Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?”

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = O da Rabbinin rahmetinden demişti, ancak doğru yoldan sapanlardan başka kim ümit keser?

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Abdullah Parlıyan = İbrahim: “Rabbinin rahmetinden büsbütün şaşmış ve sapmışlardan başka, kim ümitsizliğe düşer?” dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Adem Uğur = (İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ahmed Hulusi = (İbrahim) dedi: "(Hakikatten) sapmışların dışında Rabbinin rahmetinden kim ümidini yitirir?"

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ahmet Tekin = İbrâhim:'Hak yoldan uzaklaşarak, başına buyruk yaşayanların, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerin dışında kim Rabbinin rahmetinden ümit kesebilir?' dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ahmet Varol = 'Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?' dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ali Fikri Yavuz = İbrâhim, dedi ki: “- Sapıklardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümid keser?”

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ali Ünal = İbrahim, “Hak yolun dışında olanlardan başka kim Rabbisinin rahmetinden ümidini yitirir ki?” mukabelesinde bulundu.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Bayraktar Bayraklı = İbrâhim, “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?” dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Bekir Sadak = (56-57) «aten sapiklardan baska kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!» diyerek sormustu: «Ey elciler! Isiniz nedir?»

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Celal Yıldırım = O da, «sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser ?» demişti.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Cemal Külünkoğlu = (İbrahim) dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıtmışlardan başka kim ümit keser?”

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Diyanet İşleri (eski) = (56-57) 'Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!' diyerek sormuştu: 'Ey elçiler! İşiniz nedir?'

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Diyanet Vakfi = (İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Edip Yüksel = 'Sapıklardan başka Rabbinin rahmetinden kim umut keser,' dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Rabbının rahmetinden, dedi: sapkınlardan başka kim ümidi keser?

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = İbrahim: «Rabbimin rahmetinden sapıklığa düşenlerden başka kim ümidini keser?» dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İbrahim dedi ki: «Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?»

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?"

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Harun Yıldırım = Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit kesebilir?”

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Hasan Basri Çantay = (İbrâhîm): «Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümidini keser»? dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Hayrat Neşriyat = (İbrâhîm:) 'Zâten dalâlete düşenlerden başka Rabbinin rahmetinden kim ümid keser?' dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 İbni Kesir = Dedi ki: Sapıklardan başka Rabbının rahmetinden kim ümidini keser?

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Kadri Çelik = Dedi ki: “Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim ümitsizliğe düşer?”

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Muhammed Esed = (İbrahim:) "Rabbinin rahmetinden, büsbütün yolunu şaşırmış olanlardan başka kim kesebilir ki umudunu?" dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Mustafa İslamoğlu = (İbrahim) "Yoldan sapanlar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut kesebilir ki?" dedi

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «Sapıtmışlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser.»

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ömer Öngüt = İbrahim dedi ki: “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?”

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Şaban Piriş = -Rabbin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümidini keser? dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Sadık Türkmen = Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?”

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Seyyid Kutub = İbrahim, «sapıklardan başka kim Allah'ın rahmetinden ümit keser» dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Suat Yıldırım = O da: "Rabbinin rahmetinden, hak yoldan sapanlardan başka kim ümit keser ki?" dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Süleyman Ateş = "Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umut keser?" dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?»

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Ümit Şimşek = İbrahim 'Sapkınlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümit keser?' dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dedi: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 İskender Ali Mihr = “Dalâlette olanlardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?” dedi.

ed dâllûne

  Hicr / 56 -

 İlyas Yorulmaz = İbrahim de onlara “Rabbimin Rahmetinden ancak sapkınlar umutlarını keserler. ”

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Diyanet İşleri = (51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar, şüphe yok ki.

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Abdullah Parlıyan = Sonra da siz ey yalanlayan sapıklar! Şüphe yok ki,

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Adem Uğur = Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Ahmed Hulusi = Sonra muhakkak ki siz ey (Hakikati) yalanlayıcı sapkınlar. . .

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Ahmet Tekin = Dahası, siz, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederek başlarına buyruk hayat yaşayanlar, Kur’ân’ı ve peygamberleri yalanlayanlar!

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Ahmet Varol = Sonra siz, ey sapıklar, yalanlayıcılar!

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Ali Bulaç = Sonra gerçekten siz, ey sapık olan yalanlayıcılar,

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Ali Fikri Yavuz = Sonra, muhakkak ki siz ey sapkınlar, yalancılar!

ed dâllûne

  Vâkı’a / 51 -

 Ali Ünal = “Sonra da, siz ey haktan sapmışlar ve (Âhiret gerçeğini) yalanlayanlar,